Herkese söyleyin sokakta çarşıda, bu ülkede Tayyip Erdoğan döneminde köprüye Amerikan bayrağı yansıtıldı, Gazze soykırımından hemen sonra diye.
Herkese söyleyin bunu.
Filistin Bayrağı'yla oy toplayıp köprüye Amerikan Bayrağı yansıttılar. Sen Coca Cola'yı boykot edip Starbucks'ta oturanlara salça olmaya devam kardeşim.
Hakkında soruşturma açılınca yurda dönen Deniz Göktaş, kaçma şüphesi nedeniyle tutuklanalı 2 gün; İstanbul'da telefon çalarken yakalanan ve 470 suç kaydı olan hırsız adli kontrol şartıyla serbest bırakılalı birkaç saat oldu
Milliyetçilik yeryüzünde en çok utanılması gereken durumdur. Sorunludur virüstür. Amerika ve İsrail nasıl dünyanın başına dolanmış virüs ise. Ülkücülerde bizim başımıza dolanmış virüslerdir.
57 alevinin katledildiği yüzlerce çocuğun ve kadının sırf alevi olduğu için yaralandığı, hedef gösterildiği ve göçe zorlandığı çorum katliamına “bir polisin şehit olduğu çorum olayları” demiş.
sırf iktidar götü yalayacaklar diye çorum’da katliama karşı elde mavzer barikat örüp halkına sahip çıkan devrimcileri terörist ilan etmeye çalışıyorlar.
6 yaşında çocuğun evlendirilmesi ve annesin ölü bulunması dine hakaret değil midir? N**msuz ş**iz insanlar sizi. Bizim dinimiz kadını ve çocuğu korumayı emrediyor. Bunun aksine devletin yetkisini ellerinde bulunduran bunun sorumlusunu serbest bırakıyor ise alenen dine hakarettir.
Ters kelepçe takmaları eziklikten başka bir şey değil. Güya gözdağı veriyorlar. Yahu Deniz gösteriyi çekmiş, yayınladı, onca hakarete, tehdite rağmen kaldırmadı, her gün paylaştı, bir de üstüne soruşturma açıldı haberinin üzerine kalktı kendisi geldi zaten, kime neyin artistliğini yapıyorsunuz?
İyi Babalar!
Deniz Göktaş’ın şu an gözaltında olmasının bir diğer nedeni ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın trafikte sanatçı Sevim Tanürek’in ölümüne neden olduğu ve ceza almadığı olayı gündeme taşımasıdır.
Deniz Göktaş yaptığı gösteriyle bir hamle yaptı. Bu adlı adınca politik bir hamleydi. Kendi mesleği ile Türkiye’de ifade özgürlüğü alanının daraltılmasına karşı geldi. Aydın karşı gelendir. Halk da sahip çıkan. O aydınlığını yaptı sıra halkın sahip çıkmasında.
Burak Erdoğan'ın sanatçı Sevim Tanürek'e yaya geçidinde yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçerken arabayla çarpıp ölümüne sebep olduğu iddiasını da soracaklar mı yoksa yok mu
baştan sona yaptığı eylemi sahiplendi. reklamsız, sansürsüz paylaştı. türkiye’ye döneceğini söyledi. cumhurbaşkanı hakkındaki şakasını tekrar yayınladı. kıvırmadı, eğilmedi, bükülmedi. seni doğuran ana desin ki ben aslan doğurdum. imran deniz göktaş yalnız değildir.
yurt dışından 2 temmuz'da dönerek tutuklanacağı günü de kendi seçti. (bkz: 2 temmuz 1993 sivas katliamı) kral her fırsatta ceberrut devlete ders veriyor
“Türkiye Maden-İş Başkanı: 1.000.000 TL”
Soru: Sendikacılık Türkiye’de para kazanılan bir şey midir?
Cevap: Elbette!
Sendikacı Başaran Aksu:
“En sınırlı sendikalardan biri olan Genel Maden-İş’in yöneticileri yaklaşık 350 bin lira maaş alıyor. Türkiye Maden-İş Başkanı ise yaklaşık 1 milyon lira maaş alıyor. Ayrıca 4 yılda bir ‘hizmet ödülü’ adı altında 5 milyon, 10 milyon lira gibi ödemeler yapılıyor. Makam tazminatı alıyorlar, iki ayda bir çift maaş alıyorlar. Kendilerinin ve ailelerinin yeme, içme, tatil, giyim gibi birçok harcaması fatura karşılığında sendikaya ödetiliyor.
Bunlar zenginleşmenin sadece görünen kısmı. Büyük faturalar ve finansal işlemler üzerinden de ciddi gelir elde ediliyor. Örneğin sendika kasasından geçici olarak 10 milyon lira kullanıldığında, bunun aylık faiz getirisi yaklaşık 300 bin lira. Grev yok, eğitim yok, ciddi bir faaliyet yok; işçiler sadece aidat ödüyor.
DİSK’e bağlı Genel-İş’in başkanı da 600 bin liranın üzerinde maaş alıyor. Yönetim kurulları çift maaş alıyor, hizmet ödülleri alıyor.
Oysa Sendikalar Kanunu gereği kongre dönemlerinde hazırlanan yeminli mali müşavir raporlarının sendikaların internet sitelerinde yayımlanması zorunlu. Bu raporlar en azından sendika hesabından yapılan ödemeleri kalem kalem gösteriyor. Biz bunları inceleyip kamuoyuna açıkladıktan sonra Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’e bağlı sendikalar, kanunen yayımlamak zorunda oldukları yeminli mali müşavir raporlarını artık yayımlamamaya başladı.”
(YouTube: İnan Demirel)
Bodrum’daki villalar Ali Ağaoğlu’nun projesiydi, yönetmeliğe uygun olmadığı için ÇED raporu alınamamış ve projeye başlanamamıştı!
İbrahim Hacıosmanoğlu “Milli futbolculara ücretsiz villa dağıtacağım” dediği proje ÇED raporu alınamayan bu proje!
Rapor halen alınabilmiş değil!