Adamlar “pişman olduk” demedi, “yanlış yaptık” demedi, yaptıkları için özür dileyip af dilemedi. Asker öldürdüler, polis öldürdüler, öğretmen öldürdüler, bebek öldürdüler... Siz dediniz ki: “Gelin, sizi affedelim!” İşte çerçeve yasasının özeti bu!
Yaşını başını almış, kimseye bir zararı olmayan, kaçma şüphesi bulunmayan, ifade için davet edilse savcılığa gelecek olan bir din adamının ellerine kelepçe vurmak, hukuk değil, zorbalıktır, kindarlıktır, yamyamlıktır.
Yalan, talan ve zulme dayalı faşizminiz başınıza yıkılsın.🤲🏻
Suçlama ne? Bundan 15 yıl önce iki ay boyunca bir cemaat evinde kalmış. Ayrıca yakalanan bazı kişilerin ByLock yazışmalarında iki kişi, “Şu kişiyi falancayla evlendirsek mi?” diye onun hakkında konuşmuş.
Kadın bu yazışmanın tarafı bile değil! Mesajı yazmamış, almamış; iki kişi kendi arasında onun evlendirilmesini konuşmuş. Buna rağmen 15 yıl sonra, “Senin hakkında böyle bir yazışma yapılmış.” denilerek tutuklanmış ve terör örgütü üyeliğiyle yargılanıyor.
Tüyler ürpertici,utanç verici bir görsel😓
Rabbim,sebep olanların belasını versin
Meriç,bir nevi ölüm yolculuğudur.
Çok korkunçtur;hiç kimse keyfinden böyle bir karar almaz
Vatanını,sevdiklerini geride bırakıp ve bir daha ne zaman görecegini bilememek...😓
#17Ağustos1999
🔴 KHK’lı dikiş nakış öğretmeni Fatma Aşık Edirne’de tutuklandı. Rejim aşağıdaki fotoğraf ile algı çalışması yaptı! Bu kadının suçu ne? Evinde kalem ve kitaptan başka ne buldunuz? Masumiyet karinesi nerede kaldı? Türkiye barbarlık hukukunda çağ atladı! #WomenAgainstAbusers#pazar
Sayın Cumhurbaşkanı’m,
Türkiye’nin gündeminde olan malum soruşturmada, MASAK tarafından hazırlanan 07.08.2026 tarihli ve 2026-492-77-5736751 sayılı Rapor, şüphelilerin avukatlarına gizli tutulur iken, içeriğinin değişik medya organlarında paylaşılması, ibretlik bir durumdur.
Gereği takdir edilmek üzere, bilgilerinize arz ederim.
İ. Özgenç
Korkutulmuş, sindirilmiş bir hanım öğretmenin yürek yakan, vicdan sızlatan fotoğrafı AKP iktidarına dair sembol olacak, ZULMÜN TABLOSU olarak kalacak.
Her türlü çete, mafya fink atarken, affedilirken, suçtan, şiddetten uzak eğitimcileri böyle servis ediyorlar
Sayın Cumhurbaşkanı’m,
tensiplerinizle HAKİMLER VE SAVCILAR (YÜKSEK) KURULU ÜYESİ olarak görev yapmış olan akademisyen meslektaşım Prof. Dr. Ahmet GÖKCEN, elbette ki her birimiz gibi soruşturulabilir ve kovuşturulabilir. SAĞLIK SORUNLARI YAŞAYAN ve birkaç ay sonsa 67 yaşını doldurarak yaş haddinden emekliye ayrılacak olan bu arkadaşımız, ÇAĞRILDIĞINDA GELECEK BİRİDİR. Buna rağmen, arkadaşımızın EVİNDE dün gece sabaha karşı ARAMA yapılması ve “KAÇACAK” bir kişi gibi GÖZALTINA ALINARAK birkaç gün süreyle Emniyet binasının bodrum katındaki NEZARETHANEDE TUTULMASI, İTİBAR CELLATLIĞIndan başka bir amaç taşımamaktadır.
Geçmişteki yanlış uygulamaları eleştirmenin, bunların sebebiyet verdiği mağduriyetleri gidermemektedir. Bu nedenle gerçekleşmekte olan yanlışları, mağduriyetlerin önüne geçebilmek için yüksek sesle dile getirmek, rahatsızlık duymanıza sebebiyet verse bile, bir akademisyen olarak görevimizdir.
Anlayışla karşılamanız dileklerimle bilgilerinize arz ederim.
Süleymancı Cemaatine operasyon yapılmış.
Cemaat Lideri Alihan Kuriş,Örgüt lideri diye gözaltına alınmış.
Bu cemaat Örgüt idiyse 70 yıldır var.
25 yıldır da İktidarda AKP var.
Yine mi aldatıldınız,kandırıldınız?
-Bu bir af yasasıdır.
-Kapsamı sorunlu ve adaletsizdir.
-Silahlı bir yapı ile barışırken, silahla, şiddetle ilgisi olmayanları içerde tutmak hukuka uymaz.
-Yasanın hukuka uygun hale gelmesi için AYM’ye gitmek doğru olur.
@tv5televizyonu’nda anlattım.
https://t.co/mkxF1gcm9A
Bugün yeni bir kriter buldular mı?
Mekke müşrikleri de böyle yapardı sabahlara kadar oturur yarın ne zulüm yapalım diye düşünürlerdi..
Gecenin ve günün sahibini hesaba katmadan!!
Kişilere karşı suç işlememiş, silahla, terörle ilişkisi olmayan binlerce insanı içerde tutan tasarının, kimleri serbest bırakacağını Ceza Hukukçusu Prof. @izzetoezgenc bilgiyle uyararak açıklıyor.
@TBMMGenelKurulu
Bu tasarı mutlaka yeniden yazılmalıdır.
#15TEMMUZ Gece 00.30-01.00 arası şehit edilen 2 polisin 1 i pompalı tüfekle diğeri bıçakla öldürülüyor. Resmi otopsi raporları böyle. Sönmezateş grubu 03.28 de Marmarise geliyor. Bir Allahın kulu da sormuyor: BU POLİSLERİ KİM ÖLDÜRDÜ?
Ceza, ceza usul ve anayasa hukuku uzmanı profesörler sn Adem Sözüer, sn İzzet Özgenç, sn Faruk Turhan, sn Cumhur Şahin ve sn Tolga Şirin’in ortak görüşü:
“Yasal faaliyetler suçluluk karinesine dönüştürülemez.”
https://t.co/sTnJx3kNlB @KararHaber aracılığıyla
BU DELİLLERİ SAKLAYIN
TERS KELEPÇEYLE GÖZALTINA ALINAN HAKİM VE SAVCILAR...
Videodaki ters kelepçeli kişiler, 18 Temmuz 2016’da Ankara’daki bir gözaltı/emniyet merkezinde tutulan KHK’lı hâkim ve savcılar.
İşkence ve kötü muameleye ilişkin bu görüntüleri bugün yine kendileri dolaşıma sokuyor. (Bilgisel Analiz) gibi bazı propaganda hesapları da bunları servis ediyor.
Bu kayıtlar, AİHM, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası hukuk mekanizmalarına yapılacak başvurular açısından önemli birer delil.
Silahlı örgüt mensuplarını topluma kazandırmayı amaçlayan bir yasa, terörle ilgisi olmayan, yasalarda suç olarak belirlenmiş bir eylemi yokken siyaseten ceza almış kişileri dışarda bırakırsa bu, Anayasaya, hukuka, adalete aykırıdır. İptal edilecektir.
@TBMMGenelKurulu
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Meclis'e sunulacak çerçeve yasanın yalnızca PKK/KCK'yı kapsayacağını, suç türüne göre yapılacak düzenlemelerin eşitlik ilkesine aykırı olmayacağını savundu.
Asıl cevaplanması gereken soru şudur: Sayın Yıldız, bu ayrımı Anayasa'nın eşitlik ilkesiyle nasıl bağdaştırıyorsunuz?
Mahkeme tarafından takipsizlik almış, beraat etmiş, hakkında hiçbir ceza soruşturması bulunmayan, eline silah almamış; hatta işlendiği tarihte suç teşkil etmeyen fiiller nedeniyle mahkûmiyet kararı verilen veya idârî yaptırımlara maruz bırakılan binlerce KHK mağduru yıllardır "suçlu" muamelesi görmeye devam edecek...
Bırakın terör suçunu, çoğunun trafik cezası bile yok ama yıllarca elinde silahla dağda bulunmuş örgüt mensupları için yeni bir hukukî düzenleme yapılacak ve bunun eşitlik ilkesine aykırı olmadığı söylenecek...
Vicdan sahibi insanları asıl yaralayan da bu çelişkidir.
Eğer gerçekten toplumda barış hedefleniyorsa, hukuk herkese eşit uygulanmalıdır. Adalet, bir kesime tanınan imkânın diğerinden esirgenmesi değildir.
Bu yüzden bugün Türkiye'nin ihtiyacı, ayrım yapan değil; mağduriyetleri gideren, hukuku ve eşitliği esas alan kapsamlı bir genel af düzenlemesidir. Ancak o zaman adalet duygusu yeniden güçlenebilir.
Aksi takdirde içinde bulunduğumuz bu kısır döngüden çıkmak mümkün olmayacaktır.