🇹🇷Türkiye'de hem kadınlarda hem de erkeklerde Dünya Sıralamasında ilk10'da bulunan tek takım sporu voleybol
1⃣0⃣. - A Milli Erkek Voleybol Takımı
4⃣. - A Milli Kadın Voleybol Takımı
#FileninSultanları#FileninEfeleri
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Galatasaray Spor Kulübü Basketbol Şubesi'ne,
Ben, bu armayı kalbimin tam ortasına kazımış bir taraftar olarak bu mektubu öfkeyle değil, kırgınlıkla yazıyorum.
Çünkü öfke geçer; kırgınlık, sevenin sevdiğine duyduğu derin hayal kırıklığından doğar. Ve ben bu kulübü seviyorum. Bütün meselem de bu.
Bir döngünün içinde sıkışıp kaldık.
Her sezon aynı sahneyle açılıyor perde: yeni bir koç, yepyeni bir kadro, "bu sefer farklı olacak" cümlesiyle süslenmiş bir başlangıç.
Sonra hep aynı final geliyor. Dağılan bir takım, yarım kalan bir proje, bir sonraki yaz yeniden sıfırdan kurulacak bir hayal. Biz buna artık başlangıç demiyoruz; buna kısır döngü diyoruz. Çünkü her yıl baştan kurulan bir takım, aslında hiçbir yıl gerçekten kurulmamış demektir.
Etrafımıza bakın. Gerçekten bakın. Fenerbahçe Avrupa'nın zirvesine oynamayı bir hedef değil, bir standart haline getirdi. Anadolu Efes istikrarı bir kültür haline çevirdi. Beşiktaş, Dušan ile birlikte sabırla taş üstüne taş koyarak Euroleague kapısını zorluyor. Türk Telekom ve Bahçeşehir bugünü değil, beş yıl sonrasını inşa ediyor. Trabzonspor daha bu hafta EuroCup'a adım atacağını duyurdu. Yola yeni çıkan bile yüzünü yukarı dönmüş durumda.
Peki ya biz? Biz hala her yaz yeni bir maceraya yelken açıyoruz. Yön belli değil, rota belli değil. Şampiyonlar Ligi'nde devam kararı aldık, rekabeti ve kalitesi her geçen yıl düşen bir lig.
Bu bir hedef değil, bir kabulleniş gibi görünüyor. "İdare eder"in resmi gibi. Ve ben, bir Galatasaray taraftarı olarak, "idare eder"i hiçbir zaman kabul etmedim, etmeyeceğim.
Bu armanın Avrupa kupası kaldıran bir geçmişi var. Tribünleri inleten geceler, ezberlediğim isimler, haykırdığım anlar var. Büyüklüğün ne olduğunu biliyorum çünkü onu yaşadım. İşte tam da bu yüzden bu yerinde sayışa, bu vizyonsuzluğa razı gelemiyorum. Çünkü hatırlıyorum.
Benim derdim sadece kazanmak değil. Derdim bir yön görmek, bir plan görmek. Beş yıl sonra nereye varmak istediğini bilen, ona göre kadro kuran, genç oyuncu yetiştiren, bir kimlik inşa eden bir organizasyon görmek.
Bu mektup bir isyansa eğer, sevginin isyanıdır. Vazgeçmeyenin, hala inanmak isteyenin, tribünde yeri hep dolu olanın isyanı. Biz buradayız. Hep buradaydık.
İyi günde de kötü günde de yerimizi aldık.
Şimdi sıra sizde: bu sadakatin karşılığını doğru kararlarla, gerçek bir planla, işini bilen ellerle vermenizi bekliyoruz.
Çünkü bu kulüp bizim. Ve biz ondan vazgeçmeyeceğiz. Yerinde saymasına da razı olmayacağız.
Saygılar,
Bir Galatasaray Taraftarı
@GSBasketbol@GalatasaraySK
Galatasaray Spor Kulübü Basketbol Şubesi'ne,
Ben, bu armayı kalbimin tam ortasına kazımış bir taraftar olarak bu mektubu öfkeyle değil, kırgınlıkla yazıyorum.
Çünkü öfke geçer; kırgınlık, sevenin sevdiğine duyduğu derin hayal kırıklığından doğar. Ve ben bu kulübü seviyorum. Bütün meselem de bu.
Bir döngünün içinde sıkışıp kaldık.
Her sezon aynı sahneyle açılıyor perde: yeni bir koç, yepyeni bir kadro, "bu sefer farklı olacak" cümlesiyle süslenmiş bir başlangıç.
Sonra hep aynı final geliyor. Dağılan bir takım, yarım kalan bir proje, bir sonraki yaz yeniden sıfırdan kurulacak bir hayal. Biz buna artık başlangıç demiyoruz; buna kısır döngü diyoruz. Çünkü her yıl baştan kurulan bir takım, aslında hiçbir yıl gerçekten kurulmamış demektir.
Etrafımıza bakın. Gerçekten bakın. Fenerbahçe Avrupa'nın zirvesine oynamayı bir hedef değil, bir standart haline getirdi. Anadolu Efes istikrarı bir kültür haline çevirdi. Beşiktaş, Dušan ile birlikte sabırla taş üstüne taş koyarak Euroleague kapısını zorluyor. Türk Telekom ve Bahçeşehir bugünü değil, beş yıl sonrasını inşa ediyor. Trabzonspor daha bu hafta EuroCup'a adım atacağını duyurdu. Yola yeni çıkan bile yüzünü yukarı dönmüş durumda.
Peki ya biz? Biz hala her yaz yeni bir maceraya yelken açıyoruz. Yön belli değil, rota belli değil. Şampiyonlar Ligi'nde devam kararı aldık, rekabeti ve kalitesi her geçen yıl düşen bir lig.
Bu bir hedef değil, bir kabulleniş gibi görünüyor. "İdare eder"in resmi gibi. Ve ben, bir Galatasaray taraftarı olarak, "idare eder"i hiçbir zaman kabul etmedim, etmeyeceğim.
Bu armanın Avrupa kupası kaldıran bir geçmişi var. Tribünleri inleten geceler, ezberlediğim isimler, haykırdığım anlar var. Büyüklüğün ne olduğunu biliyorum çünkü onu yaşadım. İşte tam da bu yüzden bu yerinde sayışa, bu vizyonsuzluğa razı gelemiyorum. Çünkü hatırlıyorum.
Benim derdim sadece kazanmak değil. Derdim bir yön görmek, bir plan görmek. Beş yıl sonra nereye varmak istediğini bilen, ona göre kadro kuran, genç oyuncu yetiştiren, bir kimlik inşa eden bir organizasyon görmek.
Bu mektup bir isyansa eğer, sevginin isyanıdır. Vazgeçmeyenin, hala inanmak isteyenin, tribünde yeri hep dolu olanın isyanı. Biz buradayız. Hep buradaydık.
İyi günde de kötü günde de yerimizi aldık.
Şimdi sıra sizde: bu sadakatin karşılığını doğru kararlarla, gerçek bir planla, işini bilen ellerle vermenizi bekliyoruz.
Çünkü bu kulüp bizim. Ve biz ondan vazgeçmeyeceğiz. Yerinde saymasına da razı olmayacağız.
Saygılar,
Bir Galatasaray Taraftarı
@GSBasketbol@GalatasaraySK