Mabel Matiz'e 'müstehcenlik' soruşturmasına 'suç' tespit edildi: 'İki erkeğin karşılıklı göbek atması'
"Genel ahlaka karşı suçlar" kapsamında hazırlanan iddianamede şöyle denildi:
❝ Damat rolünde bulunan erkek şahıs ile sarı saçlı ve sarı takım elbiseli diğer erkek şahsın görüntüye girdikleri, şahıslardan birinin ceketini çıkardığı, devamında her iki erkek şahsın karşılıklı olarak dans ettikleri, dans sırasında kol ve kalça bölgelerini belirgin şekilde kullanarak tekrarlayan hareketlerde bulundukları tespit edilmiştir. ❞
İşte savcılığın "suç" saydığı sahne 👇
https://t.co/3wmAQ2fkLv
“Komünistliğin Ne Lüzumu var?” Ankara'da okurlar ile buluştu.
Gazeteci Barış Terkoğlu ve Genel Sekreterimiz Kemal Okuyan Çankaya Sahne'de kitabın neden ve hangi sorularla ortaya çıktığını paylaşıyor. @AnkaraTkp@OkuyanKemal@baristerkoglu@krmzkedikitap
📚 Gazeteci Barış Terkoğlu’nun Genel Sekreterimiz Kemal Okuyan'la gerçekleştirdiği söyleşiden hazırladığı "Kemal Okuyan ile söyleşi: Komünistliğin Ne Lüzumu Var?" kitabını konuşmak için 18 Eylül Cuma günü Çankaya Sahne’de bir araya geliyoruz.
📌 Barış Terkoğlu soruyor, Kemal Okuyan yanıtlıyor: #KomünistliğinNeLüzumuVar
🖊️ Türkiye’nin yaşadığı karşı-devrimci dönüşüm, AKP düzeni, CHP ve cumhuriyetçi kesimler, Kürt meselesi, solun ve komünistlerin eksiklikleri/hataları, TKP’nin yakın dönem siyasal tercih ve açılımları, dünyada solun ve işçi sınıfının geri çekilişi, sosyal demokrasinin tarihsel hataları, Sovyetler Birliği deneyimi, emperyalist-kapitalist sistemin güncel görünümü, sosyalist Türkiye’nin nasıl bir ülke olacağı, TKP ve Kemal Okuyan’a dair merak edilenler…
🗓️ 18 Eylül Cuma
⏰ 19.30
📍 Çankaya Sahne https://t.co/cW2tfvImPL
THTM Ankara Öğretmen İnisiyatifi olarak hangi siyasi partiden olursa olsun, kamusal hizmeti piyasalaştıran, emekçiyi güvencesiz bırakan ve öğretmenleri işsizliğe mahkûm eden her anlayışın karşısında olacağımızı açıkça ortaya koyduk.
KURSLARI YENİDEN AÇIN! ÖĞRETMENLERİN İŞİNİ GERİ VERİN!
THTM Ankara Öğretmen İnisiyatifi çağrısıyla basın açıklamasında buluşan Çankaya Belediyesi kurs öğretmenlerinin yanındayız.👇
7 Eylül pazartesi | saat: 16.00
Çankaya Belediyesi Önü
@thtmogretmen06@ThtmOgretmen
Öğretmenin emeğini yok sayan, öğrencinin eğitim hakkını ortadan kaldıran bu anlayışa karşı öğretmenleri, öğrencileri, velileri ve tüm Çankaya halkını birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
🎓 Gençlerin tercih heyecanına ortak olduk.
Başkan Vekilimiz Haldun Güler, ücretsiz YKS Tercih Danışmanlığı hizmetimizden yararlanan öğrenciler, aileleri ve uzman rehber öğretmenlerimizle bir araya geldi.
Tüm öğrencilere gönüllerindeki üniversiteye yerleşmelerini diliyoruz. 💙
Emperyalizme karşı elde edilen zaferin üzerinden 104 yıl geçti. Aradan geçen yüz yıldan sonra ülkemiz bir kez daha emperyalist planların kuşatması altında.
1919 yılında Mustafa Kemal ve yol arkadaşlarının önderliğinde emperyalizme karşı büyük bir mücadele başlatıldı. Bu mücadele, Sevr dayatmasına ve işgalcilere teslim olan köhnemiş saraya karşı yoksul Anadolu halkının biricik umudu haline geldi.
30 Ağustos Zaferi, her şeyden önce Anadolu halkının emperyalizme karşı gösterdiği eşsiz bağımsızlık iradesinin ve cephedeki kararlı direnişinin sonucudur. Bu ölüm kalım mücadelesinde, 1917 Ekim Devrimi ile kurulan devrimci ittifakın, Sovyetler Birliği’nin sağladığı lojistik ve diplomatik desteğin de büyük payı olmuştur. Başta İngiliz emperyalizmi olmak üzere karşıdevrim cephesine karşı elde edilen bu büyük askeri zafer; tebaadan yurttaşlığa geçişin, tarikat ve cemaatlerin tasfiyesinin ve bağımsız bir ülkenin de kapılarını aralamıştır. Cumhuriyet böylece kurulmuştur.
Bugün ülkemiz ve bölgemiz yine kanlı hesapların hedefindedir.
Yüz yıl önce bu topraklarda yenilgiye uğrayan emperyalistler, bugün yine aynı karanlık planları devreye sokmaktadır. Emperyalist güçler, sermaye sınıfı, işbirlikçi iktidarlar ve tarikatlar, bölgemizi yeniden kanlı bir savaş alanına çevirmiştir. AKP iktidarı ve Türkiye sermaye sınıfı, Yeni Osmanlıcılık hedefleriyle bölgesel gerilimleri beslemekte, emperyalist heveslerle ülkemizi maceraya sürüklemektedir.
Son çeyrek asırda Türkiye, emperyalizmin bölgesel stratejileriyle giderek daha fazla bütünleşme doğrultsunda bir eşiği aşmıştır. Cumhuriyet’in imzasını taşıyan tüm kamusal kaynaklar holdinglere teslim edilmiş, ülke tarikat ve cemaatlerin karanlığına bırakılmıştır. 103 yıl önce kurulan Cumhuriyet, sömürücülerin ve cumhuriyet düşmanlarının elbirliğiyle tasfiye edilmiştir.
104 yıl önceki zafer, bir halkın boyun eğmeyip ayağa kalkmasıyla, emperyalist işgalcilere ve işbirlikçi saltanata karşı saf tutmasıyla kazanıldı.
Bugün ülkemizin, sömürüden, gericilikten, savaştan ve bu çürümüş düzenden kurtulmasının tek yolu vardır: Halkın kendi kaderini eline alması, kurtarıcı beklemeden örgütlenip ayağa kalkması…
Yeni zafer, yerli ve yabancı patronlara, emperyalist ittifaklara, tarikat ve cemaat yapılanmalarına karşı tavizsiz bir mücadele yürütmekten doğacaktır.
Ülkemizin, holdinglerin ve emperyalist işgalcilerin egemenliğinden tamamen kurtulacağı emekçilerin cumhuriyetine ihtiyacı vardır.
Kurtuluş kendi kollarımızdadır.
Ankara'da gözaltına alınan parti üyelerimizin bugün 118’i serbest bırakılırken 13’ü hakkında tutuklama talep edilmişti. 13 yoldaşımızdan 10'u adli kontrol şartıyla serbest kaldı, 3’ü tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Avukatlarımız süreci takip etmeye devam ediyor.
TKP Merkez Komite Üyesi Ali Ufuk Arikan, serbest bırakılmasının ardından açıklama yaptı:
"Partimiz bu ülkede NATO'ya ses çıkarılamayacağını söyleyenlere kolektif, güçlü, akıllı, örgütlü bir cevap vermiştir!"
“NATO’yla mücadele bir suç değil bir sorumluluktur” demiştik. AKP iktidarı ise, Filistin’de katliam sürerken, İran’a dönük ABD-İsrail saldırganlığının nereye evrileceği belli değilken, Ukrayna’daki savaşın kapsamının genişlemesi gündemdeyken NATO’yu protesto etmeyi suç olarak tanımlamaya çalışıyor.
Bunu kabul etmeyeceğimizi de söylemiştik. Darbelerin, siyasi cinayetlerin, katliamların, işgallerin arkasındaki güçlerden biri olan NATO bakanlık ya da valilik kararnameleri ile temize çıkartılamaz. İnsanlık buna izin vermez, tarihsel gerçekler bu şekilde değiştirilemez.
Bu iktidarın temsilcileri ve yandaşları daha düne kadar 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin sorumluluğuyla ilgili olarak NATO’yu ve batılı emperyalist ülkeleri işaret etmekte, “artık eski Türkiye yok” diye övünmekteydi. Şimdi yine “artık eski Türkiye yok” diyerek ülkenin yurtseverlerini, devrimcilerini, komünistlerini ellerindeki NATO bayrağı ile korkutmaya çalışıyorlar.
Ülkemizin NATO’ya üye olduğu 1952’den bu yana bir değişiklik yok bu düzenin efendilerinin cephesinde. Bir taraftan vatan-millet edebiyatı yapıp diğer taraftan ABD başta olmak üzere emperyalist ülkelerin dümen suyunda bölge gücü olmaya çalışmaktan hiç vazgeçmediler. Biz de emperyalizme ve onun NATO başta olmak üzere bütün kurumlarına karşı mücadele etmekten vazgeçmedik. Gün geldi 6. Filo’ya karşı, gün geldi yabancı üslere karşı, gün geldi yanıbaşımızdaki işgal girişimlerine karşı, gün geldi savaşa karşı durduk, durmaya devam edeceğiz.
NATO zirvesi yaklaşırken tanık olduğumuz pişkinlik, zorbalık ve onursuzluğu kabul etmeyen, sesini çıkaran, eylem yapan herkes, her parti, her örgüt, her kesim Türkiye’nin üzerine yapıştırılmak istenen “kolektif işbirlikçilik” yaftasını yırtıp atmıştır.
TKP’nin dün Ankara’da Kızılay Meydanı’nda “NATO’ya karşı durmak bir görevdir” diyerek gerçekleştirdiği eylemin çok yaygın bir destek bulması iktidarın bütün çabalarına rağmen Türkiye’nin bağımsızlıkçı, anti-emperyalist damarlarının kurutulamadığının kanıtıdır.
Ancak mücadele sürüyor ve bilmeliyiz ki bu mücadele henüz başarının çok uzağında. Düzen partilerinin tamamının NATO’yu meşrulaştırmak için çabaladığı, halkımızın aklına on yıllardır NATO’nun Türkiye’nin güvenliğini sağladığı yalanının sokulduğu koşullarda 85 milyonluk bir ülkede binlerle sayılacak protesto gösterileri düzenlendi diye ya da yasak ve engellemeleri tanımadığımızı bir kez daha kanıtladığımız için rahatlayacak değiliz.
Tarihe ve topluma not düşüyoruz ama asıl görevimiz tarihin akışını değiştirmektir. Türkiye emperyalizmden, çokuluslu tekellerden, sömürüden arındırılıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz.
Ankara’da, Kocaeli’nde, Soma’da gözaltına alınan 145 TKP’linin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. NATO’culuğa karşı çıktıkları için gözaltına alınan, tutuklanan tüm devrimciler için de aynı talebi yineliyoruz.
NATO’ya hayır demek değil, NATO’culuk suçtur. Bunu kimse unutmasın.
Polis şiddeti sonucunda yaralanan bütün partili arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyor, dayanışma gösteren tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz.