Yarım kalmış, yaşanamamış hayalleri düşünmek, oyuncağı elinden alınmış çoçukları anımsatır.
Ağlatır, acıtır ama...
Salıncaktan düşen çoçuk parka küser mi hiç?
Sabahları kimse sizi uyandırmadığında, geceleri kimse sizi beklemediğinde ve ne dilerseniz yapabildiğinizde buna ne dersiniz özgürlük mü yoksa yalnızlık mı?
Sanat neden hayatımızda olmalı?
Sanat neleri onarır?
Sanat bir ülkeye kültürel itibar sağlar mı?
İnsan geçici, sınırlı ve içine kapanmış bir yaşayışa her zaman başkaldırmıştır. Sanat da başlangıçtan beri bunun için vazgeçilmez bir araç olmuştur. Sanat, tarih boyunca her dönemin bize kalan en önemli belgeleridir. Sanatçı zamanın tanığı olan kişidir. Tanıklık ettiği yıkımları, savaşları, zulmü, adalet ve hukuktaki yetersizligi belgeleyen kişidir ve bunu sanat aracılığıyla bugünkü zamana ulaştıran kendi çağının vakanüvisleridir. Yaşanan bir günaha tanıklık etmişse tarafsız olma veya görmezden gelme gibi bir eylem sanat ve sanatçı kavramının çok uzağındadır. Sanat içinde halk varsa ve izleyici sınıflandırılmamışsa sanattır.
Sanatın varoluş nedeni aynı kalamaz, ancak hiç değişmeyen bir gerçeği yansıtma niteliğine de sahiptir. Bu nedenle sanat, verili bir anda yaptığımız tanımdan her zaman daha fazlasını kapsar. Buradan çıkaracağımız tek sonuç; sanatın ve sanatçının dün de bugün de gerekli olduğu, yarın da gerekli olacağıdır.
Belli bir zamanın düşüncelerini, isteklerini, gereksinimlerini, umutlarını yansıttığı ölçüde sanat daima insanı temsil edecektir.
#ahmetgüneştekin #Yoktunuz
@GunestekinVakfi