Sevgili gençler,
Yarın emeklerinizin karşılığını göstereceğiniz bir gün. Unutmayın, bir sınav sizin değerinizi belirlemez. kendinize güvenin ve elinizden gelenin en iyisini yapın.
Yolunuz açık, kalbiniz ferah olsun. Hepinize başarılar diliyorum.
İnsan bazen susarak, bazen bağırarak anlatmak ister…
Ama her gün artan şiddet ve sert sözler, dünyanın nasıl değiştiğini gösteriyor.
Sevginin yerini nefret alınca geriye yalnızca yorgun ruhlar kalıyor.
Oysa çözüm çok net: öfke değil anlayış, nefret değil sevgi.
Yarın LGS’ye girecek tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum. Emeklerinizin karşılığını almanız, heyecanınızı yönetip bilgilerinizi en güzel şekilde yansıtmanız dileğiyle. Yolunuz açık, şansınız bol olsun.
Bayram; paylaşmanın, affetmenin, gönüllere dokunmanın en güzel zamanıdır…
Sevginin çoğaldığı, kırgınlıkların azaldığı, sofraların bereketle dolduğu bir Kurban Bayramı diliyorum.
Bir milletin yeniden ayağa kalktığı gündür 19 Mayıs…
Umuttur, cesarettir, özgürlüktür.
Gençliğe emanet edilen bir geleceğin en anlamlı başlangıcıdır.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun. 🇹🇷
Sevdiklerimiz sadece hatıralarda değil;
ruhumuzda, hücrelerimizde, kalbimizin titreşiminde yaşamaya devam eder sanki.
Bu yüzden gerçek sevgi, zamanla kaybolmaz…
şekil değiştirir ve insanın içine yerleşir.
Ve belki de bu yüzden insan bazen durup dururken geçmişi özler…
Sabahlar, yaşama yeniden “merhaba” dediğimiz andır…
Gecenin yorgunluğunu ışığa bırakan ruh,
Her doğan güneşte biraz daha umutla filizlenir.
Çünkü hayat,
Her sabah kalbimize sessizce fısıldar:
“Henüz bitmedi…
Sevgi hâlâ var,
Umut hâlâ seninle…
Bugün;
şefkatiyle dünyayı güzelleştiren,
varlığıyla hayatımıza anlam katan tüm annelerin günü…
Başta aramızda olan ve kalbimizde yaşamaya devam eden anneler olmak üzere,
tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun.
Dostluk…
Kalabalıklar içinde tanıdık gelen bir ruhtur.
Herkesle bir merhabamız olur bu dünyada,
ama bazıları kalbimize yazılır.
Ve bazı dostluklar…
bu dünyaya ait değil,
ruhun hatırladığı bir emanettir. ✨
Antik Mısır'da ruhun terazisi iki soruyla dengelenirdi:
Güldün mü yürekten?
Gülümsetebildin mi başkasını?
Belki de ölümsüzlük, sadece bu iki izde saklıydı.