“Hayatta gerçekte kimin kazandığını bilmek istiyorsanız evde kavgalar içinde büyüyen, suçlamalarla, vicdan azaplarıyla, mutsuz ebeveynlerle uğraşan ve buna rağmen nazik, sevgi dolu ve anlayışlı bir yetişkin haline gelen kişiye bakın.
Asıl bu, üstesinden gelmektir.”
“Çok da geçmişte kalmaya gerek yok; olan olmuş, biten bitmiştir. İnsan, düne takıldıkça bugünü heba eder. Önemli olan, ‘yarını nasıl güzelleştirebiliriz’ diye düşünmektir. Herkes hata yapar, herkes yanılır; kusursuzluk insana değil, yalnızca Yaradan’a mahsustur. Affetmek, bazen unutmak değildir; affetmek, yüklerinden kurtulmak ve kalbini hafifletmektir. Çünkü kinle yürüyen, aslında kendi zincirini taşır. Oysa merhamet, insana özgürlük kazandırır. Dünya kısa bir yolculuktur; öfke ile değil, sevgi ve dua ile yürüyen, yolunu da kalbini de aydınlatır.”
~Nahnu
Niyetin hayatiyetine dair bir İbn Arabî tavsiyesi: "Daima hayra ve hayırlı işlere niyetli ol. O hayrı işlemeğe muvaffak olamazsan dahi mükafatını görürsün. Yine hatırına gelen bütün şerleri de terk etmeğe azimli ol. Kader galebe eder de o şerri işlersen zararını görmezsin."
İnsan, dünya hayatının parlak tuzaklarına kapılıp, servet, şöhret ve anlık zevklerin girdabında kendini kaybederken, ölümün soğuk nefesini unutuverir; sanki sonsuza dek burada kalacakmış gibi, her günü biriktirdiği yalanlarla doldurur.
Oysa o, her solukta kapıya dayanan, sessiz ama kaçınılmaz misafirdir; biz ise gözlerimizi kapatarak, hayatı bir eğlenceye çevirir, mezar taşlarını bile süslemeyi düşünürüz.
Ne hazin bir körlüktür ki, faniliği unutan insan, aslında en büyük ihaneti kendine eder; çünkü ölüm, sadece bir son değil, her anın kıymetini bağışlayan tek hakikattir.
Biri katilin psikolojik sorunları olduğunu yazmış. Kusura bakılmasın ama artık ruh sağlığı üzerinden kurulan mazeret dili beni tatmin etmiyor. O şunu yapıyor ama travmaları var, şu çevresine zarar veriyor ama ilaç kullanıyor, bu şöyle yapıyor ama ailesi onu hiç sevmemiş.
Tam bir bahane dükkanı. Bu “psikolojisi bozuk” tiplerin hiçbiri niye bir mafyaya, bir suç çetesine zarar vermeye kalkmıyor? Kendilerinden daha karanlık ailelerin çocuklarına zorbalık yapmaya kalkamıyor? Neden dertleri eli yüzü düzgün, temiz, eğitimli, yasalar içinde yaşayan vatandaşlar oluyor?
Kötü insanlar “kurban seçerler.” Yalan söylerler, iftira atarlar, şiddet tehdidinde bulunurlar, ama bunu sadece seçilmiş kişilere yaparlar. Kurban seçebiliyorlarsa, demek ki iyi ve kötü arasında seçim iradeleri vardır. Dolayısıyla eylemlerinden en ağır şekilde sorumlu tutulmalılar.
Toplumsal sistemlerimiz bu tip hastalıklı insanlara yönelik aşırı hümanist ve töleranslı dili bırakıp; bu kişilerin ilk mikro zorbalık girişimlerinde onların toplumsal fırsatlara ulaşmasının önünü yasal ve sosyal olarak kökten kesmezse, kötülüklerinin şiddet ve çeşitlerini arttırdıkları haberlerini çok alırız.
Hayat onları da yorar, kırar,üzer,eksiltir belki ama yine de sertleşmeyi seçmezler.
Zarafetleri bir zayıflık değil, aksine en büyük güçleridir..!!
Çünkü herkesin kabalaşabileceği bir dünyada, nazik kalabilmek güçlü bir duruştur.
Güzellikleri hayatlarının bir parçası yaparlar;
Bir sözde, bir bakışta, bir sabırda yaşatırlar onu.
İşte tam da bu yüzden..!!!
Onlara sadece hayran olunmaz,derin bir saygı da duyulur....
İyileştirdikçe iyileşirsin.
Paylaştıkça çoğalırsın.
Yükünü aldıkça hafifler,
Gülümsettikçe gülersin.
Merhametinle güzelleşir,
Umut verdikçe yeşerirsin.
Kalbin, yüzündür bilmez misin.
Bazı kadınların dayanacak kimsesi yoktur. Ona yardım eden bir erkek yoktur. Anne babası yoktur Gerçek arkadaşları yoktur.
Ama sadece inancı, azmi ve hayatla savaşma iradesi vardır..
Ve bu kadınlar yine de her gün uyanıp hayatla mücadeleyi başarıyorlar.
Eğer siz de onlardan biriyseniz gücünüzün, inancınızın ve ettiğiniz duaların bir gün mutlaka karşılığını alacaksınız.
@ahmetsimsirgil@trt1 Halis hocam çok kıymetlidir. Bu ülkenin bir degeridir. Normalde hiç bir tweete yorum yapmam, hocam için yazıyorum. Lütfen sizden ilimce çok çok üstün birine iftira atmayın ve saygı duymayı öğrenin.
Giydiğini yakıştıran kadınlar vardır.
Edep giymişse üstüne,
Gözlerine aşk sürmüşse,
Avuçları sevgi bulaştırıyorsa,
Buram buram merhamet kokuyorsa,
İşte O kadın...
Dünyanın en güzel kadınıdır...!
"iyi birisi miyim bilmiyorum ama hiçbir zaman istenmediğim yerde durmadım, hiçbir zaman insanlara taktiklerle yaklaşmadım, içimden ne geldiyse onu yaptım, karşımdaki insan hiçbir zaman benden yana zarar görmesin diye uğraştım."
Hased küfrdür. Zîrâ fi‘l-i Hakk’a i‘tirâzdır.
- İsmail Hakkı Bursevi, Kitâbü’n-Netîce
Allah'ın takdir etmediği vukua gelmez. Takdir ettiğinden korkmak da küfürdür.
- Ahmed Amiş Efendi
Her ailede bir "uyumsuz" vardır. Yanlış olduğu için değil, farklı gördüğü için. Sorgular, susmaz, rol yapmaz. Ona sorunlu derler. Gerçek şu: sorun onda değil. O, ailedeki yanlış döngüyü fark eden tek kişidir.
Duş alırken suyun tenine değmesini
hissetmek yerine kahvaltıyı düşünüyorsun.
Kahvaltı yaparken kahvenin kokusunu
almak yerine işe yetişmeyi düşünüyorsun.
Çalışırken şükrederek o ana
odaklanmak yerine, bir an önce çıkmayı düşünüyorsun.
İşten çıkınca tek düşündüğün eve
varmak oluyor, manzarayı asla görmüyorsun.
Evdeyken yarını düşünüyorsun; odanın huzurunu ve sevdiklerinle olmanın değerini gerçekten yaşamıyorsun.
Hiçbir zaman anda değilsin ve anda
olmadığında, kendinin farkında olamazsın.
Anın tadını çıkar. Şu ana şükret ve etrafındaki güzellikleri gör çünkü bunu son kez yaşıyor olabileceğini asla bilemezsin.