@harfendaz_@bosunatiklama Bu arada, bu bir hadis değil; sözün sahibi Atâ el-Horasânî’dir.
Tam adıyla Atâ b. Ebî Müslim el-Horasânî, hicrî II. yüzyılın tanınmış tâbiîn âlimlerinden olup muhaddis, müfessir ve fakihlerdendir.
@kasobavi قال: يا زهري، والله لتسودن الموالي على العرب حتى يخطب لها على المنابر والعرب تحتها، فقلت: يا أمير المؤمنين، إنما هو أمر الله ودينه، فمن حفظه ساد، ومن ضيعه سقط.
Kaynaklar:
, Maʿrifetü ʿUlûmi’l-Hadîs.
İbn Kesîr, el-Bâʿisü’l-Hasîs, s. 242.
İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye
@kasobavi قال: فأهل البصرة؟ فقلت: الحسن بن أبي الحسن، قال: فأهل الكوفة؟ فقلت: إبراهيم النخعي، وذكر أنه يقول له عند كل واحد: أمن العرب أم من الموالي؟ فيقول: من الموالي، فلما انتهى ⤵️
@sitenin_sakini Başka kimseler de vardır ki kötülük ve fesatla tanınırlar ve nesilleri de bu hâl üzere devam eder.
(Câmiʿu’l-Beyân, Meryem sûresi, 28. âyetin tefsiri, 18/186)
@sitenin_sakini ومِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْرَفُونَ بِالصَّلَاحِ وَيَتَوَالَدُونَ بِهِ، وَآخَرُونَ يُعْرَفُونَ بِالْفَسَادِ ويَتَوَالَدُونَ بِهِ».
İnsanlardan öyleleri vardır ki iyilik ve salâhla tanınırlar ve nesilleri de bu hâl üzere devam eder. ⤵️
@sitenin_sakini «من أراد أن يتزوج امرأة فَليَنظرْ إلى أبيها وأخيها، فإنها تأتيه بأحدهما».
Zübeyr b. Avvâm’dan nakledilen bir söz:
Bir kadınla evlenmek isteyen kimse onun babasına ve erkek kardeşine baksın. Çünkü kadın, ona bu ikisinden birine benzeyen bir evlat getirir.
(Nesebu Kureyş, s.273)
@bosunatiklama Katâde rivayet ediyor:
Resûlullah’ın bazı sahâbîleri,
“Bizim dinimizden olmayan kimselere sadaka verelim mi?” dediler.
Bunun üzerine Allah, {Onları doğru yola ulaştırmak senin üzerine vazife değildir} âyetini indirdi.
(Taberî, Câmiʿu’l-beyân, Bakara 2/272 tefsiri)
@kasobavi Kısacası, açıklamanız mümkün bir yorum olmakla birlikte, İbnü’s-Salâh’ın itirazını yalnızca bu şekilde açıklamak kanaatimce yeterli değildir. Vallahu a’lem.
@kasobavi Fakat bu anlam, metinde açıkça “Her şehrin en fakih kişisi mevâlîdendi” şeklinde ifade edilmiş değildir. Dolayısıyla bunu rivayetin kesin ve tek anlamı olarak kabul etmek doğru olmaz. ⤵️
İbnü’l-Müseyyib’in de aralarında bulunduğu yedi fakihin tamamı Süleyman b. Yesâr dışında Arap’tır. Allah en doğrusunu bilir.
(İbnu’s-Salâh – ʿUlûmu’l-Hadîs, s. 404)
İbnü’s-Salâh, bu rivayeti naklettikten hemen sonra şu değerlendirmeyi yapar:
Derim ki: Bu sözde bir miktar tarafgirlik vardır. Zira o dönemde İbnü’l-Müseyyib dışında da Araplardan, aralarında Şa‘bî ve Nehaî’nin de bulunduğu meşhur fakih imamlar vardı. Ayrıca ⤵️
Abdurrahman bin Zeyd bin Eslem dedi ki: Abadile vefat ettiğinde tüm şehirlerde fıkıh mevâliye kaldı. Medine hariç, Allah onu kureyşliye tahsis etti. Medine ehlinin fakihi Said ibnu'l Müseyyib idi
@kasobavi İbnü’l-Müseyyib’in de aralarında bulunduğu yedi fakihin tamamı Süleyman b. Yesâr dışında Arap’tır. Allah en doğrusunu bilir.
(İbnü’s-Salâh – ʿUlûmu’l-Hadîs, s. 404)
@kasobavi İbnü’s-Salâh, bu rivayeti naklettikten hemen sonra şu değerlendirmeyi yapar:
Derim ki: Bu sözde bir miktar tarafgirlik vardır. Zira o dönemde İbnü’l-Müseyyib dışında da Araplardan, aralarında Şa‘bî ve Nehaî’nin de bulunduğu meşhur fakih imamlar vardı. Ayrıca ⤵️