Tarih İslâmiyet’e beden olarak Türklüğü tayin etmiştir. Bu demektir ki sonu Amerikalılaşmaya varan Avrupa medeniyeti bütün hatalarının hasmı olarak karşısında Türklüğü ve Türkleri bulmuştur. Bu öylesine müşahhas bir gerçektir ki Avrupa medeniyetine mahsus hataların hasmı sıfatından kaçan herkes Türk’ten ve Türklükten kaçar bir hali benimsemiştir. Tarihin İslâmiyet’e beden olarak Türklüğü tayin edişinden memnun olmayanlar vardır. Onlar bu memnuniyetsizliklerini Avrupa ile ittifak kurarak ve ruhlarının eksenine Amerikanlaşmayı yerleştirerek belli ederler. Dünyada bir sistemin yürürlükte olduğuna akıl erdirmek bir şeydir. Sistemle uyuşmazlığın bir imtiyaz niteliği kazandırdığı fikrine ise ancak Türkleşerek varılabilir.
İsmet Özel, Cuma Mektupları-II
Men Çi Guyem?
“Almanya, devam eden Gazze soykırımı ortasında 2026 yılının ilk yarısında İsrail'e yaklaşık 930 milyon dolarlık askeri ekipman ihracatını onayladı…”
Bir soykırımcının ihtiyaçlarını en iyi kim bilir?
Araplar I.Dünya Savaşı sırasında İngilizlerle ve diğer Batılılarla Türkler aleyhine bir ortaklığa rıza gösterdiler ve bunun mükafatını da bol bol aldılar. Lawrence gibi adamlar çok başarılı oldular.
Fakat I.Cihan Harbi'nde Kürtler İngilizlerin soktukları nifakı reddettiler. 'Biz Müslümanız, Müslümanlarla beraber hareket edeceğiz' dediler ve Lawrence gibi Kürtlerin arasına sokulan İngilizleri de fazla yaşatmadılar aralarında.
Kürtlerin arasına gâvur girmesi hadisesi 27 Mayıs 1960 İhtilali'nden sonradır. Ondan sonra her Kürt aşiretinde bir tane Amerikalı vardı Kurmanci konuşan.
İsmet Özel
“Siz ki, Osmanlıydınız. Müslümanlığınızda mertlik, sokaklarınızda adap, sofralarınızda helal rızık bulunurdu. Siz ki, haysiyeti ölüme katık yapar, edeb’i elinize, belinize, dilinize sarardınız. Siz ki, yoksulluğunuz mahzun, yenilginiz mağrur, kahramanlığınız mahcuptu. Siz, bütün hatalarınızla, eksikliklerinizle, yenilginizle bile adam gibi adamlardınız.
Sana, sizlere selam olsun..”
#EnverPaşa
Hınzır (domuz) F. Gülen’in Haçlı hayranlığı nereden geliyordu?
Ne demişti?
“Haçlının ülkenizi işgal etmesi çok tehlikeli değildir. Çünkü sizinle onlar arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar sizin kadınınıza, kızınıza ilişmezler. Mabedinize ilişmezler. İlişmemiş Haçlılar.”
Peki, Haçlı işgallerine maruz kalan İslam beldelerinde yaşanan tecavüzler, katliamlar, zulümler ve işkenceler tarih kitaplarında ve milletlerin hafızasında bütün açıklığıyla dururken, bu sözleri hangi anlayışla söylemişti?
Tarihin sayfaları Haçlı seferlerinin bıraktığı kan, gözyaşı ve yıkımla doluyken; böylesine gerçeklerle bağdaşmayan ifadeleri kullanmasının sebebi neydi?
Prens Mençikof'un elçiliği sırasında İstanbul’daki Büyük Britanya Sefareti müstakbel bir anlaşmayla Osmanlılara ağır şartlar dayatmaya hazırlanan Rus Çarlığı’nın İstanbul sefaretinde neler olup bittiğini bilmek, bunu Türklerin sivil polis teşkilâtını kullanarak sağlamak istedi. Oysa Türklerin sivil polis teşkilâtı yoktu. O güne kadar gelen tarih boyunca hiçbir Türk başkasının ayıbını gizlice öğrenmek ve öğrendiğini o kişinin düşmanlarına satarak menfaat temin etmek şerefsizliğine bulaşmış değildi. İngilizlerin Ruslar nezdinde teklif ettiği sivil polisliğe hiçbir Müslüman rağbet etmedi. Her Müslüman, yani her Türk gerekçesi ne olursa olsun yapılacak bu işin alçakça bir iş olduğunu, karakterlerine uymadığını Frenklerin yüzüne Kur’an-ı Kerîm’den de delil getirerek açıkça söyledi. Sonunda Britanyalılar bu iş için adı R ile başlayan bir Grek ayarlayabildiler. Türklerin ahlâken dik duruşu II. Abdülhamid’e verilen jurnaller göz önüne alınacak olursa diyebiliriz ki kısa zamanda, kolaylıkla zıddına inkılap etmiştir. Bu durumda aklımıza takılıyor: Biz Türkler yüksek ahlâkın mı yoksa soysuzluğun, yozluğun mu timsaliyiz? Nazarî olarak cevap verilemeyecek bir sorudur bu. Namussuzların namusluları yargılayabildiği bir ortam Türklerin ortamıysa Türkler yoz ve soysuz bir insan topluluğudur. Namuslular namussuzları yargılama gücünü elde bulunduruyorsa yüksek ahlâk bakımından hiç kimse Türklerin üzerine çıkamaz.
İsmet Özel, Cuma Mektupları-II
İstanbul’umuzun görüp göreceği en donanımlı, birikimli ve idealist valilerimizden biri olarak kabul edilen Sn. Davut Gül valimizin sıcak, samimi ve lezzetli bir havada geçen ziyaretinden sonra dün de başka değerli bir misafiri ağırladık MTO binamızda.
Üsküdar Kaymakamımız Sn. Adem Yazıcı, Üsküdar Kısıklı’daki MTO idarî binamızda bizleri ziyaret etti.
Yönetim ekibimizin ve kültür tarihçisi Ömer Beyoğlu’nun da hazır bulunduğu ziyaret samimi bir havada ve oldukça verimli geçti.
Kitap, kültür ve eğitimle yakından ilgilenen değerli Kaymakamımız, esprili ve idealist kişiliğiyle de yönetim ekibimizin dikkatini çekti.
Kaymakamımıza değerli ziyaretleri ve gösterdikleri sıcak ilgileri için yürekten teşekkür ediyorum.
@gul_davut@AdemYAZICI38@TC_istanbul@UskudarKaymakam@mtokurumsal
Her şeyin paradan ibaret olduğunu zanneden ve “Paran var mı, paran?” diyerek dalga geçeceğini düşünen vatansız provokatör türediye:
“Vatanın var mı, şerefin var mı, namusun var mı?”
diyerek nasıl bir Osmanlı tokadı aşketmiş Hanımefendi öyle!
Anadolu irfanı, işte böyle ters köşe yapar kendini bi halt sanan ham’ları!