Hem Valilik hem Emniyet yetkilileri, yapmayın... kolluğun yetkisini aşıp suç işlemesine izin vermeyin. Vatandaşın hakkını, hukukunu korumak zorundasınız.
Bu şahsın kimliğini tespit edip işlem başlatmalısınız. Kolluğun sokakta vatandaşı dövmesine izin vermemelisiniz
Söz konusu sağlık ve VATAN ise gerisi teferruattır.
3. EKİM CUMARTESİ günü hepinizi ANITKABİR ‘de bekliyorum.
* Ankara’nın her yerinden ücretsiz otobüs kalkmaktadır .
* saat 15.00 te Anıtkabir’de buluşma
* Saat 18.00 de ŞENLİK ve KONSER
( Anıttepe Spor Alanında )
Atatürk, 1930 yılında, kendisine ömür boyu cumhurbaşkanlığı teklif edilmesi üzerine şu açıklamayı yapmıştı:
"Bana öteden beri bu ve buna mümasil tekliflerde bulunanlar çok oldu. Siz ve efkârı umumiye bilmelisiniz ki bu yoldaki teklifler hoşuma gitmemiştir ve gitmez.
Benim gayem Türkiye'de yeni Türkiye Cumhuriyeti'nde millet hâkimiyeti takviye etmek ve ebedileştirmektir. Dediğiniz gibi bir teklifi benim idealimi cidden rencide eden bir manada telâkki ederim. Bu noktada şu veya bu tefsirlerle giden sözlerin manasını, beni iyi tanımış olan Türk milleti benden daha iyi takdir eder." (Gazi Mustafa Kemal, Akşam gazetesi, 25 Eylül 1930)
Kendisine yapılan “tek adamlık" tekliflerini “gülünç” ve “budalaca” bulduğunu söyledi. Bir gün Hasan Rıza Soyak’a şöyle demişti:
“Şaşarım o efendilerin perişan akıllarına! Hep biliyoruz ki memleketimizin başına gelen felaketlerin çoğu şahsi idareden gelmiştir. Bu kadar geri kalmamızın başlıca nedenlerinden biri de odur. Biz öteden beri böyle bir idareyi bertaraf etmek için mücadele ettik. Şimdi nasıl olur da benim ayrı yoldan gitmekliğim, yeniden devlet hayatında, tarafımdan böyle bir çığır açılması istenebilir.”
(Kaynaklar: Akşam, 25 Eylül 1930; Atatürk’ün Bütün Eserleri, C. 24, s. 282; Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, C. 2, İstanbul, 1973, s. 435-436).
Ayrıntı için bkz.👇
Sinan Meydan yazdı : ATATÜRK UYARMIŞTI: ‘EGEMENLİĞİNİZİ ASLA BİR ŞAHSA VERMEYİN’ | Cumhuriyet https://t.co/7T1CQCtnsH
Tüm sanıkların tahliye edildiği Ezgi Apartmanı davasında adaleti arayan Nurgül Göksu anlattı:
-Bana hep ‘onların arkası sağlam’ dediler. Demek ki haklılarmış!
-12 gün delil nöbeti tuttum.
-Davaya hiçbir siyasi katılmadı.
-Üç buçuk yılda üç defa mahkeme heyeti değişti.
-2021’de 'bu insanlar bizi öldürecekler, yaşamak istiyoruz' demişler.
-Asude sizi Allah’a şikâyet edecek. Asude’nin ahı iki yakanızda!
-Sanıklar firariyken benim hakkımda soruşturmalar açıldı. Onlar firariyken ben sorgulandım.
-Hayatını kaybeden gelinimin diplomasını çaldılar.
-Sanıklar yargılanırken kamudan ihaleler aldı.
-Bizim Maraş’ta çam dalı gibi derler. Çam dalı gibi evladımı torbaya koydular.
-Çocuklarımı toprağa verdiğim gün mezarlarının başında ‘Adalet sağlanana kadar mücadele edeceğim’ diye söz verdim
-Beni yıldırmak için atmadıkları iftira kalmadı.
-Bu dosyada adalet sağlandı mı?
-Zannediyorlar ki Nurgül duracak, susacak...
@nurgul22
Dil Bayramı kutlu olsun!🇹🇷
26 Eylül 1932’de Dolmabahçe Sarayında, Türkçenin zenginliğinin araştırılması ve öz güzelliğinin ortaya çıkarılması için Cumhurbaşkanı Atatürk’ün katılımıyla Birinci Türk Dil Kurultayı toplandı.
İlk Türk Dil Kurultayı'nın toplandığı 26 Eylül gününün her yıl “Dil Bayramı” olarak kutlanması teklif edildi. Bu teklifin oy birliğiyle kabul edilmesiyle her yıl “26 Eylül Dil Bayramı” olarak kutlanmaya başlandı.
Bkz. Dil Devrimini Anlamak👇 https://t.co/k6gwFlvUNb
Anayasa Mahkemesi önüne gelirken elindeki pankartta şu yazıyordu:
“Para için değil, onurumuz için.”
Ali Şekeroğlu artık aramızda değil. Yaşamına son verdi.
Hepimizin içi acıyor.
Emekliler yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye emek verdi. Bugün istedikleri lütuf değil; insanca yaşayabilecekleri bir gelir ve onurlu bir hayat.
Başkanımız Enes Çelik, yaşanan olayların ardından oynayacağımız ilk iç saha maçında 40 bin Türk bayrağı dağıtılması talimatını verdi.
İlk iç saha maçımızda tribünlerimiz Türk bayraklarıyla donatılacak..
Ebedi Başkomutanımız ve cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e TBMM tarafından "Gazi" ünvanı ve "Mareşal" rütbesinin verilmesinin 105. yıldönümü ve Gaziler Günümüz kutlu olsun, sonsuz olsun.💐🇹🇷
#GazilerGünü
Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası 16 Eylül 1935'te açıldı.
Genç Cumhuriyet'in "Planlı Devletçi" kalkınmasının en büyük eserlerinden Sümerbank'ın ilk fabrikalarından Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası uzun yıllar boyunca Türk ekonomisine hizmet etti.
SÜMERBANK Kayseri Bez Fabrikası (Diğer Sümerbank fabrikaları gibi)
sadece Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına değil, Cumhuriyet aydınlanmasına da katkıda bulundu.
Cunhuriyet'in diğer fabrikaları için bkz.
https://t.co/dFS7dWFIEN
Dün gece New York Moda Haftası’nın podyumunda yürürken, omuzlarımda yalnızca bir kıyafeti değil; kadınların yüzyıllara uzanan hafızasını, emeğini, direnişini ve cesaretini taşıdım.
NE DÜŞÜNÜYORUM BİLİYOR MUSUNUZ
Benim yüzlerce yavrum ve Aileleri var. Hemen hepsi ekonomik olarak yoksunlar.
Ev kirası- elektrik- su -doğalgaz-
yol masraflarını ödeyemiyorlar
TOKİ veya ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI bir arsa verse, biz de bir LÖSEV MAHALLESİ inşa edip onlara hediye etsek.
13 Eylül 1921, Sakarya Meydan Muharebesi kazanıldı. Kutlu olsun.
Sakarya Zaferi'ni dönemin gazeteleri manşetlerinden duyurmuştu.
Örneğin, 16 Eylül 1921 tarihli Tevhid-i Efkar gazetesi Sakarya Zaferi'nden söz eden manşetinin hemen altına Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'nın fotoğraflarını koyarak onlardan övgüyle söz etmişti.
Gazete, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'dan şöyle söz ediyordu:
"Dahiyane sevk ve idaresi ve emsalsiz azim ve metanetliyle Yunan ordusuna Sakarya'da müthiş bir darbe indirmiş olan Mustafa Kemal Paşa"
Gazete, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'dan da şöyle söz ediyordu:
"Sakarya Meydan Muharebesi'nde garp ordumuzun harekatını hüsn-i suretle idare eyleyerek bize şanlı bir zafer kazandırmış olan İsmet Paşa"
Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı ile alternatif tarih yazmaya kalkanların tüm çarpık iddia ve yalanları tarihi gerçeklere çarpıp paramparça olmaya mahkümdur.
Ellerinden gelse 1984 romanında olduğu gibi bütün arşivlerdeki belgeleri ve gazeteleri değiştirecekler; işlerine gelecek biçimde yeniden yazacaklar. Ama nafile! Tarih silinip, yeniden yazılamaz.
M. Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Fevzi Çakmak ve tüm komuta kademesinin, kahraman Mehmetçiğin anısına saygıyla...
GÖZ GÖRE GÖRE SEYREMEYİZ 😥
Sağlık Bakanlığı TÜRKÖK tarafından 1 ay önce çağırılan ve uygun doku grubu olan İKİ KÖK HÜCRE VERİCİSİ YURTTAŞIMIZA SESLENiYORUM ;
Lütfen bizimle iletişime geçiniz.
LÖSEMİLİ Bir çocuğumuzun kaybına sessiz kalamazsınız .
Size hiç bir zararı yoktur.
LÖSEV’in sadece LÖSEMILI ÇOCUKLARIN devam ettiği Ankara’da, aynı zamanda yatılı
Ana- ilk- orta okul ve Lisesi olduğunu,
Yavrularımızın evlerinden tek tek alınarak, kahvaltı+ öğlen ve ara öğünlerle beslenerek
İngilizce ağırlıklı
PARASIZ KOLEJ EĞİTİMİ ALDIKLARINI
Biliyor muydunuz??
9 Eylül'ün, kurtuluşun 104. yıl dönümü kutulu olsun. 🇹🇷
9 Eylül 1922, İzmir'in kurtulduğu gündür; İzmir Marşı'ndaki ifadeyle İzmir'in dağlarında çiçeklerin açtığı, bozulmuş düşmanların yel gibi kaçtığı gündür.
9 Eylül 1922, sadece İzmir'in kurtulduğu değil, aynı zamanda Anadolu'nun kurtulduğu, tüm Türkiye'nin kurtuluş kapılarının ardına kadar açıldığı gündür.
Türkiye'mizin hâlâ vatan olarak kalmasını sağlayan Mustafa Kemal Atatürk'ün, silah arkadaşlarının ve kahraman Mehmetçiğin anısına saygıyla...
Her marş okunurken ayağa kalkılır mı? Hayır! Kural,İstiklal Marşı çalınır veya söylenirken ayağa kalkılır. Fakat şöyle bir şey vardır; okunan marş senin ruhunu ayağa kaldırır! Hele okunmasına katkı verdiğin marş… yüreğinde volkanlar patlatır.
“Kanla irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti / Cehennemler kudursa, ölmez nigahbanıyız." çalar sen o an Balkanlarda, Sarıkamış’ta, Çanakkale’de dedenin ruhunu giyersin takım elbisenin içine.
‘Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa’ çalar, ayağa fırlarsın, bir bakarsın gelmiş Mustafa Kemal Paşa!
Sözünü ettiğimiz Türklük, böyle bir ruhtur! Sende yoksa; tenin buz gibi beyaz, gözlerin gök mavi, soyadın Türkmüş bir anlamı yoktur; kalbin kararmış, beynin yaşlanmış, ruhun çürümüştür.
Ne mutlu Türkiyenin bir parçası olan, derdini derdi, kederini kederi bilen ve yüzümüzü güldüren birlikte gurur duyduğumuz o ruhlara .
Ne mutlu Türküm diyene! 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Cumhuriyetimizin spor sahalarındaki dünya markası A Milli Kadın Voleybol Takımımız şimdi de Avrupa Şampiyonu. 🇹🇷🏆
Tebrikler Cumhuriyetimizin aydınlık yüzü, tebrikler Atatürk'ün kızları...👏
Sizinle gurur duyuyoruz.