Türkiye harbiden akıl almaz başarılara imza atıyor görüyorum
Eleştirilerim tonla. Yine de, tüm dünyanın “bu şartlarda nasıl yaptılar” diye hayret ettiği şeyleri duyunca göğsüm kabarmadı değil
Merak ettim. Gerçekten dışarıda nasıl bir imajımız var?
Yüksek riskli, yüksek dayanıklı diyorlar ülkemize en yalın tabirle. Bu derece kırılgan sanılmamıza rağmen sarsılmaz oluşumuzu da incelemiş uzmanlar
Zayıf ve güçlü noktalarımızda dümyada benzeri olmayan bazı benzersiz kombinasyonlar görülmüş:
1) 2019–2026 genel tablo
- Rusya-Ukrayna savaşı
- Gaz, buğday krizleri, göç krizleri
- NATO içi bölünmeler
- Orta Doğu çalkantısı (özellikle Suriye ve Gazze-İsrail)
- Çin-ABD gerilimi
Bu mevzularda birçok ülke sahne arkasında kaldı ama Türkiye tam tersine…
Her krizde “olmazsa olmaz” ülke oldu.
Batının ifadesiyle:
“Turkey is too important to ignore.”
(yani: görmezden gelinemeyecek kadar önemlidir türkiye)
Bu cümle son yıllarda Financial Times, Economist, Reuters analizlerinde defalarca vurgulanmış, tekrar ve tekrar
Diplomaside şu boyutta başarılı olduğumuzu gerçekten bilmiyordum, helal olsun
Mesela en kritik meselelerden:
2) Rusya-Ukrayna girdabındaki stratejimiz (montrö’yü uyguladığımızda)
Boğazları kapattık. Savaşın karadenizimize yayılmasını önledik. Sonra Nato’yu ve fakat Rusya’yı da karşımıza almadık…
Nasıl yorumlandı?
“Ders kitaplarında olması gereken bir Stratejik Tarafsızlık örneği ”
3) Savunma Sanayinde sıçradık
2010 larda silah, parça ithal etmeye ve ambargolara karşı dirençsizdik. Bugün 30dan fazla ülkeye sipariş gönderiyoruz
Aslında sanayiden öte “savaş doktrini” geliştirdik ki apayrı bir kudret bu
Mesela Nato raporlarında şöyle bir tespit var:
“Çok düşük maliyetli silah olarak savaşlarda dron kullanılmasındaki yeni savaş doktrinin öncüsü Türkiye’dir”
Yakında buraya tahminimce “elektronik harp” kabiliyetlerimiz de eklenebilir gibi
4) En büyük eleştirimiz: Ekonomi
Hakkatten Türkiye ekonomik olarak konforu pek tadamadı
Ama dünyanın şaşırdığı şey şu:
- Bu kadar enflasyona
- Bu uçuk kurlara
- Bunca bölgesel politik baskıya
Rağmen ekonomi çökmedi.
Birçok uluslararası analiz diyor ki
“Turkey defied collapse expectations.”
(çökmesi bekleniyordu ama ayakta kaldı)
Sonuç olarak…
Dünyanın gözünde Türkiye’nin kendine has, özerk, sağlam bir duruşu var
“Ekonomisi sorunlu olabilir ama devlet zayıf değil. Türkiye sarsılsa da çabuk toparlayan çevik bir ülke”
Sandığımızdan çok çok güçlüyüz
Bugün Filistin trenine atlayan binlerce "aktivistin" o gün ideolojik saiklerle yüzünü çevirdiği Suriye davasını hiç terketmeyen ve mazlumların sığındığı son kaleden tek bir top atışıyla küfrün iktidarını yerle bir edenlere saygı ve minnetle.
Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
• Kürtçülüğün önüne geçilmeli. Terörün altyapısını hazırlayan bu fikir ve yoldaşlarıdır.
• Devletin zeminine dinamit konmak isteniyor.
• Acil müdahale edilmeli.
• Dünya'nın başka bölgelerinden mesela Çin'de yaşam zorluğu çeken Türkleri(Doğu Türkistan) getirmeliyiz. İsrail bu sistemi uyguluyor.
• Bugün Amerika olmasın, Rus ordusu İspanya'dan çıkar. Karşısında durabilecek hiçbir ülke yok.
•Çünkü Avrupa, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra savaşma kabiliyetini kaybetti.
•Dünyada şu anda fiilen savaş vermekte olan 3 ülke kaldı; ABD, Rusya ve Türkiye...
• Osmanlı Devleti, Doğu'dan mütemadiyen devam eden Türkmen göçü sayesinde kuruldu ve bir imparatorluk oldu.
• Fethettiği yerlere kalabalık Türkmen kitleleri yerleştirebildiği için Rumeli vatan oldu.
• Türkmenler’in göçü 16. yüzyılda Safevî Devleti’nin kurulmasına kadar devam etti. Safevî Devleti'nin kurulmasından sonra Türkistan ile Anadolu arasındaki bu göç kanalı kapandı.
• Osmanlı Devleti, Orta Avrupa'da yeni fethettiği yerlere yerleştirecek Türk nüfusu bulamadığı için bu bölgelerdeki hakimiyeti Balkanlardaki kadar kuvvetli olmadı.
• Türkiyeli diye bir şey olmaz. Kalkıp bizim kendimizi nasıl ifade edeceğimize başkaları karar veremez. Biz kendimizi ifade ederiz.
Biz Türk'üz. Bu ülkede kimliğimizi söyleriz.
•Türkler, cesurca "Türk’üm" diye haykırmadıkça, azınlıklar azıtıyor.
•Yunanistan'a:
“Bizim en kötü zamanımızda Anadolu'yu işgale kalktınız, Atatürk sizi Ege'de denize döktü.Bu savaşı kazanma ihtimaliniz yok.”
•Rum yok, Bulgar yok, Türk yok; hepimiz Osmanlıyız.’
Bu, bugünkü ‘Türkiyelilik’ kavramına benzer.
Dün tutmamıştır, bugün de tutmaz.
•Üniversite mezunu 25.000 TL'ye çalışırken, eli tornavida tutan 4-5 katı para alacak.
Türkiye böyle bir duruma gidiyor.
• Eğitimde reform şart.
Zorunlu eğitim 12 yıldan 8'e düşürülmeli.
Üniversite kontenjanları ve eğitim süresi azaltılmalı.
İlkokullarda öğretim yerine eğitim ön plana çıkmalı.
•Devrin şartlarına intibak edemezseniz yok olursunuz. Nüfus meselesini çözmediğimiz takdirde yok oluruz, açık ve net söylüyorum.
Devletin ailelere teşvik vermesi lazım. Bugün en önemli problemlerden biri, kadınlar çalıştığı için çocuk yapamıyor. Kadınlar çalışmak zorunda.
Devletin annelere en az 2 yıl ücretli izin vermesi lazım. Eğitim meselesinin çözülmesi lazım. Teşvikler artırılırsa, eğitim kalitesi artırılırsa ve bunlar hızlı şekilde yapılırsa nüfus sorunumuz çözülür.
•Bizim kimliğimizi sınırlamaya kalkmasınlar, biz Türküz!
Başıma bişey gelmeyecekse bu tarz düşünen herkesin bir an önce gitmesini istiyorum. Lafa gelince en çok bunlar seviyor ülkeyi; en Atatürkçü bunlar, en demokrat, en özgürlükçü bunlar. Hepsi Atatürk’ün açtığı yolda ilerliyor. Herhangi bir etkinliği İzmir Marşı’yla bitiriyorlar.
Deprem oluyor en çok onlar üzülüyor, orman yanıyor en çok onlar acı çekiyor, şehit haberi var en vatanperver onlar… Ama adamın dilinde artık bu ülke yaşanmaz oldu, öyle böyle, ıvır zıvır. Abi git diyorsun gitmiyor, o zaman elini taşın altına sok diyorsun sokmuyor.
Bizim öğretmenler odasında bu tipten çok adam var. Canı ne isterse yapıyor, Kuşadası’nda yazlığı var, 2,5 milyonluk arabaya biniyor, birkaç dairesi var, ger haftasonu bahçeli evinde içiyor, story atıyor. Ama baksan özgür değil. Ee kardeşim, öğretmenler odasında istediğini söylüyor, sosyal medya hesabında sürekli eleştirel paylaşımı var. Kimse ona dur demiyor. Dünyanın en konforlu muhalefeti. Şikayet. Şikayet.
Maraş depremi esnasında o okuldan ben gittim bölgeye sadece. 6 aylık hamile eşim 5 yaşındaki oğlanla yalnız kaldı evde. Ulen adam nerede devlet diye sosyal medyadan yaygara koparıyor. Bizim Vatsap grubundan yazıyor. Dedim kardeşim sen gelseydin. Gelmemiş. Sürekli mızmız.
Demokrasi ve özgürlük, ekonomik iyileşme, refah için ne yapıyorsun? Cevap yok. Seçimde sandık görevlisi kağıdı geliyor. Gidip rapor alıyor ben o gün görev yapamam diye. Hadi memur adamsın siyasi faaliyette bulunamadın diyelim, peki öğrenciler için ne yapıyorsun?
Gel Hocam şöyle bir etkinlik yapalım diyorum, uğraşma diyor. Yapan adamı dinci faaliyet yapıyor diye eleştiriyor. Ben artık bu aptallık ve mızmızlıktan bıktım. Bu ülkeden gitmek lazım diyor bana. Yaşanmaz diyor. Abi git diyorum. Gitmiyor. Her ay maaş yatıyor düzenli, ek ders, kurs parası. Tertemiz. Baksan düzenli derse girmekten başka yaptığı da yok. Arada bir yapılan toplantıya bile mızıldayıp geliyor.
Bakın, ben kendi çevremden örnek verdim. Ama şu mızmız insanların ekseriyeti bencil tipler. Zerrece çevresine faydası yok. Sadece ilgi budalalığı.
Muhalif olduğumu bildiği halde her haltta gelip bana sizinkiler böyle yapmış diyor. Kim diyorum bizimkiler. İşte sizinkiler. Anasını satayım sendika iş bırakma eylemi yaptığında gel dedim katıl, katılmadı. Ben eylemdeydim, üstüne meydana da gittim. Bu okulda oturdu. Bana sizinkiler diyor. Çoğu böyledir. Siz de görürsünüz zaten.
Asıl parazit bunlar. Gittiklerinde çok şey değişebilir. Sizin enerjinizi de emiyor adam. Sürekli negatif, negatif. Defol git lan.