Uşak Ulubey'den bir çobanla konuştum. 250 davar, 130 oğlağı var. Ağaçlar daha genç. Ama nedense gençleştirme için damgalanmis ve kesilip toprak sürülecek. Çoban tecrübeli. "Toprak sürülünce geçişimiz yasaklanacak hayvancılık burada da bitiyor" diyor. "Okullarda çocuklara yanlış bilgi veriliyor, keçi ot yer, çam yemez, kışın kar olursa ancak alt dalları yer, bununla da çamı budamış olur. Yerdeki otları yiyip bitirdiği için yangınları önler. Biz yörüğüz doğanın içinde yasariz. Doğayı biliriz. Davarın pisliği dahil hiçbir şeyi atılmaz. Yörükler dağları savaş için değil üretim için kullanır. Ama biz vatanseveriz yurt savunmasında en önde oluruz. Bu dağlar, ormanlar, ovalar bizim."
“TROYA’NIN İNTİKAMI”
[... Anadolu’nun ilk uygarlıklarından olan ve Troas bölgesinde (Çanakkale civarı) kurulan Truva Devleti’nin bir Türk Devleti olduğu, tarihçilerin eskiden beri ileri sürdükleri bir görüştür. Bunlardan biri, 14. Yüzyıl tarihçilerinden Venedikli Andren Dandolo, Türkler’in anayurdunun ‘Hazar Denizi’nin arkası’ olduğu, ‘Yunanlılara yenilen Troyalılar’ın oraya geri gittiklerini’ ileri sürer ve Türkler’i ‘Troyalılar’ın torunları olduğu için’, Avrupa’nın ‘iç düşmanı’ sayar. Dandolo, Troyalılar’ın Türklüğü konusunda şunları söyler: “Türkleri’in yurdu Hazar Denizi’nin doğusunda yer alır. Kökenleri Trova’nın baş kralı olan Troilus’un oğlu Türk’e kadar uzanır. Bilindiği gibi Troilus kentinin elegeçirilmesinden sonra birçok Truvalıyı arkasına alıp bu bölgeye gitmişti”... Bazı tarihçiler ise Truvalılar’ı, hem Türklerin hem de Romalıların atası kabul eder. Katalonyalı Pero Tafur, İstanbul’un fethi nedeniyle “Türkler elbette Truva’nın öcünü alacaklardı” der. Benzer bir yorum, Yunan tarihi kayıtlarında yer alır ve İstanbul’un fethi kastedilerek, “Türkler Yunanlılar’a Truva’da yaptıklarını ödettiler” biçiminde yer alır. Yunanlı tarihçi Mikhail Apostolis, İstanbul’un düşmesiyle “Truvalılar’ın hiç kuşku duyulmayacak biçimde geri döndüğünü” söyler. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u aldıktan sonra Troya kenti yıkıntıları için Çanakkale’ye gider ve orada şunları söyler: “Allah uzun yıllar sonra bu kent ve sakinlerinin intikamını almayı bana bahşetti. Asyalılar’ın öcünü, onların torunlarını cezalandırarak aldım”. Benzer söylemleri, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Atatürk de söyler ve Yunan ordusunu yendiğinde, “Troya’nın intikamını aldık” der...]
Kaynak; METİN AYDOĞAN
“Antik Çağdan Küreselleşmeye Yönetim Gelenekleri ve Türkler”
İstiklal Marşımız Arapça okunmuş!
Karamanoğlu Mehmet Bey'in "Bundan böyle divanda, dergâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır" diye ortak devlet dilini tanımlayan bu tarihi fermanın yuvası Karaman'da , İstiklal Marşı'ın kabulü etkinliğinde İstiklal Marşımız Arapça okunmuş! Artık saçmalığın da bir sınırı olur! Hangi Arap ülkesi milli marşını her nedenle olursa olsun Türkçe okur ?
Osmanlı'da kır kahvesinde Arapça bilirsen kahve 5 kuruş bilmez,
Türkçe konuşursan 10 kuruştur!
Yusuf Akçura,
Türkçülüğün Tarihi. 1926.
Lütfen bu konuşmayı dinleyip, paylaşıp, hesabı takip ediniz.
@BayraktarOr