baştaki dostlarınız kendi ceplerini doldurmaktan doyup, biraz da halkı düşünmeye başlarsa nüfus kendisini yeniler merak etmeyin. https://t.co/WLSSoN9Y76
Prof. Dr. Erhan Afyoncu: "Nüfusumuzun kendini yenileyememesi, Türkler için savaştan bile daha büyük bir tehdittir.
Çocuk sayımız böyle düşerse Anadolu'da tarih sahnesinden çekiliriz. Bu gidişle 2100 yılında Türkiye'nin nüfusu 25 milyona kadar düşebilir."
geri zekalılık başa bela, son 3-4 senede hangi oyuncuyu satıp gelir elde ettik bu aptalca faiş oyunculara biçtiğiniz değer yüzündfen oyuncu satışından gelir elde edemiyoruz, sonuçta enayi gs taraftarı var dimi parayı onlar veriyor amına kodumun aptalları https://t.co/kkerWPm8eB
aralarında aman aman bi yaş farkı yok, kaldı ki şoka girmeye yer arıyorsunuz belli ki, öyleyse biraz daha zengin kesime bakın şoka değil komaya girersiniz hosunuza gidiyorsa şoka girmek. https://t.co/uCydlKLbot
Türkiyenin özeti malesef, parayı elinde bulunduran kendisini imparator sanıyor, bunun gibi zibidilerin götünü indirecek her zaman birisi vardır elbet, deveden büyük fil var demişler sonucta. https://t.co/aMWxGT3TOX
Türkiye'de yeni bir lider doğuyor.
Türkiye'de henüz futbol yöneticiliğine adım atmış Barış Göktürk adlı kişinin Gazi Koşusuna gelişinde tavırları dikkat çekti.
Kapı açtırıp, ceket tutturdu. Eşi yanında olmasına rağmen sanki yokmuş gibi davrandı.
Bir görevli “Hoş geldiniz Başkan” dedi dönüp cevap verme nezaketini bile göstermedi.
size kötü bir haberim var, o forma alternatif forma yani 3.forma, deplasman forması siyah olan. Gerçi sizin mallıklara alıştık. https://t.co/rKsJ0y0gRS
bir sikim transfer yapmayacaklar, zaten bir siki beceremeyen beceriksiz başarısız bir yönetimler, beceriksizliklerine kılıf arıyorlar, paralı muhabirlerini de bunu yaymaya kullanıyorlar, ne yaparsan yap transfer konusunda beceriksizsin Dursun Başkan. https://t.co/MKroR8hj9Y
🚨 Galatasaray’ın şu an Şampiyonlar Ligi geliri hariç 15 milyon euro limiti var.
🔸Gelirler ve sapmalarla birlikte bu rakam 100 milyon euro seviyesine çıkacak.
[@Haluk_Yurekli] Youtube
ahahah aptalları iyi aşağılamış, aptallığın veya görmemişliğin ya da içten orospuluğun vatanı olmuyor tabi ama bu eleman hak edenlere hak ettiğini söylemiş :D https://t.co/76Ci2qbTFH
bu rıdvan ağır rdm:D, dinlediğini de anlayamıyor yazık, basketbolda en başarılısı sizsiniz ama türkiyeye basketbolu ilk getiren kulüpten bahsediliyor, dinlediğini anlayamayan okudugunu hic anlamaz gerci :D https://t.co/O9CbMxuaRe
götünü vererek mi almış fenerbahçe o tesisi :D boş boş konuşmayı ne çok seviyorsunuz :D, tüm kulüplere bir şeyler hibe ediliyor, kodumun çakma sütten çıkmış ak kaşıkları sizi :D https://t.co/JZxTo1D6Lc
mentionda yazan adam haklı, o kadar vergiye 2 japonya gerçekten kurulur, tek dertleri kendi cepleri malesef :D, ama ölümüne reis bee ahjasdhgja https://t.co/rJKY6Utvo7
Şunu artık anlamak lazım: Mevcut iktidar Türkiye’nin sorunlarını ''çözemiyor'' değil, ÇÖZMÜYOR.
İşte iktidarın, bu ülkenin en temel sorunlarını çözmemek için BİLEREK ve İSTEYEREK yapmadıklarının ''kısa'' bir listesi:
- Kışın milyonlarca vatandaşın karanlıkta evden çıkıp karanlıkta eve dönmesine sebep olan kalıcı yaz saati uygulamasını kaldırmak.
- Gıda denetimlerini artırarak vatandaşların içinde ne olduğu belirsiz ürünler tüketmesinin önüne geçmek.
- Tekelleşen ve vatandaşa diğer ülkelerdekinin çok üzerinde fiyatlandırmalar sunan GSM operatörlerini sıkı denetim altına almak.
- Cumhurbaşkanlığına bağlı VIP uçak filosuna her sene yeni uçaklar eklemek yerine ihtiyacımız olan yangın uçaklarını temin etmek.
- Temu, Uber, PayPal, Apple Pay, Google Pay, Booking, Roblox, Airbnb, Wattpad, Starlink, Discord, Samsung Pay, Threads, Amazon Global gibi global platformları yasaklamak yerine dijital erişim özgürlüğünü güvence altına alan düzenlemeler yapmak.
- İlköğretim öğrencilerine bir öğün ücretsiz yemek vererek yabancı yaşıtlarına kıyasla bilişsel ve fiziksel gelişimde geri kalmalarının önüne geçmek.
- Verilen mide bulandırıcı yemekleriyle, 6-7 kişinin kalmak zorunda kaldığı daracık odalarıyla, her yıl düşen asansörleriyle, rezil haldeki KYK yurtlarına el atıp yaşanabilir yurtlar inşa etmek.
- Vatandaşların yanı başımızdaki Avrupa ülkelerinde seyahat özgürlüğü elde etmesi adına resmi adımlar atmak.
- Öğrencilere verilen günlük 133 TL gibi saçmalık derecesindeki devlet bursunu insani seviyelere çekmek.
- Çok basit düzenlemelerle farklı sosyo-ekonomik seviyedeki vatandaşlar arasında vergi adaletini sağlamak.
- Kadın cinayetlerini ''münferit olay'' diye geçiştirmemek ve İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmemek.
- Kamuda mülakatı kaldırarak torpilin önüne geçmek.
- Kamu kurumlarında çalışıyor gibi gözüken ama vatandaşı tersleyip hiçbir işe yaramayan bankamatik memurlarının iş akdine son vermek.
- 174 MİLYAR TL ile 8 bakanlığın ödeneğini geride bırakan Diyanet'in akıl almaz bütçesini mantıklı seviyelere çekmek.
- Gençlik festivallerini, konserleri, kültürel etkinlikleri yasaklamayarak zaten umutsuzluk içinde olan gençleri daha da karamsarlığa sürüklememek.
- Devlet okullarına yeterli TUVALET KAĞIDI ve SABUN temin etmek.
- Her mahalleye ihtiyacının dışında onlarca cami inşa etmek yerine; hiçbir sosyal alanı bulunmayan, sınıflarında 30-40 öğrencinin bulunduğu, iç karartıcı devlet okullarını yenilemek, fiziki kapasitelerini artırmak.
- Özel sektörde torpilin, adam kayırmanın önüne geçmek için caydırıcı cezalar ve denetimler getirmek.
- Her felakette aynı kaosu yaşamak ve ''KADER PLANI'' demek yerine bu felaketleri yaşamadan önce doğru kriz yönetim planları geliştirmek.
- ''Her yere üniversite açacağız, herkes üniversite mezunu olacak'' gibi salak saçma bir anlayış yerine, yeterli sayıda ama eğitim kalitesi yüksek, dünya ile yarışır üniversiteler hayata geçirmek.
- İktidara yönelik eleştirilerini dile getiren gençleri, muhalif siyasetçileri, hakkını arayan işçileri-emekçileri yaka paça gözaltına almak yerine, sokakta elini kolunu sallayarak dolaşan 32327812 sabıkalı gerçek suçluları hapse tıkmak.
- Kendi partisinin iki bin nüfuslu kıytırık ilçe başkanının dahi onlarca koruma ve mersoyla gezmesinin önüne geçerek kamuda gerçekten tasarruf sağlamak.
- İmar aflarıyla şehirleri mezarlığa çevirmek yerine, riskli yapıları gerçekten denetlemek ve dönüştürmek.
- CB kararıyla eski iktidar vekillerini üniversitelere rektör olarak atamak yerine, üniversitelerin bağımsız yönetimlere sahip olmasını sağlayarak bu eğitim kurumlarını siyasileştirmemek.
- Halihazırda çarpık kentleşmenin pençesindeki şehirleri Hindistan’dan farksız hale getiren çirkin ve devasa tabelaları tek bir düzenlemeyle ortadan kaldırmak.
- Anayasa ile tüm vatandaşların ortak malı haline getirilmiş olan sahillerimizi mafyaya, rantçılara teslim etmeyerek üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde vatandaşın denizle arasına engel koymamak.
- Yeterli öğretmen ataması yaparak bir öğretmene 40 öğrenci düşmesinin önüne geçmek.
- Muhalif siyasetçilere ağzına geleni söylemek ve kaybedeceğini anlayınca onları hapse atmak yerine devlet adamı olmanın ilk şartı olan ''siyasi etik'' bilmek.
- Tarımı bitirip çiftçiyi ithal ürüne mahkûm etmek yerine, üreticiyi destekleyerek gıda fiyatlarını kontrol altına almak.
- Kendi destekçilerine gül dağıtırken muhalif vatandaşları düşmanlaştırmamak ve böylece aynı topraklarda yaşayan insanları kutuplaştırmamak.
- Daracık sokakların, birbirinden alakasız çirkin binaların ve çarpık kentleşmenin hâkim olduğu şehirleri; geniş sokakları, sıkı yapı denetimi ve birbiriyle uyumlu yapıları olan düzenli şehirlere dönüştürmek.
- Koca bir ülkede yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek bir kişinin talimatına bağlamak yerine, yönetim mekanizmasının liyakat ve kurumsal akılla işlemesini sağlamak.
- Kamu ihalelerini yandaş ve sürekli aynı şirketlere dağıtmak yerine, şeffaf ve denetlenebilir ihale sistemi kurmak.
- Yargının siyasallaşmasının önüne geçerek bağımsızlığını sağlamak ve vatandaşın adalete duyduğu güveni yeniden tesis etmek.
- Kendi cenahında yetişen gençleri TÜGVA etkinliklerinde ağırlayıp “TEKNOFEST gençliği” olarak tanımlarken, kendisi gibi düşünmeyen gençleri düşman görmemek.
- Bu ülkede doğmuş, bu ülkede yetişmiş ve zaten birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan sağlık çalışanları için “giderlerse gitsinler” dememek ve bu şekilde ortadoğulu sağlıkçı ithal etmek zorunda kalmamak.
- Bir skandal, ihmal ya da felaket yaşandığında hatayı başka yerlerde arayıp sorumluluktan kaçmak yerine, bir kez olsun adam gibi İSTİFA edebilmek.