HUSBANDS can’t tell their wives they are wrong because they don’t want to be labeled emotionally abusive or narcissistic, or risk getting divorced.
TEACHERS can’t tell her she is wrong or tell her to dress appropriately because they don’t want to be accused of sexual harassment, sexual assault, or making her uncomfortable.
MEDIA can’t tell her she is wrong because they don’t want to lose money or face backlash.
PARENTS can’t tell their daughters they are wrong because they don’t want to lose access to them or be labeled toxic, narcissistic, or emotionally abusive.
THERAPISTS can’t tell her she is wrong and needs to change because they don’t want to lose a client.
DATING COACHES can’t tell her she needs to change or work on herself because they don’t want to get canceled or be called “anti-woman” or “woman-haters.”
Basically, nobody can tell women anything. You can’t tell them uncomfortable truths. You can’t even tell them comfortable truths.
Everyone has to walk on eggshells when dealing with women. We have to coddle them and deliver the truth as if we’re talking
to a two-year-old so they don’t start crying and destroy the whole place.
Your life can be ruined by telling a woman “ you are wrong” it’s your fault”
most parents, teachers or husbands don’t even know the last time they heard a woman say “ it’s my fault” You are right about me” I will change”
You gave women so much power, and then you wonder why society is collapsing. These are the women you want to entrust with raising the next generation?
How are they going to raise strong children who will defend their country and put it first when their own loyalty is to their feelings?
4.440 kVA güç ideal şartlar altında 4 MW’a denk gelir. Keban Barajı kurulu gücü 8 ünite beraber 1330 MW ve ülke toplam tüketiminin %1.5’ ila %2’sini karşılıyor.
Yani bu düğünlerde kilolarca altın dağıtan güzel vatandaşlarımız Keban’ın kurulu gücünün %0.33’ünü havadan hüpletmişler.
Bu da ülkedeki, bak tüm ülkedeki diyorum, elektrik tüketiminin yüzbinde beşini çalmışlar. Küçük bir rakam gibi mi duruyor yüzbinde beş? Koca ülkenin tüketiminin yüzbinde beşi hiç de küçük değildir. Örneğin Türkiye’nin GSMH’sı 1 trilyon dolar, bunun yüzbinde beşi 5 milyon dolar yapar. Bilmem anlatabildim mi?
Peki ben neden ülkenin batısında eşek gibi fatura ödüyorum? Hem kişi olarak eşek gibi hem fatura yükü olarak eşek gibi?
Bir adam, içki içerken son nefesini verdi.
Aynı vakitlerde, haram bir ilişkinin yükünü taşıdığını öğrenen bir kadın da hayatına kıydı.
İki cenaze, aynı caminin sessizliğinde buluştu.
Orada bulunanlardan biri, İmam Ebu Hanife’ye sordu:
“Bunların akıbeti nedir; cennet mi, cehennem mi?”
Oysa dil, azap ayetlerini sıralayabilirdi; hüküm vermek kolaydı.
Evet, içki büyük bir günahtı; nefse kıymak ise ilahî tehdidin gölgesinde ağır bir cürüm.
Fakat Ebu Hanife, insanın kader defterini okumaya yetkili olmadığını, cennetle cehennemin anahtarının kulun elinde bulunmadığını biliyordu. Kendini hükmün değil, teslimiyetin makamında tuttu.
Ve şöyle dedi:
“Onlar hakkında, İbrahim (aleyhisselam)’ın sözüyle konuşurum:
فَمَنْ تَبِعَنِي فَإِنَّهُ مِنِّي ۖ وَمَنْ عَصَانِي فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَحِيمٌ
“Artık kim bana uyarsa o bendendir; kim de bana karşı gelirse, şüphesiz Sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.”
(İbrahim 36).
Onlar hakkında, İsa (aleyhisselam)’ın sözüyle konuşurum:
إِنْ تُعَذِّبْهُمْ فَإِنَّهُمْ عِبَادُكَ ۖ وَإِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَإِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
“Eğer onları cezalandırırsan, şüphesiz onlar senin kullarındır; eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”
(Maide 118).
Onlar hakkında, Nuh (aleyhisselam)’ın sözüyle konuşurum:
إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّي لَوْ تَشْعُرُونَ
"Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Düşünseydiniz bunu anlardınız."
(Şuara 113).
Böylece hükmü sahibine iade etti; insan olmanın hududunda durdu. Ne bir kader mühürledi, ne de rahmet kapısını kapattı.
Zira bugün insanın en ağır imtihanı, başkalarının sonunu yargılamak oldu; diliyle cennet dağıtan, kalemiyle cehennem yazan nice insan…
Oysa bu, Kur’an’ın ruhuna uzak, kulluğun edebine yabancı bir yüktür; cehalet, bazen en süslü dindarlık kisvesine bürünür.
İnsan fiili eleştirebilir; fakat akıbeti Allah’a bırakmalıdır. Çünkü hükmün sahibi O’dur.
Cennet de O’nun, cehennem de…
Ve O, kullarına herkesten daha merhametli olandır.
Rabbim bize rahmetiyle muamele etsin ve bizlere hidayet nasip etsin.
Âmin... 🤲
Aktivist: Sığır eti için kullanılan su miktarı akıl almaz. Kilo başına binlerce litre
Çiftçi: Bu yağmur suyu
Aktivist: Ne?
Çiftçi: Bu rakam, meraya yağan tüm yağmuru içeriyor. İnekler dereden su içiyor. Burada inek olsun ya da olmasın yağmur yağıyor
Aktivist: Bu yine de su tüketimi
Çiftçi: Tarlamın üzerine yağan yağmuru durdurmalı mıyım?
Aktivist: Bunun yerine bitkisel ürün yetiştirin. Daha verimli
Çiftçi: Burası Galler tepelerinde 35 derecelik bir eğim. Bana ürünü gösterin
Aktivist: Teknoloji...
Çiftçi: Traktörlerin dağlara tırmanmasını mı sağlayacaksınız?
Aktivist: Bir çözüm bulunmalı
Çiftçi: Var. Adı inek.
Aktivist: [telefonuna bakıyor]
@SamaHoole
KHK soykırımının 10. yılındayız.
300 bine yakın kişi KANUNDA YERİ OLMAYAN suçlamalarla terörist ilan edildi.
Binlercesi beraat etti, binlercesi takipsizlik aldı, binlercesi adliye bile görmedi.
Bugün hala önüne gelene fetöcü diyen otostopçu çocukları var.
Bugün hala "bişi olmasa atmazlardı" diyen yaprak kafalılar var.
Bugün hala "akp mahkemelerinin bile suçlu bulamadığı" insanlara terörist demeye çalışan nesebi gayri sahih hiç kuruları var.
Bugün hala bu soykırımı savunan ve adaleti engellemeye çalışan namussuz gavatlar var.
KHK'lar Cumhuriyet tarihinin yüz karasıdır.
Hukuksuzuğun, adaletsizliğin, zulmün nirvanasıdır.
Fetö borsası ve yargı borsası para basmaya devam ediyor!
AKP gitmeden bu soykırım sona ermez.
Şimdi bu paylaşımı okuyan bi takım otostopçu çocukları çıkıp "siz de zamanında şöyle yaptınız" "soru çalarken iyiydi" "ergenekon vırt zırt"diyecek. Tüm KHKlıları aynı kefeye koyan hepsini suçlu ilan eden hiç kuruları çok fazla. Peşin peşin söveyim bu otostopçu çocuklarına da sonra yorumlar da uğraşmayayım. İhraç edilenlerin çoğunun cemaatle tarikatle alakası bile yoktu.
KHK'larla sadece suçlu insanlar ihraç edildi sanan bi takım geri zekalı sığırlar var. Oysa asıl faillere hiçbir şey olmadı. On binlerce KHKlı sadece tanık beyanlarıyla uydurma suçlamalarla işinden ekmeğinden edildi. Onların yerlerine de mülakatla yandaş dolduruldu.
Hala bunların farkında olmayan soysuzlar varsa onlar zaten bu soykırımın paydaşıdır.
Evrensel hukuk kurallarına göre suçu ispat edilip sabit görülen varsın çeksin cezasını ama KHKlarda hukuk kuralları hiçe sayıldı. Önce ceza kesildi sonra yargılama yapıldı. Olay bundan ibaret.
#khklariptaledilsin
@solhaberportali 12.05.23 arabuluculukla başlayan haklı davamda tehir-i icra +istinaf ile hala 5 yıllık alacaklarımı alamadım, sağolsun adalet hep bizden yana. 270 saatten az mesai yapılan yıl yok , sabah 8 akşam 10.30 çalışma saati eşim çalışıyor 5 te çıkıp çocuğu bile alamadım. Oh olsun migrosa
En’am suresinde Hz. İbrahim yıldız, ay ve güneş için “Bu benim Rabbimdir.” diyor. Peygamberler şirk üzere olamayacaklarına göre geriye tek seçenek kalıyor:
Hz. İbrahim kavmine “Bu benim Rabbimdir?” diye soran bir Kürt:))
Neden modern dünyada mutlu olmak bu kadar zor?
Cevap "evrimsel uyumsuzluk"ta gizli.
Atalarımızdan miras kalan aidiyet ve işbirliği ihtiyacımız, modern toplumun dayattığı bitmek bilmeyen statü ve tüketim yarışıyla çatışıyor.
Leviathan'la aynı yıl çıktığından mı gölgede kalmış bilmiyorum ama bu film toplumsal ve bürokratik çürümeye dair sosyolojik ders gibi izletilmeli.
The Fool
+Hayat sahip olduklarımızın dışında kalanlarmış meğer.
-Bu ne demek Yusuf?
+Seçtiklerinle yaşamak kolay, payına düşene razı mısın demek.
Yeditepe İstanbul
Zengin için övülen her huy, fakir için Kınanır:
- Zengin hâlim olursa, vakur denir Fakir olursa, ezik denir.
- Zengin cesur olursa, yiğit denir
Fakir cesur olursa, deli denir.
- Zengin konuşkan olursa, tatlı dilli denir; Fakir konuşkan olursa, geveze denir.
- korkunç bir şey fark ettim: bize komünizm hakkında söylenen her şey yalanmış!
+ evet haklısın ama ben daha korkunç bir şey fark ettim: bize kapitalizm hakkında söylenen her şey doğruymuş!
Los Lunes Al Sol (Fernando León de Aranoa, 2002)