Amir walked 12 kilometres, barefoot, to get food.
He kissed the hand of an American soldier, thanking him for a bag of rice and lentils.
Then Israel killed Amir, right in front of the soldier.
A child, grateful for lentils. Executed in broad daylight.
Amir was 5 years old.
Merhaba Yücel, sana birkaç şey anlatmak istiyorum.
2018 yılının sonunda Trump fazla maliyeti gerekçe göstererek Suriye'den çekilmeye karar verdi. Hatta bu kararı da Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinde aldı.
Daha sonra bu görüşmenin detayları ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı bu görüşmede Trump'ın aniden böyle bir karar alması sonrası "Koordineli şekilde çekilin, hemen karar vermeyin." şeklinde bir uyarıda bulunmuş. Bu uyarının sebebi Rusya'ydı hiç kuşkusuz.
Türkiye biliyordu ki ABD çekilirse Rusya senin gibilerin savunduğu PKK'yı kontrol altına alabilir, Türkiye'ye karşı kullanabilirdi. Bu ihtimal hep ortadaydı.
Trump çekilme konusunda kararlıyken Amerikan güvenlik bürokrasisi ile çeşitli sorunlar yaşadı. Alternatifler üretmeye çalıştı. Bu alternatiflerden birisi Avrupa Birliği ülkelerini bölgeye getirmekti. Yani Amerikalılar bölgedeki gücünü azaltacak, Avrupalılar bu eksiği tamamlayacaktı. Bölgede bulunan Avrupalı ülkeler birlik arttırmayı reddetti, olmayanlar da gelmek istemedi.
Amerikalılar bu krizlerle uğraşırken Türkiye operasyon için baskıyı arttırdı ve nihayetinde 9 Ekim 2019'da Barış Pınarı Harekâtı başladı.
Amerikalıların siyasi alandaki baskılarına ve ekonomik alandaki tehditlerine rağmen Türkiye bu harekâtı başlattı.
Büyük bir direniş ortaya koyacağı iddia edilen PKK, senin gibilerin çok sevdiği PKK, 8 gün içinde Tel Abyad ve Rasulayn'ı kaybetti.
Amerikalılar Ankara'ya büyük bir heyet gönderdiler. Heyette epey önemli kişiler vardı. Hatta sana şöyle söyleyeyim, Trump da gelmiş olsaydı tüm başkenti getirmiş olacaklardı Ankara'ya. Ancak bu görü��me neticesinde Türkiye sadece süre verdi, süre sonunda da PKK'ya operasyonlara devam edeceğini ilân etti ve Amerikalıları gönderdi.
Yani bütün dünya gördü ve fark etti ki Amerikalılar Suriye'de Türkiye'yi durduramıyor. Siyasi alandaki baskılar, ekonomik tehditler fayda etmiyor. İki ülke NATO paydaşı olduğu için en kesin çözüm askeri bir tehdit de mümkün değil.
Burada Türkiye için belki de en kötü senaryo gerçekleşti: PKK, Rusya ile iletişime geçti.
Rusya, Türkiye'yle siyasi görüşmeler başlattı ve Türkiye'nin operasyonunu durdurdu. PKK'yı canhıraş savunsan bile bildiğini düşünmüyorum, bakabilirsin, Şoygu ile Mazlum Kobani'nin görüşmesi bile oldu.
Ruslar Türkiye'yi durdurmak için PKK'dan taviz aldı tabii. Sözde senin "Suriye'de devlet kuruldu." dediğin bölge var ya geçenlerde, işte o topraklara hem Rusları hem Suriye ordusunu kabul etmek zorunda kaldı PKK.
Ruslar bu harekâtı durunca baktılar ki Türkiye'yi kontrol edebiliyorlar, Türkiye geri adım atıyor. İdlib'e de saldırmaya başladılar.
Türkiye İdlib'de ve Batı Halep'te çok fazla bölgenin kontrolünü kaybetti. Türk ordusuna yapılan açık saldırılar oldu ve nihayetinde 27 Şubat hadisesi gerçekleşti.
Türkiye bu noktada artık ya İdlib'i bırakacak çekilecekti ya da saldırmaya başlayacaktı. Bahar Kalkanı Harekâtı başlatıldı ve Rusya'nın operasyonu çökertildi.
Bahar Kalkanı Harekâtı Türk ordusunun bu coğrafyada en ciddi güç uyguladığı harekât olabilir. Sahadaki Suriye ordusu ve İran milisleri yola araç çıkaramaz, bulundukları yapılardan dışarı adım atamaz hâle geldi çünkü Türkiye kimi görse vuruyordu. Hatta bölgede görev yapan bir Rus gazetecinin "Türkiye hareket eden her şeyi vuruyor." şeklinde haberi bile oldu.
Ruslar direkt bir zarar görmeseler bile sahada vekil olarak kullandıkları güçlerin tamamen felç olduğunu görünce geri adım attılar ve 5 Mart'ta Moskova'da geçici bir ateşkes yapıldı.
İşte bu ateşkes sonrası Suriye'de çatışmalar dondu, harita neredeyse hiç değişmedi.
Daha sonra Biden'ın seçilmesi, Ukrayna Savaşı, Gazze Savaşı ve Lübnan Savaşı da gerçekleşince Suriye'de pek önemli olaylar da olmadı açıkçası.
Bu şartlar devam ederken 4 Kasım 2024'te ABD seçimleri oldu. Trump tekrar seçildi.
Trump'ın uyguladığı politikalar belliyken bir de uygulamak istediği politikalar hakkında yaptığı yayınlara bakınca Suriye'den çekilmek için bu sefer daha kararlı olduğu gözüküyordu.
Bence pek zeki biri değilsin ama şimdi ne demek istediğimi anlıyor ve parçaları birleştiriyorsundur, Trump çekilirse senin çok sevdiğin, bütün sempatizanlarını tek tek takip ettiğin PKK nerenin kapısını çalacak? Rusya'nın kapısını çalacak.
Yani Türkiye yine yeniden en kötü senaryo ile karşı karşıya kalmak üzereydi. Hatta Trump'ın gelişiyle birlikte Ukrayna Savaşı'nın biteceği de düşünülürse Suriye'den de çekilen bir ABD varken Ruslar daha özgür olacak, PKK'yı kollamaktan çekinmeyecekti.
ABD'deki seçimin üzerinden 1 ay geçmeden yıllardır donmuş durumda olan Suriye sahası bir anda ısındı ve Suriye'nin en büyük ikinci şehri Rusya ve İran destekli Esad'dan alındı. Bununla kalmadı Halep'in ve İdlib'in çevresi de kontrol edildi. Türkiye kaybettiği bölgeleri bir bir geri aldı, hatta ötesine geçti. Hama önlerine kadar gelindi.
Rusya ve İran bu kaybedilen bölgeleri ele geçirebilmek için yıllarca çabalamışlardı, 1 hafta olmadan kaybettiler ve bu bölgeler Suriye'de ekonominin dönmesi, Esad'ın Şam'da kalabilmesi için fevkalade önemli. Esad'ın görevde kalması demek, Rusya ve İran'ın kazanımlarını koruyabilmesi demek aynı zamanda. Yani bu bölgeler Rusya ve İran'ın kazanımları açısından çok önemli.
Şimdi az önce başarmışsındır ama şimdi olay daha karışık bir hâl aldı, sen yapamazsın diye parçaları ben birleştireyim: Trump'ın çekilme ihtimali çok yüksek, PKK sahipsiz kalacak. Sahip arayacak. Sahada Rusya hariç PKK'nın tasmasını tutacak bir güç yok ancak Fırat'ın batısındaki bölgeler artık Türkiye'nin kontrolünde olduğu için PKK'nın ipini tutmak Türkiye ile sorun yaşamak anlamına geliyor Rusya için ve bunun maliyeti çok yüksek. PKK bu maliyeti karşılayacak bir aparat değil. Son harekâtlar ile birlikte PKK'yı kontrol etmek Rusya için cazip bir durum olmaktan çıktı. PKK öncesinde maliyetsiz bir aparatken şimdi Rusya açısından maliyeti çok yüksek. Terazide getireceği kayıp kazançtan daha yüksek.
Rusya büyük ihtimalle önümüzdeki süreçte Adana Mutabakatı'nı daha çok gündeme getirecek ve Ankara'yla Şam'ın uzlaşması için geçtiğimiz dönemlerin aksine samimi olarak uğraşacaktır hakeza yıllarca Suriye'de savaşı tekrardan uzatmak istemeleri hiç muhtemel değil ki önce Bahar Kalkanı Harekâtı'nda olanlar sonra geçtiğimiz günlerde yaşananlar Türkiye'nin bölgede oyunu değiştirecek güce sahip olduğunu da kanıtlıyor. Rusya, Türkiye'yle karşı karşıya gelecek güce sahip olsa bile bunu yapmak istemeyecektir. Dediğim gibi, maliyeti çok yüksek bunun çünkü.
Bak ne oldu? PKK'nın tasması boşta kaldı. PKK'nın koruyucusu var mı? ABD çekildi, Rusya üstlenmiyor. Ne olacak Yücel?
En diri ve kompakt dediğin sözde ordu kimlerden oluşuyor, bunu da anlatayım sana.
Bölgede zorla silah altına alınan birçok Arap var Türkmen var sizin sözde ordunun içinde, bunlar sence kullanılıp atılmış PKK'nın safında savaşmak isteyecek mi? Çatışma başlar başlamaz kopacaklar sizin sözde ordudan.
Paralı askerler var. Paralı askerler muhtemelen Amerikan ordusu çekilmeye başladığında kaçman��n yolunu bulup kaçacaklardır.
Şimdi şöyle bir durum da var. Suriye'nin kuzeyi düz bölge. Öyle Irak'ta yaptığınız gibi mağaralara girip orada yaşama ihtimaliniz de yok. Türkiye'nin hava kuvvetlerini de kullanacağını az çok tahmin edebiliyorsundur.
Bir diğer mevzu da Suriye tarafı. Suriye tarafının en büyük korkusu Türkiye'nin Suriye'de yayılması. Bunun önüne geçemediler. Uzlaşmaktan başka çareleri yok. Türkiye'nin uzlaşı için ilk şartı PKK'ya karşı ortak mücadele. Türkiye kuzeyden vururken güneyden neler olacağını hayal edebiliyor musun? Türkiye kuzeyde daha çok toprak kazanmasın diye güneyden gelecek saldırının boyutunu hayal edebiliyor musun?
Tekrar sorayım: Ne olacak Yücel?
Başka bir soru sorayım: Kaç gün sürecek Yücel?
ABD seçimleri sonrası yıllardır donuk olan saha neden bir anda ısındı, son gelişmeler neden yaşandı anladın mı Yücel?
Eğer akıl sahibiysen Suriye'de iç savaşın bittiğini, PKK'nın kaybettiğini ve bunun resmileşmesinin sadece zaman meselesi olduğunu anlayabilirsin diye düşünüyorum.
O yüzden böyle deli saçması fikirlerini sağa sola yazıp kendini de kendin gibi PKK sempatizanlarını da boşa umutlandırma. Bu sana kıyağım olsun. Bol bol oku bu tweeti, gerçeklerle yüzleş.
Filistin halkı, 1947’den bu yana maruz kaldığı adaletsizlik ve zulme rağmen haklı davasından vazgeçmeden onurlu bir mücadele vermektedir.
Topraklarını terk etmeyip kimliğine ve geleceğine sahip çıkan Filistinliler, aynı zamanda uluslararası hukuka ve küresel insani değerlere olan inancı temsil etmektedir.
Tarih, hiçbir zulmün ebedi olmadığını birçok kez göstermiştir. Filistin halkının mücadelesine olan uluslararası destek her geçen gün artmakta, vicdan sahibi milletler ve bireylerin sesleri daha güçlü çıkmaktadır.
Filistin halkı kendi topraklarında, kendi devletlerinin şemsiyesi altında özgür, güven içinde ve müreffeh bir hayata mutlaka kavuşacaktır.
Türkiye olarak 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü vesilesiyle, adaletin ve barışın tesis edilmesi için Filistin halkı ve uluslararası toplumla birlikte çalışmayı sürdüreceğimizi tekrar vurguluyoruz.
#FilistinHalkıylaDayanışma
Batı, enerji/savunma projelerinde Türkiye'yi yalnız bırakırken, stratejik işbirliklerinin önünü kesmeye çalışarak Türkiye'nin alternatif yollar aramasına sebep oluyor, sonra da kendi itici politikalarının sonuçlarını Türkiye'nin Batı'dan uzaklaşması olarak yorumluyor.
1967 yılı Altı Gün Savaşları öncesi Mısır lideri Nasır meydan meydan dolaşıp İsrail’i nasıl vuracağını anlatıyordu. Bir gece ansızın İsrail geldi 24 saat içinde Mısır’ın askeri alt yapısının önemli kısmını yok etti. Tarih, söylemle değil, eylem ve onun ürettiği sonuçla ilerler…