Ülkemizin Başısağolsun
Ben üşüyen bir kuşum, ne dalın var ne yaprağım.
Ben ağlayan bir çocuğum,ne anam var ne babam var
Ben herkes gibi bir misafirim bu ölümlü dünyada…
Kimseye zararı olmayan bu insandan ne istediniz alçaklar😔
#ramazanhoca#RamazanHoca
1-
5275 Sayılı Kanunun 108.maddesinin 2.Fıkrasındaki ”2 Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.
Hükmü ile ilgili bir düzenlemenin teklife eklenmesi gerekir.
2-Hali hazırdaki duruma göre ikinci defa mükerrer olanlar şartlı tahliyeden yararlanamıyorlardı.
Yani cezalarının tamamı kadar süre cezaevlerinde kaldıktan sonra tahliye olabiliyorlardı.
Kanun değişikliği ile ikinci defa mükerrer oldukları cezalarının tamamı kadar değil,3/4’ü kadar cezaevinde kalacaklar.
3-denetimli serbestlikten yararlanamayan ikinci kez mükerrer olan hükümlüler denetimli serbestlikten de yararlanabilecekler.
İKİZLER: Başkalarının peşinde koşup işimi yaptırmaya çalışacağıma kendim yaparım kafam rahat olsun felsefesiyle yaşar. Başkasından medet ummayı pek sevmez. Eli varsa kafasını kaşır..
2,defa mukerir uygulamasının mağduriyetini duyurmak açısından bu konuyu sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan binlerce mektup yollayarak mağdurlar iletti şimdi sıra sizde bu sesi ulaştırın @zcakir27@fatihtezcan@cengizaksan fatih tezcan gibi insanların çocukları babasız büyümesin
▶️Müddetnamenin ve koşullu salıverilme tarihinin yanlış hesaplanması durumunda, koşullu salıverilmesinden sonra lehine yapılan koşullu salıverilme oranlarındaki değişikliklerin dikkate alınarak yeniden koşullu salıverilme süresinin ve buna bağlı olarak 5275 Sayılı Kanunun 107/6. Maddesindeki denetim süresinin hesaplanacağı durumlarda, yapılan kanun değişikliği ile koşullu salıverilmenin geri alınması kararı verilecek hukuki statüden çıkanlar açısından diğer şartların da sağlanması hâlinde koşullu salıverilmenin geri alınması kararı kaldırılabilir. Bu durumda, kişi koşullu salıverilme kararının geri alındığı tarihteki mevzuata uygun bir şekilde cezasını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmişse de kanun değişikliği sonrasında cezaevinde geçirdiği sürenin yasal dayanağı kalmamaktadır. Bu sebeple hukuka aykırı bir şekilde ceza infaz kurumunda geçirdiği sürenin cezaevinde geçireceği süreden mahsup edilmesi gerekir.
Koşullu salıverilmenin geri alınması kararının kaldırıldığı durumlarda, Anayasa Mahkemesinin, 2014/17112 başvuru numaralı, 30/10/2018 tarihli Hasan GÜLBAHAR başvurusunda; "Koşullu salıvermenin geri alınması kararı kaldırılmasına rağmen -geri alınan bu karara dayanılarak- başvurucunun tutulduğu bu süre (koşullu salıverme tarihinden sonraki tutulduğu sürenin) bir başka suçtan aldığı cezadan mahsup edilmemiştir. Bu durum başvurucunun mahsup talep ettiği ceza bağlamında hapiste kalma süresinin uzamasına neden olacaktır... Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." şeklinde belirtildiği üzere koşullu salıverilmenin geri alınması kararına binaen kapalı cezaevinde geçirilen sürenin diğer hapis cezalarına ilişkin cezaevinde geçireceği süreden mahsup edilmesi talep edilebilir. Uygulamada bu tarz başvurulara ilişkin İnfaz Hâkimlikleri, mahsup talebinin kanuni dayanağı bulunmadığından ret kararları verse de özellikle Anayasa Mahkemesinin ilgili kararı sunularak yapılan ve talebin hukuki dayanaklarının gerekçeli bir şekilde açıklandığı başvurularda olumlu sonuçlar alınabilmektedir.
Saygılarımla..
▶️Bilindiği üzere 5271 sayılı CMK md. 253/3'ün 2. cümlesi; "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." hükmünü haizdir. Buna göre, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun uzlaştırma kapsamına girmeyen bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanması mümkün olmayacaktır. Ancak uzlaştırma kapsamına giren suç ile uzlaştırma kapsamına girmeyen suçla ilgili birlikte soruşturma yürütüldüğü durumda, uzlaştırma kapsamına girmeyen suç ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç açısından uzlaştırma hükümlerinin uygulanabileceği kabul edilmelidir.
Yine uzlaştırma kapsamına giren suç ve uzlaştırma kapsamına girmeyen suç ile ilgili birlikte iddianame düzenlenerek kamu davası açılması hâlinde yargılama neticesinde uzlaştırma kapsamına girmeyen suça ilişkin beraat kararı verilmesi ve beraat kararının kanun yolları incelemesi neticesinde kesinleşmesi hâlinde mahkûmiyet kararı verilen tek başına uzlaştırmaya tabi suç açısından uzlaştırma hükümlerinin uygulanabileceği kabul edilmelidir.
Nitekim Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 18.10.2022 tarihli ve 2022/7532 E., 2022/8077 K. sayılı kararı ile; "Sanık hakkında TCK’nin 105/1. maddesi gereğince cinsel taciz ve TCK’nin 86/2. maddesi gereğince kasten yaralama suçlarından kamu davaları açıldığı, TCK'nin 105/1. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı, bu haliyle 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin 3. fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca basit kasten yaralama suçunun da uzlaşma kapsamında olmadığı, bu itibarla uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ve yapılan uzlaştırma teklifinin de hukuken geçersiz olduğu, kovuşturma aşamasında ise sanık hakkında cinsel tazciz suçundan beraat hükmü verildiği ve kesinleştiği, bu nedenle CMK'nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile müşteki ... arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu," bu husus açıkça ifade edilmiştir.
Uzlaştırma kapsamında olmayan bir suç ile birlikte işlendiğinden bahisle uzlaştırma hükümleri uygulanmayarak mahkûmiyet hükmü kurulan ve kesinleşen kararlara karşı yukarıda ifade ettiğim şartların sağlanması uyarlama yargılaması yapılarak uzlaştırma hükümlerinin uygulanmak üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi ve infazın durdurulması için hüküm Mahkemesine başvurulması mümkündür.
Saygılarımla..