son zamanlarda bu tarz birkaç gönderi gördüm, daha doğrusu haberdar edildim, o sebeple ilk ve son kez yazmak istiyorum. kimseyi ikna etmek gibi bir derdim yok ancak kendim ile alakalı farklı bir intiba olmasını istemiyorum. böyle şeyler görünce ciddi anlamda üzülüyorum, kendimi kötü hissediyorum. hiç olmadığım biri gibi yazılıp çizilmesi canımı sıkıyor. tabi twitter’ın tarzının biraz bu olduğunun farkındayım. Bazı tweetlerin sırf can yaksın diye, muhatabı üzülsün diye yazıldığını görebiliyorum. burası gerçekten acımasız bi mecra, birazdan yazacaklarımı bunu bilerek ve yiyeceğim küfürleri baştan kabullenerek yazacağım.
öncelikle akp’li değilim. 2009 yerel seçimlerinde ilk oyumu kullandım; hayatımda akp ya da rte’ye hiç oy vermedim. hatta üniversite yıllarımda fazla muhalif ve agresiftim. 2010 referandumu olaylarında kızılay’da jop yemişliğim bile vardır :) maalesef birkaç seçim öncesinde de bu ülkede bir şeylerin seçim ile değişeceği inancını yitirdim. hatta son seçimler öncesinde de muhalefet gözükenlerin aslında muhalefet olmadığına dair birkaç şey söylediğimde yine linç yemiştim. Velhasıl; 2013’ten beri siyaset her yönüyle midemi bulandırıyor. O yüzden bende son yıllarda Kendimi tamamen işime verdim, siyaset ve gündemi takip etmek işimi engelliyordu, tamamen kulağımı tıkadım.
Bahsi geçen mevzuyu size anlatayım. bundan yaklaşık 5-6 ay önce AKP’li bir vekil, beni belediyenin düzenlediği ücretsiz tercih seminerine çağırdı. Bunun her sene geleneksel olarak yapıldığını ve birçok youtube öğretmenin de katıldığını, öğrencilere ücretsiz tercih danışmanlığı yapılan bir çalışma olduğunu söyledi. Öğrencilerin faydasına olan işleri seviyorum, katılmakta bir sakınca görmedim. 5 kuruş para almadım, ankara’dan istanbul’a kendi aracımla gittim; yol masraflarımı dahi cebimden ödedim. Seminerin olduğu gün, beni davet edem vekil ile birkaç fotoğraf çekindik ve bu instagramda paylaşıldı. Allah var; vekilden hiçbir şekilde siyasi bir yönlendirme ve talep olmadı. Ben paylaşım yapılana kadar bunu siyasi bir amaca hizmet edeceğini ya da siyasi bir yorumlamaya malzeme olacağını aklıma bile getirmedim. Ben seminere ayak bastığım andan itibaren sadece öğrencilerime ve konuşmama odaklıydım. Aklımda sadece tercih dönemi ve süreci ile alakalı meseleler vardı. İşin siyasi tarafa çekildiğini gördüğüm zaman ise fotoğrafları kaldırdım.
İşte mevzu sadece bundan ibaret. O gece kızıma küfürler edildi, eşime hakaretler edildi, bana ağza alınmayacak laflar söylendi, mesleğim, kişiliğim her şeyim sorgulandı. Hepsini o gün sineye çektim, kendi kendime “olayı tam anlamıyla bilmiyorlar, bilseler böyle konuşmazlar” dedim.
beni izlemek istemeyen izlemesin. bana alternatif olarak yazılan tüm kanallar samimi arkadaşlarım; hepsinin de başarılı olmasını gönülden isterim. hatta herkes kanalın kapanmasında mutabık kalacaksa youtube’da 1 tane daha ders videosu yayınlamamaya da hazırım. çoğunluk bunu istiyorsa hiçbir problem yok. benim youtube da ders anlatmayı bırakmam her şeyi çözecekse, sorun yok :)
her insanın illa ki bir siyasi görüşü, bir hayat görüşü olur. sizin görüşünüz buna uyar ya uymaz. buna çok takılmanın anlamı yok diye düşünüyorum. sonuçta 1 yıl benden ya da başka birinden matematik öğrenip sınava gireceksiniz; sonra da bir daha hayatınızın hiçbir yerinde olmayacağım. hayatınızın sadece 1 senesinde kullan-at olarak kullanacağınız bir adamın siyasi görüşü yüzünden hayatınızın en önemli sınavınızın planlamasına karar vermeyin. bu ben için de geçerli, diğer hocalar için de geçerli.
zaten youtube’un mantığını tam olarak kavrayan bir öğrenci sadede 1 hoca değil birden fazla hoca ile ilerlemenin daha mantıklı ve avantajlı olduğunu görüyordur.
bir öğretmenin siyasi görüşüne göre tercih edilmesi bana saçma geliyor. benim siyasi görüşüm yazılanlarla birebir aynı olsaydı da aynı şeyleri söyleyecektim.
Son olarak ; yarın öğrencilerimin faydasına bir davet gelse, kimden geldiğine bakmadan yine giderim. İşin siyasi boyutu beni ilgilendirmez.
Herkese sevgiler.