Fenomen öğretmenler sorununu yıllardır dile getiriyorum. Bu vahim sorunu en çok dile getiren kişi olarak üç bilimsel makale yazdım, yüzlerce kaynak taradım, röportajlar verdim, sayısız paylaşım yaptım.Bugün geldiğim noktada çok net bir cümle kurabiliyorum:
Dünyanın hiçbir yerinde ö��retmenlik mesleğinin sosyal medya üzerinden bizdeki kadar narsistik, teşhirci ve patolojik bir zemine sürüklendiğini görmedim.
Daha da vahimi, 3-4 yıl önce bu konuda yazdığım paylaşımlarla bugün yazdıklarım arasında hiçbir fark yok. Çünkü yıllardır hiçbir şey değişmedi.
Sorun çözülmedi.
Önlem alınmadı.
Mesleki etik güçlendirilmedi.
Ama fenomenlerin sayısı katlanarak arttı. Hatta bakanlıktaki bazı kişiler, akademilere gelen haklı tepkileri bastırmak için bazı yerlerde öğretmenleri fenomenliğe bile özendirdi. Bu da büyük ama şaşırtıcı olmayan skandallardan biriydi. Öyle ya daha evvel Ankara’da ağırlanan çocuk istismarcıları bile olmuştu.
Artık mesele birkaç hesabın yaptığı paylaşımlar değil. Müdürler bu işin içinde. Öğretmenler odaları bu işin içinde. Eğitim yöneticileri ve zaman zaman bakanlık bile bu işin içinde. Sessiz kalanlar, görmezden gelenler ve alkışlayanlar da bu tablonun bir parçası.
Esasında fenomenlik çok daha derin ve vahim sorunların bir sonucudur.
Elbette fenomenliğin de sonuçları vahimdir. Çocukların fotoğrafları daha fazla paylaşılacak.
Sınıflar daha fazla içerik üretim merkezine dönüşecek. Dersler daha fazla sabote edilecek.
Öğretmenlik mesleğinin itibarı daha fazla aşınacak. Fenomenler çocuklar üzerinden daha çok para kazanacak. Mesleğin diplerde olan itibarı daha da dibe vuracak. Çocuk istismarı normalleşecek. Bu kadar kötülük yetmez. Artık daha da kötü bir süreç bizi bekliyor.
Ve yarın öğretmenlere yönelik her yeni güvensizliğin, her yeni saldırının, her yeni itibar kaybının nedenlerini ararken dönüp aynaya bakmak zorunda kalacağız. Çünkü eğitim, yavaş yavaş bir meslek olmaktan çıkıp bir gösteriye dönüşüyor.
En acısı da şu: Bu tehlike gözümüzün önünde büyüyor. Ve yetkililerin tepkileri saman alevi gibi.
Tekrar diyorum: Fenomenlik daha derin, vahim sorunların ve pedagojik çürümenin bir sonucudur.
Aşağıdaki görsel ise birkaç gündür tepki çeken bir videodan…
Anaokullarına kadar düşen, adına "mezuniyet etkinlikleri" denilen, fotoğraf çekimleriyle başlayıp çeşitli hediyelerle, belgelerle, balolarla ve sürprizlerle devam eden, sosyal medyada artık kusturma seviyesine gelen saçmalıklar silsilesine bir son verilsin artık.
Suyu çıktı.
@mertarik100@mhrmkasitoglu Yeni bir reklam alanı; Doğu ve Güneydoğu. Türkiye'nin korsan kitap merkezi Ankara' dır. Keşke önce Ankara'yı İstanbul' u gezseydin Mert.
Yaz bitip sonbahar kendini yavaş yavaş hissettirirken herkesin dilinde bir “pastırma sıcakları” söylemi dolaşır durur. Peki, nedir bu pastırma sıcakları? 🥓
#TRTArşiv
Yaz bitip sonbahar kendini yavaş yavaş hissettirirken herkesin dilinde bir “pastırma sıcakları” söylemi dolaşır durur. Peki, nedir bu pastırma sıcakları? 🥓
#TRTArşiv
İlçe Milli Eğitim Müdürümüz, Osmangazi BTSO Kamil Tolon Bilim Sanat Merkezi Müdürümüz, proje danışman öğretmenlerimiz, TEKNOFEST ve TÜBİTAK proje yarışmalarında başarıları ile gurur duyduğumuz öğrencilerimiz ile bir araya geldik.
Başarılarınız daim olsun. Tebrikler…
Tarih bunlar kadar şerefsiz görmedi ve göremez.
Gazze’ye giden yardım tırlarının önüne kendi bebeklerini koyarak tırların geçişini engellemeye çalışıyorlar.
İtalya'da işçiler Gazze Filo’suna saldırı nedeniyle genel grev ilan etti!
Napoli kentinde protestolar başladı. Sendikalar ve gençler tren istasyonunu kapattı.
https://t.co/Zp9TxiRgFk
“Onlar müdahale etseler de etmeseler de kaybetmeye mahkumlar; biz Gazze’ye erişsek de erişmesek de kazanacağız.”
Durum tam olarak bu.
#FreePalestine#MyAgendaSumud
@nowtvturkiye@halefdizi Urfa' da değil doğuda hiç bir yerde ağa kızını zorla başkasının evine götürüp " evlenacaksın ulan" demez. Senaryo güzel ama fazla abartılı.
Basına yansıyan haberlerden Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun kararını verdiği anlaşılmaktadır. Bu haberlere göre, 2027 zammı sadece 1 puanlık artışla yüzde 5’e çıkarılmıştır.
Bu durumda Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen’in “Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’ndan çekiliyoruz” açıklamasının yeni bir oyun olduğu anlaşılmaktadır. Çekilmeleri, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun karar almasına bir engel teşkil etse ya da niyetleri bu olsa ortalığı birbirine katarlardı. Ancak böyle bir dertleri yok ki, suskunlar.
Yüzde 1 artışın ağırlığını kaldıramadıkları için bu defa da “ÇEKİLDİK” tiyatrosunu sahnelediler. Bunlarda utanma duygusu sükût etmiş adeta.
İktidarı bir yana koyarsak; memur ve emeklisi, milyonlarca insanımız tarihin en büyük kazığını bu iki sendikadan yedi.
Hiç şüphesiz bedeli de ağır olacaktır. Olmalıdır. Memurumuzun aldatılmaya, istismar edilmeye artık tahammülü kalmamıştır.
Yuh olsun! Yazıklar olsun.