Bu güruh sosyal medyada Mustafa Kemal’in askeri! Bunların çoğu savaştan kaçan Suriyelileri aşağılayan, Gazze için ‘Araplardan banane’ diyen veya görmezden gelenler! Bunlar Ortadoğu’ya düşman; İngiliz’e, Fransız’a hayran! Türkiye’de savaş çıksa çoğunun yurtdışında evi de hazırdır!
Merak ediyorum Erdoğan'dan önce bu ülke "yönetilemiyor" bahanesiyle bu kadar çok kendisinden nefret duyulan ve düşmanlaştırılan başka bir lider oldu mu!?
Şahsen ben Adnan Menderes'in sahte belgeler üretilerek asılması hariç, hiçbir liderin Erdoğan kadar, organize halinde düşmanlaştırılıdığını ve bir nefret objesi haline dönüştürüldüğünü hatırlamıyorum.
Üstelik yetmiş sente muhtaç olduğumuz dönemleri yaşayan ve küresel tefecilerin eline düştüğümüz o sıkıntılı günlere şahitlik etmiş olan biri olarak hatırlamıyorum.
Hâlbuki Erdoğan, hiçbir liderin cesaret edemediği, azınlığın çoğunluğa tahakkümünü kaldırmış bir lider olmasına rağmen hâlâ toplumun bir kesimi tarafından neden düşmanlaştırılıyor!
Bunun sebebi Erdoğan'ın ülkeyi iyi yönetemiyor olmasından değil elbette, öyle olmuş olsaydı, kendisinden önce Türkiye'yi iflasa sürükleyen liderlerden çok daha fazla nefret etmeleri gerekirdi.
Bunların dertleri başka, delikanlı gibi çıkıp biz Erdoğan'ı İslâmî hassasiyetleri olan bir insan olduğu için sevmiyoruz, bu yüzden ondan nefret ediyoruz, isterse ağzıyla kuş tutsun yine de ondan nefret etmeye devam edeceğiz deme cesaretini gösteremiyorlar.
Erdoğan'ın 23 yılda yaptıklarını seküler zihniyete sahip olan biri yapabilmiş olsaydı, Türkiye'nin her tarafına putlarını dikerlerdi.
Reis'imizin arkasında durmamızın yüzlerce sebebinden sadece biridir.
Dün, büyüdükleri öz yurtlarında laik-faşist/Kemalist dinozorlar tarafından başörtüleri nedeniyle, tarihe geçen karanlık dönemin Guatemala zulmüne benzer muamelelere maruz kalan çocuklarımız;
Bugün Reis'imizin emriyle Danıştay üyesi olarak atanıyor.
Pirzola sizin olsun,
Bana bir kâse çorba yeter.
Elhamdülillah.
@elonue Birde bu çıktı ..Dersimliyim, Dersimliyiz! Övülüncek gurur duyulacak bir şeymiş gibi sosyal medyada şişiriliyorlar. Milletin sabrı ile ile oynuyorlar. Lan it TC kimliğinle övünmüyor boktan bir bölge kimliğini öne çıkarıyorsan seni o boka gömerler. Tarihten hiç ders almamışsınız!
Bolu Tüneli bir mühendislik harikası..
36 yılda 14 hükümetin Bolu tünelini bitiremediğini bilmeyen zihniyete Sn. @RTErdogan’ın 23 yılda 364 tünel yaptığını anlatamazsın.
Bir süredir muhalefet mahallesinde ilginç bir tartışma dönüyor.
Düne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politikada yalnızlaştığını söyleyenler, bugün Türkiye'nin bölgesel denklemlerde artan ağırlığını görünce bu kez farklı bir tez ortaya atıyor: "ABD Erdoğan’ı destekliyor."
Peki gerçekten öyle mi?
Yoksa asıl mesele, yıllardır karşı çıkılan politikaların sonuç vermiş olması mı?
Hatırlayalım...
Türkiye sınırlarının hemen ötesinde bir terör yapılanması oluşturulurken Erdoğan yönetimi askeri operasyon kararı aldı. O günlerde Batı medyasının manşetleri de, içerideki muhalefetin açıklamaları da büyük ölçüde aynı çizgideydi.
Libya tezkeresi Meclis'e geldiğinde "Türkiye'nin ne işi var orada?" denildi.
Karabağ'da Azerbaycan'ın haklı mücadelesi sürerken birçok kesim gelişmeleri uzaktan izlemekle yetindi.
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik adımlar eleştirildi.
Suriye konusunda ise Ankara'nın güvenlik kaygıları küçümsendi.
Ancak bugün dönüp tabloya baktığımızda farklı bir gerçeklikle karşılaşıyoruz.
Türkiye, sahada ve masada etkili bir aktör olarak varlığını sürdürüyor.
Libya'da denklemin dışında değil.
Karabağ'da Azerbaycan zaferle çıktı.
Suriye'de Türkiye'nin güvenlik hassasiyetleri artık göz ardı edilemiyor.
Rusya-Ukrayna savaşında Ankara, hem Moskova hem Kiev ile konuşabilen ender başkentlerden biri olmayı sürdürüyor.
İşte bazı çevrelerin açıklamakta zorlandığı nokta tam da burası.
Çünkü yıllarca başarısız olacağı söylenen politikalar sonuç üretmiş durumda.
Uluslararası ilişkilerde kalıcı olan şey dostluklar ya da düşmanlıklar değildir. Kalıcı olan güç dengeleridir.
Bugün Washington'ın, Avrupa'nın ya da bölgedeki diğer aktörlerin Türkiye'nin tezlerine daha fazla kulak vermesi bir sempati meselesi değil; ortaya çıkan yeni jeopolitik gerçekliğin sonucudur.
Devletler güçlü gördükleri aktörlerle çalışır, sonuç alan liderleri dikkate alır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son yıllarda inşa ettiği etki alanı da tam olarak buradan kaynaklanıyor.
Kriz anlarında risk alabilmesi, uluslararası baskılar karşısında geri çekilmemesi ve uzun vadeli hedeflerden vazgeçmemesi onu sıradan bir siyasi figür olmaktan çıkarıp küresel ölçekte etkili bir lider konumuna taşıdı.
Bugün gelinen aşamada ise yeni bir hedef öne çıkıyor:
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonu.
Yıllardır Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmak istenen istikrarsızlık kuşağına karşı verilen mücadele, artık daha geniş bir stratejik çerçevenin parçası hâline gelmiş durumda.
Terör örgütleri üzerinden bölgeyi yeniden şekillendirmeyi amaçlayan senaryoların önemli ölçüde bozulduğu görülüyor.
Bu nedenle mesele sadece güvenlik politikası değildir.
Mesele, Türkiye'nin kendi geleceğini başkalarının planlarına göre değil, kendi önceliklerine göre şekillendirme iradesidir.
Belki de bazı çevreleri rahatsız eden asıl gerçek budur.
Çünkü ortaya çıkan tablo, yıllardır anlatılan "Türkiye kaybediyor" hikâyesiyle değil; Türkiye'nin sahada ve diplomaside elde ettiği kazanımlarla açıklanabiliyor...
Bu yazıyı mutlaka okuyun ve İstanbul Erkek Lisesi’nde devşirilen, zeki ama kolonize beyinli veletlerle velilerinin okul müdürünün konuşmasını neden protesto edip olay çıkardıklarını anlayın.
Devlet okuluna yüksek puanla giren çocukları bizim vergilerimizle ödenen paralarla yetiştireceksin, sonra bu çocukları Alman üniversitelerine yerleştirip nitelikli insan gücü elde edeceksin.
Yok öyle yağma.
ME Bakanı Yusuf Tekin devlet eliyle yetiştirilen nitelikli insan gücünü Almanya’ya kaptırmak istemiyor. Bu yüzden de bu lisede Alman üniversitelerine doğrudan giriş hakkı sağlayan ABİTUR uygulamasının öğrencilerin yarısını kapsamasına dair bir çalışma başlatıyor.
Ama ne oluyor bilin bakalım.
Alman Büyükelçiliği telaşa kapılıyor. Dışişleri Bakanlığı’nı atlayarak, MÜSTEMLEKE VALİSİ gibi doğrudan okul idaresiyle görüşüyor ve uygulamanın aynen devam etmesi talimatını veriyor.
Bu rezillik mezuniyet töreninde devam ediyor. Müdürün ilk mezun bir ismin duasını okumaya kalkmasıyla zeki ama mankurtlaştırılmış ve iğdiş edilmiş kolonize beyinler protesto ediyor.
Ama protestonun arkasındaki asıl mesele Abitur uygulamasındaki yeni girişim.
Olay çok basit.
Bu uygulamanın sürdüğü tüm ülkelerdeki okullar, yüksek bedellerin ödendiği ÖZEL OKULLAR.
✅Bir tek Türkiye’de devlet okulu.
✅Devletin maaş ödediği öğretmenlerle personel.
✅Devletin binası, suyu elektriği.
✅Yatılı öğrencilere ikamet imkanı.
✅Okul ücreti yok.
Ama her yıl mezun olan 150 öğrenci Alman Üniversitelerine gitsin ve Alman devleti tarafından devşirilsin.
Almanlar bedavaya elde ettikleri bu insan gücünden vazgeçmek istemiyor.
Fonladıkları hain ve pespaye medya ile yetiştirdikleri monşerler aracılığıyla okulda adeta çete gibi hareket eden yapıyı öne sürüyor.
Devletimizin yetiştirdiği çocukları kaptırmak istemeyen Yusuf Tekin’i yalnız bırakmayalım ve destekleyelim.
Yok öyle üç kuruşa beş köfte.
Devleti kuran parti değil kağnı ile silah taşıyan annelerden siperlerde savaş meydanında Allah Allah diyip fedai can eden yiğit Anadolu insanından zaferini çalan parti o. 😠
Rümeysa Eker asla görevinden istifa etmemeli. Yarın unutulacak bir konu için de kariyerini kimseye harcatmamalı. Gelecek vaad eden genç siyasetçimizin YANINDAYIZ
İstifa etmesini isteyen Birileri varsa onlar AK Parti’den istifa etsin..
Sayın Cumhurbaşkanımızın ölmüş mübarek annelerine canının cananı eşi hanımefendiye etinin parçası kızlarına küfür ve hakaret eden O***PU ÇOCUKLARI şimdi de daha 20 yaşındaki Rümeysa kızımıza küfür ediyorlar.
Size dost olan Allah'a düşmandır!,😡
Sen
Bugün devlette
Resmi olarak kayıtlı olmayan
Yahudi bir siyonistin
El bombası niyetine
İçimize attığı Kemalizm'in maskesini düşüren şu cesur yürekli evladımıza
Ceza verirsen
Yarın
Şehid bacısına sövüp
Nutuk kitabını önüne koyarak
Kendilerini savunmaya devam ederler.
80 yıldır
Atatürk'ü istismar edip
Kemalizm'in maskesini takarak
Memlekette
Bütün pis işleri yapanları
deşifre etmiştir
Namuslu
Vatanını ve Atatürk'ü seven insan
Rumeysa'nın bahsettiği pis işleri yapmaz
O
Kokuşmuş bir çağı kapatıp
Tertemiz bir çağ açmıştır
HELAL OLSUN 👏
Kendinden çok emin
Kemalizm maskesi altında
Atatürk'ün çatır çatır istismar edildiğini
O kadar iyi biliyor ki
Belki geçmişi
Bizim gibi yaşamamış ama
Arşivlerinde içinden geçmiş
70 senelik siyasetçi gibi.
@Akparti
Rumeysa kızımıza
Sahip çıkın
Çünkü mesele
Atatürk değil
Dünyanın en kolay işi solcu olmaktır.
Beştepe’de devleti yönetirken kilosu 70 TL’ye manda yoğurdu yersen “diktatör” olursun;
Ama en güzel tatilini yaparsın boğazda viskini yudumlarsın, hükümeti eleştirmek için iki twit atarsın, o zaman hem solcu, hem halkçı, hem de özgürlük savaşçısı olursun.