“Sanki Süreyya Operası'nın önünden geçerken bir kalabalık görmüşüm, 'Ne eylemi acaba?' diye içlerine sokulmuşum ve eylem benim hakkımdaymış gibi bir gün…
N'aber? Nasıl geçti haftanız?
Ben bu hafta üç defa tutuklandım, hem de cezaevindeyken. Yani Karatepe'nin asi çocuğu, suç makinası, dehşet saçmaya devam ediyor!
Onun dışında iyiyim, siz de iyi olun. Hepinize sevgiler, iyi ki varsınız."
Sırf Recep Tayyip Erdoğan ve Akın Gürlek hakkında espri yaptı diye 12 yı hapsi isteniyor!
Bu rezilliğin içinde bir de "Herkese dokunuluyor, temiz eller" vs..vs.. masalını satıyorlar!
https://t.co/WNIb7WltRt
Deniz Zeyrek, bir üniversite öğrencisinin yaşadığı perişanlığı anlattı:
*Para harcamamak için gün boyu uyuyorum
*Her ay ailemin gönderdiği 6 bin lirayla geçinmeye çalışıyorum.
*Hem okuyorum hem çalışıyorum ama kiramı ve temel ihtiyaçlarımı karşılayamıyorum.
*Okula gidip gelmek bile 500 lira.
*Eve çıkmak için 70 bin lira biriktirdim. Şimdi kiramı ödeyebilmek için hamallık yapacağım.
*Ne kadar acı bir durum. Geleceğin gazetecileri bunlar.
*Yurtta yer yok, cepte de para yok
Gazeteci Oya Lale Arslan “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “terör örgütü propagandası yapma” iddiasıyla gözaltına alındı. Evinde yapılan aramada telefonuna ve bilgisayarına el konuldu.
Dün Erk Acarer ile yayın yaptığı için hedef gösterilmişti.
Başaran Aksu'nun açlık grevini bitirmesi için taleplerinin yerine getirilmesi isteğimizi yaygınlaştıralım lütfen. Bu adam hiçbir şeyi yarım yamalak yapmıyor ve açlık grevinin vücuda neler yaptığını iyi biliyoruz. Acil desteğimiz gerekiyor.
E hani yalandı?
E hani iftiraydı?
Canlı yayınlarda koca koca laflar eden, belgeleri görmeden ahkâm kesen sözüm ona kişiler şimdi ne diyecek?
Üstelik mahkemeye yansıyan anlatı çok daha çarpıcı:
“Mahkeme sürerken mi hâkim görevden alındı?”
— Evet. Görevden alınmamış olsa banka kayıtlarını da isterdi. Ömrü yetmedi, görevden alındı. Tapu kayıtlarını isteyince telaşlandığını düşünüyorum. Sonrasında üzerindeki mal varlığını süre içerisinde elden çıkarmıştır.
İddiaya bakın:
Melih Gökçek’in mal varlığının ve tapu kayıtlarının araştırılmasını isteyen mahkeme başkanı, dava devam ederken görevden alınmış!
@aytuncerkin1907 haberi
TÜİK, AİHM’lik oldu: Türkiye'de yargı sürecinden sonuç alınamamıştı
Emekli Danıştay Hakimi Önder Tekin, TÜİK’in son 5 yıldır gerçek enflasyon rakamlarını açıklamadığını, Türkiye’de tükenen iç hukuk yolları üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurdu.
Kübra Kırımlı'nın (@Kirimlikubra28) haberi
https://t.co/xpbUJBNZ6Q
Bu arada Başaran Aksu'nun sağlığı devletin sorumluluğundadır...Derhal, açlık grevinde alması gereken vitaminlerin verilmesi gerekmektedir. Ülkemizde biz bu acıları çok çektik.nSözünü anlatamayan, haksız, hukuksuz, adaletsiz,tutsak edilenlerin veya hukuksuz muameleye uğrayan tutsakların son çare olarak başvurdukları açlık grevlerinde, yıkıcı bünyesel zararlar almamasını önlemek başta cezaevi hekimleri olmak üzere ve tüm hekimlerin öncelikli görevleri arasındadır...
@TTB@adalet_bakanlik
GÖKÇEKLER DOSYASINDA 2. PERDE!
Şeytanın aklına gelmeyecek tapu işlemleri, şirket devirleri ve dikkat çekici bağlantılar…
Duyacaklarınıza inanamayacaksınız.
İkinci perde bu akşam saat 21.00’de Onlar TV’de canlı yayında.
Kaçırmayın …
https://t.co/XUlHoUrrqN
Gazeteci Timur Soykan,
Bodrum'daki evinin sitesinde komşularına sorun çıkaran eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan hakkında;
"Başka bir sınıf, ulaşılmaz bir sınıf olduklarını düşünüyorlar.
Siz vatandaşlardan çok daha üstün olduklarını, çok daha ayrıcalıklara sahip olmaları gerektiğini ve halkı istedikleri gibi ezebileceklerini düşünen bir şımarıklığın içindeler.
Neye benziyor biliyor musunuz? Şu içinde yaşadığımız sistemi, siyaseti, daha doğrusu rejimin özeti bunlar.
Bunlar boşuna çıkmıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nden transfer edilse bile bunlar boşu boşuna bu kalıplara girmiyor."
⚠️ Makam aracı yetmedi, şoförü de aldı! Müdür eşinin makam sefası…
Fethiye Milli Eğitim Müdürü Faruk Kaya’nın, devletin tahsis ettiği makam aracını ve şoförünü eşinin hizmetine verdiği ortaya çıktı.
Müdürün eşi makam aracıyla alışverişe, kursa, her yere gidiyor. (Sözcü)
Eee Davutoğlu! Adalete hizmet için fırsat ayağına geldi.
Bu defa, delikanlı ol da "Ben konuşursam, bazıları kaçar" dediğin konuşmayı Savcıya yap.
Bir de 17/25 Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet rezilliğinde,
Bakanların kimin emriyle Yüce Divana sevk edemediğini de anlat. Hadi cesaret...
Mücadele ile kazanan Doruk Madencilik işçileri olarak tutuklu Genel Başkanımız Gökay Çakır ve açlık grevinde Başaran Aksu'ya sahip çıkmak için Beypazarı'nda toplandık.
Gökey Çakır ve Başaran Aksu derhal serbest bırakılsın!
Cenk Karayel’in kurduğu AC Sportif’in 5 bin 386 metrekarelik taşınmazı, şirket birleşmeleri sonrası Hülya Gökçek’in kontrolündeki HLY Yapı’ya geçti. Taşınmaz 26 Kasım 2025’te Asuman Çil’e satıldı.
Bundan sadece iki gün önce, HAMAG’ın Düsseldorf’taki taşınmazı üzerine Fatih Çil lehine 6,5 milyon Avroluk teminat konuldu.
Üstelik Cenk Karayel, Ahmet Gökçek’in bacanağı.
İki ülke, iki taşınmaz, iki gün ve aynı soyadı.
Soru şu:
Bu işlemlerin ve milyonlarca Avronun kaynağı ne? Çil ailesinin Gökçek ailesiyle mali ilişkisi nedir? Ve asıl soru: Çil ailesi dışında, Gökçeklerin malvarlığı trafiğinde “emanetçi” rolü üstlenen başka kimler var?
Bugünkü yazım
Sadece 8 ay Merkez Bankası başkanlığı yapıp 2 yıl maaş almaya devam etti Devletten. Demedi ki kalsın benim ihtiyacım yok çoluğu çocuğu aç olan ailelere verin maaşımı. Demez niye desin?
ABB AVUKATI NADİ TÜRKASLAN: “GÖKÇEKLER SUÇ ÖRGÜTÜ DİYEBİLECEĞİM”
Ankara Büyükşehir Belediyesi Avukatı Nadi Türkaslan, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, ailesi, yakınları, bazı belediye bürokratları ve belediyeyle iş yapan kişilere ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Türkaslan, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.
Soruşturmanın içeriğine duydukları saygı nedeniyle bugüne kadar kamuoyuna açıklama yapmadıklarını belirten Türkaslan, başvurunun kapsamını anlatırken şu ifadeleri kullandı:
“Bizim o şikâyetimizin temeli ve dayanağı, ‘Gökçekler Suç Örgütü’ diyebileceğim eski belediye başkanı İbrahim Melih Gökçek, Nevin Gökçek, Osman Gökçek, Ahmet Gökçek, yakınları, belediye bürokratları, yoğun bir şekilde iş yapan, ihale alan iş insanlarıyla birlikte belediyenin parasını, varlıklarını, taşınmazlarını nasıl kullandığını ortaya koymak.”
Türkaslan’ın açıklamasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri ise televizyon kanalı ve spor kulüplerine ilişkin sözleriydi.
Türkaslan, söz konusu yapının faaliyetlerini sürdürebilmek amacıyla bir televizyon kanalını kullandığını ve ilişkilerin spor kulüplerine kadar uzandığını ileri sürdü. Bu iddialara ilişkin delillerin de 7 Ağustos’ta savcılığa sunulan dosyada bulunduğunu söyledi.
Türkaslan ayrıca Gökçek ve yakınlarının mal varlıklarının araştırılmasına yönelik daha önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başka bir başvuruda daha bulunduklarını açıkladı.
Böylece ortaya üç ayrı süreç çıkıyor:
Birincisi, Gökçek ve yakınlarının mal varlıklarının araştırılması amacıyla daha önce yapılan başvuru.
İkincisi, ABB’nin 7 Ağustos tarihinde yaptığı ve belediye kaynakları, ihaleler, televizyon kanalı ve spor kulüpleriyle ilgili iddiaları içeren suç duyurusu.
Üçüncüsü ise Almanya’daki HAMAG şirketi, taşınmazlar ve mali hareketlere ilişkin yayımladığım belgelerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılan soruşturma.
Türkaslan, bu üç dosyanın birbirinden bağımsız yürütülmesi yerine delillerin bütünlüğünün sağlanması amacıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gerekirse soruşturmaların birleştirilmesi için ayrıca dilekçe vereceğini de ifade etti.
Dolayısıyla artık tartışılan konu yalnızca Almanya’da bir şirketin ya da taşınmazların bulunması değil.
Savcılığın önünde, farklı tarihlerde ortaya çıkan ve birbirleriyle bağlantılarının araştırılması talep edilen üç ayrı dosya bulunuyor.