#HRW tarafından, yayınlanan raporda ise #Esed rejimine bağlı güçlerin, #Şam’ın #DoğuGuta bölgesine yönelik #Rusya yapımı kimyasal silahlar ve uluslararası kanunlarca yasaklanmış misket, fosfor ve Napalm gibi silahlar kullandığına dair kesin deliller elde edildiği açıklanmıştı.
#BM ve #OPCW tarafından, 4 Nisam 2017 tarihinde #Suriye’in kuzeyindeki #İdlib’in #HanŞeyhun kasabasına yönelik düzenlenen ve 100’ü aşkın sivilin ölümüne neden kimyasal saldırıdan #Esed rejiminin sorumlu olduğu doğrulanmıştı.
Oosterom, açıklamasında, #Suriye’de kimyasal silah kullanılmasının uluslararası kararları çiğnediği ve kimyasal saldırılara karışan bütün kişi, kurum ve oluşumlardan hesap sorulması gerektiğini ifade etti.
#Hollanda’nın #BM Daimi Temsilcisi Karel Van Oosterom, ülkesi tarafından çağrısı yapılan #BMGK kapalı oturumu sonrası yaptığı açıklamada, bütüm BMGK üyelerinin #OPCW’nin #Suriye’deki çalışmalarını destekleme kararı aldığını söyledi.
#OPCW Müdürü Ahmet Üzümcü ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, son zamanlarda, rejim güçlerinin #Şam’ın #DoğuGuta bölgesinde kimyasal silah kullandığına dair raporlar geldiğine dikkat çekti. #Suriye
#BM tarafından, görüşme sonrası yayınlanan bildiride, #Esed rejiminin kimyasal saldırıları kınanarak, bu saldırılardan hesap sorulması gerektiği ifade edildi. “Kimyasal silah kullanımının cevapsız bırakılması imkansızdır” ifadeleri kullanıldı. #Suriye
#BM Genel Sekreteri Antonio Guttierres, bugün, Uluslararası Kimyasal Silahları Yasaklama Komitesi (#OPCW) Başkanı Ahmet Üzümcü ile yaptığı görüşmede, #BMGK'ine #Esed rejiminin #Suriye’de kimyasal silahlı saldırılar düzenlediğine dair raporlar üzerine harekete geçme çağrısı yaptı.
❝PYD'nin dönüş hakkı tanımadığı yüz binlerce vatandaş, bugün Zeytin Dalı Harekatı gölgesinde yaşıyor❞
Suriyeli muhaliflerin oluşturduğu Müzakere Yüksek Komitesi Başkanı Nasır el-Hariri'den #ZeytinDalıHarekatı açıklaması https://t.co/FUpcDMjBHB
#YMK#Suriye’de diktatörlüğün her türünden kurtulmaya imkân sunacak bir siyasi geçiş için #Cenevre’de #BM gözetiminde bir müzakere sürecinin tekrar etkin hale getirilmesi dile getirdi.
#YMK, bu katliamların uluslararası toplumun ayıbı olduğunu ifade ederek, kuşatma altındaki bölgelere bir an önce insani yardımların ulaştırılması gerektiğini söyledi.
#Rusya ve #İran’a gerçek anlamda baskı yapılması gerektiğini belirten #YMK, toplu katliamlara neden olan askeri operasyonların durdurulmasını ön gören #BMGK’nın 2401 sayılı kararının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
#YMK, rejim ve müttefiklerinin saldırılarında binlerce sivilin şehit olduğunu dile getirerek, bu durumun siyasi müzakere sürecini dara soktuğunu, #Suriye halkının acılarını artırdığını ve bölge barışı ve istikrarını tehdit ettiğini söyledi.
#Esed rejimi, #Rusya ve #İran’ın her türlü silahı kullanarak sivillere yönelik gerçekleştirdiği askeri operasyonların, uluslararası hukuka ve insani hukuka aykırı olduğunun altını çizen #YMK, bu operasyonlarda kadın, yaşlı ve çocuk demeden hayatlarını kaybettiğini ifade etti.
YMK, #DoğuGuta’da yaşanan insani krizin Esed rejiminin askeri yöntemlerde ısrarcı olmasına bağladı. Suriye halkının Suriye’de siyasi yollardan demokratik bir devlete geçmeyi hedeflediğini buna rağmen rejimin uluslararası referansı olan bir müzakere sürecini reddettiğini belirtti.
#YMK, #Esed güçleri, #İran milisleri ve Rus hava güçlerinin sivil yerleşim alanlarını, uluslararası hukuka göre yasaklanmış silahları da kullanarak, hedef aldığını, #Suriye’de savaş suçu işlediğini, böyle devam etmesi durumunda siyasi sürecin tehlikeye gireceğini kaydetti.
Delatter ve Sinirlioğlu ülkelerinin Suriye’ye ilişkin uluslararası kararlara önem verdiğini ve ateşkesin uygulanmasının siyasi çözüm yolunda atılmış başarılı bir adım olacağını düşündüğünü vurgulayarak, tehcir ve demografik değişimi kesinlikle kabul etmediklerini sözlerine ekledi