"bir konuda kaygılanıyorsan, sevgili antonio, dedi juan ya kafana tak ve üstüne git; ya da kafana takma ve üstüne de gitme. Sen, en kötüsünü yapıyorsun: hem kafana takıyorsun hem de üstüne gitmiyorsun. bu yüzden kaygının esaretinden kurtulamıyorsun."
Samandağ halkı bir yandan iki sene geçmesine rağmen bir türlü çözülmeyen deprem sorunlarıyla mücadele ederken bir yandan da Suriye’de yaşanan Alevi katliamına karşı ses yükseltiyor.
10 Mart 2025, Samandağ/Hatay
… Biz bunu nasıl aşacağız, nasıl yaşayacağız bilmiyorum. Bakın hiç iyi değiliz. Çoluğundan çocuğuna, gencinden yaşlısına. Hatay’da acil psikososyal desteğin herkese ulaşabilir boyuta gelmesi lazım.
Neyi istemediğimizi çok iyi biliyoruz gençler ve bu ortak paydada buluşmalıyız. Buna mecburuz... Neden mecburuz? Çünkü istemediğimiz ve beğenmediğimiz bir takım şeylere kızıp seçimde en ufak iddiası kalmayan partilere oyları böldüğümüzde, en istemediğiniz şeyin gerçekleşmesi ihtimaliyle karşı karşıyayız...
Bu konu en çok, ünlü bir Türk düşünürünün ifadesiyle 40+ yaşındaki bizleri değil 20'li yaşlardaki genç arkadaşların hayatını doğrudan etkiliyor... Zor biliyorum ancak Sosyal Medyada yapılan atışmaları bir kenara bırakın gençler, zaten olaya sanki iki taraf arasındaki FB-GS derbi maçı şeklinde bakmanız isteniyor. Direkt kendi geleceğinize odaklanın... Asıl soru: Mevcut tüm hayatınız boyunca yönetimde olan iktidardan memnun musunuz?
Sorunun yanıtı olumsuzsa, şimdi bu iktidarın yönetiminde üniversite okumak, okuduğunuz alanda iş bulma ihtimalinizi %1'in altına indirmiş bir iktidarın yönetiminde iş aramak, festival yüzü bile göremediğiniz bir sosyal hayat yaşamak ve özetle hayata bu iktidarın yarattı iklimde atılmak isteyip istemedinize cevap verin.
Bunun da yanıtı olumsuzsa hoşunuza gitmeyen bir takım şeylere kızıp bu iktidara tekrar yol açma ihtimalinden yarınlar yokmuş gibi izin vermememiz lazım... Çünkü gerçekten yarınların olmaması riskiyle karşı karşıyayız, ne yazık ki en çok da siz karşı karşıyasınız. Yıllardır bir kişinin aldığı gece yarısı kararnameleriyle eğitim, sosyal ve iş hayatınız bir kara deliğe hapsolmak üzere...
Bu yüzden bir takım kızgınlıklarımıza yenilip doğrudan geleceğinizi ilgilendiren hayati bir kararın sonucunu riske atmaya değmez... Hep beraber bu kara delikten kurtulup işi ilk turda bitirelim gençler.
AKTROLLERE ZOR SORULAR
Arkadaşlar böyle bir seri başlatacağım. Bakalım bir kaşık suda fırtına çıkaranlar her biri insanlığı ayağağa kaldıracak bu durumlarda ne yapmışlar?
Burdan başlayalım: Askelerinizin yakılması seccadeye basılmasından daha mı hafifti? Gıkınız çıktı mı?
AlçAKsınız!
Ali Sunal'ın deprem konuşması:
"Depremin üzerinden haftalar geçti. Herkes normalleşmenin peşinde. Peki nedir bu normal?
Mesela fay hattına binalar yapmak mıdır normal olan?
Ya da depremden sonra arama-kurtarma çalışmalarının ve yardımların gecikmesi normal midir?
Denetlenmemiş binalar, parayla satın alınan mimar diplomaları, beceriksiz müteahhitler, liyakatsiz görevliler normal midir?
Çürük binalara imar affı vermek normal midir?
Böyle bir zamanda çadır satmak normal mi?
Binlerce insanı göz göre göre ölüme göndermek normal midir?
Böyle bir felaket sonrası bir kişinin sorumluluk hissedip istifa etmemesi normal midir?"
Hayır, böyle bir normal yok. Bu normal değil.
Bundan sonra normal olan tüm sorumlulardan bir vatandaş olarak hesap sormaktır"
İhtiyaç listemiz 👇👇
Çadır
Su
Çadır
Su
Çadır
Su
Su
Çadır
Çadır
Su
Çadır
Su
Çadır
Su
Çadır
Su
Su
Çadır
Çadır
Su
Çadır
Su
Çadır
Su
Çadır
Su
Su
Çadır
Çadır
Su
Çadır
Su
Çadır
Su
Çadır
Su
Su
Çadır
Çadır
Su
Çadır
Su
Çadır
Su
Çadır
Su
Su
��adır
Çadır
Su
Çadır
Su
Çadır
Su