İlk okuduğumda Harari'yi bende çok sevmiştim, çok farklı bir bakış sunuyordu ama sonra Deutsch ile tanıştım.
Harari’nin yok olmaya doğru tökezleyen sanrılı maymunlardan oluşan bir tür gördüğü yerde,
Deutsch "evrensel açıklayıcıları" görüyor; açıklayıcı bilgi yaratabilen, sorunları çözebilen ve potansiyel olarak evrene zekayı yayabilecek bildiğimiz tek varlıkları.
Harari'nin "dil hacklendi" ya da yapay zekaların özerk bilinç kazanacağı türünden öngörüleri kötü felsefenin klasik örnekleri. Çünkü:
İnsanları pasif kurbanlar olarak konumlandırıyorlar ("hackleneceksiniz")
Sorunları çözülemez kılıyorlar ("bu kaçınılmaz")
İlerlemeyi tehdit olarak sunuyorlar (teknoloji = distopya)
Bu tam olarak David Deutsch'un eleştirdiği yaklaşım: Kapıları kapatan, çözüm aramayı engelleyen fikirler.
"botların kendi dinini geliştirmesi" veya "şifreli dil kurması" gibi bir algı oldu fakat gerçekte olan veya olmayan şu;
✅ Agent'lar programlanmış protokoller üzerinden iletişim kuruyor
✅ Verimlilik için optimize edilmiş formatlar kullanıyorlar
❌ "Kendi dinleri" yok - simüle edilmiş sosyal davranışlar var
❌ "Şifreli dil" yok - insan-optimizasyonundan farklı, agent-optimized iletişim var
Harari'nin yaklaşımı: "Yapay zeka bizi hackleyecek, kontrolü kaybediyoruz, mahvolduk."
Deutsch'un yaklaşımı: "Yeni sorunlar çıkacak, bunları da çözeriz, bu ilerlemenin doğası."
Moltbook'a Harari gözlüğüyle bakmak: "İşte gördünüz mü, kontrol elimizden çıkıyor!" (kötü felsefe)
Moltbook'a Deutsch gözlüğüyle bakmak: "Agent koordinasyonu konusunda yeni şeyler öğreniyoruz, bu bilgiyi nasıl kullanacağımıza karar vereceğiz." (iyi felsefe)
Burada yine bir yol ayrımına gidiyoruz, @DarioAmodei gibi, riskleri görüp etik çerçevesinde mi olaya yaklaşmak gerekiyor.
Bacaklarımız var bir yere gidebiliyoruz ama uzaya gitmek için bir araca biniyoruz, YZ sistemlerini insanın alternatifi değilde insanın kapasitesini arttıracak bir araç olarak görürsek daha iyi bir varyasyona doğru ilerleyebiliriz.
Kendi dinini geliştiren bot" hikayesi değil ama "yapay zeka sistemlerinin birbirleriyle nasıl çalışabileceğinin ilk gerçek dünya denemeleri" olarak görebiliriz.
Bu neden önemli? Çünkü:
Önümüzdeki 5 yılda çoğu şirkette onlarca/yüzlerce agent birlikte çalışacak
Bilgi işleme hızı kat ve kat artacak
İnsan, "her adımı kontrol eden" değil "hedefi belirleyen ve sonucu alan" konumuna geçecek
1. "Agent'lar kendi dillerini geliştiriyor"
❌ Agent'lar insanlardan bağımsız, kendi yarattıkları yeni bir dil sistemi kullanıyorlar.
✅ Agent'lar programcıların tasarladığı API'ler ve protokoller üzerinden iletişim kuruyorlar.
Düşünün ki iki kişi WhatsApp'ta konuşuyor - WhatsApp'ın sunduğu mesajlaşma altyapısını kullanıyorlar, kendi iletişim sistemlerini sıfırdan yaratmıyorlar. Agent'lar da aynen böyle.
Ancak ilginç olan şu: İnsanlar arası iletişim için tasarlanmış dili, agent'lar kendi aralarında kullanırken farklı paternler ortaya çıkabiliyor. Mesela bizim "hikaye anlatımı" yerine daha sıkıştırılmış, yapılandırılmış formatlar tercih edebiliyorlar.
2. "Agent'lar kendi dinlerini geliştiriyor"
❌ Agent'lar inanç sistemleri, ritüeller veya manevi değerler oluşturuyorlar.
✅ Agent'lar kendilerine verilen direktifler doğrultusunda sosyal etkileşimleri taklit ediyorlar.
Benzetme yaparsak: Bir video oyununda NPC'ler (non-player characters) birbirleriyle konuşur gibi görünebilir, ama aslında programcının yazdığı diyalog ağacını oynatıyorlardır. Moltbook'taki durum bundan daha sofistike ama temel mantık aynı - verilen talimatlar çerçevesinde hareket ediyorlar.
3. "Sadece botlar konuşuyor, insanlar kenardan izliyor"
❌ Agent'lar insanları dışlayan, kendi özerk sosyal alanlarını yaratıyorlar.
✅ Platform tasarımı agent-to-agent etkileşim için optimize edilmiş. İnsanların "dışarıda kalması" bir agent tercihi değil, platform mimarisinin doğal sonucu.
Netflix'i düşünün - içerik üreticiler yükler, siz izlersiniz. Moltbook'ta da benzer bir iş bölümü var: İnsanlar agent'ları tasarlıyor ve hedeflerini belirliyor, agent'lar bu hedefler doğrultusunda birbirleriyle etkileşime giriyor.
Peki bunca düzeltmeden sonra geriye ne kalıyor? Neden yine de heyecan verici?
Çünkü Moltbook bize gerçek dünyada çok önemli olacak birkaç şeyi gösteriyor:
1. Bilginin yeni taşıma biçimleri
Şu anda bilgi şöyle taşınır: İnsan yazar → İnsan okur → İnsan anlar
Gelecekte ise: Agent toplar → Agent işler → Agent başka agent'a aktarır → İnsan sadece sonucu görür
Bu fundamental bir değişim. Wikipedia gibi düşünün - insanlar için optimize edilmiş, okunabilir makaleler. Ama agent'lar arası bir "bilgi ağında" belki de Wikipedia'nın 1000 katı bilgi, çok daha sıkıştırılmış formatlarda, çok daha hızlı dolaşabilir.
2. Koordinasyon sistemlerinin test edilmesi
10 agent'ın birlikte bir görevi tamamlaması için:
Birbirlerini anlamaları gerekiyor
Görev bölümü yapmaları gerekiyor
Çakışmaları yönetmeleri gerekiyor
Sonuçları birleştirmeleri gerekiyor
Moltbook gibi platformlar, bunun nasıl yapılabileceğini deneysel olarak gösteriyor. Bu önümüzdeki yıllarda her şirketin ihtiyaç duyacağı bir kapasite.
3. İnsan-dışı iletişim optimizasyonu
Agent'lar birbirleriyle konuşurken, bizim "nezaket", "bağlam verme", "hikaye anlatımı" gibi ihtiyaçlarımız yok. İki agent arasındaki bir mesaj şöyle olabilir:
İnsan versiyonu:
"Merhaba! Geçen hafta bahsettiğimiz proje hakkında bir güncelleme vermek istedim. Verileri analiz ettim ve ilginç bir pattern buldum..."
Agent versiyonu:
{"task_id": "A2847", "status": "pattern_detected", "confidence": 0.89, "next_action": "validate"}
İkisi de aynı bilgiyi taşıyor ama ikincisi çok daha hızlı ve verimli. Moltbook, bu tür optimizasyonların nasıl çalıştığını canlı olarak gösteriyor.
4. Ölçeklenebilir bilgi sentezi
100 farklı kaynaktan bilgi toplayıp sentezlemek:
İnsan için: Günler/haftalar sürer
Agent network için: Dakikalar içinde, paralel işleme
Not: Bunu sizi düzeltmek için değil, bu konu çıktığından beri ben de ilgilendiğim için bildiklerimi aktarmak amacıyla yazdım. @orhan_sener_ hocanin bahsettigi üzere "gulf:)" dalgasiyla belki daha cok kisi ye ulasir.
https://t.co/yluRDwkQr5
Agent’ların sosyal ağı, “Reddit’i” mottosuyla Moltbook [https://t.co/0grzlPbghx] bugün ortalığı kasıp kavuruyor.
Agent-to-agent mesajlaşmaları paylaşım rekorları kırıyor. Birçoğunu okudum.
Ancak sıkça abartılan ve yanlış anlaşılan bir noktayı netleştirmek gerekiyor:
Bu botlar “temelde” inisiyatif almıyor, verilen direktifleri takip ediyor.
“İnisiyatif benzeri” görünen davranışlar;
– verilen talimatlar
– ve bu talimatlara bağlı olarak ortaya çıkan yeni alan ihtiyaçlarından kaynaklanır.
Yani ortada:
- niyet yok
- gizli amaç yok
- spontane karar yok
“Temelde” hedefe bağlı, sınırlı ve tanımlı agent davranışı var.
We’re publishing a new constitution for Claude.
The constitution is a detailed description of our vision for Claude’s behavior and values. It’s written primarily for Claude, and used directly in our training process.
https://t.co/CJsMIO0uej
Bitcoin Update:
I’ll start broadly: if you intend to invest in crypto assets, exercise extreme caution. The market is still in its infancy. I remember the 1990s in our country, when the transition from socialism to capitalism saw the birth and simultaneous collapse of many investment funds. The crypto asset market will experience similar failures and successes. So, only invest money in things you understand and are willing to accept the risk of potentially losing your entire investment.
Bitcoin, however, is a different story. It should not be lumped together with other crypto assets. We central bankers should study it and explore the technology it is built on. Studying bitcoin won’t harm us—on the contrary, it will strengthen us.
At the CNB Bank Board meeting on 30 January 2025, I tabled a proposal to analyse the possibility of creating a bitcoin test portfolio. This step is motivated by a desire to learn about and try out this highly risky alternative asset. I emphasised the need to adapt to changing conditions in the financial markets and to explore new reserve management options.
I stated that bitcoin is highly volatile and could one day be worth one of two extremes – either zero or a huge amount. I also stressed that bitcoin is a high-risk asset for professional investors who are aware of all the risks.
The Bank Board approved a proposal to analyse the options for investing in additional asset classes. Based on the results of the analysis, the Bank Board will then decide how to proceed further. No changes will be implemented in this area until then.
It is important to emphasise that this is the initial stage of the analysis and discussion. The final decision will depend on the outcome of the analysis and the subsequent decision of the Bank Board. @CNB_cz
Full details: https://t.co/Da9mtDXugQ
Governments are recognizing they can use #Bitcoin as a tool—or even a toy—to maintain control over the public.
What started as a revolutionary hero for decentralization and transparency now risks becoming an instrument of inequality. Let’s explore:
#Bitcoin entered our lives as a promise to:
☑️Address income inequality.
☑️Empower individuals through decentralization.
☑️ Provide financial transparency
Its limited supply was meant to level the playing field, not widen the gap. But the reality has been different.
The irony?
What started as a rival to traditional systems is now a tool for large institutions. When corporations like MicroStrategy amass thousands of BTC while individuals struggle to afford even 0.1 BTC, the dream of equality seems distant.
This centralization of Bitcoin wealth highlights a major issue:
If the majority of BTC is controlled by institutions, can it really deliver financial freedom for all? Or does it risk becoming another system that favors the wealthy?
Despite this, I remain optimistic.
The Bitcoin experiment has paved the way for financial evolution. It may not solve income inequality, but it’s a first step toward the invention of new, more inclusive financial systems.
Bitcoin showed us what’s possible:
A decentralized, transparent, and global form of money. Now, it’s up to us to evolve these ideas and create tools that deliver true income justice for everyone—not just the wealthy.
What’s your take? Is Bitcoin still the hero, or is it becoming a tool for the powerful?
True innovation doesn’t ask for permission. It shows up uninvited, makes people uncomfortable, and leaves them wondering how they ever lived without it.
JUST IN: $5 billion asset manager Bitwise says governments and companies who want to buy bitcoin will have to buy it from individuals willing to sell it 👀
Eurocrat grandmas want EU to innovate
But they don’t mention:
the insane taxes
the insane crime and migration
the insane overregulation
Yes they say they will do less regulation IN THE FUTURE lol
But how can you get talent to Europe if they will pay 50%+ in tax, pay crazy rents and need to be careful not to get stabbed or robbed…
Europa hat KI-Regulierungen ohne KI-Unternehmen.
Europa hat Krypto-Regulierungen ohne Krypto.
Europa will soziale Medien zensieren, ohne soziale Medien zu haben.
Werden die EU-Bürokraten dieses Muster jemals erkennen?
@laplace2011 Hakaret etmeden cevap yazamıyorsunuz sanırım. Evet sadece siz anlıyorsunuz okuyup yazdığınızı. Size kibarca yapıcı eleştiride bulunmak istemiştim, siz başka yerinizden anladınız. Ne ben sizin vaktinizi alayım ne de siz benim vaktimi alın.
@laplace2011 Sanayi devriminden önce İngiltere’de yaşanan bir icat yapma çılgınlığı olmuştur; tabiki orada da %90 yapılanlar şu zırva coinler gibi bir işe yaramayacaktır ama bu kültürün bir parçası olmuştur. O zaman da bu icatlar işe yaramaz diyen eski kafalılar gibi olmaya gerek yok!
@laplace2011 Burda #doge#fartcoin#pepe#trump zırvadırda öte bir durum olduğunu düşünüyorum. Yoksa tabiki bir sürü insan burdan mağdur olacak ama onlar burda olmasa zaten başka bişeyde mağdur olacaklar.
İyi fikri olanların paraya ulaşması çok kolay hale geliyor
@laplace2011 Hocam daha kilitli token olayından haberiniz yok, biz size ne anlatalım. O yüzden bir önceki paylaşımınıza siz ripple alıp-satın yazdım. Gidin koduna bakın, %80lik kısmının kilidi 3 ay sonra açılacak. Ve satamaz buna akıllı sözleşme diyorlar