koç'un serveti cengiz holding'in servetinden daha az kirli değil. cengiz'in talihsizliği, ilk sermaye birikim ve servet transferi aşamasına tanık olmamız.... yüz yıl beklersek cengiz'in de ömer koç gibi sanatperver aristokrat veliahtları olacak...
Ekrem İmamoğlu'nun önceki Özel Kalem Müdürü ve İBB Muhtarlıklar Daire Başkanı Yavuz Saltık, savunmasını yaptı.
İnsani yönün öne çıkan savunmada Saltık, bir anısını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı:
Ben tutuklandığımın 3. ayında "Avukat görüşü var" dediler. Ben de avukat görüşüne çıktım, elimde kâğıtlarımla beraber kabine girdim. İçeride tanımadığım bir avukat vardı. O sıralarda da tabii böyle işte "etkin pişmanlık" hani, bu ve benzeri konularda şeyler ortalıkta dolaşıyor. Avukatı tanımadım. "Yavuz Saltık siz misiniz?" dedi, "Benim" dedim. "Siz kimsiniz?" dedim, ismini söyledi. Benim hafızam iyidir Başkanım, yani ayıptır söylemesi üzerime 27 yıl önce su sıçratan arabanın plakasını aklımda tutarım; o yüzden ama ismini hatırlayamadım avukatın, adını tanımadım yani. "Yavuz Bey" dedi, "beni Ağrı Doğubayazıt'tan şu isimli bir vatandaş gönderdi." Onu da hatırlayamadım. "Hoş geldiniz" dedim, "buyurun" dedim, "nedir? Size nasıl yardımcı olabilirim?"
"Yavuz Bey" dedi, "siz bundan 1-2 yıl önce..." Sayın Başkanım, konuşmamın başında dedim ya, hem özel sektörde çalıştığım yıllarda hem kamuda çalıştığım yıllarda çok çeşitli sosyal sorumluluk projeleri için hem Türkiye'nin yoksul bölgelerinde hem Balkan coğrafyasındaki soydaşlarımızın olduğu bölgelerde böyle sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirdik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeyken de bu projelere hiç ara vermedim. Herkes bilir; herkes tatilde, bayramlarda annesinin, babasının yanına gider, ailesiyle geçirir. Ben o anlamda eşim ve çocuklarıma karşı da mahcubum; ben bütün tatil zamanlarımı Doğu, Güneydoğu'da, İç Anadolu'da ve Balkan coğrafyasında geçirdim. "Siz" dedi, "Doğubayazıt'a gitmişsiniz bundan birkaç sene önce bir kış ayında." "Onu hatırladım" dedim, "evet hatırladım ben o konuyu." Ondan sonra orada, dedi, 2500 tane çocuğa ilçe milli eğitim, kaymakamlığın da desteğiyle, ilçe milli eğitimin de rehberliğinde biz bot ve mont getirdik 2500 çocuğa, yoksul çocuğa. "Onları da almışsınız" dedi, "evet" dedim. "O siz çalışmayı bitirdiğiniz akşam..." Doğubayazıt'ı bilenler vardır, trafiğe kapalı bir caddesi vardı, İsmail Beşikçi Caddesi. "Orada oturuyoruz" dedi, alçak tabureli evlerde çay içerken...
"Sizin yanınıza" dedi, "bir çöp toplama işçisi geldi, aracın arkasından inerek." "Çok iyi hatırladım" dedim ben. Hatta sizi takdim etmişler; "İşte İstanbul Büyükşehir'den geldi arkadaşlarımız, böyle bir çalışma yapmışlar burada" diye. Siz bir de o çöp toplayan arkadaşla tanışmıştınız.
Öyle durunca benim işte İstanbul'dan bu amaçla geldiğimi görünce, üstünde tabii şey kıyafeti vardı, işçi kıyafeti. Dedi ki Kürtçe söyledi: "Heval" dedi, "biraz kirli" dedi "üstüm. Sarılmak isterim ama" dedi, "üstüm kirli, o yüzden" dedi, "eldivenleri çıkaracağım, elim temiz" dedi. "İnşallah başka bir zamanda sarılırım ama" dedi, "bir elini sıkayım senin, elini sıkayım" dedi. "İnşallah bir gün de sarılabilirim" dedi. Orada arkadaşları çağırdılar onu ve oraya araca konuştular. Tamam, ben detayların hepsini biliyorum, hatırladım ben, evet. O çöp işçisi tutmuş avukatı. "Git" dedi, "Yavuz Bey'e selam söyle.
Ona benim yerime de sarıl" dedi; çünkü bizim bot ve mont verdiğimiz çocuklardan biri onun kızıymış. Ben de dedim ki —kâğıtlar vardı, elimden düştü kâğıtlar— dedim ki Elazığ'da, Palu'da bir yaşlı amcadan öğrenmiştim, çok güzel bir sözdür, aklıma nakşetmişim:
"Biz dostlarımızın azını çok, yokunu var sayarız." Söyle ona, onu geldi kabul ettim. Gönderdiği selamı da al.
Sayın Başkan, ben hayatımı insanların bu duygularını duymak, yaşamak, bu ülkenin kardeşlik hukukuna bir nebze de olsa kendi imkânlarım çerçevesinde katkı sunmak için yaşayan bir insan
Harici Bellek 331. kez yayında.
Bugün programda Gezi şarkıları var.
Öncesinde zaman tünelinde biraz dolanacağım. Hatırlamak, hatırlatmak, unutturmamak için…
Apaçık Radyo’da, 12.00-13.00 arasında.
Canlı yayın linki burada:
https://t.co/pwT4NLSOBD
@acikradyo
Fransa'nın yaşayan son büyük filozoflarından Edgar Morin bugün 102. yaşına girmiş. France Culture de bu vesileyle Morin'in gençlere mesajını içeren bir video hazırlamış. Bu hoş videoyu görünce hemen çevireyim dedim.
Nazilere karşı direnişte yer alan Morin şöyle söylüyor:
"Hayatta kalmak ve yaşamak arasındaki farkı gördüm. Saklanırsam, kendimi güvenli bir yere alırsam hayatta kalırım. Mesele yaşamak ise bu durumda hayatını riske atmak gerekir. Ancak hayatını riske atmak demek, özgürlük için savaşan tüm gençlerin, tüm ülkelerin oluşturduğu topluluğun bir parçası olmak demektir."
@No4Turkey Daha doğrusu, siz bunlara cevap yetiştirince görünürlükleri artıyor, istemeyeceğiniz halde yardımcı oluyorsunuz. Ben üşenmeden, tek tek, önce "spam" bildiriminde bulunup ardından blokluyorum.
Mutlak butlan operasyonunun mahiyeti, arkasındaki niyet ve aktörlerin motivasyonu hâlâ tam anlaşılmış görünmüyor. Hâlâ Kemal Kılıçdaroğlu üzerinden çözümlemeler yapılıyor. Analitik zekâdan yoksun ya da görev bekleyen kimi çevreler ise olayı CHP içi bir mücadele olarak kodlamaya çalışıyor.
Muhalif çevrelerin en büyük sorunu, rejimin yapısını ve gittiği yönü bir türlü çözememekti. Bu sorun devam ediyor.
Geldiğimiz noktada rejim ittifakı içindeki, “adını koyalımcılar” diyebileceğimiz bir grup, artık çok daha farklı bir faza geçme zamanının geldiğini ve uluslararası ortamın buna müsait olduğunu düşünüyor. “Bugün değilse ne zaman? Bu tarihî fırsatı kaçırmayalım” diyorlar.
Bu faz, seçim kazanmaktan çok daha öte bir şey: yeni rejimi kalıcılaştıran, derinleştiren ve muhalif partileri bu rejimin içinde kendilerine uygun görülen alanlara yerleştiren bir tasarım.
Bunu yaparken bir yandan yeni rejimin düşünsel ve kültürel altyapısını oluşturmaya çalışıyorlar; diğer yandan toplumdaki tepkiyi bastırmanın ya da dağıtmanın yollarını arıyorlar.
Evet, yeni rejim Erdoğan’ın iktidarının devamı üzerine kurulu; ama ondan ibaret değil, onun ötesinde bir şey.
Bu tasarım işler mi? Emin değilim. Bu arkadaşların tasarım kabiliyeti, kurnazlıklarının çok gerisinde. Üstelik rejim içinde herkes bu gidişata ikna olmuş değil. Başka birçok sorun da var. Ama CHP/Özel/İmamoğlu meselesi ortadan kalkarsa yolculuğun çok daha kolaylaşacağını düşünüyorlar.
CHP’nin başına Kılıçdaroğlu’nun atanması projesi, hem CHP’yi bir süre kaosa sürüklemek, sonra belli bir alana tıkamak; hem de Erdoğan’ın gönlünü okşayan bir tür aşağılama işlevi görmek için tasarlanmış gibi. Aynı zamanda Kılıçdaroğlu eliyle Özel ve İmamoğlu’na karşı operasyon başka bir derinlik kazanacak. Özel/İmamoğlu’na karşı yeni ve taze bir cephe açılmış olacak.
Kılıçdaroğlu, Bahçeli gibi zeki ve derinlikli bir siyasetçi değil. Bahçeli de rejimin marifetiyle parti başında kalmıştı; ama ardından rejimin ortağı, hatta bir anlamda ruhani lideri oldu. Bu tasarıma göre Kılıçdaroğlu çok daha aşağı bir pozisyonda konumlandırılacak. Muhtemelen Öcalan’ın da altında, kendisine ayrılmış dar bir alanda.
Rejim Özel’i tasfiye etmeye çalışacak. Mansur Yavaş nötralize edilecek ya da belki onunla başka bir anlaşma zemini aranacak. Bunun çok zor olmadığını düşünüyor olabilirler. Ama hâlâ çözemedikleri mesele, yüzde altmışları aşan birikmiş muhalif halk.
Erdoğan nasıl yeniden seçilecek? Plan muhtemelen şu: güçlü aday çıkmasını engellemek ve muhalif kesimin sandığa gitme motivasyonunu kırmak. Buna rağmen sandığa gidilirse, o zaman top YSK’da. Onun da çok zor olmayacağını düşünüyor olabilirler.
Bu senaryolar Özgür Özel tarafından da zaten görülüyordur. Özel’in işi çok zor. Ama en önemli mesele halkın gönlünü ve desteğini kazanmak, kitlelere güçlü ve gerçekçi bir motivasyon sunabilmek. Özel insani bir mücadele yürütüyor. Aynı zamanda CHP’nin seçilmiş liderliğinin ve tabanının ağrı eşiği de artmış durumda. Bu, enerjiyi CHP içi mücadeleye harcayarak başarılabilecek bir şey değil. CHP içinde kalınsa da onun dışında başka bir mücadele alanı kurulmak zorunda.
Değerli yol arkadaşlarımız,
“CHP İletişim” hesabımız artık “Özgür Özel İletişim” (@ozgurozeliletsm) adıyla yoluna devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, dayanışmamızı büyütmek için hep birlikte takip edelim, çevremize de ulaştıralım.
Birlikte daha güçlüyüz.
#Lider