26 Ağustos 1922-Bir fotoğrafın hikayesi;
Mustafa Kemal Atatürk'ün Kocatepe’deki kayalıklar üzerinde tek başına, düşünceli bir şekilde yürürken çekilen o dünyaca ünlü ikonik fotoğrafının arkasında, taarruzun kaderini belirleyen çok büyük bir askerî kriz ve saniyelerle yarışılan bir iletişim mücadelesi yatmaktadır.
26 Ağustos sabahının erken saatlerinde, Kocatepe'deki gözetleme yerinden cephedeki tüm tümenlerin hareketlerini saniye saniye takip eden Başkomutan, kritik bir gecikmeyi fark etti . Belen Tepe’ye taarruz etmekle görevlendirilen 23. Tümen, planlanandan çok daha yavaş hareket ediyordu.
23. Tümen Komutan��, gece yarısı düşmana 1,5 km kala tümenini durdurmuştu. Bu duraksamanın arkasında ise askerî açıdan oldukça temkinli ve acı bir tecrübe yatmaktaydı: Daha önceki Eskişehir Muharebesi'nde bir gece ilerlemesi sırasında sağ ve sol tümenlerin geride kalması nedeniyle bu tümen çok ağır zayiata uğramıştı. Ayrıca Belen Tepe’nin önü son derece dik uçurumlardan (yar) oluştuğu için gece karanlığında bu sarp arazide ilerlemek olağanüstü derecede zordu.. Tümen komutanı, yanındaki tümenlere birer irtibat subayı göndermiş ancak bu subaylardan haber gelmesi ancak sabah yaklaşırken mümkün olmuştu
Ancak bu gecikme, diğer tüm sektörlerde ilk düşman mevzileri başarıyla ele geçirilirken, cephenin asıl yarma bölgesinde planlanan sürede yarılamaması ve taarruzun akamete uğraması tehlikesini doğurmuştu. Durumu Kocatepe’den anbean izleyen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, telefonla tümen komutanına ulaşarak hareketini derhal çabuklaştırmasını ve Belen Tepe'yi bir an evvel ele geçirmesini sert bir şekilde ihtar etti. İşte olayı bizzat yaşayanların ve tanıklık edenlerin ifadesine göre; Mustafa Kemal Paşa'nın o kayalık arazi üzerinde ayakta, hafifçe öne eğik ve düşünceli adımlarla yürürken çekilen dünyaca ünlü o meşhur fotoğrafı, tam da bu kritik anda 23. Tümen Komutanı ile görüşmek üzere muhabere merkezine doğru giderken çekilmiştir. Başkomutan'ın bu hayati ve sert uyarısının ardından büyük bir süratle ileri atılan 23. Tümen birlikleri, sarp engelleri hızla aşarak saat 09.00'da Belen Tepe'yi tamamen ele geçirmeyi başarmıştır.
Dolayısıyla o tarihi fotoğraf, sadece bir liderin duruşunu değil; o kritik dakikalarda tüm bir taarruzun ve ordunun kaderinin nasıl bir bıçak sırtında olduğunu simgelemektedir.
Bu anı ölümsüzleştiren ise Etem Hamdi Tem oldu ve sonradan hikayeyi şöyle anlattı:
“Basit bir asker elbisesi, doğal bir duruş, çevik bir beden… Ve en önemlisi, büt��n bir milleti yeniden doğuracak, geleceği şekillendirecek o eşsiz kafa. Bu fotoğrafa bir kez daha bakın; hiçbir milletin sıradan bir kareden daha anlamlı bir kurtuluş anıtı yoktur.”
Bu kadro, on yıllık savaşın kadrosudur. Harp okullarından ziyade harp meydanlarında yetişmişlerdir. Hiçbir teorik eğitim, pratiğin yerini alamaz.
1936 yılında Türk ordusunun temel kitabı "Muhtelif Sınıfların Birlikte Sevk ve Muharebesi Talimnamesi", "Harbin sevk ve idaresi yüksek bir sanattır. İlmi esaslara dayanan serbest icatkâr bir faaliyettir." sözleriyle başlar. Yani o fotoğraftaki harp ustaları, hem bilim adamı hem de sanatçıydı. Sanatlarını icra ettikleri en iyi yer, Büyük Taarruz'dur.
@DrTasbas Sen geniş olacaksın diye diğer Türkler de geniş olmak zorunda değil. Sen de öz nefret var. Ayrıca Yahudi'nin sızamadığı tek olgu milliyetçiliktir ve üniter devletleri düşman bellemiştir. Hala imparatorluk fikriyle Neo-Osmanlıcılık satıyorsunuz utanmıyorsunuz da bundan çok garip.
@turkues11 Hay azınlıkların AMK ne kardeşim. Sol liberalist söylemlerle iyice folloş oldunuz ha! Atatürk dönemi zaten sol bir dönem değil ki adamın hedefi Türk kapitali yaratmaktı bunun için Ermeni'yi de Rum'u da harcardı ve harcadı zaten. Halkların kardeşliği iddiası olmadı ki asla
@haskologlu Ne olduğu belli olan kadınla evlenir sen bu mağduriyeti yaşatır ama günümüzde Müslüman feministlerde var. Elbette onlarla kurulacak yuvanın mutluluk ihtimali daha yüksek ama aynı kişiler evlenirken geleneksel, boşanırken seküler olabiliyor. Allah iyileriyle karşılaştırsın
Feministas:
Las hormonas despues de parir nos hacem asesinas. No podemos evitarlo.
Tambien feministas:
Si las mujeres dominaran el mundo no habrían guerras y habría paz mundial.