Sefa kardeşim bir analiz yapmışsın. Seninde gözünden kaçan kritik bir detay var. Kılıçdaroğlu dün tutuklamaların siyasi olmadığı yönünde konuştu. Aklansınlar gelenler dedi ve bu söylemle mahkemelere güvendiğini ima etti ve bir belediye başkanı örneğini verdi. Yani tutuklamaları hukuki bulduğunu söyledi. Ya hu bu kadar tutuklama hukuki olabilir mi? Aklansınlar diyip ihraç ediyor beraat ederlerse kapımız açık diyor. Bu kabul edilebilinir bir durum mu? Hani masumiyet karinesi. Kılıçdaroğlu bu tavrı ile AKP nin toplumda kabul görmeyen tutuklamaları meşru bir zemine çekmiyor mu? Kendisine bir iş adamı sponsor olabiliyor ama İmamoğlu iş adamlarından aldığı bağışlarla kreş, yurt, kent lokantası, kültür merkezi vb açınca neden olmuyor? Kılıçdaroğlu zannımca tanrı kompleksi yaşıyor ve kendisini ilahi bir mertebede görmeye başlıyor. Ben istemiyorum beni aday yapıyorlar, partiyi gel yönet diyorlar vs. Kılıçdaroğlu nun en yanındakiler sarayın has adamları bana göre bu kompleksini görüyorlar ve bunu kullanarak muhalefeti dağıtmaya çalışıyorlar.
Bir işadamı masraflarımı karşıladı diye pişkin pişkin söylerken, düğünden kalma 50 gr altın çıkan belediye başkanından, 50 TL bağış yapan İBB personelinden kuşkulanıyorum aklansınlar diyor.
Kimsin la sen ? Alemlere rahmet filan mı sanıyor kendini acaba bu işbirlikçi
Akşamdan beri şaşkınlığımı üzerimden atamıyorum.
"Masraflarımı bir iş insanı karşılıyor, ismini açıklayamam" ne demek abi?
Bu nasıl bir aymazlık, nasıl bir ayıp.
Normal bir ülkede bunu söyleyen bir siyasetçinin siyasi hayatı o dakikada biter.
Eşi Osman Kavala yıllardır, hukuksuzca, insafsızca rehine olarak içeride tutulurken dik durmanın eşsiz bir örneğini verdi; bir bilim kadını olarak yazdı, konuştu, üretmeyi bırakmadı. Her tür ödülü hakediyor.
Hele bakh bakh bakh.
Suçsuz diyebilseymiş, diyemiyormuş.
Türkiye Yüksek Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı.
Anayasa "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz."
AİHS "Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır"
#SonDakika Özgür Özelden Kemal Kılıçdaroğlu’na büyük rest:
“Çağrı yapıyorum, ikimiz yarışalım. 2 milyon üyemizle seçime girelim. %90’ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum!”
Bu soru çok doğru bir soru.
Ben 30 yılı aşkın sosyal girişimciyim, dernekçiyim, sivil toplumcuyum. Dernekler hele böyle büyük para dönen dernekler çok sıkı ve düzenli denetlenir. Eğer varsa bunca zaman neden ve nasıl tespit edilemedi böyle bir yolsuzluk?
Bu sorunun cevabı göründüğünden daha önemlidir.
Bu Barış yarkadaş denen işbirlikçi Truva
o kadar kötü, ucuz ve ahlaktan uzak ki;
Haluk Levent olayına adı karışan ve henüz ifade dahi vermemiş Ece Güner’i paylaşım yaparken, bir dönem sırf danışmanlığını yaptı diye Ekrem imamoğlu ile olan fotoğrafını seçiyor!
Nerdeyse Haluk’la Ekrem beraber bahis oynadılar diyecek!
Ben de bu soytarı gibi ahlaktan uzak olsam şöyle derdim;
Ece Güner Kemal Kılıçdaroğlu’na çok yakınlığıyla bilinen Erdoğan Toprak’ın o dönemki eşi!
Ahlak, şeref, namus, vicdan sükut etmiş!