Dünden beri bakıyorum, bir cinnet hâlindesiniz İ. Melih Gökçek Bey.
Durun, 6 yıldır yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı sıralayayım.
Trol saldırıları ✔️ Ev ve iş adresime linç kitapçıkları ⏳ Beyaz TV’de Onlar TV ve Murat Ağırel programı ⏳ …
Bu FETÖ mensubu hainleri siz iyi bilirsiniz. Oğlunuz bu hainlerin okulunda okudu, eşinizin adı bu hainlerin yetiştiği okulların tabelasında yer aldı. FETÖ’ye “parsel parsel” arazi veren, genel sekreteri FETÖ’cü olan, kapının önüne boş damacana gibi konulmuş belediye başkanı; FETÖ kumpasında yargılanmış bana “Sana FETÖ’cüler destek veriyor” martavalına sığınıyor. :)
Daha önce argümanınız PKK’ydı, sanırım “Terörsüz Türkiye” sürecinden mütevellit bugün DHKP-C olmuş. Yakında Guatemala’daki adı sanı bilinmeyen bir örgütün de beni gizliden desteklediğini iddia ederseniz…
Bırakın bu bıdı bıdıları.
Ben çok basit bir soru sordum:
Oğlunuzun ve onun eşinin 30 bin avro sermayeyle kurduğu şirket nasıl oldu da kısa sürede milyonlarca avroluk mal varlığına ulaştı?
Bu paranın kaynağı nedir?
Bu kadar basit.
Hodri meydan. Bekliyorum.
Melih Gökçek, belgeleriyle skandalı ortaya çıkaran Murat Ağırel’e saldırıyor. Almanya’da gayrimenkul aldıkları milyonlarca Euro’nun kaynağını açıklayamıyor. Oğluna TV kanalı, saray yavrusu binaları nasıl aldığını da açıklamıyor. Bu adam halen ‘utanmak’tan bahsedebiliyorsa bu ülkenin utancıdır.
Murat Ağırel:
*Ben siyasete ve siyasetçilere güvenmiyorum
*Çıkarları söz konusu olduğunda hepsi bir araya gelebiliyor, ama halkın çıkarı söz konusu olduğunda ise gözleri kör, dilleri lal, kulakları sağır oluyor
*Dış dünya tehditine karşı Türk Halkının bekası için bir araya gelirseniz kabul ama her seferinde bir adamı koltukta tutabilmek için bir araya gelmiş siyasetçilere güvenmiyorum
İlahiyatçı Mustafa Öztürk size de soruyor:
“Şeriatın miras taksimatına uymadım diye Allah yarın bize hesap soracaksa, vallahi benim orada söyleyeceklerim olur; itiraz ederim.
Şeriatın diyet hükmüne uymadım diye günahkâr olacaksam da oluyorum.
Uymuyorum, var mı diyeceğiniz?”
Mekke Allah'ın evi değildir.
Allah kişi değildir ki evi olsun.
O ev Hz. İbrahim'in Hacer ile ondan doğan İsmail için yaptığı evdir.
Hiçbir kutsallığı yoktur.
Peki, Hacer kimdir...?! Kur'an'da ismi geçen Mısırlı kadındır.
Çocuğu olmayan Sare tarafından İbrahim'e sunulduğunda henüz genç yaştaydı, İsmail'i doğurdu.
İslam kaynaklarına göre, Mısır firavunlarından Senan bin Ulvan'ın İbrahim'in karısı Sare'ye hediye ettiği bir köledir. İbrahim, çocuğu olmayan Sare'nin izniyle Hacer'le evlenir.
Peki, İbrahim kimdir...?!
Urfalı bir Aramidir.
Hz. Muhammed'den 2500 yıl önce yaşamış Yahudilerin atası, İsrail'in kök kurucusudur.
O dönemde İslamiyet yok ki Müslüman olsun.
Putperestti.
Peki, herkesin ona tapmasını istediği putunun adı neydi?
El-ilah (Allah).
Peki, erkeklerde sünneti çıkaran kimdi?
İbrahim.
Peki, sünnet olmayan kişi kimdi?
İbrahim? (Abraham)
Peki! Sünnet ne anlama gelir?
"Ben de İbrahim'in putuna inanıyorum" demektir.
Peki, biz kimiz?
Türk.
(Neden sadece Yahudi ve Müslüman erkekleri sünnetlidir?)
Hani namaza dururken "döndüm kıbleye" diyorsun ya kardeş, işte o aslında "döndüm Kibele'ye" demektir.
Gerçi namaz da İslamiyet'ten binyıllar önce pagan dinlerinde yapılan bir tür tapınma ayinidir de o konuya hiç girmeyeceğim şimdilik.
Kibele ise Friglerin bereket tanrısının adıdır.
"Cennetten gelmiş" diye ağlayarak kafanı içine soktuğun, Hacerü'l-Esved isimli taş da Kibele'nin vajinasını (doğurganlığını) temsil eder.
Şekline bakarsan anlaman zor olmayacaktır.
Sonra cehennem diye bir yerin varlığına inanıyorsun.
Yok öyle bir şey...
Senin cehennem dediğin şey, bugünkü İsrail topraklarında bulunan ve tabanından petrol ve metan gazları çıktığı için sürekli yanan Ge-Hinnom isimli vadinin adıdır ve "azap verici yer" anlamına gelir.
Sümerler döneminde ağır suçluları oraya atıp yakarlarmış.
Sonra bu vadinin ismi Sümerlerden Tevrat'a, oradan da senin inandığın kitaba kopyalanmış.
Zaten inandığın dinin tamamı Sümer, Mısır ve Yunan mitolojilerinden kopyalanmış.
Azıcık okusan, merak etsen anlayacaksın ama işte... Neyse...
Bir de Allah var tabii; İslamiyet öncesi Arapların çok tanrılı dinlerindeki en kudretli tanrısı olan El-ilah. Namıdiğer ay tanrısı.
Yani bugün senin Allah diye inandığın şey aslında ay tanrısı El-ilah'tan başkası değildir.
Hani şu minarelerin tepesindeki ay var ya?? Hah, işte o ay tanrısını temsil eder...
Muhammed çok tanrılı dinlere son verdi ve Kâbe'deki en kudretli put olan El-ilah'ı tek tanrı olarak kabul ettirdi yaşadığı topluma.
Allah diye bir yaratıcının olduğu Muhammed'e ayetlerle bildirilen yeni bir durum olsa babasının adı "Abdullah" olmazdı.
Aynı şeyi zamanında Mısır Firavunu Akhenaton da yapmak istedi.
Çok tanrılı dinleri ve firavunların kutsiyetini yok etmeye kalkıştı ama sarayın ileri gelen rahipleri ve yobaz halkı tarafından linç edildi maalesef...
Tüm firavunların ihtişamlı mezarları varken Akhenaton'un mezarı dahi yoktur.
Ha bir de Yahudilerden nefret ediyorsun, kullandığın isimler bile onların isimleri:
Josef - Yusuf
Jacob - Yakup
Abraham - İbrahim
Thutmose - Musa
Elisha - İlyas
Daha liste uzar gider...
Ne Arap ne de Yahudi soyuyla hiçbir ilgimiz yoktur.
Peki, neden onların efsanelerine uyup bu tür tapınma işlerini yapıyoruz?
Bir Arap ile Yahudi inancı ki Cumhuriyetimizi batırıyor.
Biz hâlen gerçekleri göremiyoruz.
Yerin dibine batsın kör cehalet.
Bir dinin ayakta kalabilmesi, onun ekonomik olarak da güçlü olmasına bağlıdır.
Çorak bir arazide olan Mekke’nin gelir kaynağı da kutsal olan Kâbe'nin tavaf edilmek için dünyanın her yerinden gelen Müslümanların ziyaretiyle sağlanıyor.
Devamı +
Yaşananlara derman olacak "Üçüncü Yol" formülü!
Altı ay falan beklemeye gerek yok, temizlik hemen başlayacak.
"Ben olmasam parti kazanamaz" diyen, "Erdoğan'ı iki kere, üç kere yendim" diye hava basan belediye başkanlarına da, her dönem partiyi sömüren milletvekillerine de hodri meydan!
Arkanızda 100 bin oy mu var?
Kendinizi feodal ağa mı sanıyorsunuz?
Çıkın CHP logosu olmadan bağımsız aday olun da görelim boyunuzun ölçüsünü.
Arkalarında hiçbir kitle yok! Tek becerileri partide öyle bir düzen kurmak ki; 2-3 dil bilen, vizyoner, dünyayı tanıyan parlak gençlerin ve liyakatli isimlerin önünü kapatmak!
Unutmayın: Adamı kenara koyduğun an hafıza-i beşer nisyan ile malûldür, unutulur gider! Kimse kendini vazgeçilmez sanmasın!
https://t.co/fnzyNNSqnc
#Gündem #Siyaset #CHP #SiyasetteDeğişim #Haber #SonDakika #HodriMeydan #SiyasetKulisleri
CHP’YE
TARİHİ
ÇAĞRI
AKP yeni anayasa
için 400’ü bulur mu?
Mecliste PKK’ya af yasasının görülmemiş bir oy çokluğu ile kabul edilmesi coşku ile kutlanırken Yeni Parti çok zor duruma düştü.
Ancak önemli olan Yeni Parti’nin zor duruma düşmesi değil muhalefet cephesinin her gün biraz daha parçalanması.
Bugün CHP’ye ve genel başkanına bir çağrı yapmak istiyorum.
CHP’nin daha da erimesine, iktidar alternatifi olmaktan uzaklaşmasına izin vermek Erdoğan iktidarının olabildiğince uzun süre iş başında kalmasına neden olacaktır.
*
Youtube konuşmam her zamanki gibi saat 10.00’da başlıyor.
İzlemeniz dileğiyle.
https://t.co/carnGw83Km
#Türkiye #Ankara #Erdoğan #FETÖ #PKK #abdullahöcalan #CHP #bahçeli #Yeniparti #özel #kılıçdaroğlu #çerçeveyeyasayahayır #kontrolsüzöfke #butlan #imamoğlu #mansuryavaş #yargıtay
Salih Güney:
"Biat etmedim diye beni dizilerde oynatmıyorlar, maalesef yasaklıyız."
Bir sanatçının siyasi görüşü ya da duruşu nedeniyle iş bulamadığını söylemesi sizce düşündürücü değil mi?
Sanatta ölçü; siyasi görüş değil, yetenek, emek ve liyakat olmalıdır.
Bundan 250 yıl önce Amerikan Bağımsızlık Savaşı nasıl başladı biliyor musunuz?
Benzerliğe şaşıracaksınız.
Uzun hikayeyi birkaç cümle ve maddeyle açıklayayım.
Büyük Britanya krallığı, tıpkı şimdi Trump'ın bugün dünyaya dayattığının aynısını dayatmıştı.
İngiltere ile Fransa arasındaki 7 yıl savaşları (1757-1763) her iki ülkeyi de ekonomik ve siyasi açıdan öylesine bitirdi ki İngiltere, boşalan hazineyi doldurmak ve borçlarını ödeyebilmek için Amerikan kolonilerine tedavülden kalkmış vergileri dayattı.
Sadece vergi koysa yine iyi.
Koloniler ürettiklerini önce İngiltere'ye sunmak zorundaydı.
Endüstri ürünlerinin, rekabet yarattığı gerekçesiyle İngiltere'ye girişini de yasakladı.
Kolonilerle yapılan ticaretin sadece İngiltere'nin atadığı imtiyazlı şirketler üzerinden yürütülmesini yasayla zorladı.
Hatta nakliyatın sadece İngiliz gemileriyle yapılmasını zorunlu kıldı.
En sonunda Kolonilerin parlamentodaki temsili haklarını da ellerinden aldı.
Çay vergisi bardağı taşıran damla oldu.
Koloniciler Boston'da bütün çayı denize dökerek isyan ateşini yaktı.
13 Koloni, 1776'da önce bağımsızlık bildirgesini ilan etti, 1783'de de bağımsızlıklarını ilan ettiler.
Trump ne yapıyor?
O da İran savaşı yüzünden ve bol keseden harcamaları nedeniyle borç üstüne borç yaptılar. Şu anda ABD'nin borcu, 30 trilyon dolardır.
Doların saltanatı bittikçe, oraya buraya saldırıp haraç topluyor.
Silahlarımı almazsanız NATO'yu dağıtırım diyor.
Suudilere ve Körfez ülkelerine benden silah almazsanız, tahtınızı deviririm diyor.
Savaş suçu işledikçe BM'yi takmam diyor.
Müttefik falan bilmem Grönland'ı isterim diyor.
İran'ı dize getirip petrolünü alacağız diyor.
Çin'i dize getirmem lazım diyor.
Rusya'ya Ukrayna'dan çık diyor...
Diyor da diyor...
Sadece dünyaya vergi salarak aslında bindiği dalı kesmekle kalmıyor, müttefiklerini, Kanada, AB, Japonya, Güney Kore, Hindistan gibi sözünden çıkmayan ülkeleri de karşısına aldı.
Eli kulağındadır yakında tepesine binilecektir.
Şule Aydın: "Gözümüzün içine baka baka milyonlarca insan, aynı anda dolandırıldığı hissiyle karşı karşıya.
Depremde insanlar bir demir makası bulamadığı için sevdiklerini, 6 aylık bebeklerini kaybederken, içeriden annesinin babasının çığlıklarını duymasına rağmen içeriye giremezken...
O beton yığınlarının arasında böyle acıların yaşandığı bir yerden küçücük zerre kadar menfaat elde etmiş herkes çok mide bulandırıcı ve sonuna kadar hesap sorulması gereken kişilerden biridir, yargılanmalılar ve hesap vermeliler."