Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
���� Halk TV yazarı Mehmet Tezkan, canlı yayında iftar sofrası hesabı yaptı.
“Pide alacaksınız. 350 lira galiba pide. Tam bilmiyorum ama büyük pide 350 lira.”
@Fenerbahce Kongreye bu kadar zaman varken bu kararı vermek bile ne kadar yanlış bir yönetim anlayışı olduğunu gösteriyor. Takımı hocasız bırakıyorsun, tazminat yükümlülüğü yaratıyorsun ve bunları yaparken 1 ay sonra başkan olmayacağını öngörüyorsun. Yazıktır!
Sözde entelijansiyanın özeti olmuş; üstten bakan, her şeyin en iyisini bilen, sanatçı olmayı tekeline almış bir grubun üyesi olmak iliklerine kadar işlemiş. Sanatçı sayılmak için bunlar gibi mutfak görülmeli, güzellik yarışmasına katıldıysa olmuyor mesela, oyuncunun kaç yıldır ne yaptığının önemi yok ya da kıvanç sadece yakışıklı diye elenmeli mesela seyirciyi bu arkadaştan çok daha yalın ama güçlü yakalamasının önemi yok. Herkes bunlara çalışacak, belediye başkanı, vatandaş fark etmez herkes bunlara yakın olmak istemeli çünkü herşeyin çilesini bir tek bunlar çekmiştir, bir tek bunlar gerçek sanat yapıyorlar. Sanırsın hepsi birer Kemal Sunal, Müjdat Gezen ya da Bilginer. Nasıl bir sanat anlayışı anlamadım ama toplum için sanattan bahsetmediği kesin.
Ülkenin ne kadar karanlıkta kaldığı kendini aydın diye tanıtanların durumundan anlaşılıyor maalesef.
Kollektif güvenlik hakkı? Ülke topraklarında, vatandaşa yapılan bir eylem için kullandığınız bu terimin amacını anlatırsanız en azından biz üyeleriniz bilgilenmiş oluruz. Epistomolojik de yazsaydınız o eksik kalmış!
Şiddet ve Terörü Kınıyoruz❗️
Şiddetin ve terörün her türlüsünü kınıyoruz. Kolektif güvenlik hakkı temeldir. TUSAŞ Ankara tesislerine yönelik saldırıda yaşamını yitiren yurttaşlarımıza rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve olayda yaralananlara da acil şifalar diliyoruz. Bu saldırıda rehin alınanlar sağlıklı bir şekilde serbest bırakılana kadar konunun takipçisi olduğumuzu kamuoyu ile paylaşıyoruz.
Av. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu
İstanbul Barosu Başkanı
Bir destandan gelen bir sembolü tartışmak sosyolojik bir vaka.
Futbolcu sevindi ve benimsediği bir sembolü kullandı ne var bunda?
İsteyen istediği gibi sevinebilir, o sahiplendiğiniz özgürlük anlayışınız subjektif olunca özgürlük olmuyor haberiniz olsun!
Başlığınız doğru değil; “sınıfta bırakmak” bilinçli yapılır, çocuk sınıfta kalmış.
Bu müessir fiil cezalarını ciddi gözden geçirmek ve infazını değiştirmek gerekiyor kesinlikle @TBMMresmi