Şu adamları eşe dosta övüyordum akıcı arayüzleri ve uygun başlangıç paketleri sunmaları sebebiyle. Sonra bir sabah uyandım ve hobbyist paketinin 100 GB olan bandwidth desteğini 5 GB'a düşürdüklerini gördüm. 🤦
We're removing seat fees from our pricing.
Our new Pro plan is $25/mo, flat. Add your entire team at no additional cost.
We've structured our new plans from the ground up to make pricing fairer and more scalable for teams shipping faster with AI.
What we're changing 🧵
@ZamHaberAjans Nox hatası kronik. Resmi serviste ücretsiz tamir ettirmiştim. Ama tekrarlıyor dediler. Ne zaman yine yolda bırakacak diye düşünmektense sattım. W205 benzin tercih edilebilir.
Milli Eğitim ve İçişleri Bakanları görevden affınızı istemenizin vakti geldi sanırım. Ülke okullarını eğitim seviyesi olarak değil ama baskınlar seviyesinde Amerikan okulları ile yarışır hale getirdiniz.
Üniversite arkadaşları grubu, şirket arkadaşları grubu, aile grubu vs. derken geçtiğimiz hafta bir oto tamir açık grubuna girdim. 273 erkeğiz. Hayatımda eksik olan şey buymuş. Random araba motor görüntüleri, zincir triger sesleri, tüm grubu yanlışlıkla görüntülü aramalar. Müthiş.
TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin�� diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"
Bir dönem otonom araçların karışacağı kazaların hukuki tabanını nasıl olur diye düşünüyorduk. Bugün herhangi bir siber suça karışsak, "Suçsuzum, AI benim kontrolüm dışında davrandı." denilebilir sanki. Bütün bunlar, 5-10 yıl sonra devletlerin çok ilkel kalacağı hissini yaratıyor.
Polyrepo uğraştığım projede frontend tarafındaki AI, bir hata olduğunda "BE'den kaynaklanıyor" diye yorumluyor. BE reposundaki ise aksini iddia ediyor. Sürekli topu birbirlerine atıyorlar. Sıfır şaka.
Falcılar, bilim insanlarından daha anlaşılır ve tutarlı konuşuyor bu olan depremler ile alakalı. "Ne oluyor biz de anlamadık" diyemedikleri için çıkıp televizyonlarda bir şeyler geveliyorlar.