YÖK Başkanı Sayın Erol Özvar ile görüştük
Üniversite çalışanlarının mali ve özlük haklarına dair sorunlarını, sorunların çözümüne dair talep ve önerilerimizi Sayın Özvar’a ilettik.
Görüşmemizde;
▪️ Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü nezdinde de takip ettiğimiz üniversite idari personelinin yer değişikliği sürecinin kurumsallaştırılması
▪️ Akademik zam talebimiz
▪️ MEB bünyesindeki doktoralı öğretmenlerin üniversitelerimizde ders verebilmelerine yönelik süreçlerin kolaylaştırılması
▪️ 2026 yılı merkezi görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavı duyurusunun Ekim ayında ilan edilmesi
▪️ Üniversitelerde işçilerin memurlara amir yapılmaması ilkesinin takibi
▪️ Öğrenci affı
▪️ İdari personele yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve döner sermaye katkı payı verilmesi başta olmak üzere pek çok konuyu etraflıca ele aldık; talep ve önerilerimizi paylaştık.
Ayrıca, yükseköğretimdeki dönüşüm süreci ve lisans programlarının 3 yılda tamamlanabilmesine ilişkin düzenlemeler üzerine istişarelerde bulunduk.
YÖK Başkanı Sayın Erol Özvar’a nazik kabulleri için teşekkür ediyor; ziyaretimizin yükseköğretim camiamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
▪️https://t.co/odLiKKdCnO
Bugün 2025-2026 Eğitim ve Öğretim Yılının son günü yorucu bir çalışma döneminin ardından öğrencilerimiz karneleri ile buluşuyor.
Eğitim yılını tamamlayıp karnelerini alan çocuklarımıza iyi tatiller diliyor, daha da büyümüş ve güçlenmiş olarak önümüzdeki eğitim yılında yeni sınıflarında yerlerini almalarını temenni ediyorum
Öğrencilerimize rehberlik ve hizmet eden tüm öğretmen ve eğitim çalışanlarımıza da emek ve gayretleri için teşekkür ediyoruz.
#İyiTatiller #KarneSevinci
Helal lokma için alın teri döken, hayatın tüm zorlukları karşısında vakur bir duruş sergileyen, ömrünü ailesine adayan tüm babalarımızın Babalar Günü’nü tebrik ediyor, ahirete göç eyleyen babalarımıza rahmet diliyoruz.
#BabalarGünü
68. BAŞKANLAR KURULUMUZ TAMAMLANDI
Eğitim-Bir-Sen 68. Başkanlar Kurulumuzu, Genel Başkanımız Ali Yalçın ve Genel Başkan Yardımcılarımızın riyasetinde, 147 şube başkanımızın katılımıyla tamamladık.
İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz kurulumuzda; eğitim gündemindeki gelişmeleri, eğitim çalışanlarının sorunlarını, eğitimde şiddetle mücadeleyi, miadı dolan 4688 sayılı Kanun’u, kamu personel sistemini, teşkilat çalışmalarımızı, yeni dönem hedeflerimizi ve hak, emek, adalet, özlük ve özgürlük mücadelemizin yeni dönem yol haritasını kapsamlı şekilde değerlendirdik.
16 Haziran’da 55 ülkeden 67 eğitim sendikası, 1 uluslararası ve 2 bölgesel eğitim örgütü olmak üzere toplam 132 sendikacı liderin katılacağı İstanbul EdUnion Forum’u ele aldığımız kurulumuzda, küresel belirsizlikler çağında eğitim ve emeğin ortak sorunlarına ortak çözümler üretme irademizi teşkilatımızla paylaştık.
Teşkilat hukukuna ilişkin 5 farklı başlık, Genel Başkan Yardımcılarımızın başkanlığında yapılan oturumlarda tartışıldı. Şube başkanlarımız, sahadan taşıdıkları görüş ve önerileri paylaşırken, genel başkan yardımcılarımız oturumlarda değerlendirilen ve öneri haline getirilen konuları Başkanlar Kurulu ile paylaştı.
Genel Başkanımız Ali Yalçın, üye sayısını 15.836 artırarak 444.454’e çıkaran teşkilatımıza teşekkür ederek, şube başkanlarına başarı plaketlerini takdim etti.
Haberimizi okumak için: https://t.co/9unqi8wtpQ
#EğitimBirSen #EğitimBirSenBaşkanlarKurulu
LGS Merkezi Sınavı’na girecek tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, öğrencilerimize rehberlik yapan ve geleceğe hazırlayan tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz.
Okulları sınava hazırlayan idareci ve yardımcı hizmetli arkadaşlarımıza, sınavda görev alan eğitim çalışanlarımıza ve emniyet görevlilerimize kolaylıklar diliyoruz.
#LGS2026
4688 Sayılı Kanunun Revize Edilmesine İlişkin Alt Komisyon 5. Toplantısını Gerçekleştirdi.
Kamu görevlileri sendikacılığı alanına ilişkin değişikliklerin uluslararası sendikal hak ve özgürlüklere uygun hale getirilmesi, ILO sözleşmeleri ve Uzmanlar Komitesi Raporlarında belirtilen hakların kamu görevlilerine de eksiksiz tanınması için çalışmalar hız kesmeden sürüyor.
Kamu Personeli Danışma Kurulu'nda alınan karar doğrultusunda oluşturulan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinesinde yürütülen 4688 Sayılı Kanun Alt Komisyonu, uzmanların katılımıyla beşinci toplantısını gerçekleştirdi.
Gerçekleştirilen toplantının ana gündem maddelerini; sendika üyeliği, üyeliğin önündeki mevcut engellerin kaldırılması, sendikal örgütlenme ile grev ve iş bırakma konuları oluşturdu.
▪️Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 4688 Raporunu hızlı bir şekilde tamamlamalı, kamu kurum ve kuruluşlarına göndermeli, Kanun değişikliği Meclis kapanmadan hayata geçirilmelidir.
Memur-Sen olarak, toplu sözleşme süreci ve uygulama aşamasında yaşadığımız sorunları sosyal diyalog zemininde iletmeye, sendikal hakların tam anlamıyla tesis edilmesi için mücadele etmeye ve çözüm yollarını masaya sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ara Tatil Uygulamasında Araştırmamızın Sonuçlarını ve Sahanın Sesini Dikkate Almıştır !
Sahanın taleplerini dikkate alan, ara tatil uygulamasının devam edeceğini açıklayan Milli Eğitim Bakanı Prof.Dr.Yusuf Tekin’e teşekkür ediyorum.
Ara tatillerin uygulama süreçlerini değerlendirmek amacıyla 81 ilde 119 bin 709 öğretmen, yönetici, öğrenci ve veli katılımıyla yürüttüğümüz araştırmada öğretmenlerin % 88,2’si ara tatilin kaldırılmasına karşı çıkmış, %87,3’ü mevcut modeli dengeli ve verimli bulmuştu.
@tcmeb | @Yusuf__Tekin
Türkiye’nin emek hareketi,
Kamu görevlilerinin adresi,
Hak, emek ve özgürlük mücadelesinin merkezi,
Memur-Sen’imizin yeni yaşı kutlu olsun!
Hep birlikte nice yıllara…
#MemurSen31Yaşında
HAK, EMEK, ADALET MÜCADELESİ; MEMUR-SEN 31 YAŞINDA
31 yıl önce bir avuç inanmış yürekle çıktığımız bu kutlu yolculukta; hakkı savunmayı, emeği korumayı ve adaleti büyütmeyi ilke edindik.
Kamu görevlilerinin haklı taleplerinin gür sesi, alın terinin kararlı savunucusu olduk. Yetkiden aldığımız gücü sorumluluğa, sorumluluğu ise kazanımlara dönüştürdük. Elde edilen her kazanımın arkasında 1 milyon 130 bin örgütlü üyemizin emeği, dayanışması ve kararlı mücadelesi oldu.
Her zaman milletimizin yanında olduk; mazlumun sesi, mağdurun umudu olmayı sürdürdük. Ülkemiz için, hak için, emek için, adalet için mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmedik.
İlk günkü inanç ve heyecanla; emeğin sesi, hakkın, adaletin ve örgütlü mücadelenin adresi olduk ve olmaya devam ediyoruz.
İyi ki örgütlüyüz. İyi ki Memur-Senliyiz.
Yetkili, kararlı ve mücadele dolu nice Memur-Sen’li yıllara…
https://t.co/iWXf5W8yX4
#EmeğinÖrgütlüGücü
#MemurSen31Yaşında
Rahmi Koç’un kullandığı ifadeler; insan onurunu zedeleyen, ayrımcılığı körükleyen ve toplumsal barışa zarar veren kabul edilemez bir söylemdir.
Ülkemizin her ferdi, kimliği ve kökeni ne olursa olsun eşit değere ve aynı saygınlığa sahiptir. Bir Kürt kadın vatandaşımızı hedef alan, herhangi bir kesimi küçümseyen veya ötekileştiren yaklaşımlar asla kabul edilemez.
Ekonomik güç ve toplumsal statü, ayrıcalık değil sorumluluk yükler. Hiç kimse sahip olduğu servet, makam veya nüfuza güvenerek vatandaşlarımızın onurunu hedef alamaz. Ayrımcılığı meşrulaştıran bu dil karşısında sessiz kalmayacak, insan onurunu ve toplumsal kardeşliği kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
#RahmiKoç
KAYIPLARIMIZ ARTMIŞ, SOSYAL MALİYET BÜYÜMÜŞ, SEYYANEN ZAM KAÇINILMAZ OLMUŞTUR
Mayıs ayı enflasyon oranı %1,71 yıllık enflasyon %32,61 olarak açıklandı. 5 aylık toplam enflasyon %16,61 olurken kamu görevlileri ve emeklilerimizin enflasyon farkı %5,05 olarak gerçekleşti. Memur ve emeklisine ilk 6 ay için %11’lik zam reva görülürken enflasyon şimdiden %16,61 seviyesine ulaştı.
Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında esas alınan ve 2026 yılının tamamı için hedeflenen %16’lık enflasyon oranı ilk 5 aylık süreçte gerçekleşmiş oldu. Biz masada bu hedeflerin tutmayacağını, memur ve emeklisinin yüksek enflasyon altında ezileceğini, maaş ve ücretlerin enflasyon farkıyla gecikmeli olarak belirleneceğini ısrarla söyledik.
“Memur ve emekliler Temmuzda şu kadar zam alacak.” yanlışı yerine “Kamu görevlisi ve emeklisinin maaş/ücretleri Nisan ayından itibaren enflasyona yenildi.”Gerçeğini merkeze alarak konuşmak ve gereğini yapmak gerekiyor.
Kişi başına düşen milli gelir rekora koşuyor ise,büyüme rakamları istikrarlı şekilde devam ediyor ise,kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz büyümeden payını, milli gelirden hakkını alamıyor. 2021 Aralık ayından itibaren yıllık enflasyon %30’un üzerinde seyrediyor. Sıkılaşma politikaları sabit gelirlinin ücretlerini eritiyor, alım gücünü azaltıyor fakat enflasyonu düşürmüyor.
Kamu İşvereni; memuru enflasyona ezdirmek yerine Memur-Sen’i dinleyerek enflasyonu ezecek zam oranlarına imza atsaydı; bugün ne kamuda maaş ücret çarpıklığı ne de enflasyonun oluşturduğu kayıplar konuşulurdu. 7. Dönemdeki hatayı 8. Dönemde tekrar etmek; artık hata değildir. Tasarruf, kemer sıkmak ya da tutumlu olmak; olmayanı paylaşmada anlaşılır, olanı adaletsiz ve eşitsiz dağıtırken ne anlatılır ne de anlaşılır.
Bugün enflasyon konusu kadar önemli diğer başlık; çalışanlar arasında oluşturulan çarpıklık ve adaletsizliktir. Emeğin, alın terinin, hayat mücadelesinin kıyası olmaz!
Ömür boyunca verdiğimiz emeğin karşılığı, asli ve sürekli işin icracısı, kamu hizmetinin asli unsuru olarak cümle kuruyor, aynı işi yapanlar arasında oluşturulan çarpıklığı ısrarla gündeme getiriyoruz.
Kamuda en düşük memur maaşının konuşulduğu her masada ve mecrada diğer statülerdekilerinin en düşük ve ortalama ücretini görmezden gelen anlayış; aslında kamuda huzursuzluğa, kamu çalışanları arasındaki çatışmaya sessiz kalıyor demektir.
Beklentimizi, talebimizi, kamu görevlisinin sesini bir kez daha altını çizerek belirtiyoruz.
•Yasanın eksikliklerinin, Hakemin yetersizliklerinin faturasını memur ve emeklisi ödemesin.
•Üç ayda bir enflasyon hedefi güncellediği gibi kamu görevlisi ve emeklisinin maaşları güncellensin.
•Seyyanen zam verilsin, çalışanlar arasındaki adaletsizlik bitirilsin.
•4688 sayılı Kanun değişsin, aynı kanunla artık farklı sonuç üretilmesi beklenmesin.
“Konstantiniyye elbet fethedilecektir… Onu fetheden komutan ne güzel komutan,onu fetheden asker ne güzel askerdir.”
İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümünde; başta Fatih Sultan Mehmet Han olmak üzere, kahraman ecdadımızı rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum.
#İstanbulunFethi
İstanbul’un Fethi;
Hz. Peygamberimizin kutlu müjdesine nail olma yolunda milletimizin ortaya koyduğu inanç, azim ve kararlılığın neticesidir.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın mühendislik çalışmalarıyla kazanılan, tarihin seyrini değiştiren büyük bir zaferdir.
İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü kutlu olsun.
#İstanbulunFethi #Fetih1453
Kurban Bayramımız mübarek olsun
Bayramlar; ülkemiz ve tüm islam aleminde kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma duygularını en yoğun yaşandığı, sevinçlerimizin arttığı, üzüntülerimizin azaldığı günlerdir.
Bayramlar; adlarını ve dillerini bilmediğimiz ama aynı inanç etrafında kenetlendiğimiz, birlik duygusunu en güçlü şekilde hissettiğimiz mübarek zamanlardır.
Bugün dünya sistemi bir dövüş ringine dönüştürülmüş ama bu ringte mazlumların el, kol ve gözleri bağlanmakta, zalimler ise serbest bırakılmaktadır. Açlıktan kavranan kardeşlerimize bir yudum su taşımamıza dahi müsade edilmemektedir.
Kurban Bayramı, insanlığın içine düşürüldüğü bu hazin tabloyu hatırlatmakta ama aynı zamanda kurtuluş için gerekli dirlik ve birlik reçetesini önümüze koymaktadır. Bu reçeteye sadece Müslümanların değil bütün bir insanlığın ihtiyacı vardır.
Gönül coğrafyamızda ve dünyada zalimlere karşı ayağa kalkmasını, insanlığın vicdan ve merhamet ekseninde buluşmasını, mazlumların gözyaşının dinmesini, yüzlerinin gülmesini diliyorum.
Kurban Bayramının, ülkemizin bolluk ve bereketine, İslam coğrafyasının ve dünyanın huzur ve kurtuluşuna, tüm insanlığın hak, emek, vicdan ve merhamet ekseninde buluşmasına, mazlumların gözyaşının dinmesine vesile olmasını temenni ediyorum.
Hep birlikte idrak ettiğimiz nice bayramlarımız olsun.
GREV, SENDİKAL ÖRGÜTLENME HAKKININ AYRILMAZ PARÇASIDIR!
Uluslararası Adalet Divanı (UAD) yıllardır tartışma konusu olan Grev hakkının ILO’nun 87 sayılı Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi kapsamında olup olmadığına ilişkin tartışmalara yönelik önemli bir görüş verdi.
Divan; 87 sayılı ILO sözleşmesinin sadece sendika özgürlüğü ve örgütlenme hakkını korumadığını, aynı zamanda açıkça yazmasa bile grev hakkının da doğrudan örgütlenme/sendikal hakkının bir parçası olduğunu belirtmiştir.
4688 sayılı Kanunun değiştirilmesine yönelik 2010 yılında yapılan çalışmalarda Memur-Sen olarak; grev hakkının kamu görevlilerine tanınması, örgütlenme ve toplu pazarlık hakkının ayrılmaz bir parçası olduğunu savunmuştuk.
Yıllard��r dile getirdiğimiz kamu görevlilerine grev hakkı verilmesi hususu 8 defa gerçekleştirilen toplu pazarlık süreçlerinde de gerekliliğini ve ihtiyacını açıkça göstermiş, bütün sosyal taraflar bu hususu tecrübe etmiştir.
Memur-Sen olarak 4688 sayılı Kanunu derinlemesine incelediğimiz 10 Başlıklı Raporda “Kamu Görevlileri Sendikacılığında Grev Hakkı” başlıklı https://t.co/bVeZZ9MOF5 Raporumuz’da bu hususları detaylıca inceleyerek grev hakkının, sendikal hakkın omurgası olduğunu belirtmiştik.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde yürütülen 4688 sayılı Kanunun uluslararası sendikal haklara uyumlu hale getirilmesi çalışmasında bu görüş dikkate alınmalı, kamu görevlilerine grev hakkı verilmelidir.
T E Ş E K K Ü R L E R
Eğitim-Bir-Sen olarak 444.454 üye sayısına ulaşarak tarihi bir rekora imza attık.
Geçtiğimiz yıl 428 bin 618 olan üye sayımız, bu yıl yaklaşık 16 bin eğitim ve bilim çalışanının ailemize katılmasıyla;
📌 Milli Eğitim Bakanlığında 394 bin 705’e
📌 Yükseköğretim kurumlarında 49 bin 749’a
📌 Toplamda ise 444.454’e yükselterek tüm zamanların zirvesine taşıdık.
.
Eğitim-Bir-Sen’i tarihi zirveye taşıyan 444 bin 454 üyemizin her birine ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyorum.
Teşkilatımıza, emek , ömür ve gönül verenlere yürekten teşekkürler.
“Bugünün,Yarınların Kalıcı İş ve Eylemlerin Adresiyiz”
https://t.co/0HBXCHhlHU
#RekorÜyeYerimizZirve #EğitimBirSen
Kültür Memur-Sen’imiz yeniden GENEL YETKİYİ almıştır.
Genel Başkanımız Mecit Erdoğan’ın şahsında Genel Yönetimi ve tüm teşkilatlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Hayırlı uğurlu olsun👏👏
Samsun'da istikrarın ve güvenin adresi yine değişmedi! 🎯
2026 yılı sayım tutanaklarına göre Eğitim-Bir-Sen Samsun 1 Nolu Şubemiz, açık ara farkla yeniden GENEL YETKİLİ SENDİKA oldu. 📢
#EğitimBirSen#Samsun#YetkiBizde#HamdiYıldız#Eğitim
AK Parti Konya Milletvekili ve Eğitim-Bir-Sen önceki dönem Genel Sekreterimiz Latif Selvi’yi Genel Merkezimizde ağırladık.
Eğitim, çalışma hayatı ve sendikal gündeme ilişkin değerlendirmelerin yanı sıra, geçmişten bugüne teşkilat hafızamıza dair kıymetli bir hasbıhal oldu.
Ziyaretleri dolayısıyla kıymetli vekilimize teşekkür ediyorum.
@latifselvi42 | @Akparti
“Yalnızlaşan Kentten Dayanışan Kente” dönüşün yolu Vakıf Medeniyeti olduğumuzu bilmek ve gereğini yapmaktır
Büyük seyyah İbn-i Batuta, Anadolu’yu gezdikten sonra; “Bolluk bereket Şam diyarındaysa, sevgi ve merhamet bu diyardadır /Allah-u Teala’nın yarattığı kullar içinde en şefkatli olanlar buranın halkıdır” demiştir. Bu vakıf medeniyeti olmanın hakkını teslimdir.
Vakıf medeniyetinin müntesipleri olarak aslımızdan uzaklaştıkça yeni ve baş edilmesi zor sorunlarla yüzleşiyoruz. İnsanlık, modern çağın hızına yetişmek için koştururken en çok da birbirini kaybediyor.
Kalabalıkların içinde yalnızlaşan insan, ruhunu kaybeden şehirler ve çözülmeye yüz tutmuş toplumsal bağlar; bize yeniden köklerimize dönmeyi hatırlatıyor.
Muhteşem tarihimizde açıkça görülür ki bu toprakların en güçlü cevabı vakıf medeniyetidir.
Çünkü vakıf; yalnızca taş bina değil, bir gönül inşasıdır.
Vakıf; yolcuya aş, yetimin başını okşayan el, kimsesizin sığınağı, komşuluğu yaşatan ruh, şehre merhamet kazandıran iradedir.
Ecdadımız şehirleri yalnızca yollarla, hanlarla, çarşılarla kurmadı; iyilikle, dayanışmayla, vakıf ahlakıyla inşa etti.
Bugün yeniden; tanışıklığın yerini alan yalnızlığı, dayanışmanın yerine bırakılan kimsesizliği, modern hayatın ürettiği güvensizliği aşmak zorundayız.
Çünkü şehir ancak insanıyla anlamlıdır. İnsan ise dayanışmayla güçlüdür. Bu yüzden vakıf kültürünü sadece geçmişin nostaljisi olarak değil; bugünün sosyal restorasyonunun anahtarı, yarının şehir tasavvurunun merkezi olarak görüyoruz.
İyiliğin kurumsallaştığı, merhametin örgütlendiği, vakıf bilincinin toplumun her kesimine yayıldığı bir gelecek mümkündür.