KAMUOYUNA ZORUNLU AÇIKLAMA: ADANA EMNİYETİNDE İNSAN ONURUNU VE HUKUKU AYAKLAR ALTINA ALAN KÖTÜ MUAMELE!
26 Eylül günü Adana İnönü Parkı’nda; cezaevlerindeki hak ihlallerine ve hukuksuz tutukluluklara dikkat çekmek amacıyla Alparslan Kuytul Hocaefendi, Semra Kuytul Hocahanım ve tutuklu kardeşlerimiz için tamamen meşru ve barışçıl bir basın açıklaması gerçekleştirilmiştir.
Açıklamanın barışçıl bir şekilde tamamlanmasına rağmen kitle saatlerce kalkan ablukasında tutulmuş, ikindi ve akşam namazları dahi polis çemberi altında kılınmak zorunda bırakılmıştır.
Ablukanın kaldırıldığı söylenerek yönlendirilen kardeşlerimizin önü kısa süre sonra sokakta yeniden kesilmiş; cadde ortasında savunmasız insanların kafalarına basılarak, kalkan, cop ve yakın mesafeden biber gazıyla müdahale edilmiştir.
Muhammed Kuytul dahil birçok kişinin başından yaralandığı, kanlar içinde kaldığı ve kıyafetlerinin parçalandığı bu ağır sokak şiddetinin ardından 31 kardeşimiz darbedilerek haksız yere gözaltına alınmıştır.
Sokakta başlatılan bu orantısız şiddet, gözaltı süresinin uzatılmasıyla birlikte emniyet ve sevk süreçlerinde planlı bir kötü muameleye dönüştürülmüştür. Adli Tıp ve 5 Ocak Polis Merkezi’ndeki işlemler esnasında yaşananlar, hukukun ve temel insan onurunun tamamen hiçe sayıldığını göstermektedir:
Ters Kelepçeyle Sistematik Eziyet:
Rutin adli tıp kontrolleri ve parmak izi alımı esnasında, hiçbir kaçma veya mukavemet şüphesi bulunmayan kişilerin saatlerce plastik ters kelepçelerle bekletilmesi doğrudan cezalandırma ve sindirme amacı taşıyan açık bir kötü muameledir.
İbadet Özgürlüğünün Gasbı:
Önce parkta abluka altında namaz kılmak zorunda bırakılan mensuplarımızın, sevk ve karakol süreçlerinde de ibadet hakları kısıtlanmıştır. Namaz kılınmasına engel olunmuş, elleri arkadan ters kelepçeli şekilde ibadete mecbur bırakılmıştır.
En Zaruri İnsani İhtiyaçların Engellenmesi:
Saatler süren işlemler boyunca kişilerin lavabo ihtiyaçlarını gidermelerine izin verilmemesi, insan onurunu hedef alan apaçık bir zulümdür!
Gıdaya Erişimin Şarta Bağlanması:
Nezarethaneye getirilen yemeklerin "işlemleriniz bitene kadar verilmeyecek" denilerek bekletilmesi, temel bir yaşam hakkının keyfi bir yaptırıma ve psikolojik baskı aracına dönüştürülmesidir.
Gözaltı müessesesi, insanları temel haklarından, inançlarından ve haysiyetlerinden soyutlama yetkisi vermez.
Sokakta kan akıtan, karakolda eziyet çektiren ve bu hukuksuz emirleri veren tüm sorumlular hakkında derhal idari ve adli tahkikat başlatılmalıdır.
Buradan açık ve net bir şekilde ilan ediyoruz:
Sokak ortasında darbedilerek haksızca gözaltına alınan 31 kardeşimiz derhal ve koşulsuz şekilde serbest bırakılmalıdır! Kardeşlerimiz özgürlüğüne kavuşana kadar Adana Emniyeti önündeki adalet bekleyişimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Yapılan hiçbir zorbalığa boyun eğmeyecek, son kardeşimiz çıkana kadar emniyetin önünden ayrılmayacak ve bu sürecin hukuki olarak sonuna kadar takipçisi olacağız!
#AdanaEmniyeti
Gözaltında KötüMuamele
Alparslan Kuytul Hocaefendi'nin, CB Başdanışmanı Oktay Saral’ın tehdit içerikli paylaşımının ardından yaptığı açıklama!
"Oktay Saral'ın bu tweetinden sonra bana bir operasyon yapılacak olursa herkes bu ülkede hukukun kimlerin emrinde olduğunu anlasın!"
#YargıEliyleZulüm
Hocamı SerbestBırakın
FurkanHareketi Tertemizdir
Saatlerdir gözaltında olan kardeşlerimize kötü muamele uygulandığını öğrendik!Adli tıp işlemleri sırasında ters kelepçe takılmış, namaz kılmalarına müsaade edilmemiş! Nezarethaneye geri dönene kadar yemek de verilmemiş.
#AdanaEmniyeti
Gözaltında KötüMuamele