Subject: Formal Escalation – Business Workspace Inaccessible for 12 Days – Case #10776897
This issue has now been unresolved for 12 days.
My paid ChatGPT Business workspace remains inaccessible despite my annual subscription being fully paid.
Case ID: #10776897 @OpenAI
Hi @OpenAI,
Our paid ChatGPT Business workspace has been deactivated for 12 days. We have an open support case (#10776897) but no resolution, and our team cannot access the workspace.
Could you please help escalate this case?
Sene olmuş 2024, Linkedin kullanıcısı plaza çalışanları e-posta paylaşanlara excel ortamında bilanço göndereceğini söylüyor. Binlerce beğeni alıyor. Yorumlarda "üstadım çok teşekkürler" yazan mali müşavirler görülüyor. Aynı kişiler burada borsa üstadı takılıyor. Tam tımarhane...
Moody’s; öpmediği eşşeğin önüne ot koymaz…
Amerikan dolarının Türk lirası karşısında bir yıl içinde ne kadar değer kazanacağı Türkiye ile ABD’de arasındaki enflasyon farkına göre belirlenir. Örneğin, 2000’de 1$ = 1 TL ise ve aynı yıl Türkiye’de yüzde 10 enflasyon, ABD’de ise y��zde 0 enflasyon yaşanırsa sene sonunda 1$ = 1,10 TL olmalıdır. Peki, yüzde 10 enflasyona rağmen, TL, dolar karşısında değer kaybetmez, hatta değer kazanırsa ne olur? Rekabetçi kur avantajını kaybedersiniz. Türk lirası suni olarak değerli kalır. Dış ticarette ithalat avantajlı olmaya başlar, ihracatımız düşer ve zarar etmeye başlarız. Size konuyu çok basitleştirerek açıklamaya çalışayım; Ayşe teyze bile bunu bilmeli. Diyelim ki 2015’in başında 1$=2TL. Türkiye’de üretilen bir sandalyenin fiyatı 20 TL. Sandalyenin dolar olarak fiyatı ne olur? 10 dolar. Buna karşılık Amerika’da üretilen aynı tip, aynı kalitede sandalyenin fiyatı ise 13 dolar. Bu durumda ne olur? Hem Türkler yerli üretim sandalyeyi alır hem de dış pazarlarda Amerikan sandalyesi değil Türk sandalyesi tercih edilir. Bizim sandalye ihracatımız artar, sandalye ithalatımız olmaz. Dış ticarette kar ederiz. Güzel. Devam edelim; 2015 yılında Türkiye’de yüzde 50, ABD’de ise yüzde 0 enflasyon yaşandı. D��viz kuru formülü gereği ne olmalı; Amerikan doları, Türk lirası karşısında yüzde 50 değer kazanarak sene sonunda 1 dolar 3TL olmalı. Ama Türkiye’nin yanlış döviz kuru politikası sebebiyle 1$=2TL olarak kaldı. Bakın bu durumda dış ticarette ne oluyor? Türkiye’de yaşanan yüzde 50 enflasyon sonucu sandalye maliyeti de yüzde 50 oranında arttı ve artan maliyetler aynen satış fiyatına yansıtıldı. Yani sandalyenin satış fiyatı sene sonunda 20TL*0,50=30 TL’ye yükseldi. TL’nin de dolar karşısında değeri aynı oranda düşseydi ve 1$=3TL olsaydı, sandalyenin dolar bazında fiyatı değişmeyecek, 30TL/3TL=10$ olacaktı. Amerikalılar bizden sandalye almaya devam edecekti. Ancak biz 2002’den itibaren yüksek faiz düşük kur politikası uyguladık. Sınırsız ve kontrolsüz döviz girişi sağladık. Bu sebeple TL’nin dolar karşısındaki fiyatı sene sonunda 3TL’ye çıkması gerekirken, yaşanan enflasyona rağmen 2TL olarak kaldı. Bu durumda sandalyenin dolar bazında fiyatı ne oldu? 30TL/2TL=15 dolar. Artık Amerikalılar kendi 13 dolarlık sandalyelerini aldığı gibi, dış pazarlarda da Türk sandalyesi değil Amerikan sandalyesi fiyat avantajı elde etti. Rekabeti kaybettik.
Bugün de durum farklı değil. Şimşek, küresel finans kapitalin sıcak parasına kuru sabit tutarak net yüzde 40 civarı kar veriyor. Hem dışarıya büyük bir servet transferi yapılıyor hem ihracatta yukarıda anlattığım aşırı değerli TL sebebiyle kan kaybı yaşanıyor.
Haliyle Moody’s de otu koyuyor…
Bank of America globaldeki tüm trading operasyonlarından 2. çeyrek boyunca hiçbir gün zarar etmemiş 🏆
Muhtemelen dünyanın en iyi fizik, istatistikçi ve matematikçilerini çalıştırdıkları trading departmanlarını birkaç grafik ve alım-satım tablolarıyla yenmeye çalışanlara kulak asmayın.