“….2026 #Ankara Zirvesi, Ülkemiz için hem tarihi bir prestij, hem de somut stratejik kazanımlar elde etme fırsatıdır.
Zirveye ev sahipliği yapmak, ülkemizin diplomatik görünürlüğünü artırırken, savunma sanayisi ve bölgesel güvenlik alanındaki artan ağırlığını da uluslararası kamuoyuna bir kez daha hatırlatıyor.”
Yazının tamamı için👇
https://t.co/fQxlu091a3
#NATOSummit #NATO @NATO #Türkiye 🇹🇷
NATO Zirvesi kapsamında ülkemizi ziyaret eden kıymetli lider eşleriyle, “Çocuklar, Teknoloji ve Güvenlik: Gelecek Nesli Korumak” başlıklı programda bir araya geldik.
Dijital çağın sunduğu imkânlar kadar, çocuklarımızı sessizce kuşatan tehditleri de konuştuk.
Çünkü bugün çocuklarımızın geleceği, yalnızca ne öğrendikleriyle değil; neye maruz kaldıklarıyla, neye yönlendirildikleriyle ve hangi değerlerle büyüdükleriyle şekilleniyor.
Çocukların güvenliğini ve sağlıklı gelişimini önceleyen bir dijital düzen inşa etmek, insanlığa karşı ortak sorumluluğumuzdur.
Bu sorumluluk; ülkeler arasında tecrübe paylaşımını ve iş birliğini gerekli kılıyor.
Türkiye olarak, çocuklarımızın dijital dünyada güven içinde var olabilmesi için Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmemiz başta olmak üzere attığımız adımları güçlendirmeye devam ediyoruz.
Çocuklar için her tür sömürgeden özgürleşmiş, daha güvenli ve insani bir dijital geleceği birlikte inşa edeceğimize yürekten inanıyorum.
Kıymetli görüşleri, samimi katkıları ve yapıcı değerlendirmeleriyle programımıza değer katan tüm lider eşlerine en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. #NATOSummit
📍Ankara
NATO Zirvesi yan etkinlikleri kapsamında, KADEM Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen "Toplumsal Dayanıklılığın Ön Saflarında Kadınlar: Kriz Dönemlerinde Sivil Toplum, İyileşme ve İnsani Güvenlik" başlıklı panele katılım sağladık.
Uluslararası paydaşları bir araya getiren ve kriz dönemlerinde kadın liderliğinin stratejik öneminin vurgulandığı bu anlamlı program için KADEM Vakfı’na ve emeği geçen herkese teşekkür ederim.
@avcanansari@kademorgtr
Türkler’in Rumeli’ye geçişinin 672. yıl dönümünde, tarihe yön veren Nusret Mayın Gemisi’nde aynı rotada yol aldık.
Ecdadımızın izinden, aynı heyecan ve aynı kararlılıkla…
Dün kıtalara mühür vuran irade, bugün de yolumuzu aydınlatıyor. 🇹🇷⚓️
AK PARTİ olarak A Millî Takımımıza destek olmak için bir şarkı hazırladık.
Millî Takımımızın resmî hesabı da nezaket gösterip teşekkür ederek bu eserimizi paylaşmış.
Ayrıca, aynı nezaket, Milliyetçi Hareket Partisi tarafından hazırlanan başarılı eser için de gösterilmiş.
Buraya kadar sorun yok.
Yani ortada herhangi bir ayrım, imtiyaz ya da özel bir muamele yok.
Peki siz Millî Takımımıza destek olmak için ortaya milli ve meşru bir eser koydunuz da Türkiye Futbol Federasyonu paylaşmadı mı?
O da yok.
Peki tam olarak hangi noktada rahatsız oldunuz?
Şarkının hazırlanmasından mı?
Millî Takıma başarı dilenmesinden mi?
Türkiye Futbol Federasyonu’nun teşekkür etmesinden mi?
Yoksa klipte gördüğünüz büyük ve güçlü Türkiye fotoğrafından mı?
Klipte yer alan ve sizi rahatsız ettiği anlaşılan o eserler kime ait?
Başka bir ülkenin vatandaşı mısınız da Türkiye’nin başarılarından, savunma sanayiindeki atılımlarından ve millî kazanımlarından rahatsız oluyorsunuz?
Ortada kimseye dayatılan bir şey yok.
Resmî marş ilan edilmiş bir eser yok.
Mecburi dinletilen ve izletilen bir içerik de yok.
Beğenen dinler, beğenmeyen geçer.
Ama bir teşekkür paylaşımından bile kriz çıkarmaya çalışmak, asıl siyasallaştırmanın kim tarafından yapıldığını çok net biçimde ortaya koyuyor.
Şarkıda da geçtiği üzere;
Siz Hepiniz, Biz Türkiye! 🇹🇷
“Siz kimi, kimin toprağından kovuyorsunuz? Burası bizim toprağımız. Burası bizim vatanımız.”
Hiçbir yere gitmedik, gitmeyeceğiz. Burada yaşıyoruz, burada da öleceğiz.
Türkiye’nin demokrasi tarihinde bir utanç vesikası olan #28Şubat’ın yıl dönümünde bir kez daha söylüyoruz; Türkiye bir daha asla o karanlık günlere dönmeyecek!
Kadın Kolları teşkilatımızla birlikte bugün kıymetli büyüklerimizi ziyaret ettik. Onların hayır dualarını almak, tecrübelerini dinlemek ve yalnız olmadıklarını hissettirmek bizler için çok değerliydi. Büyüklerimiz başımızın tacı, gönlümüzün en kıymetli emanetidir.
3 yaşındaki bir yavrumuzun, İBB’ye ait RUHSATSIZ “çocuk etkinlik merkezinde”, İSTİSMAR ve ŞİDDETE maruz kaldığına dair iddialar bizleri kahretmiştir.
Söz konusu iddialar Bakanlığımıza ve yargıya intikal etmiştir. Yargı süreci devam etmekte olup; İBB’nin yasal olmayan bir biçimde işletmeye çalıştığı “kreşlerinde”, başka çocuklarımızın da mağdur edildiği benzer vakalar olduğu bilinmektedir. Bu vakaların tamamı Bakanlığımız ve adli makamlar tarafından yakından takip edilmektedir.
Böylesine hassas ve toplumsal vicdanı derinden yaralayan bir konuda, siyaset üstü bir sorumlulukla hareket edilmesi gerekirken ve iddialar bu kadar ciddiyken, kamuoyunu rahatlatacak açık ve sorumlu bir tutum sergilemek yerine konunun siyasi polemiklere çekilmesi KABUL EDİLEMEZ!
Oysa yapılması gereken son derece açıktı: Bu kurumları daha en baştan çocukların güvenliğini esas alan bir anlayışla, hukuka ve yürürlükteki mevzuata uygun biçimde tasarlamak!
Çocuklar söz konusu olduğunda hiçbir mazeret, hiçbir tereddüt, hiçbir gecikme kabul edilemez.
Sıfır tolerans esastır. En küçük risk bile derhal müdahale sebebidir.
Bu vakalar görmezden gelinemez. Üzeri örtülemez. Normalleştirilemez!
Bakanlık olarak hiçbir iddiayı yok saymadık, hiçbir vakaya sessiz kalmadık. Bu olayda da yargı sürecinin sonuna kadar takipçisi olacak, çocuklarımızın ve ailelerimizin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz.
Çanakkale’mize hayırlı olsun 🇹🇷
Şehrimizin sağlık altyapısını güçlendirecek yeni hastane ve aile sağlığı merkezi projeleri, 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı kapsamında onaylandı.
Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, yatırımların hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum.
Bağımlılığın yalnızca bireyi değil; aileyi ve toplumu da etkileyen önemli bir sorun olduğu vurgulanırken, katılımcılarımızın sorularıyla program oldukça verimli geçti.Bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşan Sn. Zeynep Küçük’e ve Sn. Dr. Ali Can Korkmaz’a gönülden teşekkür ederiz
Sağlık Politikaları Birim Başkanlığımızın koordinasyonunda gerçekleştirilen Bağımlılıkla Mücadele Bilgilendirme Programında, YEDAM Danışmanı Zeynep Küçük ve Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Ali Can Korkmaz hanımlarımızla çok kıymetli bilgiler paylaştı.
Türk bayrağı, Anayasa ve yasalarla koruma altına alınmış; milletimizin bağımsızlık mücadelesinin en kutsal sembolüdür.
Bu sembole yönelik her saldırı, yalnızca toplumsal vicdanı değil, devletin egemenlik haklarını da hedef almaktadır.
Çamlıca köyünde saha çalışmalarımız kapsamında üye çalışmaları gerçekleştirdik. Hemşehrilerimizle bir araya gelerek istişarelerde bulunduk, İlgi ve desteklerinden dolayı tüm Çamlıca köyü sakinlerine teşekkür ediyoruz🥰
İşe gecikiliyor, toplantılara yetişilemiyor.Okuldan çıkacak çocuklara, hastane randevularına geç kalınıyor.Kısacası insanlar hayata gecikiyor.
Sebep belli:#ÇünküTrafik