Selahattin Demirtaş’tan Deniz Göktaş’a mektup:
“Avukatlarım dediler ki "Deniz Göktaş diye genç bir adam var, siyasi mizah yapmak suretiyle çaktırmadan senin koltuğuna göz dikmiş, haberin olsun!"
Dedim "şu andaki koltuğuma mı?", "evet" dediler "öyle görünüyor ki bugün yarın tutuklanır.".
"Hadi inşaallah, hayırlısı" dedim. O hapse girerse ben bu defa kesin çıkarım, nitekim hapishaneler aynı anda iki adet böyle mahpusu kaldıramaz. Az kaldı!
Böylesi genç yetenekleri teşvik ve tahrik etmek de boynumuzun borcudur. Bak, güzel kardeşim; kesinlikle doğru yoldasın, aynen devamke. Bu arada bana bazen "Selo" diyenler oluyor, ben de sana kısaca "Denyo", diyebilir miyim? Gerçi bu olmadı, senin ismini kısaltamıyoruz. Hatta assalar da, kesseler de olmuyor; Deniz her zaman Deniz olarak kalıyor. Neyse, ben sana mecburen kısaca Deniz diyeceğim.
Bak, Deniz kardeş; koltuğuma göz dikmeni takdirle karşıladım hatta tatlı bir telaş, fazlaca umut da var. On yıldır bu günü bekliyorum; Yılmaz, Cem falan benim yerime gelirler diye düşünmüştüm de denyolar beni hayal kırıklığına uğrattılar. Fakat sen öyle değilsin canım kardeşim, sende o ışık var, başaracaksın illaki. Çaban, mücadelen, gayretin mutlaka sonuç verecek, vazgeçme lütfen.
Baktın sabahın köründe kapına dayanmıyorlar, ki en kötüsü bu şekilde beklemektir, durma sen git. Taksim'e git mesela, avukatlarımın sana ileteceği iki tane sağlam sloganı sol yumruk havada, hançereni yırtarcasına meydanın ortasında haykır, akşamına koltuğum senindir inşaallah.
Sana bir de Abi tavsiyesi; "Yurt dışına kaçmadım ki, iki şort, iki tişörtle yurt dışına mı kaçılır", şeklindeki argümanın pek sağlam olmamış. Sanırsın kıyafet yeryüzünde bir tek Türkiye'de satılıyor, dünyanın geri kalanı halen incir yaprağıyla geziyor! Öyle olmaz, yemezler bunlar. Misal şöyle inandırıcı bir şeyler uydur "ya yeminle altın fiyatları dip yapınca daha dün bi çeyrek aldım, haftaya yine tavan yapınca satcam. Çeyreği Türkiye'de bırakıp kaçar mıyım ya!".
Takdir yine de senindir Deniz kardeş, bu halk her halükarda Deniz'leri sever. Üstelik tuhaftır ki dönmeyen Deniz'leri daha çok severler. Olan bana olacak ya neyse, yapacak bir şey yok.
Son olarak yetkililere de seslenmek isterim; bu genç arkadaşımız tam olarak neler söylemiş bilemiyorum ama bırakın da gençler korkmadan, özgürce düşünüp, konuşsun, gülsünler bari. Toplumsal gelişme, ilerleme için özgürlükler şarttır, olmazsa olmazdır, gençleri engellemeyin lütfen.
Not: Eğer ki gösterisinde bana da giydirmişse tutuklayın tabi, o ayrı.”
Bella Hadid em nova atualização no Instagram:
“Não consegui me livrar dessa crise... Dormi 11 horas. De novo.. Cochilo todo dia. Segui todos os protocolos de todos os médicos que consultei. Ainda nada ajuda. Se você sabe, você sabe. Agora me diagnostiquei com outras 12 coisas, então isso é bom. E hoje não é dia de me dizer para escrever em um diário. E sim, eu bebi água. E não, eu não fui caminhar porque fiquei sem fôlego indo até a cozinha. Acho que não tem um unico neuronio funcionando lá dentro e meus dois últimos estão brigando entre si. Então me desculpe se alguma vez eu disse para você escrever em um diário em um dia ruim. Retiro o que disse e peço desculpas. Eu tomei um banho sem desmaiar, então se você sabe, você sabe, e isso foi uma grande coisa pra mim hoje então se alguém quiser me enviar uma cookie ou alguma coisa.”
Deniz Göktaş popisi yükselmiş. Yıllar önce veganlığa ve veganlara yönelik yaptığı aşağılayıcı "şaka"ları unutanlara hatırlatmak isterim. Sakın, ama o ofansif mizah, kalkanına da sığınmayın.