🚨 İran'dan Kuveyt'e Kara Harekatı Hazırlığı ‼️
İran askeri teçhizatı, Huzistan'dan Kuveyt sınırına doğru ilerliyor. Hedef, Amerikan ATACMS füzelerinin fırlatıldığı Bubiyan Adası'nı kurtarmak.
Dün yaşadığım bir olay beni düşündürdü.
Arabanın anahtarını kaybettik. Çilingir çağırdık.
Pazarlık ettik: 8.000 TL.
İşi yapan kişi 18-19 yaşlarında genç bir ustaydı.
Kapıyı 1 dakikada açtı.
Devreye bakıp aracı tanıdı.
Taşınabilir makinesiyle yeni anahtarı çıkardı.
Tabletten bağlanıp kumandayı programladı.
20-30 dakika içinde iş bitti.
Sonra “Hadi, diğer servise geçiyoruz.” deyip çıktılar.
O an şunu düşündüm:
Belki de kamuda çalışan birçok mühendisin bir ayda kazandığını bir günde kazanıyorlar.
Diğer tarafta…
12 yıl zorunlu eğitim.
1-2 yıl YKS hazırlığı.
Ülkenin en iyi üniversitelerinden birini bitirmek.
Sonra aylarca, bazen yıllarca iş aramak…
Türkiye’de yanlış olan, gençlerin çalışmaması mı?
Yoksa yıllarca diploma peşinde koşturup beceriyi ve mesleği ikinci plana atan sistem mi?
Yüzbinlerce istifa var.
Bu hafta milyonu geçecek.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun tek bir şansı daha var.
📍Yarına kadar Butlanlıktan istifa edip 45 gün içinde Kurultay'a gitmesi.
📍Yoksa tarihte yerini kapkara bir leke olarak alacak.
📍Son 24 Saat.
@ismailsaymaz Bundan sonra deprem olsa (inşallah olmaz) kimse hiç bir yere bir kuruş bağış yapmaz artık. İnanç, güven hepsi bitti!.. O yardımları çalanlar, dilerim o mazlumların ahında boğulsun!… Bu ülke başına ne gelirse hak ediyor. Daha göreceğimiz ne kaldı?
Dünyanın en kapalı topluluğu Dürziler nasıl ortaya çıktı?
Nusayrilik kayıp Hristiyanlık mı?
Dürzilik adı nereden geliyor?
Dürziler neden "sır" olmak istedi?
Batınilik ne anlama gelir?
Dilara Sayan Sıra Dışı Gündem'de soruyor, Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aytekin Şenzeybek Haber Global'de anlatıyor
#SıraDışıGündem #DilaraSayanİleSıraDışıGündem
Nusayri yerine “Arap Alevisi” ifadesinin kullanılmasının daha doğru ve kapsayıcı olduğuna inanıyorum. Türkiye’de bir milyondan fazla Arap Alevisi vatandaşımız yaşamaktadır ve bu toplumu incitebilecek genelleme veya tanımlamalardan kaçınılması önemlidir.
Arap Aleviliğinin tarihsel ve inançsal kimliği konusunda farklı akademik görüşler bulunsa da, bu topluluğun kendi kimliğine ve inanç anlayışına saygı gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Öte yandan, Suriye’de Arap Alevileri, Dürziler ve Hristiyanların güvenlik ve gelecek kaygıları yaşadığına dair çok sayıda haber ve uluslararası rapor bulunmaktadır. Bu süreçte tüm sivillerin haklarının korunması, mezhep veya din ayrımı gözetilmeksizin güven içinde yaşayabilmesi büyük önem taşımaktadır.
İsrail’in Dürzi toplumuna yönelik politikaları bölgede dikkat çeken gelişmelerden biri olmuştur. Türkiye’nin de tarihî ve insani sorumluluğu doğrultusunda, Suriye’deki tüm sivil toplulukların, özellikle de kendisini tehdit altında hisseden Arap Alevilerinin güvenliği, temel hakları ve huzuru konusunda yapıcı ve kapsayıcı diplomatik girişimlerde bulunmasının faydalı olacağı kanaatindeyim.
Nusayri yerine “Arap Alevisi” ifadesinin kullanılmasının daha doğru ve kapsayıcı olduğuna inanıyorum. Türkiye’de bir milyondan fazla Arap Alevisi vatandaşımız yaşamaktadır ve bu toplumu incitebilecek genelleme veya tanımlamalardan kaçınılması önemlidir.
Arap Aleviliğinin tarihsel ve inançsal kimliği konusunda farklı akademik görüşler bulunsa da, bu topluluğun kendi kimliğine ve inanç anlayışına saygı gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Öte yandan, Suriye’de Arap Alevileri, Dürziler ve Hristiyanların güvenlik ve gelecek kaygıları yaşadığına dair çok sayıda haber ve uluslararası rapor bulunmaktadır. Bu süreçte tüm sivillerin haklarının korunması, mezhep veya din ayrımı gözetilmeksizin güven içinde yaşayabilmesi büyük önem taşımaktadır.
İsrail’in Dürzi toplumuna yönelik politikaları bölgede dikkat çeken gelişmelerden biri olmuştur. Türkiye’nin de tarihî ve insani sorumluluğu doğrultusunda, Suriye’deki tüm sivil toplulukların, özellikle de kendisini tehdit altında hisseden Arap Alevilerinin güvenliği, temel hakları ve huzuru konusunda yapıcı ve kapsayıcı diplomatik girişimlerde bulunmasının faydalı olacağı kanaatindeyim.
Nusayrilere Arap alevi demelisiniz. Kayıp hiristiyanlık değil İslamın özüdür Arap Alevileri. Şu anda dünya genelinde İslam adı altında yaşanan din, emevizmdir. Türkiye’de bir milyondan fazla Arap Alevi vatandaşımız yaşamaktadır. Onları rencide edecek açıklamalardan kaçınmalısınız. Suriye’deki Aleviler Dürziler ve Hiristiyanlar yeni rejimin baskısını iliklerine kadar hissetmektedirler. İsrail Dürzilere sahip çıkarak onların sempatisini kazanmıştır. Ülkemizi yöneten büyüklerimizin ivedilikle Suriyeli Arap Alevilerini rahatlatacak açıklamalar yapması gerektiğini düşünüyorum.
@Faruk_Sofuoglu Zamanında dünya ülkeleri enflasyonu durdurmak için faiz yükseltirken biz ise faiz düşürürkenkinin ceremesini her alanda çekiyoruz ve selam.
3 gündür Antalya merkezdeyiz ve bugün dönüyorum
1.Antalya merkez esnaf perişan
2.Gece 12.30 konyaaltı boş cafeler %90 kapatıyor
3.Hava çok sıcak nem yüksek
4.Büyük lüks oyeller Herşey dahil sisteminin zararlarını şimdi yaşıyorlar.
5.Antalya esnafı ticari olarak istanbul piyasasında büyük itibar kabetmiş durumda çek senet mal alamıyorlar
6.şehir merkezi Havalimanı etrafı BAKIMSIZ atıl durumda
7.Bu sezan çok kişi patlar
Allah yardımcıları olsun
#Antalya
BİR DAHA ASLA ALAÇATIYA GİTMEYECEĞİM
Geçen hafta arkadaşlarla Alaçatı'ya gitmiştik. Herkesin önünde fotoğraf çekildiği, dışarıdan bakınca aşırı şık görünen bir kafeye oturduk. Daha menüye bakarken fiyatlar biraz garip gelmişti ama "Abartıyor olamam." dedim. Sonuçta Alaçatı, pahalıdır diye düşündüm.
İki kahve ve bir dilim cheesecake söyledik. Yaklaşık yarım saat bekledik. Sipariş geldiğinde her şey normaldi. Kahveler küçüktü ama tadı güzeldi. Hiçbir problem yoktu.
Asıl olay hesap gelince başladı.
Garson küçük siyah hesabı masaya bıraktı. Açtım. Bir an gerçekten yanlış masanın hesabını getirdiğini sandım. Tekrar tekrar baktım. İki kahve ve bir tatlı için yazan rakam aklıma yatmıyordu.
Garsonu çağırıp kibarca, "Sanırım bir karışıklık oldu." dedim.
Adam gayet rahat bir şekilde, "Yok efendim, doğru hesap." dedi.
Menüyü tekrar istedim. Fiyatlara baktım. Kahvenin yanında küçücük puntolarla ekstra servis ücreti, masa hizmeti ve başka kalemler eklenmişti. Sipariş verirken bunlardan hiç bahsedilmemişti.
Ben de bunun doğru olmadığını söyledim. "Madem böyle ek ücretler var, sipariş verirken söylenmesi gerekmez miydi?" dedim.
Sesimi yükseltmedim. Sadece açıklama istedim.
Bu sırada yan masalardaki insanlar bize bakmaya başladı.
Garson bu sefer, "Burası Alaçatı, fiyatlarımız normal." dedi.
Ben de, "Normal olması başka, müşteriye önceden bilgi verilmemesi başka." diye cevap verdim.
O anda içeride tuhaf bir sessizlik oluştu.
Kasadaki görevli de konuşmaya dahil oldu. "Beğenmediyseniz bir daha gelmezsiniz." dedi.
Bu cümleyi duyunca gerçekten sinirlendim.
"Bir işletmenin müşteriye vereceği cevap bu mu?" diye sordum.
Yan masada oturan orta yaşlı bir adam dönüp, "Haklı çocuk, bize de aynı şey oldu." dedi.
Sonra başka bir masa da konuşmaya başladı. Meğer benzer durumu yaşayan sadece biz değilmişiz.
Birkaç dakika içinde konu bütün kafeye yayıldı.
İşletme çalışanları ortamı yumuşatmaya çalıştı ama artık herkes fiyatları konuşuyordu. Kimisi "Turistik yer." diyordu, kimisi de "Fiyat ayrı, bilgilendirme ayrı." diye itiraz ediyordu.
En sonunda müdür geldi. Daha sakin bir şekilde konuştu. Bazı ücretlerin yanlış anlaşıldığını söyledi ve hesapta düzenleme yapabileceklerini belirtti.
Biz de tartışmayı uzatmadan ödememizi yaptık ve çıktık.
Arabaya bindiğimizde kimsenin konuşası yoktu.
O gün anladım ki mesele pahalı olması değildi. İnsan, ne ödeyeceğini baştan bilirse ona göre karar verir. Ama hesap masaya geldikten sonra sürprizle karşılaşınca, içtiğin kahvenin tadı da, oturduğun yerin manzarası da hiçbir anlam ifade etmiyor.