Rosida Sanat ekibi olarak trafikte en çok ihtiyaç duyulan 3D yayageçitlerini ,başta okul giriş-çıkışları olmak üzere araç trafiğinin yoğunlukta olduğu tüm yollara çizilmesinin sürücüler üzerinde kapsamlı bir farkındalığa yol açacağına inanmaktayız
Victor Hugo'nun "Sefiller" romanında, Marius ile onu büyüten dedesi arasında derin bir sevgi bağı vardır. Ancak Marius, ölen babasının geçmişini öğrendikten sonra dedesinin savunduğu kralcı fikirleri reddedip tamamen zıt bir ideolojiyi benimser. İkili arasında çıkan şiddetli tartışmada dedesi öfkeyle onu evden kovar. Aslında yaşlı adam torununa çok bağlıdır; Marius da içten içe dedesini çok sevmektedir. Buna rağmen her ikisi de siyasi görüşlerini, gururlarını ve "haklı olma" dürtülerini aralarındaki bağdan üstün tuttukları için yıllarca birbirlerini görmezler. İkisi de bu ayrılıktan her gün büyük bir acı çekse de, inatları yüzünden kimse geri adım atmaz.
İnsan, haklı çıkma arzusunu ve gururunu sevgisinin önüne koyduğunda, en değer verdiği insanları bile kendi elleriyle hayatından uzaklaştırır. Fikir ayrılıklarının ilişkinin merkezine yerleştiği durumlarda, asıl kayıp karşı tarafın haksız çıkması değil insanın inat uğruna kendi bağlarını koparmasıdır. Çoğu zaman aradaki mesafeleri aşılmaz kılan şey büyük ihanetler veya affedilmez hatalar değil, iki tarafın da ilk adımı atmayı zayıflık saydığı o sessiz kibirdir. İnsan, sadece kendi doğrusunu savunmanın verdiği o anlık tatmin uğruna, aslında en çok ihtiyaç duyduğu insanları kaybetmeyi göze alır.
Aslında şarkıları, onun yüreğinde kanat çırpan birer kuştu…
Fakat sevenlerini onlardan mahrum bırakmamak için,
tüm eserlerini özgür bıraktı. Bugün de @yunusemrebld belediyemizin ismini yaşattığı AHMETKAYA PARKI için Efsane sanatçımız kıymetli değerimiz Ahmet KAYA’yı resmettik.
@AhmetKaya_Fan@sozlerimle@AhmetKayaGam
Ülkede milyonlarca insan batmış durumda,
Kredileri veya kartları patlamış olanların sayısı milyonları geçiyor.
Kimse alacağını tahsil edemiyor ve dolayısıyla borcunu da ödeyemiyor.
Ticaret durmuş nakit akışında yaprak kıpırdamıyor.
Barınma, Beslenme ve gelecek kaygıları en üst düzeyde an itibari ile.
Bu konuda bir açıklamanız olacak mı @memetsimsek
#EmekçiyeKademeŞart
Alihan Kuriş’in maşallahı var. Kendisinin altın stoku Merkez Bankasınınkinden daha fazla. Binlerce Gayri menkulü, milyarlarca dövizi var. Hepsi de helal ve meşru kazancından tabiiki!
Anton Çehov'un "Altıncı Koğuş" adlı öyküsünde, bir akıl hastanesinin başhekimi olan Doktor Andrey Yefimiç, koğuştaki sefalete, pisliğe ve bekçi Nikita'nın hastaları dövmesine yıllarca göz yumar. Hastaneyi düzeltmek için hiçbir adım atmaz. Bunun yerine, acının sadece zihinsel bir yanılgı olduğunu, insanın sıcak ve rahat bir odada da, kilitli bir zindanda da aynı huzuru bulabileceğini savunarak eylemsizliğini felsefi bir kılıfa sokar. Başkalarının çektiği gerçek acıları yıllarca entelektüel bir tartışma konusu gibi ele alan doktor, günün birinde kendisi de o koğuşa kapatılıp bekçi Nikita’dan yüzüne okkalı bir yumruk yediğinde dehşete düşer. Yıllarca arkasına saklandığı soğukkanlı felsefe, şiddet kendi bedenine temas ettiği ilk saniyede yerle bir olur.
İnsan, uzaktan izlediği acılara ve haksızlıklara karşı çok kolay felsefe yapar. Kendisine dokunmayan trajedileri soyut kavramlarla açıklamak veya "hayatın bir gerçeği" diyerek rasyonelleştirmek, kendi eylemsizliğini aklamaktan başka bir şey değildir. Başkalarının acılarına bakarak bilgelik taslamak son derece konforludur; çünkü ortada bedelini sizin ödediğiniz bir şey yoktur. Ancak uzaktan kurulan süslü cümleler ve tahammül tavsiyeleri, felaket gelip kendi kapınızı çaldığında anında hükmünü yitirir. Gerçek acı soyutlamalara izin vermez; konfor alanınız yıkılıp ateş bizzat size dokunduğunda, başkalarına satmaya çalıştığınız bütün entelektüel teselliler iflas eder.
Türkiye’nin büyük bir kriz ve sefalet içinde olduğu,
Halkın gayrimenkul konusunda mülksüzleştirildiği,
Çalışma ve ticaret de fakirleştirildiği,
Eğitim de ise cahilleştirildiği de konuşuldu mu acaba NATO zirvesinde.
Yoksa NA LO…
#Çarşamba
allah'u ekber nidaları, tekbirler, bozkurt işaretleri, ülkücü bıyıkları, vatan millet sakarya edebiyatı, hamaset, goygoy, yaygara, şamata, şımarıklık ve sonuç: 48 takım içerisinde gol atmadan elenen ilk takım.
Bu alçakların kürde yaklaşımları bu iken, bu anlayıştakiler yurtsever, Bu ırkçı, Kürdleri aşağılayan zihniyete karşı çıkanlar da bölücüler oluyor bu ülkede! Oysa, bu alçağı karısı boynuzladı. Hiç o olaydan söz etmiyor.
Rahmi Koç haddinizi aşmışsınız.
Kürt halkından ve Kürt kadınlarından özür dileyene kadar bu edepsizliği size hatırlatacağız.
Binali Yıldırım sana da yazıklar olsun.
Çok mu komikti?
"Bu nasıl bir acıdır?"
Aydın’da görev yapan öğretmenler, öğrencilerinin yaşadıkları derin yoksulluğa dikkat çekti:
“Çocuklar cevizin, incirin içinde büyüyor ama yiyemiyor…”