Cübbeli Ahmet Hoca : "Abdullah Öcalan PKK örgütünü kurmak suretiyle bütün şehitlerin kanına ortaktır.
40 bin defa idam edilmeyi hak etmiştir.
'Öcalan'ı affediyorum' diyene biz rıza gösteremeyiz.
APO’nun affına rıza göstermek kafir olmaya kadar gider!"
2015 yılında doğuda görev yapıyordum, polistim.
Ekmek almaya çelik yelekler, uzun namlulu silahlar ile giderdik. Öyle karışıktı ortalık.
Bir gün İstanbul'a eğitime gönderildim.
3 gün sürecekti.
Bir ak��am eğlence mekanının önünden geçerken balkonunda dans eden, şarkı söyleyen insanları gördüm. 20'li yaşların başında, toy bir polisim.
"Nasıl olur yaa?" dedim.
Biz orada savaşıyoruz, can veriyoruz, bunlar burada eğleniyor. Kimse yasımızı tutmuyor mu diye düşündüm.
Sonra zaman geçti, hala doğudaydım, 2015-2016 hendek operasyonları devam ediyordu.
Olgunlaşıyordum.
"Vatan Sana Canım Feda" cümlesinin ağırlığını taşımaya başlamıştım. Evet dedim, o insanlar orada eğlensin, hiç bir şey olmamış gibi yaşasın; biz, bunun için buradayız dedim.
Kabullenmiştim, haklı bir gururla savaşıyordum.
Birinin bizi anmasına, bizim için üzülmesine gerek yoktu. Biz Vatan'ın evlatlarıydık. Anılmaz, hatırlanmazdık. Öyle olmalıydı.
Ama bugün her şey değişti.
Cilalı kundurasına taş değmemiş kravatlı insanlar seslerine kan karışmış kardeşlerim hakkında karar verdiler.
O günlerde ekip arkadaşları yaralandığı için telsizden can havliyle takviye, ambulans isteyen kardeşlerim bugün sessizler. Silahlarını beline takıp yutkuna yutkuna görevlerine gittiler.
Bizim sessiz ahımız iki cihanda yakanızda olacak.
Kağıthane’de 14 yaşındaki B.Ç.’nin saldırısında burnu kırılan Meltem G.’nin kardeşi de olayın ardından bıçaklanırken, eski eşi Cengiz Ecer o gece yaşananları anlattı:
"Eşim, ‘Çöp bırakma’ diyor. Çocuk 15-16 yaşlarında galiba. Eşime hakaret ediyor. Eşim de ‘Hakaret etme’ diyor. ‘Etme’ demesinin ardından yumruğu yiyor; burnu kırılıyor, gözü morarıyor.
Hastanedeyken oğluma bıçak salladıkları haberi geldi. Oğluma bıçağı sallıyor, oğlum kendini çekiyor. Kaynım da arabayla geçerken sesi duyuyor.
‘Ne oluyor?’ demesine kalmadan kaynıma bir tane vuruyor, bıçağı sallıyor. Kaynım bir karnına, bir kafasına alıyor. Halen hastanede."
🗣️Serhou Guirassy : Evet transfer haberlerim ortada dolaşıyor, haklısınız.
Ama benim gideceğim tek bir takım var onuda herkes biliyor..
Muhabir: Hangi ülkeden en azından onu öğrenemezmiyiz !!
Guirassy: Türkiye
ŞANLIURFA’DA DEHŞETE DÜŞÜREN KADIN CİNAYETİ
(FERİT DEMİR ÖZEL HABERİ)
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 4 çocuk annesi S.K., iddiaya göre önce silahla vurularak yaralandı, ardından yaralı halde bulunduğu araçla kaçırılarak Karacadağ bölgesine götürüldü. Aracın üzerine ve içine benzin dökülerek ateşe verilmesi sonucu S.K. yanarak yaşamını yitirdi. Olayda bir kişi ağır yaralanırken 4 kişinin gözaltına alındığı, cinayet şüphelisinin ise firari olduğu öğrenildi.
Edindiğim bilgilere göre korkunç olay cumartesi gecesi Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde meydana geldi.
İddiaya göre Siverek ilçe merkezinde yaşayan, 30 yaşlarında ve 4 çocuk annesi olan S.K., yakınlarına bir arkadaşının taşındığını ve onu görmeye gideceğini söyleyerek evden ayrıldı.
S.K.’nin daha sonra aralarında duygusal ilişki bulunduğu öne sürülen Ş.U.’yu aracına aldığı ve birlikte Karpuzlu köyü yakınlarına gittikleri iddia edildi.
BABA YOLLARINI KESTİ İDDİASI
İddiaya göre ikiliyi takip eden Ş.U.’nun babası, Karpuzlu köyü yakınlar��nda aracın önünü keserek oğlu Ş.U.’yu araçtan indirdi.
Baba ile oğlu arasında S.K. ile olan ilişkisi nedeniyle tartışma çıktığı öne sürüldü. Babanın oğluna, S.K. ile görüşmesinin törelerine aykırı olduğunu ve kadının 4 çocuğunun bulunduğunu söylediği; Ş.U.’nun ise S.K.’yi sevdiğini ve evlenmek istediklerini söylemesi üzerine tartışmanın büyüdüğü iddia edildi.
İddiaya göre baba, tartışma sırasında önce oğlu Ş.U.’yu silahla vurarak yaraladı. Ardından araç içerisinde bulunan S.K.’ye ateş ederek onu da yaraladı.
Ş.U.’nun babasının telaşla evden ayrılmasının ardından peşinden gelen eşi ve diğer yakınları da olay yerine ulaştı. Ş.U. ve S.K.’yi yaralı halde gören yakınlarının 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdiği öğrenildi.
SAĞLIK EKİPLERİNİN MÜDAHALESİNİ SİLAHLA ENGELLEDİ İDDİASI
İddiaya göre olay yerine gelen sağlık ekipleri iki yaralıya müdahale etmek istedi ancak saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen baba buna engel oldu ve sağlık görevlilerini tehdit etti.
Oğlunun yaralı halde olduğunu gören anne ise Ş.U.’yu babasının yanından alarak sağlık ekiplerine teslim etti. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Ş.U., ambulansla Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Olay yerine gelen ikinci ambulanstaki sağlık görevlilerinin ise silahla vurulan ve kan kaybettiği belirtilen S.K.’ye müdahale etmek istediği ancak şüphelinin sağlık görevlilerine silah doğrultarak buna izin vermediği iddia edildi.
Şüphelinin daha sonra yaralı S.K.’nin bulunduğu araca binerek olay yerinden uzaklaştığı öne sürüldü.
YARALI KADINI ARAÇLA KAÇIRIP YAKTI İDDİASI
Silahlı tehdit nedeniyle S.K.’ye müdahale edemeyen sağlık ekiplerinin durumu jandarmaya bildirdiği, bölgeye sevk edilen jandarma ekiplerinin ise olay yerinde kimseyi bulamayınca geniş çaplı arama çalışması başlattığı öğrenildi.
İddiaya göre S.K.’yi yaralı halde bulunduğu araçla kaçıran şüpheli, olay yerinden yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Karacadağ bölgesinde kırsal bir noktaya gitti.
Şüphelinin burada aracın içine ve üzerine benzin dökerek aracı ateşe verdiği ve ardından olay yerinden kaçtığı iddia edildi. Yaralı halde araç içinde bulunan S.K araç içinde alevler arasında kalarak feci şekilde can verdi.
Bölgede arama yapan jandarma ekipleri daha sonra tamamen yanmış araca ulaştı. Yapılan incelemede araç içerisinde bulunan S.K.’nin de yanarak yaşamını yitirdiği belirlendi.
Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından araç ve çevresindeki deliller toplandı. S.K.’ye ait olduğu değerlendirilen ve ağır derecede yanmış olan cansız bedenin kesin kimlik tespiti ve DNA incelemesi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği öğrenildi.
Yaklaşık 65 yaşlarında olduğu belirtilen ve ismi öğrenilmeyen cinayet şüphelisinin ise olay��n ardından kaçtığı ve yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
HERKES SUSUYOR
Siverek’te yaşanan bu korkunç olayla ilgili dikkat çeken bir başka gelişme ise cinayetin kamuoyuna yeterince yansımaması oldu.
Samsun’da 6 kişinin kırtasiye sahibi B.D.’yi darbettiği olaya ilişkin konuşan babası Kenan D.:
"Bir kadın geldi. Kadın e-Devlet üzerinden başkasının fotokopisini çıkarmak istedi. Bizim e-Devlet şifresini girmemiz yasak. Sonrasında çalışanlara hakaret etmeye başladı. Ardından çıktı gitti.
Bir süre sonra 6 kişi geldi kırtasiyeye. 5-6 tane de dışarda. Kendini koruyacak zaman bırakmamışlar. Zımba makinesini kafasına atmışlar.
Silah var, çocukları tehdit var, cihazları kırma var. Silah gösteriyorlar. O anda biri karşı tepki verse öldüreceklerdi demek ki."
İsviçre'de eşini öldüren ve 15 yıl hapis yattıktan sonra Türkiye'ye gelen 53 yaşındaki şahıs, 85 yaşındaki annesini sopayla öldüresiye dövdü.
Şahıs tutuklandı.
Bu ülkenin vatan evlatlarını, bu milletin kahraman gazileriyle karşı karşıya getiren vicdansız zihniyete lanet olsun!
Gözyaşlarını içine akıtan gencecik polise, bu vatan için uzuvlarını vermiş gazilere barikat kurduran akıllara yazıklar olsun, utanın!
Doğru mu değil mi bilmiyorum...
Lakin polis evlerinin polis memurlarının evi olmaktan çıkıp, müdürlerin ve diğer kamu çalışanlarının evi olduğunu duymuştum...
Çanakkale Ezine’de görevli karı-koca savcılardan erkek savcının, eşinin nöbetçi olduğu günlerde adli kolluğa kendisini aramaları yönünde talimat verdiği iddia edilmektedir...
Şayet bu iddialar doğruysa;
CMK m. 161 gayet açıktır...
Adli kolluk, talimatı yalnızca ve doğrudan resmen nöbetçi olan Cumhuriyet Savcısından alır...
Nöbetçi savcı yerine eşinin aranması talimatını vermek; devletin makamını kişisel nüfuz alanına çevirmek, kamu görevini usulsüzce devretmek ve açıkça görevi kötüye kullanmaktır (TCK m. 257)...
Görüşmeyi yapan kolluk personeli savcı görüşme tutanağına hangi savcının adını yazacak...???
Fiilen talimatı yetkisiz eşin vermesi, kağıt üstünde ise resmi nöbetçi savcının adının geçmesi adli soruşturmanın meşruiyetini gölgeler, hukuksuzluğa zemin hazırlar...
Kolluk personeli kimsenin şahsi idaresinde değildir; adli yetki aile içi devir teslim konusu yapılamaz...
Eğer bu iddialar gerçekse, bu usulsüzlüğe ve keyfiliğe derhal son verilmelidir...
HSK ve Adalet Bakanlığı konuyu acilen incelemeli ve iddiaların odağındaki durumla ilgili gereğini yapmalıdır...
@adalet_bakanlik@HSKKurumsal@abakingurlek
📌 TARSUSTA NELER OLUYOR ?
İlçede genç bir Komiserin alkol alarak,
20 yıllık Polis Memurunu gece bir bahaneyle tenha bir yere çağırıp kafa ve yumruklar atarak darp ettiği, Memurun kaşının yarıldığı, gözünün morardığı, buna rağmen karşılık vermeyerek direk Hastaneye gidip darp raporu aldığı ve Savcılık makamına şikayette bulunduğu,
İlçede Bir kaç Komiserinde arkadaşlarını korumak amaçlı konuyu kapattırmaya çalıştığı bilgisi gelmekte olup,
Başta Sn. İç İşleri Bakanımızın, Sn. Mersin Valimizin, Sn. Tarsus Kaymakamımızın konuyu objektij olarak değerlendirip suçu, ihmali, kastı olan kim varsa Adli / İdari olarak cezalandırılması için ellerinden geleni yapacaklarına inancımız sonsuzdur.
Sizlere ve Adalete güveniyoruz 🇹🇷
Meslektaşına böylesine saldırgan tavur sergileyen bir kişinin bırakın Polis olarak Halka hizmet etmesini, gece yolda yürümesi bile bence tehlikelidir.
Ne demek şiddete başvurmak, saldırmak.. ?? Asla kabul edilemez ‼️
@TC_icisleri@AliYerlikaya@MersinValiligi@g_tarsus@EmniyetMersin@tarsushaber@YalcinDoganVHP @BOMBACIMLYM77
@tarsusgundemcom@Asli3616