GENAR a göre AKP %33,7 Yeni Parti: %23,3 çıkmış.
BAKSEN !😀
GENAR anketine göre KKTC Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ersin Tatar: %41,8 , Tufan Erhürman: %40,1 oy alıyordu....😃
Seçim sonucunda ise;
-Tufan Erhürman %62,76 oy almıştı.🤣
GENAR a ASLA güvenmeyen kaç kişiyiz?
Değerli dostlar,
Siyasi parti değiştirmek hukuken mümkündür. Fakat belediye başkanlığı için, bir siyasi parti çatısı altında alınan yüzbinlerce oyun yarışılan rakip partiye taşınması kişisel bir hak olarak kabul edilemez. Çünkü seçimle oturtulan makamın asıl sahibi seçmendir. Başkan sadece temsil yetkisini devralmıştır. Vekalet hak sahibi gibi tasarruf etme imkânı vermez. Partinizden ayrılıyorsanız, partinizle aldığınız oylarla oturduğunuz makamdan da ayrılırsınız, emanete ihanet etmemiş olursunuz. Aksi; hak ihlali değilse, en hafif tabiriyle seçmenin iradesine sadakatsizliktir.
Cemil Tugay aslında bu sadakatsizliğin arkasındaki niyeti de açıkça itiraf etmiş, “Türkiye zaten AKP tarafından yönetiliyor” demiş. 24 yıllık İzmir hikayesini hiç anlamadığını, “muhalif” olmanın ne demek olduğunu bilmediğini göstermiş. Ancak bir yandan da geçtiği partinin kendi kusurlarını kapatacağı umuduna kapılmış.
Rakamlar ise, bunun hiç de kolay olmadığını söylüyor. Bayetav’ın 2026 Yaz Barometresi, İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olmayanların oranının %59’a yükseldiğini, Cemil Tugay’a güvenenlerin oranının ise %16,3’e düştüğünü gösteriyor.
Yani İzmirli bu transferden önce, onun İzmir ruhunu taşımadığını görmüş.
Değerli dostlar,
Daha önce de yazmıştım. “Yanlış hayat doğru yaşanmaz” demiş Adorno. Asla değişmeyecek ve iyileşmeyecek bir durum ve tutum tarifi yapmış. İnsan bu kadar kötü ve çaresiz olabilir mi acaba? Evet bir insan bu kadar kötü olabilir belki ama bir kent asla o kadar çaresiz olamaz.
Adorno Cemil Tugay’ı tanısaydı ne derdi bilmiyorum ama Cemil Tugay, 15 aydır bize çektirdikleri, İzmirlilere yaşattıkları yetmezmiş gibi bir gazeteye konuşmuş, benim dönemimle ilgili yine yalan yanlış ifadeler kullanmış.
Röportajda diyor ki: “Maddi sıkıntıları bir tarafa; gerçekten plansız, programsız, adeta kadrosuz, sorunların biriktiği bir şehir ve belediye teslim aldım. Herkes belediye hizmetlerinden memnuniyetsizliğini dile getiriyor. En basitinden yol meselesi var mesela ... Ancak geçen iki buçuk yıl içerisinde bütçeyi denkleştirdim, kadroyu toparladım ve belediyeyi gerçekten iyi bir hale getirdim.” Madem öyle soruyorum, her şey bu kadar güllük gülistanlık ise AKP’ye geçmeye ne gerek vardı?
Bu sorunun cevabını veremeyeceğini biliyorum. Ama itham ve iddialarıyla ilgili bazı cevapları İzmirlilere, çalışma arkadaşlarıma borç biliyorum.
Bütçe meselesi ile başlayalım
Mayıs 2026 meclis konuşmasında AKP Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız’ın açıkladığı üzere;
vergi ve SGK borçları dahil mart 2019’da belediyeyi 590 milyon $ borç ile teslim almıştım. Tüm krizlere, depreme, pandemiye rağmen yaptığımız onlarca yatırımla 640 milyon $ borçla nisan 2024’te devrettim. Cemil Tugay yönetimindeki 2 yıl sonunda ise belediyenin borcu şimdiden 1 milyar 200 milyon $ olmuş.
Yeri gelmişken, personel giderleri ve personel hizmet alımlarının toplam bütçeye oranı 2024 başında %26.18 iken, bu oran 2025 yılında %25,57 olmuş. (yasal sınır %30) Tüm bu işten çıkarmaların, İzmirliyle belediye emekçilerinin karşı karşıya gelmesinin sonucu işte %0,6’lık fark içinmiş.
Plansız programsız demiş
5 yıl boyunca her yıl faaliyet raporuna, stratejik plana uyum değerlendirilmiş bu durum kamuoyuyla paylaşılmıştır. 144 projeyle vaatlerimin %87’sini gerçekleştirmiş, üzerine 15 proje eklemiş olarak 5 yılı tamamladım. ( https://t.co/qPfmkA1czP)
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 2023 yılı bütçesi %116 gelir ve %98 gider gerçekleşmesine ulaşırken, 2025 yılında bu oranların sırasıyla %87 ve %85’e gerilemesi, önceki döneme kıyasla mevcut yönetimin bütçe öngörüleri ile harcama planlarını gerçekleştirmekte sapmalar yaşadığını rakamlarla ortaya koymaktadır. Dolayısıyla plansız programsız olan varsa bu benim dönemim değildir.
Kadro
İzmir Büyükşehir belediyesi kadrosu, kıymetli çalışma arkadaşlarım bu sözleri hakketmiyor. Göreve geldiğimde kamu hafızasını korumak adına büyük kadro değişikliklerine gitmedim. Kamuda devamlılık esastır ilkesini her anlamda korudum. Kendisi tarafından, bitmeyen kadro değişiklikleri ile deneyimli, belediye hafızasını taşıyan kişilerin işten çıkarılması, bugün İzmirliler tarafından da bilinen sorunları yaratmıştır.
Yol meselesi
Yine AKP Meclis Üyesi Nail Kocabaş Nisan 2026 meclisinde asfalt konusunda gerekli cevabı veriyor. Onun deyişiyle; 5 yıllık görev sürem İzmir tarihinin rekor asfaltlama yılları oldu. 5 milyon 259 bin 578 ton sıcak asfalt serimi yapıldı. (her yıl ortalama yaklaşık 1 milyon ton sıcak asfalt). Peki 2025’te dökülen asfalt ne kadardı biliyor musunuz? 387 bin ton. Yani bizim yıllık ortalamamızın 3’te 1’i asfalt dökülmüş.
Yaptığımız onlarca icraatı, devrim niteliğinde projeyi bu yazıda anlatacak değilim. ( https://t.co/6IOLyrKk7c) Maksimum çalışma potansiyelimi kullandım, kendi biyolojik sınırlarımı zorlayarak çalıştım dolayısıyla vicdanım rahat. Sürekli benim dönemimi kötülemenin, hala nedenini anlayamasam da, onun bitmek bilmez düşmanlığından kaynaklandığını biliyorum.
Peki son iki buçuk yılda İzmir’de ne yapıldı?
Kordona duvar, alıp kullanmadığınız deniz taksiler ve tuktuk’lar dışında iki buçuk yıl İzmir için ne yaptınız? (Tabi ismini değiştirerek mevcuttakileri devam ettirdiğiniz, kapattığınız, durdurduğunuz, eksik evraklarla şikâyet ettiğiniz işler dışında…)
Evet, Adorno karamsarlığında haklı galiba. Yanlış hayat doğru yaşanmıyor.
Fakat İzmir çaresizliğe ve yanlışa mahkûm değildir. İzmir Büyükşehir Meclisi’nin sorumluluğu bir kat daha artmıştır. Bu makus talihi değiştirmek artık yine İzmir’in oylarıyla seçilen haysiyetli meclis üyelerinin omuzlarındadır. İzmir, umutla her birinin İzmir Duruşu’na göstereceği saygıyı ve şehirlerine duydukları sorumluluğu görmeyi bekleyecektir.
Sağlıcakla kalın…
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli, Ceza İnfaz Kurumu - Koğuş B/63, Buca - Kırklar
Silivri’de, İBB davasında savunmasına devam eden Sayın Ekrem İmamoğlu’nun duruşmasını; ailesi ve Yeni Parti Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ile birlikte takip ettik.
Biz adaletin peşindeyiz!
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Çıkmış bir de diyor ki, ‘Geçmişten ders alalım, dere yataklarında yapılaşmaya mesafeli olalım.’
Günaydın Sayın Bakan. Ayazağa’da dere yatağını yapılaşmaya kim açtı? Şu anda aynı işi bütün derelerin toplandığı yerde, Sazlıbosna’da yapan kim?”
‼️SİLİVRİ SON DAKİKA‼️
İbb başkanı Ekrem İmamoğlu:
“Bir eski bakan 35 yıl çalışsa elde edemeyeceği kadar para kazanmış. Hani tutuklama? Hani gözaltı? Sorgu bile yok!
Töğbe istiğfar edip gidecekmiş. Haydi canım! Töğbe istiğfar zaten yaradanla kul arasındadır! Kendini yaradan yerine koyan mı var yoksa?…”
Butlan Kemal;
bu görsel senin eserindir.
Seni asla affetmeyeceğiz.
Sana asla hakkımızı helal etmeyeceğiz.
Tarihin kara sayfalarının en başında yerini alacaksın.
SİZ BU HALKLA DALGA MI GEÇİYORSUNUZ?
Fatma Betül Sayan Kaya'nın TORPİLLİ BÜYÜKELÇİ ABLASI Ayşe Hilal Sayan Koytak, Finlandiya'daki YENİ GÖREVİNE başladı.
2,2 milyar lira vurgun yapan bir kişinin, babasının malı gibi devlet kurumlarına yerleştirdiği TÜM AİLE ÜYELERİNİN İSTİFASINI beklerken bu halk,
Bir de ödül mü veriyorsunuz?
AKP’li Yusuf Ulutaş’ın evinde 450 bin dolar çıktı. Kiraladığı evdeki kasalardaysa 7 milyon dolar ve 400 bin Euro çıktı. Kızkardeşinin hesabına da 220 milyon gönderdi. Bu rüşvet paraları 2 yılın içinde toplandı. Ulutaş, Esenyurt kayyumu Can Aksoy’un atamasını yaptığı ilk isimdi.
Çıkarın artık şu “Gazetecilik Yasaklanmıştır”kararnamesini!
Mış gibi yapmayın!
Eline ulaşan belgeyi inceleyen,iddiaları muhataplarına soran, yani işini yapan gazeteci şafak baskınıyla gözaltına alınıyor.
Haberin peşine düşenin peşine düşülen bir düzen.
Kurdun, kuzuyu yemeye niyetinden başka bir şey değil yaşadığımız…
YENİ "FON VURGUNU" PLANI!
Diri olacağız derken iri geçiriyorlar!
Adı: “Sağlıklı Hayata Katkı Fonu”!
▪️ Sigaraya paket başına 20 TL
▪️ Şekerli içeceğe 100 ml'de 5 TL'ye kadar
▪️ Abur cubura %20'ye kadar
Yıllık tahmini gelir: 160 milyar TL!
Cenk Özatıcı yıkmış ortalığı:
Bütün Türkiye soyulmuş, diyorlar ki Reis gereğini yapacak, yanlarına bırakmayacak
Ne anlatıyorsun sen ya,
maximum yetki -0- sorumluluk
Size bir bilmece: Her şeyden yetkili, hiç birşeyden sorumlu değil, kim bu kişi?