Bugün Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirdiğimiz İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi’nde aldığımız kararların İsrail tehdidini durdurmak için ilave adımlar atılmasına vesile olmasını, toplantımızın sonuçlarının harfiyen takip edilmesini temenni ediyorum.
İsrail, Filistin’den sonra Lübnan’a, Yemen’e, İran’a ve Suriye’ye saldırdı. Tunus açıklarındaki sivil gemileri hedef aldı. Seçilmiş siyasetçilere ve devlet adamlarına suikastlar düzenledi.
Şimdi de ara bulucu Katar’a saldırdı.
Son saldırı, İsrail’in haydutluğunu artık farklı bir boyuta taşımıştır.
Netanyahu hükûmetinin esas amacının, bir yandan Filistin’deki katliam ve soykırımı sürdürürken diğer yandan hiçbir ayrım yapmadan tüm bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemek olduğu artık şüphe götürmez bir gerçektir.
İslam âlemi, İsrail’in bu yayılmacı emellerini boşa çıkaracak dirayete ve imkâna Allah’ın izniyle sahiptir.
Bizler 1967 sınırları temelinde, coğrafi bütünlüğü haiz, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devleti vücut bulana kadar mücadeleye azimle devam edeceğiz.
Bu kutlu davada ne tehciri ne soykırımı ne de bölünmüşlüğü kabul edebiliriz.
İsrail’in güçlü bir tepki ve yaptırımla muhatap olmadan kısa vadede durmayacağını, işgal ve istikrarsızlık politikalarına hız vereceğini biliyoruz.
Bunu engelleyecek imkânlarımızın olduğunun farkındayız.
Artık bazı alanlarda kendi kendine yeter seviyeye ulaşmamız şarttır.
Bunların başında caydırıcı bir savunma sanayisi ve kalkınma geliyor.
Yeteneklerimizi ve tecrübelerimizi dost ve kardeş ülkelerle paylaşmaya hazırız.
Gelecek on yılları kazanmak için şimdiden bu alanlarda iş birliğimizi yoğunlaştırmalıyız.
Dikkat ederseniz CHP’siyle, medyasıyla, diğer yapılarıyla muhalefet tarafı, gerek diploma gerekse yolsuzluk-hırsızlık meselesinde yargının ortaya koyduğu iddialara asla cevap veremiyor.
Bunun yerine konuyu siyasi sloganlara hapsederek milleti aldatma kolaycılığına kaçıyorlar.
Muhalefetin kendi iç kavgalarını veya hukukla olan sıkıntılarını ülkenin en önemli meselesi gibi gösterme gayreti, riyakârlığın dik âlâsıdır.
Hırsları ve ihtirasları âdeta akıllarını esir almış durumda.
Polisimize saldıracak; hâkime, savcıya, mahkemelere tehditler savuracak kadar muvazeneyi yitirmiş vaziyetteler.
Deseler ki “kardeşim, bu diploma alın teriyle, usulüne uygun şekilde alınmış bir belgedir”, bunu ilgili arkadaşlarımız vasıtasıyla ve hukuki argümanlarla konuşup tartışmak mümkün.
Aynı şekilde deseler ki “kardeşim, belediyede hiçbir hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük, haksızlık, karanlık ve karmaşık ilişki yok”, bunu da yine işin erbabı vasıtasıyla ve hukuki deliller ışığında konuşup tartışmak mümkün.
Ama bunları yapmıyorlar, yapamıyorlar çünkü hepsinin ve çok daha fazlasının doğru olduğunu, gerçek olduğunu en iyi kendileri biliyor.
Hatta bu bilgi ve belgelerin çoğunun bizzat kendi partilileri tarafından yargıya aktarıldığının da farkındalar.
Kamuoyu önünde timsah gözyaşları döken CHP yöneticilerinin çoğunun, parti içi çekişmede rakip eledikleri için kapalı kapılar ardında sevinçten yerlerinde duramadıkları da ortadadır.
Bir kez daha söylüyorum: CHP’nin meseleleri ülkenin ve milletin değil, kendi genel merkezlerindeki bir avuç muhterisin konusudur.
Bizim ne şahsen ne parti ne de ittifak olarak muhalefetin müsamerelerine ayıracak vaktimiz yok.
Bizim havanda su döverek boşa harcayacak zamanımız, pervasızca etrafa saçacak kirli ve karanlık para kulelerimiz de yok.
AK Parti olarak biz ülkenin gerçek gündemiyle meşgulüz.
Biz sadece işimize bakıyoruz, hedeflerimize odaklanıyoruz.
Hamdolsun 23 yılımızın her günü, her anı bu şekilde ülkemize sayısız eser ve hizmet kazandırarak geçti.
81 vilayetimizin her karışına yatırımlarımızla mührümüzü vurduk.
Türkiye Yüzyılı’nın inşasına giden yoldaki engelleri sabırla ve kararlılıkla tek tek ortadan kaldırdık.
Bu şekilde de yola devam ediyoruz.
Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Sadullah Güneş’e (@sadullahgunes ) Başkanımıza, Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu (@MevlutCavusoglu ) ile hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk.
Cumhur İttifakı anlayışıyla birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaya devam edeceğiz.
Türkiye artık “hadi çocuklar, günü geldi” deyince harekete geçirilen kuklalarla darbe yapılacak; siyaseti, ekonomisi, sosyal düzeni dizayn edilecek, istikameti belirlenecek bir ülke değildir.
Türkiye artık terör ve şiddet sopasıyla kolayca hizaya sokulacak bir ülke de değildir.
Artık herkes biliyor ki Türkiye; birilerinin deneme tahtası, gerginlik hattı, istikrarsızlık üretme alanı değildir.
Geldiğimiz seviye itibarıyla milletimizin arasındaki ünsiyeti, kardeşliği ve muhabbeti bozmaya inşallah kimsenin gücü yetmeyecektir.
Türk, Kürt, Zaza, Arap, Sünni, Alevi fark etmeksizin 85 milyon hepimiz biriz, beraberiz, kardeşiz, bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız.
Vatanımız, toprağımız bir; bayrağımız, marşımız bir; devletimiz bir, mazimiz bir, istikbalimiz bir, kaderimiz bir.
Biz birlikte Türkiye’yiz.
Yarınlara da inşallah birlikte yürüyeceğiz.
Terörün olmadığı bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.
Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda kardeşliğin yüzyılı olacak.
Türkiye Yüzyılı; huzurun, güvenliğin, özgürlüğün de yüzyılı olacak.
Cumhur İttifakı olarak terör sorununu kaynağında çözme irademiz hiç olmadığı kadar güçlüdür.
Bu hedefe ulaşmak için cesur, kararlı, yeni ve çok iyi planlanmış adımlar atmaktan çekinmeyeceğiz.
Hiçbir şey Türk milletinin ebedî kardeşliğinden büyük değildir.
İnşallah 85 milyon gönül gönüle vererek hedeflerimize ulaşacağız.
AK Parti Serik 8. Olağan İlçe Kongremizde yeniden başkan seçilen Ahmet Söker ve yönetimini tebrik ediyor, bayrağı devreden tüm dava arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Büyük ve güçlü Türkiye yolunda durmak yok, yola devam!
Congratulations to all the teams competing in @Teknofest!
Thank you, President @RTErdogan, for the invitation.
I look forward to attending in person next year, as well as discussing further opportunities for investment in Türkiye.