Özlediğimiz futbol tam olarak buydu. Rakibini kendi sahasına hapseden, oyunu 30 metrede oynayan, sürekli önde baskı yapan ve inisiyatifi elinden bırakmayan bir takım. Sezon öncesi adına en değerli kazanım da bu.
Türkiye’nin en kaliteli oyuncuları bizde. En yürekli oyuncuları da bizde. Eksik olan, bu kaliteyi ve mücadele ruhunu gerçek bir takım kimliğine dönüştürecek, özlenen futbolu sahaya yansıtacak, bu camianın ruhunu bilen bizden biriydi.
İsmail hocayla o eksik parça da tamamlandı. Şimdi bu birlikteliğin sahaya yansımasını izleme zamanı.
2014'den beri burada korkunç bir yapı inşa edildi Fenerbahçe'nin kötülüğü üzerinden prim yapanlar tarafından. Bugün gördüğünüz çoğu "Fenerbahçe hesabı" bu yapıya hizmet ediyor. Özel hayatında sıkıntılar yaşayan da trene atlayıp Fenerbahçe'yi yıpratıyor. Kolay kolay düzelmez bu iş
Mutsuzluğunu ve belki de kifayetsizliğini Fenerbahçe kılığına sokup, burada felaket tellallığı yapan; Fenerbahçe'yi hayatının merkezine koymuş, umut dolu insanları zehirleyen; hezeyan ve histeri dolu paylaşımlardan gerçekten sıtkım sıyrıldı.
Ne kendilerine bir iyilik yapıyorlar ne de Fenerbahçe'ye. Tek yaptıkları şey, görece olumsuz bir durumu felaket senaryosuna dönüştürerek umudumuzu köreltmek ve altına dinamit yerleştirmek.
Gidin, kendi işinizi çok iyi yapın. Fenerbahçe'yi sevin, pek tabii, eleştirilerinizi yapın. Ama kişisel mutsuzluğunuzu artık bizim ekranlarımıza yansıtmayın.
Yeter.
Ersun Yanal: “Fenerbahçe, sol kanata Greenwood kalitesinde bir oyuncu almalı.
Defansif orta saha sayısı azaltılıp ofansif bir orta saha alınırsa, Asensio ile birlikte takımın hücum gücü artar.
Kanat rotasyonunda da 1-2 oyuncuyla yollar ayrılıp yerine alternatif oyuncular alınmalı."
Dünkü takım
Ederson 33
Semedo 32
Skriniar 31
Ake 31
Archie 24
Kante 35
Kuntiz 27
Kerem 27
Greenwood 24
Talisca 32
Muriqi 32
sizce bu tabloda bir sorun yok mu gençler. Elbirliğiyle ne ettik biz bu takıma
Federasyonun hala bu işi çözmeyip Tarık'ı devşirme oynatması çok büyük rezalet ya. Verin Bosna'nın hakkını kapansın bu konu. Nba işi olursa hiç çözülemeyecek bir noktaya gidecek bu mevzu.
Genel olarak turnuvanın kart eşiğinin bu kadar yüksek olması inanılmaz rahatsız edici. 10 kişi birbirini boğazlıyor sahada kimse kart görmüyor. En büyük turnuvada böyle oluyorsa bu işin standart olması lazım bütün liglerde. Böyle saçmalık olmaz.
Normalde kırmızı kart çünkü top için mücadele etmezken yapılan bir şiddetli hareket ama hadi yoğunluğu düşük buldu sarı kart verdi diyelim, o da kabul edilir.
Fakat kart vermemesi inanılmaz.