EVLİLİK FİİLEN 10 GÜN SÜRDÜ:
YARGITAY, NAFAKANIN
TEK SEFERDE ÖDENMESİNİ İSTEDİ!
Boşanma davasında kadın lehine düzenli yoksulluk nafakasına hükmedildi.
Yargıtay; evliliğin fiilen yalnızca 10 gün sürmesini, ortak çocuk bulunmamasını, tarafların yaşlarını ve ekonomik durumlarını birlikte değerlendirdi.
Kadının boşanmayla yoksulluğa düşeceği kabul edilse de somut olayda düzenli ödeme yerine, uygun miktarda tek seferlik toplu nafakaya hükmedilmesi gerektiğini belirtti.
Karar, yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına bozuldu.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
2025/1715 E. – 2025/8440 K.
08.10.2025
Kanka sağ sol alt üstten biraz daha boşluk ver
Dün #Karabağ'da Ermeni güçlerinin döşediği mayına basarak hayatını kaybeden #HARBİYELİ Albay Babek Sametli'nin operasyondan önce askerlerine yaptığı konuşma
Avukatın azli halinde "Ücretin tamamına hak kazanması" ile bu ücretin hangi tutar üzerinden hesaplanacağı ayrı meseleler.
Azil, istifa, sulh ve feragat hallerindeki genel kuralları; akdi ücret ile karşı yan vekalet ücretinin hesaplanmasını/kimden talep edilebilecegi:
👇
HUKUK NOSYONUNU KAMUYA AÇTIM...
Yeni adli yıl vesilesiyle, Hukuk Nosyonu (I) isimli kitabımı PDF olarak herkesin okuyabileceği şekilde paylaşıyorum.
Paylaştığım doküman, eski baskı olmayıp, son değişiklikler işlenmiş yeni baskıdır.
Kağıttan okunanın keyfini vermez diyenler için de, basılı kitap haline dair linki ayrıca aşağıda paylaştım.
PDF'e ulaşmak için, linke tıklandığında açılan sayfada Hukuk Nosyonu isimli yeşil kitap kapağına tıklayınız, pdf açılacaktır.
PDF link: https://t.co/uVp1ykJiRf
Fiziki kitap olarak bkz.
https://t.co/q5AaWJCi3j
Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukukuna dair diğer cildini de kısa bir süre sonra buradan paylaşacağım.
Herkese faydalı olmasını dilerim.
Sayın Hocam,
Sizin Aşırı Yararlanma (Gabin) kitabınızda hiçbir yerde olmayan biri Yargıtay kararı bularak şov yapmış ve ticari tahkim yargılamasında kullanmıştım. Hakem de ilgili karara gerekçeli kararında atıf yapmıştı. Bu vesileyle teşekkür ederim.
Saygılarımla,
YARGITAY'DAN NEREDEYSE TÜM TCK 158 DOSYALARINI İLGİLENDİREN YENİ İÇTİHAT. ŞİMDİ DE 158/3 UYARLAMA TALEPLERİ BAŞLIYOR...
📌Yargıtay diyor ki, TCK 158/3 ve TCK 158/4 birarada uygulanamaz.
📌Yani dosyadaki bir sanık iban numarası kullanıldı diye TCK158/4'ten indirim almışsa artık hem bu kişi açısından hem de diğer sanıklar açısından TCK 158/3 uyarınca yapılan artırımlar iptal edilmelidir.
📌 Şimdi TCK 158 kapsamında cezası kesinleşmiş olan tüm hükümlüler dosyalarını kontrol etmeli ve bu kapsamda müracaatta bulunmalıdır.
📌 Yasanın bu haliyle olayı çok farklı yerlere götüreceğini daha en baştan söylemiştik. 158/4 Uyarlama taleplerinden sonra şimdi 158/3 uyarlama talepleri başlıyor...
@barbaroslar1453@raskolkarmazov@SennAbdulkadir Hem cahilsin hem farkında değilsin TDK orada onda bir şeklinde okunur diyor. Onda bir demek 1/10 demektir echel herif. Onda biri okunuşuyla yazarsan da 1/10 olur çünkü böyle gösterilir. Cahilin teki olup 10/1 dersen 10/1=10 olur bu eleştirdiğin adamla övdüğün adamı eşit kılmaktır
Genç meslektaşlarım
Eğer trafik kazaları kaynaklı hukuki uyuşmazlıklarda uzmanlaşmak istiyorsanız, işte size fırsat..
Bu kararı okuyun ve adım adım not alın..
İşte size yeni bir başlangıç ve yeni kazanç fırsatı..
4.HD 2026/3130 E. 2026/4439
HESABI KULLANILAN MÜVEKKİLE 158/f DEN BERAAT KARARI
Değerli takipçiler, bu sayfamızda çok defa bahsettik, dolandırma eyleminden haberi olmayan, sadece İBAN'ı kullanılan kişilerin aslında beraat verilmesi gerektiğini, dolandırıcılık eyleminden bilgisi ve haberi yoksa sırf IBAN'ını vermesi nedeniyle mahkumiyet hükmü verilmemesi gerektiğini bahsettik.
Bu doğrultuda, savunmasını yaptığımız müvekkil hakkında 07.10.2026 tarihli beraat kararımzı aldık.
Yarın akşam saat 21.00 itibarıyla, 12 hafta boyunca her Pazartesi akşamı çevrim içi ortamda sürecek Ceza Muhakemesi Hukuku anlatımlarım başlıyor.
Katılmak isteyenlerin, aşağıdaki bağlantıda yer alan kayıt formunu doldurmaları yeterlidir.
Kayıt formu: https://t.co/M2nlABynzU
Bir adam, ailesinin 53.000 dolarlık birikimini batmak üzere olduğu düşünülen bir video oyunu şirketine yatırdı.
Daha sonra evinin bodrum katında bu parayı 48 milyon dolara çevirdi.
Üstelik bunu yaparken Wall Street’i dizlerinin üzerine çöktürdü.
Adamımızın adı: Keith Gill
34 yaşında, sıradan bir finansçı.
Reddit’te DeepFuckingValue, YouTube’da ise Roaring Kitty adıyla paylaşımlar yapıyordu.
GameStop’a 53.000 dolarlık yatırım yaptığında herkes onunla dalga geçti.
Çünkü Wall Street’e göre şirket iflas etmişti.
Ama Gill’in fark ettiği kritik bir detay vardı.
Hedge fonlar, GameStop’un mevcut hisselerinin %140’ı kadar short pozisyon açmıştı.
Yani fiyat yükselirse, kapatmak için piyasada yeterli hisse olmayacaktı.
Bu da tarihin en sert short patlatma operasyonlarından birinin matematiksel olarak kaçınılmaz olduğu anlamına geliyordu.
Aylar boyunca analizlerini ücretsiz paylaştı.
Kimse onu ciddiye almadı.
Alay edildi, hakaret edildi.
Sonra Ocak 2021 geldi.
Reddit’teki WallStreetBets topluluğu onu keşfetti.
Ve olaylar başladı :D
Milyonlarca bireysel yatırımcı alıma geçti.
GameStop hissesi sadece 3 haftada 4 dolardan 483 dolara yükseldi.
Wall Street’in dev hedge fonları milyarlarca dolar kaybetti.
Melvin Capital tek bir ayda fonunun %53’ünü kaybetti, dev kurtarma paketleri aldı ve 2022’de tamamen kapandı.
Toplam hedge fon kaybının 20 milyar doları aştığı tahmin ediliyor.
27 Ocak 2021’de Keith Gill’in 53.000 dolarlık yatırımı 48 milyon dolara ulaştı.
Hatta bir günde 13 milyon dolar kaybetmesine rağmen tek bir hisse bile satmadı.
Ardından Robinhood, GameStop hisselerinde alım işlemlerini durdurdu.
Satış serbestti ama alım yasaktı.
Piyasa tıkandı.
Bireysel yatırımcılar öfkelendi.
Çünkü Robinhood’un en büyük müşterilerinden biri Citadel’dı.
Citadel ise aynı dönemde Melvin Capital’i kurtaran taraftı.
Olay ABD Kongresi’ne kadar taşındı.
Keith Gill ifade vermeye çağrıldı.
Açılış cümlesi tarihe geçti:
“I like the stock.”
Bu hikâye daha sonra Dumb Money filmi ve Eat the Rich belgeseline konu oldu.
Keith Gill yaklaşık üç yıl boyunca sessiz kaldı.
Sonra Mayıs 2024’te X’te tek bir tweet paylaştı.
Ertesi gün #GameStop hissesi yaklaşık %50 yükseldi.
Kısa süre sonra sessiz kaldığı dönemde yaklaşık 5 milyon GameStop hissesi topladığı ortaya çıktı.
Pozisyonunun değeri yaklaşık 289 milyon dolara ulaştı.
Bodrum katında oturan sıradan bir adam…
Wall Street’in gözden kaçırdığı fırsatı gördü.
Üstelik bunu internetten, ücretsiz olarak herkesle paylaştı.
Önce onunla dalga geçtiler.
Sonra onu durdurabilmek için kuralları değiştirmek zorunda kaldılar.
Bedensel zararlar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası için, iki gün önce yayınladığım dilekçe örneğinde bazı eksikler bulduğumdan, düzeltilmiş olarak yeniden yayınlıyorum.
Dilekçe örneği: 1
Bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası:
Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliğine
Davacı: ………..
Vekili:……….
Davalılar: ………
Dava: Trafik kazasında yaralanma nedeniyle, kusur ve sorumluluk dereceleri ile beden ( gücü kayıp oranının tespitine; toplanacak delillere göre hesaplanacak
maddi tazminat (güç kaybı tazminatı) tutarının;
kusur ve zararın kapsamı belirlendikten sonra.
miktarı açıklanacak manevi tazminat tutarının,
faiz, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte, ortaklaşa davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi dileğidir.
(Ayrıca tedavi giderleri, yaşam boyu bakım giderleri, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar da istenebilir.)
Harca esas değer: Kısmi istek anlamına gelmemek üzere, Harçlar Kanunu 16/3.maddesi ve HMK 119/1-d maddesi gereği harca esas değerler (Maddi tazminat için:10.000 TL,Manevi tazminat için 10.000 TL.)
AÇIKLAMALAR:
1- Olay:
……… günü meydana gelen trafik kazasında, davacı yönetimindeki……. Plakalı araç ile davalı tarafa ait……plakalı aracın çarpışması sonucu, davacı ağır yaralanmıştır.
2-Kusur ve sorumluluk:
Kaza tutanağına ve C.Savcılığınca yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davalı araç sürücüsü asli kusurlu ve davacı tali kusurlu bulunmuş ise de, bu kesin olmayıp, yargılama sırasında toplanacak delillere ve görgü tanıklarının ifadelerine göre yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle tarafların kusur ve sorumluluk dereceleri kesin belirlenmiş olacak; bu belirleme maddi tazminat hesabının ölçüsü olacaktır.
3- Davacının bedensel zararı:
Davacı, kaza sonucu organ kaybına (veya organ zayıflamasına) uğramış olup, beden gücü kayıp oranı, Adli Tıp Kurumu veya mahkemece görevlendirilecek Sağlık Kurulu tarafından belirlenecektir
4- Davacı hakkında bilgiler
Davacı……..doğumlu, kaza tarihinde (…) yaşındadır. Bir şirkette satış memuru olarak çalışmakta olup, kaza tarihindeki ücreti……...TL ve ……tarihinden bu yana……… TL.’dır.
5- Maddi tazminat isteği hakkında açıklamalar:
a) Haksız fiillerden ve hukuka aykırı olaylardan kaynaklanan ölüm ve beden gücü kayıplarında zarar ve kapsamı yönünden başlangıçta yoğun bir belirsizlik olduğu; sorumlulardan istenebilecek tazminat tutarının, ancak yargılama sonucu toplanan delillere, bilirkişi raporlarına göre belirlenebildiği; hatta kesin zarar miktarının kanun yollarından geçildikten sonra ancak belli olabileceği, Öğretide ve başta Almanya olmak üzere birçok ülkelerde kabul edilmektedir. Bizde de kabul edilmiş olup, son yasa değişikliğiyle belirsiz alacak davasının kaldırılmış olması, bu görüşlerde bir değişikliğe neden olmamıştır.
b) Öğretide, HMK 107. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olmasının, uygulamadan kaldırılması sonucunu doğurmayacağı; başlangıçta miktarı kesin belirlenemeyecek olan tazminat ve alacaklar için, belirsiz alacak davası benzeri davalar açılmasında yasal bir engel bulunmadığı” görüşü savunulmaktadır.” (Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doçent Dr. Cemil Simil)
c)Anayasa Mahkemesi’nin, önceki 1086 sayılı HUMK’nun dava değerinin artırılamayacağına ilişkin 87/Son maddesini iptal eden 20.07.1999 gün E.1999/1 K.1999/33 sayılı kararının gerekçesinde: “Çoğunlukla davacı, davanın başlangıcında haklı olduğu miktarı tam olarak “bilememekte; uzun süren yargılama sonunda bilirkişi raporları, tanık beyanları ve ibraz edilen diğer yazılı delillerle “belirlenebilmektedir” denilmiş olup, önerilen ve tanımlanan dava türü “kısmi dava” değil, “belirsiz alacak davası” benzeri bir dava türüdür. Ne yazık ki yanlış anlaşılmış, kısmi dava uygulamasıyla uzun yıllar pek çok kişi hak kaybına uğratılmıştır.
d) Gene Anayasa Mahkemesi’nin 04.12.2025 gün 2022/42158 sayılı kararında ve benzer kararlarında “Zararın tamamının yargılamanın başlangıcında bilinmesinin davacıdan beklenemeyeceği durumlarda, yani davaya konu zararın tespit edilmesinin belli bir uzmanlık gerektirdiği, mahkemenin bilirkişi incelemesiyle alacağın miktarını belirleyebildiği uyuşmazlıklarda, kişinin mahkemeye başvurmasını anlamsız kılan ve hak aramayı zorlaştıran sınırlamalardan; usul kuralları uygulanırken mahkemelerin yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği uyarılarında bulunulmuştur
e) Davamız “kısmi dava” ve harca esas değerler “kısmi istek” değildir.
Yukarda açıklanan nedenlerle, davamızın konusu, başlangıçta miktarı kesin olarak bilinemeyecek
bir zarar türü olup, sorumlulardan istenebilecek tazminat tutarı ancak yargılama sonucu belirlenebileceğinden ve bu belirleme öncesinde bir alacak miktarından söz edilemeyeceğinden, davamız “kısmi dava” değildir.
Bu konuda öğretide “HMK’nda sayılan dava çeşitleri dışında davacının hukuken korunan bir menfaati olmak şartıyla başka dava çeşitlerine de başvurulabilir. Hukukî yararın mevcut olduğu ve “kısmî davanın” yeterli, etkin hukukî koruma ihtiyacını karşılamadığı hâllerde alacaklının belirsiz alacak davası şeklinde dava açmasına bir engel yoktur”” denilmiştir. (Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez)
f) Açıklanan nedenlerle, davamıza HMK 109.maddesinin uygulanmaması ve “kısmi dava” olarak nitelenmemesi ve Harçlar Kanunu 16/3 ve HMK 119/1-d maddeleri gereği dava dilekçesinde gösterilmesi zorunlu harca esas miktarların da “kısmi istek” kabul edilmemesi; kusur ve sorumluluk dereceleri ile beden gücü kayıp oranının tespitinden sonra, toplanacak delillere göre hesaplanacak maddi tazminat (güç kaybı tazminatı) tutarının hüküm altına alınması dileğinde bulunuyoruz
6- Manevi tazminat isteği hakkında açıklamalar:
a) Bilindiği gibi, manevi tazminata bugüne kadar ortak bir ölçü bulunamamıştır. Bu nedenle rastgele rakamlar üzerinden tazminat istenmektedir. Öğretide buna az veya çok ortak bir ölçü bulunması gerektiği üzerinde durulmaktadır.
b) 6098 sayılı TBK’nun 56.maddesinde, hâkimin “uygun miktarda” manevi tazminata hükmedeceği açıklanmış olup, “uygun miktar” ne kadar olacak, nasıl ve neye göre belirlenecektir? Madde metninde “olayın özelliklerinin” gözönünde tutulacağı açıklanmasına göre, bu “özellikler” neler olacaktır?
TBK 56.maddesinin gerekçesinde: “Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, sıfat ve ihraz ettiği (ulaştığı) makamlar, ayrı bir takdiri kriter oluşturmaz. Burada aslolan insan ve insanın manevi değerleridir. Yoksula az, seçkine çok tazminat fikrinin manevi tazminat hukukunda yeri yoktur” denilmiştir.
Yargıtay 22.02.1966 gün 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı da ortak bir ölçü verememiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 05.03.2020, E.2019/22-12-K.2020/249 sayılı kararı gibi bazı kararlarda “Manevi tazminat gibi, hakimin takdirine bağlı durumlarda alacak belirsizdir” denilmiş ise de, bu görüş sürdürülmemiş, Danıştay manevi tazminat isteği için belirsiz tam yargı davası açılabileceğini kabul etmiş iken, Yargıtay manevi tazminatın belirsiz alacak davası biçiminde açılmasını, nedense, kabul edememiştir.
c) Öğretide “Dünyada hiçbir aygıtın dozunu saptayamayacağı bir acının, üzüntünün, bunalımın ve sıkıntının manevi tazminatın dayanağı ve ölçüsü sayılması” olanaksızdır. Bununla birlikte bedensel zararın derecesine göre değişen yüzdelere bağlı sigorta tazminatları benzeri bir manevi tazminat hesabı yapılması olanaklıdır. Ölümlü olaylarda da destek payları üzerinden bir değerlendirme yapılabilir. Manevi zararın maddi zarar kadar kolay paraya çevrilememesi, matematik cetvellerle hesaplanıp kesinlikle saptanamaması, onun parasal maddi denkleştirme işleminin bir parçası sayılmasına engel olmamalıdır” denilmiştir. (Prof. Dr. Rona Serozan)
d) Manevi tazminata ortak bir ölçü bulunamaması nedeniyle davacılar ya da vekilleri yıllarca rastgele rakamlar üzerinden manevi tazminat istemişler; kiminin isteği çok yüksek kiminin çok düşük olmuş; hakimler bir kuralmış gibi mutlaka istenenin çok altında tazminata hükmetmişler; çok yüksek istendiğinde hakimin takdir ettiği miktar, reddedilen kısım üzerinden davalı vekili için hesaplanan avukatlık ücretinin çok altında kalmış; bu durum yıllarca AİHM kararlarında eleştirilmesine rağmen, bir türlü bu yanlış uygulamadan vazgeçilmemesi üzerine. Bir mahkemenin itiraz yoluyla iptal başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesi 25.12.2024 gün 29-226 sayılı kararıyla, 6100 sayılı HMK’nun 326.maddesi 2.fıkrasını “manevi tazminat” yönünden iptal etmiş; iptal gerekçesinde “İstemlerdeki belirsizlik ve ölçüsüzlük nedeniyle manevi tazminatın belirsiz alacak davası biçiminde açılabileceği sonucuna varıldığı” açıklaması yapılmıştır.
e) İstenebilecek manevi tazminat miktarı için ortak bir ölçü bulunmamakla birlikte, TBK 56.maddesini ve gerekçesini anlamlandırarak ve öğretideki görüşlerden yararlanarak, dava konusu somut olayın özelliklerine uygun az-çok bir miktar belirleyebiliriz. Elbette bunun için, yani dava konusu olayda kusurun ve zararın belirlenmiş olması, bunun için uzun bir yargılama sürecinden geçilmesi gerekir.
f) Yukardaki açıklamalar göre, manevi tazminat için dava türü, belirsiz alacak davası benzeri bir dava olacaktır. HMK 107.maddesi yürürlükten kaldırılmış olsa da, yukarda maddi tazminat bölümünde açıkladığımız öğretiden görüşlerde denildiği gibi, buna yasal bir engel bulunmamaktadır.
g) Açıklanan nedenlerle, yargılama sırasında toplanan delillere göre, kusur oranları ve davacının beden gücü kayıp oranı belli olduktan sonra, yargılamanın son aşamasında açıklanacak manevi tazminat tutarının hüküm altına alınması dileğinde bulunuyoruz.
Kanıtlar: Kaza tutanağı, toplanan deliller, tanıklar, kusur ve güç kaybı raporları, bilirkişi hesap raporu, sigorta poliçesi ve her tür kanıtlar.
Yasal dayanaklar: 2918 sayılı KTK, 6098 sayılı TBK, 6100 sayılı HMK ve ilgili yasa hükümleri.
SONUÇ VE İSTEK:
Yukardaki açıklamalara göre:
1) Trafik kazasında yaralanma nedeniyle, kusur ve sorumluluk dereceleri ile beden (gücü kayıp oranının tespitinden ve tüm delillerin toplanmasından sonra, hesaplanacak maddi tazminat (güç kaybı tazminatı) tutarının;
2) Kusur ve zararın kapsamı ile maddi tazminat tutarı belirlendikten sonra miktarı açıklanacak manevi tazminat tutarının,
faiz, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte, ortaklaşa davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini dilerim. Saygılarımla. ../../1926
Davacı Vekili
(Not: Trafik kazalarında, ortaklaşa sorumlulardan sigorta şirketleri yönünden görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olacağı ve dava öncesi arabulucuya başvurulacağı biçimindeki uygulamanın yanlışlığı ilerde ele alınıp kanıtlanacaktır,)
Genç meslektaşlarıma
Müvekkillerinize söyleyin YIKAMAZLAR..
Bu kararı okuyun ve buna göre itiraz edin..
Bu size değişik iş kapılar açabilir..
işte BOMBA KARARA..Yargıtay 6. HD 2025/4251 E. 2026/2057 K. 12.05.2026