Bir toplumda eleştiri ve nasihat yollarının daralması yalnızca konuşanları sınırlamaz. Yanlışların dile getirilemediği ve insanların birbirine nasihat edemediği bir ortam, zamanla bütün topluma zarar verir.
#DijitalSansüreHayır
“Bir müminin hayatında ‘sanal’ ile ‘reel’ arasında ilkesel bir fark olamaz. Âlemlerin Rabbi olan Allah, sanal dünyanın da gerçek dünyanın da Rabbidir. Attığımız her adımdan hesaba çekileceğiz.”
Ahmet Turgut Ulucak
#DijitalSansüreHayır
Cübbeli, sen kanal kanal gezip insanları jurnalleyeceğine, önce hakkındaki iddiaları izah et!
“Cübbeli Ahmet hoca’nın 15 Temmuz gecesi birini arayarak Recep Tayyip Erdoğan için ‘gözünüz aydın. Bu da ancak böyle gönderildi.’ dediği ileri sürüldü.”
Böyle bir iddia var misal.
Cübbeli Ahmet (@c_ahmethoca), denilen aramayı yapmış mı, yapmamış mı bilmiyorum.
Ama bildiğim ve emin olduğum bir şey var; şayet o gece darbe olup ülke el değiştirmiş olsaydı Cübbeli Ahmet bugünkü tutumunun tam karşısında olacaktı.
Çünkü Cübbeli Ahmet’in sabit bir kriteri, değişmeyen bir omurgası yoktur. Onun için belirleyici olan hakikat veya ilke değil, menfaat ve çıkardır.
Çıkarı AK Parti’nin yanındaysa AK Partilidir; FETÖ’nün yanındaysa FETÖ’cüdür.
Dün darbe gerçekleşmiş olsaydı, bugün övdüklerini yerdiğine; bugün yerdiği kimseleri ise övdüğüne şahitlik edecektik.
AKP için, “Bunlarla 40 yıldır mücadele ediyoruz; bunların ne kadar zararlı olduğunu yıllardır anlatıyoruz..” diyecekti.
FETÖ için ise, “Toplum, Fetullah Hoca’nın kadrini bilmekte geç kaldı. Biz yıllardır Hocaefendi’nin ne kadar mübarek bir zat olduğunu anlatıp duruyoruz..” diyecekti.
Yani Cübbeli Ahmet, hangi tarafın güçlü olduğunun hesabını yapar; menfaatine göre şekil alır. Rüzgâr ne taraftan eserse, o da o tarafa doğru savrulur.
🗣️ MAZLUMDER Genel Başkanı Av.Kaya Kartal:
"CB Başdanışmanı ünvanını kullanan Oktay Saral’ın, “devletten büyük güç yoktur” içerikli ve “Senin de suyun yeterince ısındı Kuytul! Akıllanmamışsın, sıra sana da gelecek!" vurgulu paylaşımından sonra Furkan Vakfı'na operasyon yapıldı, Kuytul ailesi ve onlarca kişi gözaltına alındı.
Yürütmenin yargıya açık müdahalesi niteliğinde olan bu paylaşım, silinmiş de olsa yargıyı etkilemeye yöneliktir.
Yargının böyle bir tehdit sonrası 24 saat geçmeden harekete geçtiği bir ülkede kimse kişi özgürlüğü ve güvenliğinden bahsedemez."
🔴 Suriye devriminde talebeleriyle birlikte Esed rejimine karşı savaşan ‘Musa Hoca’ lakaplı Musa Olgaç:
“Mekke anlaşmasıyla üç ülkeden birine saldırı olursa ortak savunmaya geçeceklerini söylüyorlar.
Oysa İslam âlemine yıllardır saldırılar yapılıyor.
Gazze yerle bir edildi. Buna rağmen hiçbiri kalkıp ortak bir savunma ortaya koymadı.
Ne zaman kendi tağuti sistemlerine zarar gelecek olsa, ancak o zaman savunmaya geçiyorlar. Bu ne kadar doğru? Ne kadar adil?”
🔴 NATO Zirvesi öncesi IŞİD gerekçesiyle evlerine yapılan baskında eşiyle birlikte öldürülen Muhammed Kavi'nin babası olay anını anlattı:
• Gece 3'te kapıyı çaldılar. Oğlumu sordular
• Muhammed içeride uyuyor çağırayım dedim dinlemediler
• Yatak odasına ateş açmaya başladılar
• Gelinim başından, oğlum ağzından vuruldu
• Çatışma olarak servis ettiler ama bizim evimizde silah yok
• Oğlum IŞİD'e karşıydı, alakası yoktu
• Polis kameraları kayıttaydı bunları yayınlasınlar
• Oğlum ve gelinime yargısız infaz yapıldı, hakkımızı istiyoruz
🔴 NATO zirvesi öncesi Ankara’da IŞİD gerekçesiyle yapılan operasyonların birinde, gece 3 sularında 'eve gelen polislere ateş açtığı' iddia edilen Muhammed Kavi çıkan çatışma sonucu öldü, eşi de başından ağır yaralandı.
Kavi’nin ailesi ise çatışma iddialarını reddetti.
Amca Cömert Kavi, "Çatışmaya girildiyse evde neden iki gündür arama yapılıyor. Ne çatışma oldu ne de evde silah bulundu. Bir tane kovan bulunsun, kabul ederiz. Ama yok. Biz devletimize bağlı insanlarız. Suçu varsa yargılansın ama bir insan böyle mi öldürülür?” ifadelerini kullandı.
Kemalist medyanın ne denli ahlaksız olduğunu anlamak için Haluk Levent dosyasını takip edebiliriz. Şayet bu iddia bir İslami kuruluş hakkında olsaydı; şu anda Cumhuriyet, Sözcü ve Halk TV program üstüne program yapar, sınırları sistem tarafından çizilmiş muhalif gazeteciler ellerinde belge sallar, yer yerinden oynardı. Söz konusu yolsuzluk iddiası onlardan biri için olunca ise havaya bakıp ıslık çalıyor, 'dostlar alışverişte görsün' kabilinden haber paylaşıyorlar.
Bizim açımızdan durum nettir: Kim olursa olsun, Haluk Levent gibi Kemalist bir kâfir de olsa, medya ve iddianamelerin diliyle insan suçlanmaz. Daha yeni ülke olarak Narin Güran dosyası krizini yaşamadık mı? Yusuf Ziya Gümüşel dosyasının dumanı üstünde...
Unutmayın; bu ülkede en güvenilmez iki belge medya ve iddianamelerdir. Her şey açığa çıkmadan, deliller paylaşılmadan, savunmalar dinlenmeden susmak en hayırlı olanıdır.