📊 Maaşa gelince ‘imkân yok’, köprüye ve muayene ücretlerine gelince sınır yok!
Millete verilen:
👨💼 Memur Ocak zammı: %11
👨💼 Memur Temmuz zammı: %7 + enflasyon farkı
Resmî enflasyon:
📉 2024 yıl sonu TÜFE: %44,38
📉 2025 yıl sonu TÜFE: %30,89
📉 2026 Mayıs yıllık TÜFE: %32,61
Ama vatandaşın cebinden alınanlara bakın:
🏥 Devlet hastanesi katılım payı: %92 zam
🏥 Üniversite hastanesi katılım payı: %246 zam
🏥 Özel hastane katılım payı: %67 zam
Yol ve köprülerde 3 yıllık tablo daha ağır:
🌉 Osmangazi Köprüsü: 184,50 TL’den yaklaşık 653 TL’ye
📈 Artış: %253,8
🌉 1915 Çanakkale Köprüsü: 200 TL’den yaklaşık 688 TL’ye
📈 Artış: %244
🛣️ Ankara-Niğde Otoyolu:
📈 Sadece son zam: %25
Devlet maaş öderken vatandaşa sabır tavsiye ediyor.
Vatandaştan tahsil ederken enflasyonun da üstüne çıkıyor.
Çalışanın maaşı %11 + %7 ile idare ettirilirken; hastane payı, köprü geçişi, otoyol ücreti ve kamu alacakları katlanarak artıyor.
Bu tablo enflasyonla mücadele değil;
📌 vatandaşın gelirine fren,
📌 devletin tahsilatına gaz politikasıdır.
Devlet, maaş verirken cimri; vatandaşın cebine uzanırken cömert olamaz.
Adalet; maaşı düşük artırıp köprüyü, yolu, hastane payını katlamak değildir. Devlet önce vatandaşını korur, sonra alacağını düşünür.
🔴Katar Dışişleri Bakanlığı:
Katar ve Pakistanlı arabulucular, Doha'da ABD ve İran heyetleriyle gerçekleştirdikleri ayrı görüşmeleri tamamladı.
İsviçre Zirvesi'nde ortaya konan mutabakat zaptına ilişkin konularda olumlu ilerleme sağlandı.
Taraflar, görüşmelerin sürdürülmesi ve bir sonraki toplantının en kısa sürede yapılması konusunda anlaşmaya vardı.
Ucuz ve basit bir penaltı…
Müslüman ülkeler doğranıyor .
Brezilya, Arjantin, Fransa , İngiltere olsaydı asla veremezlerdi .
#Belçika & #Senegal#dünyakupası 🏆
TÜİK VERİLERİ BİLE KRİZİ GİZLEYEMİYOR
📌 İşsiz sayısı: 2 milyon 883 bin
📌 İşsizlik oranı: %8,2
📌 Kadın işsizliği: %10,5
📌 Genç işsizlik: %14,8
📌 Genç kadın işsizliği: %21,8
📌 Atıl işgücü: %31
Bu tablo 'işsizlik düştü' masalını değil, çalışmak isteyen milyonların sistemin dışında kaldığını gösteriyor.
MESELE İŞSİZLİK DEĞİL, UMUTSUZLUK REJİMİDİR
Mayısta istihdam 285 bin kişi arttı deniyor ama aynı ay atıl işgücü %31’e yükseliyor.
Yani vatandaş ya iş bulamıyor, ya eksik çalışıyor, ya da iş aramaktan umudunu kesiyor.
📉 Gençler işsiz
📉 Kadınlar sistem dışı
📉 Emekçi uzun çalışıyor
📉 Gelir yetmiyor
Bu ekonomi iş üretmiyor; güvencesizlik, yoksulluk ve umutsuzluk üretiyor.
TÜRKİYE’NİN İHTİYACI MAKYAJLI VERİ DEĞİL, ONURLU İSTİHDAMDIR
Çözüm net:
✅ Gençlere nitelikli iş alanı
✅ Kadın istihdamını artıran sosyal destek
✅ Sanayi, tarım ve teknoloji odaklı üretim planı
✅ Kayıt dışı ve güvencesiz çalışmayla mücadele
✅ Liyakatli ekonomi yönetimi
✅ Ücretli emeği koruyan adil büyüme
İşsizliği rakam oyunu ile değil, üretim ve adaletle çözeceğiz.
Anahtar Parti
Sağlık Politikaları Başkanı Sayın Dr. Varol TOSUN;
BUGÜN YÜRÜRLÜĞE GİREN DÜZENLEME İLE
İkinci basamak resmî sağlık kuruluşlarında muayene katılım payı 50 TL’ye,
Eğitim ve Araştırma Hastaneleri, Devlet ve Üniversite Hastanelerinde 90 TL’ye,
Vakıf Üniversiteleri ve özel hastanelerde ise 100 TL’ye çıkarıldı.
Aile hekimi sevkiyle üst basamağa başvuranlarda ise katılım payında %50 indirim uygulanacak.
Gerçek çözüm üretmek yerine başarısızlığın faturasını vatandaşa çıkarıp muayene katkı payını artırmak, sağlık sistemini yönetememenin bedelini millete ödetmektir.
Zamanında randevu veremediğiniz bir sağlık sisteminde, vatandaştan daha fazla muayene katkı payı istemenin haklı bir gerekçesi olamaz.
Sağlık sisteminin yapısal sorunlarını çözmeden, yönetemediğiniz sistemin maliyetini vatandaşa yüklemek; en hafif ifadeyle sorumluluktan kaçmaktır.
Önce sistemi düzeltin. Önce randevu sorununu çözün. Önce vatandaşın sağlık hizmetine zamanında ulaşmasını sağlayın.
Finansman araçlarını ondan sonra bi’zahmet gözden geçirirsiniz.
Anahtar Parti iktidarında; önleyici ve koruyucu sağlık hizmetlerini esas alan, güçlü birinci basamak organizasyonuyla sağlık sistemini adil, erişilebilir ve gerçek anlamda sağlık üreten bir yapıya kavuşturacağız.
Muayene katkı payını da vatandaşın gündeminden tamamen çıkaracağız.
DAHA İYİSİ MÜMKÜN.
ÇÖZECEĞİZ.
@anahtarparti@yavuzagiraliog@anahtarsaglik@saglikbakanligi
#Sağlık #SağlıkSistemi #MuayeneKatkıPayı #MHRS #SağlıktaAdalet #DahaİyisiMümkün
@anahtarparti@yavuzagiraliog@APartiSimo@anahtarsaglik@drvaroltosun
Mazeret iktidarı diyorum artık iktidara. Çünkü hep mazeretleri var; sanki ilk defa başımıza bunlar geliyormuş gibi konuşmayı seviyorlar; ilk defa savaş görüyormuşuz gibi ilk defa deprem görmüşüz gibi ilk defa sınırımızda savaş varmış gibi ilk defa dünyada kriz görmüşüz gibi... İlk defa karşılaştığımızdan bahisle hep mazeretleri olan bir iktidarla karşılaşıyoruz…
@yavuzagiraliog@anahtarparti
#türkiye
#dünya
#insan
#söz
#vatan
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu
🗓️ 1 Temmuz Çarşamba (Yarın)
⏰ 20.00
📺 Karar Tv
Taha Akyol ve Elif Çakır Soruyor programının canlı yayın konuğu oluyor.
TÜRKİYE DÜNYADA ZİRVEDE!
Ama yine vatandaşın aleyhine olacak şekilde..
📱 IMEI kayıt harcı:
🇹🇷 Türkiye: 54.258 TL
🇵🇰 Pakistan: yaklaşık 24.818 TL
🇦🇿 Azerbaycan: 570–2.743 TL kayıt harcı + değer bazlı vergi
🇺🇿 Özbekistan: yaklaşık 321 TL idari kayıt
🇮🇩 Endonezya: muafiyet üstü değer bazlı vergi
🇨🇾 KKTC: yaklaşık 496 TL ön kayıt
Dünyada kayıt sistemi kaçakçılığı önlemek için var; Türkiye’de vatandaşın cebini boşaltmak için işletiliyor.
Bırakın gelişmiş ülkeleri daha az gelişmiş ülkelerin bile çok üstünde bir vergi alınıyor. Bu bir nevi harç değil, teknolojiye erişim cezasıdır.
2012’de 100 TL olan IMEI harcı, 2026’da 54.258 TL’ye çıktı.
📈 14 yılda 542 kat artış!
Kaçakçılıkla mücadele bahanesiyle başlayan sistem, bugün açık bir ithalat bariyerine ve vatandaşın sırtına bindirilmiş ağır bir vergi yüküne dönüştü.
Devlet, teknolojiyi kolaylaştırması gerekirken vatandaşa ikinci telefon parası ödetiyor.
Bu düzenin sonucu net:
❌ Genç teknolojiye erişemiyor
❌ Vatandaş dünyadan pahalıya bağlanıyor
❌ Kayıt sistemi cezaya dönüşüyor
❌ Devlet aklı vergi refleksine sıkışıyor
Anahtar çözüm de net:
✅ Maktu harç düşürülmeli
✅ Cihaz değerine göre adil oran getirilmeli
✅ IMEI kaydı idari işlem seviyesine çekilmeli
✅ Teknoloji lüks değil, çağın temel ihtiyacı sayılmalı
Vatandaşın cebinden devlet yönetilmez.
Anahtar Parti Eğitim Politikaları Başkanı Prof. Dr. Fatih Yalçın:
"Proje okullarının özel statüsünü sendika/siyaset gölgesinde kullanmak eğitime en büyük kötülüktür. İlkeleri için istifa eden müdürümüzün duruşu örnek olmalıdır. Liyakat tek ölçütümüzdür!"
@DursunVarol77@aplusmedya@drvaroltosun Cümleleriniz aslında sizin samimiyetinizin göstergesidir.
Kaç sene bizimle birlikte çalıştınız ki yalanımıza şahit oldunuz da bu cümleleri sarf ediyorsunuz beyefendi.
Lütfen...
Anahtar Parti Sağlık Politikaları Başkanı Dr. Varol Tosun’dan "Sağlık Sistemi" eleştirisi:
"Bir tarafta aylarca randevu bekleyen vatandaş, diğer tarafta atama bekleyen binlerce genç diş hekimi var. Sorun gerçek ihtiyaca göre planlanmayan insan gücü politikalarında!"
📌 Çözüm reçetesini açıklayan Tosun, Anahtar Parti iktidarında "Aile Diş Hekimliği" modelini hayata geçireceklerini ve kadro planlaması yapacaklarını belirtti.
Biz Türkiye’nin siyasi merkezi olmaya talibiz. Sağın ya da solun değil; milletin merkezindeyiz!..
Kimsenin gömleğini çıkarmasını istemiyoruz. Kimseye geçmişini inkâr ettirerek siyaset yapmıyoruz. Bizim tek ortak paydamız; ay yıldızlı al bayrağı kendi bayrağı bilen, bu memlekete aidiyet hisseden ve Türkiye’nin geleceğine karşı sorumluluk duyan herkestir.
Aidiyetiniz, kökeniniz, dünya görüşünüz ne olursa olsun; “Ben bu millete borçluyum, çocuklarıma daha güçlü, daha zengin, daha huzurlu bir Türkiye bırakmalıyım” diyorsanız, bizimle aynı istikamettesiniz.
Biz insanların dün nerede durduğundan çok, yarın bu memleket için ne yapacağıyla ilgileniyoruz.
Bu yüzden her kesimin oyuna talibiz. Türkiye’nin dört bir yanından, farklı siyasi geleneklerden, farklı hayat hikâyelerinden insanların ortak umuduna dönüşüyoruz. Belki henüz anketler bunu tam göstermiyor ama Anahtar Parti’nin en büyük gücü, toplumun her kesiminden gördüğü bu karşılıktır.
Ay yıldızlı al bayrağı kendi bayrağı bilen, Cumhuriyet’i, demokrasiyi, hukuku ve vatan sevgisini evlatlarına bir emanet gibi bırakmayı namus borcu sayan herkesle omuz omuzayız.
Biz ayrıştırmaya değil, birleştirmeye talibiz. Biz kutuplaşmanın değil, milletin iktidarına talibiz.
Bunu yaparken de ukalalık etmeyeceğiz. Kendimizi milletin üstünde görmeyecek, kimseye doğrularımızı dayatmayacağız. Ama memleketimizin geleceğini, devletimizin itibarını ve milletimizin birliğini korumak konusunda da en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz. Çünkü bizim siyasetimizin merkezi millet, pusulası ise Türkiye’dir…
Muharrem ayının manevi ikliminde, Kocaeli İl Başkanımız Halil Keskinoğlu ve kıymetli teşkilat mensuplarımızla birlikte Çayırova Abdal Musa Cemevi’ni ziyaret ederek Cemevi Dedesi Sayın Mesut Yıldırım ile bir araya geldik.
Kerbelâ’nın insanlığa bıraktığı adalet, hakikat ve vicdan mirasını; birlik, kardeşlik ve muhabbet üzerine samimi bir hasbihâlle yâd ettik. Paylaşılan Hak Lokması’nın bereketinde bir kez daha gördük ki, aşure nasıl farklı tatları aynı kazanda kardeşçe buluşturuyorsa, Türk milleti de bütün farklılıklarıyla aynı kaderin, aynı medeniyetin ve aynı vatanın büyük ailesidir.
Nazik ev sahiplikleri dolayısıyla Sayın Mesut Yıldırım’a, Cemevi yönetimine ve bu anlamlı programa emek veren Kocaeli İl Başkanlığımıza gönülden teşekkür ediyor; Muharrem ayının milletimize birlik, dirlik ve huzur getirmesini diliyorum.