Erdoğan zihniyetinin yargı eliyle yürüttüğü siyasi darbelere karşı hep birlikte mücadelede kararlıyız.
Alınan butlan kararı yok hükmündedir. Sadece CHP’ye yapılan bir darbe değildir; Türkiye’ye, demokrasiye, Cumhuriyet’e bir darbedir. Anayasal düzeni yok etmektir.
Mesele ciddidir. Partiler üstüdür. Milletçe Türkiye’ye sahip çıkma zamanıdır.
Erdoğan’ın hükümeti ve ucube sistemi;
Tarihimizin en büyük enkazını yaratmış, hiçbir soruna çözüm üretememiş, milletimizi ekonomik krizle baş başa bırakmıştır.
Millete hizmet etmek yerine kavga ve kaos üretmiş, devletin bütün kurumlarını kendi emelleri için kullanmış, Türkiye’yi siyasi krize sokmuştur.
Maçı kaybeden Erdoğan;
Uzatmaların sonunda hakemin bitiş düdüğünü engelliyor,
Skoru belli olan maç bitmesin istiyor,
Almış hakemin elinden kırmızı kartı, sesini çıkarana kart gösteriyor.
Adliye koridorlarını parti ofisine dönüştürmüş; tehdit, şantaj, ahlak dışı teklif ve yöntemlerle insanlara işkence ediyor.
Siyasi kapkaçlarla ve hukuksuz tertiplerle “Asrın Arsızlığı” operasyonlarına hızla devam ediyor.
Sırf seçimlerde yenilmemek için Anayasal düzeni tehdit ediyor!
Bir de minik akıllarını sahaya sürmüş, “yeni Anayasa” sözleri söyletiyor.
Millet iradesinden korkuyor.
Sandıktan korkuyor.
Demokrasiden kaçıyor.
Bekle Erdoğan!
Aziz milletimiz,
Bitiş düdüğünü çalacak.
Sandık kurulacak, millet herkesi hizaya sokacak.
“Şahsım ve partim” hükümeti gidecek!
Milletin iktidarında, milletin evlatlarıyla,
HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK!
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
Saray’ın yargısının hukuksuz kararını tanımıyoruz, kabul etmiyoruz.
Demokrasiye yönelik bu müdahaleye karşı tüm üyelerimizi babaocağımıza, 81 ilde il ve ilçe başkanlıklarımıza ve Genel Merkezimize çağırıyoruz.
Geri adım yok, mücadeleye devam.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
@mst_gkc@lemarcaspors_ Sizin mantığınıza göre 2-0lık bir maçta atılan 2. Golün hiçbir önemi yok, rakipte ve takımda oluşturduğu baskıyı hiç mi düşünmüyorsunuz
@sourcrabby@lemarcaspors_ Galatasaray'a yaptığı saygısızlıklar:
2 sene takımı şampiyon yapma
Arapların 40M maaş teklifini reddetme
Bir nesli Galatasaraylı yapma
Galatasaray'ı daha da büyük yapma
Profesyonel futbolcu Mauro Emanuel Icardi Rivero’nun geçici transferi konusunda kendisi ve Paris Saint-Germain Football Club ile resmi görüşmelere başlanmıştır.