Bombalanarak ölüyorlar, izliyoruz.
Yanarak ölüyorlar, izliyoruz.
Açlıktan ölüyorlar, izliyoruz.
Donarak ölüyorlar, izliyoruz.
Onlar hep ölüyor, biz hep izliyoruz.
Artık izlemek istemiyoruz.
#GazaStarving
Rahmetli Timurtaş Hoca derdi ki
"Bu sistem öyle bir sistemdir ve öyle çocuklar eğitecek ki, günün sonunda her okula polis dikmek zorunda kalacaksınız."
Hazırlanın!
Çünkü Hayat Ölüme Hazırlıktan İbarettir…
Ve bir gün her şey geride kalacak…
Tüm sevdiklerimizden ayrılacağız. Eşlerimizden, çocuklarımızdan ailemizden ve dostlarımızdan…
Uğruna geceleri uykusuz kalıp ömür tükettiğimiz, belki namazlarımızı terk ettiğimiz, kalp kırdığımız, kul hakkına girdiğimiz, faize ve harama bulaştığımız dünyalıklarımız, mallarımız, birikimlerimiz, banka hesaplarımız, maaş kartlarımız, şirketlerimiz, çek koçanlarımız, evlerimiz, arabalarımız, mobilyalarımız, sahip olduğumuz her şey artık başkalarının malı olacak…
Bir gün tüm makamları ve koltukları terk edeceğiz. Tüm unvanlarımız ve apoletlerimiz alınacak. Masamızdaki ve kapımızdaki isimliklerimiz sökülecek. Bürokrasinin koridorlarında, sokaklarda, şehirlerde, marketlerde, AVM’lerde adımlarımız olmayacak artık. İsmimiz bile anılmayacak, unutulacağız…
Ve bir ses duyacağız bitti artık…
Tüm koşuşturmalar, yoğunluklar ve yorgunluklar son bulacak… Tüm randevular iptal edilecek. Tüm gündemler değişecek. Doların artması, Türk lirasının düşmesi, borsa hareketleri, siyasi tartışmalar, seçim tahminleri, eşimizle kavgalar, akrabalar arası küskünlükler, ana haber bültenleri… Yalnızca kendi derdimize düşeceğiz…
Tüm planlarımız, hedeflerimiz, hazırlıklarımız yarıda kalacak. Kızımızın düğün hazırlığı, oğlumuzun sınav telaşı, makamda yükselme sınavımız, terfi hesapları, akademik takvimler, yatırımlar, bütçe hesapları, kışa hazırlık, yeni alınan evin ve arabanın taksitleri, izlediğimiz dizinin en heyecanlı bölümü, emeklilik hayalleri, her şey ama her şey yarıda kalacak… Keşke biraz daha vaktim olsa…
Ve bir ses duyacağız bitti artık, vakit tükendi…
Hep başkalarının evlerine ulaştırılan ölüm haberleri, bir gün bizim evimize de ulaştırılacak. Hep başkalarının evinden yükselen feryatlar, bir gün bizim evimizden de yükselecek. Hep başkalarına okunan yasin, bir gün bize de okunacak…
Sevdiklerimizin, küçük kızımızın, oğlumuzun, torunlarımızın, eşimizin, anne-babamızın gözyaşları, ağlama sesleri ve acı çığlıkları arasında yıkanacak bedenimiz. Bizi de kefenleyecekler ve bir tabuta koyacaklar. Tarifi imkânsız bir korku yaşayacağız o an. Bir yandan ölüm şaşkınlığı, bir yandan sevdiklerimizin feryatları, bir yandan sorgu sual korkusu… Tabuttayız artık… Meğer her şey boş, her şey yalanmış… Ya Rabbi yok mu bir fırsat daha?
Ve bir ses duyacağız bitti artık! Her şey geride kaldı…
Namazımız kılınıp, tabutumuz kabristana doğru yola çıkarken tarifi imkânsız pişmanlıklarımız olacak. İşte o an bütün hayatımız bir film şeridi gibi geçecek zihnimizden. Kılınmamış namazlar, tutulmamış oruçlar, verilmemiş zekâtlar, ödenmemiş borçlar, iyi yetiştirilememiş çocuklar, kırılmış kalpler, kul hakları, yalanlar, gıybetler, sahtekârlıklar, ikiyüzlülükler ve günahlar…
Eşimle bile helalleşemedim. Çocuklarımı da son bir kez göremedim. Vasiyetim vardı ama zaman kalmadı. Hacca gidip tevbe edecektim. İyi bir kul olacaktım. Ya Yabbi! bir şansım daha yok mu? Tevbe edebileceğim, salih ameller işleyebileceğim bir geri dönüş yok mu Allahım?
Ve bir ses duyacağız bitti artık. Her şey bitti. Sana sunulan bütün fırsatları tükettin…
En sevdiklerimizden iki kişi indirecek bedenimizi kabre. Sağ yanımız üzerine kıbleye döndürecekler yüzümüzü. İlk kez toprağın soğukluğunu hissedeceğiz bedenimizde. Sonra üzerimize tahtaları koyacaklar. Etraf kararacak biraz. Sadece tahtaların arasından sızak ışık var. Sonra toprak atacaklar üzerimize. Kabrimiz tamamen kararacak. Zifiri karanlıklar içerisinde kalacağız… Yapayalnız, bir avuç toprak, pişmanlıklarımız ve bir de amellerimiz var…
Toprağın altında yukarıdan gelen konuşmaları da duyamıyoruz artık. Hafif bir ses geliyor sadece “Yasin ve’l Kur’ani’l hakim” Evet, bu Yasin bu sefer bizim için okunuyor…
Şimdi Hamdolsun âlemlerin rabbi olan Allah’a. Çok şükür bu günümüze. Henüz hayattayız ve yaşıyoruz. Pişman olacağımız o dehşetli gün gelmeden önce ölüme hazırlanalım!
Çünkü hayat, ölüme hazırlıktan ibarettir…
Dr. Abdulaziz KIRANŞAL
Geçmişte, büluğa erme yaşından itibaren evlilikler normal karşılanıyordu. Bunun asgarisi kadınlar için 9 yaştı. Hz. Peygamber'in Hz. Aişe'yle evliliği farklı rivayetlere göre ister 9, ister 19 yaşında olsun, o gün peygamber düşmanları dahil kimse tarafından eleştiri konusu olmamıştı. Zinayı, fuhşu, lgbt'yi, pedofiliyi normalleştiren sapıkların en temiz ve en üstün insan olan Resûlüllah (sav) hakkında konuşmadan önce kendi pisliklerine bakması gerekir. es-Salâtü ve's-selâmü aleyke ya Resûlellah!
Müslümanları avamı > Hocaları > Zenginleri > Medyası
Kaç yıldır şu an duyduğunuz zırvalara cevap veririz. Çoğu 30-40k izlenmiş profesyonel olmayan ve algoritmaya düşmesi imkansız videolarla.
Binde bir hariç ne bir işin ucundan tutmayı teklif eden olur ne de yardım eden. Yıllardır yardım teklifini de kabul etmeyiz zaten.
Müslümanlara müslümanların dedikodusundan daha büyük bir afet yoktur çünkü. Her tökezlediğinde sırtına biner asla sana kendini güvende hissettirmezler.
Bir de beklentiye girmesinler diye. Müslümanlar arası takımcılığa destek olmayanın müslümanlığa destek olması pek önemli değildir buralarda.
Yayınevini de bundan açtım, katılı da. Kimseye muhtaç olmadan sosyal medyada güzel işler yapacağız. Arada kaybettiğimiz vakitte çok şey kaybediliyor ama kendi ipini kendin kesmenin en kolay yolu bu.
Müslümanlar Youtube’da kocaman bir sıfırdır. Vaizler diyarı. Hele gençlerin bulunduğu platformların adlarını bile bilmiyorlar. Çocuklarını bu elemanlar büyütüyor haberleri bile yok.
Medya diye bir şey zaten yok. Kocaman bir halüsinasyon. Zenginler de cami yaptırıp “aha benim camim” diye gösterme derdinde. Sonra böyle bir şey olunca medya eksikliği kabak gibi sırıtıyor.
Müslümanların avamı bilsin ki onlara layık değiliz. Herkes gayretiyle yargılanır.
İslam’a düşmanlığın sebebi değil bahanesi var. Biri çıkar AKP yüzünden ateist oldum der, biri çıkar şu yüzden bu yüzden. Kemalist tayfa benim hakkımda yıllardır hakaret iftira tehdit karalama yapıyor birinin dahi kemalizmden soğuduğunu görmedim. İslam kimseye muhtaç değil
Halkı İslam Dinine mensup olan bir ülkede, o dinin peygamberine, kitabına ve mukaddesata hakaret etmek suç sayılmadıkça bu yaratıklar hep var olacak ve cüret edeceklerdir..!
İslam Dinine Hakaret Suç Sayılsın
#DiamondTemaTutuklansın
Kimse Hz. Peygamber'den daha merhametli değildir. O sizin merhamet zannettiğiniz şey marazdır, hastalıktır, psikolojik bozukluktur. İnsanlar ölüyor. Memleketi kuduz sardı. Hala köpekleri koruyan siyasetçiler var. Yazıklar olsun! Allahım sen akıl ver şunlara!
Son bir ay içinde 8 insanımız başıboş köpekler ve onları koruyanlar yüzünden öldü. Köpekler sorumlu değil, ama onları koruyan itperest siyasetçi, mamacı, insan düşmanı kim varsa hepsi sorumludur. Şikayetimiz Allah'a, milletimize ve aklı başında siyasetçi kaldıysa onlaradır.