İyi akşamlar Hediyelerimiz var 😎
🎁 1 kişiye iPhone 17 Pro
🎁 5 kişiye Fenerbahçe Forması
🎁 5 kişiye 100$
📌 Katılım Şartları:
Bu gönderiyi RT et
Beğen
Yoruma “katıldım” yaz
Telegram kanalımıza katıl 👉 https://t.co/byB2zz6k9n
📆 Sonuçlar: 7 Kasım'da açıklanacak!
📉Russell sell işlemi tam beklediğim gibi başarıyla TP oldu🔥
3.540$ = 145.000₺💸🇹🇷
Benimle birlikte işlem alanlar da kazandı🚀
Sen de kazananlar arasında yer almak istiyorsan şimdi Telegram kanalıma katıl ve kazanmaya başla!💥
🔗 https://t.co/ILLQGMER3g
#Forex#Piyasa #Endeks #Analiz #Trading #Kazanç #Russell
📊 ABD Verileri Açıklandı
Bugün ABD’den gelen iki önemli veri piyasalarda dikkatle takip edildi:
🔹 CB Tüketici Güveni (Eylül): 94,2
🔹 JOLTS İş İmkanları (Ağustos): 7,227 milyon
Verilere bakıldığında:
▪️ CB Tüketici Güveni verisi beklentilerin altında kalarak negatif bir tablo çizdi.
▪️ JOLTS verisi ise beklentilerin üzerinde gelerek pozitif bir sinyal verdi.
📌 Genel olarak, biri olumsuz diğeri olumlu gelen bu veriler birbirini dengelemiş görünüyor. Bu nedenle:
🔹 ABD ekonomisi üzerinde etkisi nötr olarak değerlendirilebilir.
🔹 Dolar tarafında güçlü bir yön hareketi beklenmeyebilir.
🔹 ABD borsalarının ise doğal seyrini koruması ve veri sonrası ani bir yön değişimi göstermemesi beklenebilir.
#Forex #Piyasa #Ekonomi #ABD #USD #Endeks #Borsa
Büyük Paralar Kazanmanın Yolu Doğru Risk Yönetimi ve Psikolojinizi Yönetmekten Geçiyor. Sizin için 5 Psikoloji Fenomeni ve 3 Finans Teorisini İnceledim. Peki Ne Gördüm ve Bu Metotlar Bize Nasıl Yardım Edebilir?
Çoğu insan düşerken #Bitcoin - altcoin alamıyor. Veya "daha da düşer" diye korktuğu için zararına satıyor. Yani psikolojimizi ve riskimizi yönetemiyoruz. Hepimizin ortak sorunu bu değil mi?
Halbuki tepeden değil dipten almak gerekir ki karımızı maksimize edelim. Çünkü trader satarken değil alırken kazanır.
Peki riskli durumlarda insan psikolojisi nasıl çalışıyor? Bu gibi durumlarda neler yapmalıyız?
Bu sorunun cevabını her zaman olduğu gibi yine bilimle vereceğiz. Aynı zamanda anket yolu ile küçük de bir deney yapmıştık sizinle, onu da kullanacağız ki sizin yansımanız neymiş onu da görelim. Hadi başlayalım.
NOT: Dostlarım bu yazıyı hazırlamak 4 günümü aldı. Yazıyı beğenirseniz beni takip ederek, RT ederek ve yorum yaparak emeklerim için bana destek olabilirsiniz.
BONUS: Hafta içi her hün 18:30'da Fırat Lux ile Boğaya Doğru serisinde Bitcoin'i ve altcoin'leri ilgilendiren haberleri analiz edip yorumluyorum. Sonra da soru cevap yapıp aklınızdaki soruları yanıtlıyorum. Yayınlara gelmeyi ve kanalıma abone olmayı unutmayın lütfen. YT Kanalım profilimde mevcut.
BONUS 2: Günlük Bitcoin ve piyasa analizlerimi her gün Telegrm sayfamda sabah erkenden paylaşıyorum ki gün içinde önemli makro ekonomik haberlerden, piyasalardan ve jeopolitik risklerden haberiniz olsun. Linki profilimde mevcut.
#Borsa shortlar acele ediyor,
kolay kolay yedirmez ana nedeni bellidir.
-Düştüğü an kendileri para politikasından taviz
vermek zorunda kalır.
-Veya dünya silkelenebilir.
#KRİPTO acele ediyor ama, adam der ki #btc
yi tanırım #eth yi tanırım.
Sonuçta parasal genişleme de değiller.
Yüzde doksanına kefil olmazlar.
🟧Son
Son olarak, tarih tekerrür mü edecek yoksa yeni bir patika mı çizilecek? Trump’ın 2025 tarife savaşı, 21. yüzyıl küresel ekonomisinin gidişatını etkileyecek büyük bir deney.
Serbest ticaretin akademik temellerini (Ricardo, Heckscher-Ohlin) gerçek dünyada bir stres testine sokuyor.
İlk göstergeler, bu politikanın beklendiği gibi piyasaları tedirgin ettiği ve ekonomik verileri zayıflattığı yönünde. ABD, kısa vadede belki birkaç fabrika geri kazanabilir ama uzun vadede verimlilik kaybı ve müttefiklerle ilişkilerin zedelenmesi gibi maliyetlerle karşılaşacak.
Öte yandan Çin, iç talebe dönük reformlarını hızlandırmak zorunda kalarak farklı bir modele geçmeye çalışacak – ki bu da küresel güç dengesini değiştirebilir.
Avrupa Birliği, “stratejik otonomi” söylemiyle ABD’ye bağımlılığı azaltma arayışında hızlanabilir.
Yani bu tarife savaşının etkileri sadece ekonomik değil, jeopolitik sonuçlar da doğuracak çünkü aslında bu bir hegemonya savaşı.
Belki yeni bir Bretton Woods anı gelir mi diye düşünmeden edemiyor insan: 1944’te nasıl yeni kurallar belirlendiyse, ileride büyük güçler tekrar masaya oturup “ticaretin ve paranın kuralları”nı baştan yazabilir. Şu an için ufukta böyle bir çok taraflı çözüm yok, ama krizler genelde fırsatları doğurur.
Benim hedge'lerim ise devam ediyor. Portfolyomu hedge'lerle koruduğum için büyük zararlarım yok. 73k civarlarında ve Bloomberg başlıklarında refleksitive ve Fenomenler Endeksi'ne göre hedge'leri kapatacağım. Gelir demiyorum, ama gelirse kapatacağım. Daha önce 74k'lardan döndük ama bu bir hedge olduğu için ben kapatmadım. Hedge başka mantık short pozisyon başka mantık.
Eğer Pazartesi günü "130 ülke anlaşmak için masada" veya "Çin ile ABD anlaşıyor" ya da "elektronik aletler vergiden muaf" opitimizmi görürsek (ki anlattığım Nash dengesine göre optimal yol budur - bilim ve matematik böyle söylüyor) SP 500 ve özellikle Nasdaq yukarı tepki verebilir, Bitcoin ve altcoin'ler de peşinden takip eder.
Ama bu durumda bile bir kopup gitme beklemiyorum. Ben yine 87 - 92 - 95 ve 100 bin dolarlardan hedge almaya devam edeceğim, Trump'ın işi belli olmaz. Çin'in üzerine oynamaya devam edebilir. Piyasa şu an hedge'siz olmak için çok tehlikeli. Bu stratejimi uygulamayacağım tek senaryo Çin ile ABD'nin anlaşmasıdır.
Sevgili dostlarım, gördüğünüz gibi mesele bir gümrük vergisi meselesi olmaktan çıkıp geniş bir panorama çiziyor: Karşılaştırmalı üstünlükten hegemonya teorisine, deflasyondan Bitcoin’e uzandık.
Umarım bu flood, kafanızdaki soruları biraz olsun yanıtlamıştır ve karmaşık kavramları anlaşılır kılmışımdır.
Dostlarım böyle yazıları hazırlamak büyük vakit alıyor. Yazıyı beğenirseniz beni takip ederek, RT ederek ve yorum yaparak emeklerim için bana destek olabilirsiniz.
Bu yazı kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir. Sadece ben nasıl yatırım yapıyorum size bir pencere sunmayı amaçlamaktadır. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
🟧Yeni Dünya Düzeni
ABD ve özellikle Trump, mevcut dünya düzenini sarsıp yerine kendi çıkarlarını önceleyen yeni bir düzen inşa etmeye çalışıyor diyebiliriz. Peki bu ne demek? Çok basitçe ve kafanızı karıştırmadan anlatayım:
“Mevcut Dünya Düzeni” neydi?
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan bu düzenin merkezinde ABD vardı. Bretton Woods sistemi, serbest ticaret, doların rezerv para olması, IMF-Dünya Bankası gibi kurumlar, küresel liberalizm ve globalist hegemonya.
Hepsi ABD’nin liderliğinde oluşturuldu. Buna hegemonik istikrar düzeni denir. Yani güçlü bir ülke (ABD), herkese ticaret ve güvenlik çerçevesi sunar, karşılığında sistemin patronu olur. Win-win durumu gibi görünse de en çok kazanan hep hegemon olurdu.
Trump ne yapıyor?
Trump, bu düzeni artık “adil değil” diyerek reddediyor. Kendi deyimiyle, “Amerika aptallar gibi davranıyordu, artık öyle değil” diyor.
Bunun yerine, gümrük tarifeleri, tek taraflı yaptırımlar, müttefiklere bile ekonomik baskı gibi yöntemlerle yeni bir dünya düzeni kurmaya çalışıyor. Bu düzenin adı açıkça yazılmasa da kodları belli:
- Herkes kendi başının çaresine baksın.
- Ticaret kazan-kazan değil, kazanan-kaybeden mantığında olsun.
- ABD ekonomik ve siyasi baskıyla düzen koyucu değil, güç gösteren oyuncu olsun.
Bu yaklaşım hegemonik liderlikten hegemonik dayatmaya dönüş anlamına geliyor.
Peki bu yeni düzen neye benzer?
Aslında bu düzen “düzen” değil, çok kutuplu, kırılgan bir sistem olur. Trump'ın kurmak istediği bu “Yeni Dünya Düzeni”, şu şekilde şekilleniyor:
- Ticaret serbestliği yerine korumacılık: Tarifelerle ithalatı pahalılaştırıp yerli üretimi teşvik etme.
- Kolektif karar yerine tek taraflılık: NATO, DTÖ, BM gibi platformlar yerine ikili tehditler ve çıkar odaklı diplomasi.
- Müttefiklerle uyum yerine güç rekabeti: Kanada, Meksika gibi komşular bile “düşman” muamelesi görüyor.
- Yumuşak güç yerine ekonomik silah: Doları, tarifeyi, yaptırımı birer hegemonya aracı olarak kullanmak.
Neden bunu yapıyor?
Çünkü ABD artık Çin gibi yükselen güçler karşısında eski sistemin kendi lehine çalışmadığını düşünüyor. Yani Trump’ın bakışına göre, ABD hegemon ama maliyeti çok fazla üstleniyor. Hatta müttefikler bile bu düzende ABD’yi “sömürüyor.” Dolayısıyla ABD artık “düzeni koruyan” değil, “düzeni yeniden kuran” olmak istiyor.
Sonuç ne olur?
Bu yeni sistemde istikrar zor. Çünkü:
- Ticaret savaşları artar,
- Güven azalır,
- Küresel kurumlar işlevsizleşir,
- Her ülke kendi bloğunu kurar (örneğin Çin ve BRICS genişlemesi).
Yani dostlarım, Trump yeni bir dünya düzeni kurmak istiyor, ama bu düzen kurallı değil, güç temelli olacak. Herkesin çıkarının örtüştüğü bir zemin yerine, kimin daha sert pazarlık yaptığına bakan bir dünya...
Bu düzenin kazananı belli değil ama kaybedenleri çok olabilir.
İşte bu yüzden bu dönemi sadece ekonomik değil, jeopolitik bir kırılma olarak okumak lazım.
🟧George Soros ve Refleksivite
Finansal piyasaların davranışına değindik ama biraz daha derine inelim: Burada Refleksivite dediğimiz bir kavram devreye giriyor. George Soros’un popülerleştirdiği refleksivite, piyasa aktörlerinin beklentilerinin bizzat olayların gidişatını etkilemesini anlatır.
Yani piyasa korkarsa, o korku davranışları değiştirir ve korkulan sonucu doğurur - piyasaların aşağı gittiği bir döngü oluşur.
Ticaret savaşı haberleri piyasada tam olarak böyle bir etki yaratıyor. Örneğin Trump “Müzakere için artık yer kalmadı” diye çıkışınca Mart 2025’te, ertesi gün borsalar çöktü. Neden? Yatırımcılar en kötüsünü fiyatlıyor: “Artık uzlaşma yok, sürekli tırmanacak bu iş” diye düşünüp hisseleri satıyorlar. Borsanın düşmesi şirketleri ve tüketici güvenini etkiliyor, reel ekonomi yavaşlıyor.
Nitekim ünlü ekonomist Larry Summers bu dönemde “Bu gümrük vergisi belirsizliği talebi soğuttu ve fiyatları yükseltti; en kötü her iki dünyanın birleşimiyle karşı karşıyayız – hem enflasyon hem durgunluk korkusu, geleceğe dair büyük bir belirsizlik var ve bu her şeyi yavaşlatıyor. Dahası vergiler sonucunda ABD'de 2 milyon kişi işini kaybedebilir ” diye özetledi.
Yani şirketler yatırım planlarını erteliyor, işe alımları durduruyor; tüketiciler harcamaktan çekiniyor. Böylece ekonomik büyüme gerçekten yavaşlıyor. Bu gerçekleşince piyasa “hah bak resesyon geliyor” diye daha da panikliyor.
Görüyorsunuz, beklenti gerçeği yaratıyor, gerçek beklentiyi daha da körüklüyor. Buna ekonomik literatürde kendi kendini gerçekleştiren kehanet de diyebiliriz.
Ticaret savaşı henüz tam etkisini göstermeden bile, beklentisi bile piyasaları ve davranışları değiştirerek etkisini hissettiriyor. Bu döngüyü kırmak zor. Ya güçlü bir politika müdahalesi (örneğin merkez bankalarından koordineli bir aksiyon) lazım, ya da taraflardan biri geri adım atıp belirsizliği azaltacak.
Aksi halde refleksivite bizi istenmeyen bir makro sona doğru sürükleyebilir. Soros’un uyardığı gibi, finansal piyasa dalgalanmaları gerçek ekonomi üzerinde gerçek tahribat yaratıyor. Kurulmaya çalışılan yeni dünya düzeni kargaşadan bir düzen doğurmayı amaçlıyor - Ordo ab Chao.