Pegasus ve İstanbul sermayesi 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos,29 Ekim, 10 Kasım gibi günleri hiç kaçırmaz. Hemen bir video! Paşaya selam, zenginliğe devam :) ulan siz var ya siz. Ulan sizi gidi siziler:)
Ama süreç buraya geldiyse artık manevra yapmak gerekiyor sanırım. Bir zaman sonra ben giderim. Belki yeni bir karakter için, belki romandaki birisi adına yeniden gelir vekil olurum. “Roman Kahramanları Sosyal Medya Danışmanı”
“Bir buluşmaya, ilk görüşmeye gidince en sevdiği kitabı hediye ederdi. Karşısındakinin mesleğine göre sürekki kullanabileceği bir eşya alırdı. O ilk buluşmanın heyecanı için yapmayacağı şey yoktu.”
Konu konuya giriyor, süreçler de böyle. Çok detaylara giriyorum artık. Çok ileride burası. Genelden özele, bir detay öğrenme bilme yolculuğu gibi. Kendim seçmedim, zaten neyi seçeceğimi de bilmem :)
Karakteri ben belirledim diye her şeyine karışacaksak ohoo :) izin vermez zaten. Dahası belki de o geldi, fark ettirdi. Bilmiyorum bundan kutsal bir anlam çıkartıyor olabilirim, kaçış olabilir, varış olabilir, farkına varmak olabilir.
Hep güçlü olmak zorunda mı insan? Böyle bir motivasyon insanı öldürür ya hu! Düşebilirsin de, hayat bu. Üzülmek de olabilir, kandırılabilirsin. Bu kadar keskin ve sert olmak, herhangi bir şeyde, ne getirir?
Bunun farkına varmamı yazdığım karakter belirledi. Adam esnek, içinde çelik bir çekirdek var ama evriliyor. Yaşamak biraz da böyle bir uyumlanmak gibi geliyor; şahit olunca.
“Ne zaman ihtiyaç olsa olmak halindeydi. Tanıdık veya tanımadık, olması gereken yerde olmak, olunması gerekenlerle olmak onun için varoluş sebebi. İnsanlara güven verirdi. İnsanlar, onu, sözlerini, eylemlerini görünce yaşamayı fark edecek kadar hayatın içinde hissederlerdi.”