Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya, Mert Saraç’a soru sormak için söz aldı. Sertkaya, Saraç’ın Eylül 2024’te telefonla arandığını söylediğini hatırlatıp “Peki bir şey sorabilir miyim? BYZAG şirketi size 31 Ağustos 2024'te kesmiş faturayı. Acaba 31 Ağustos'ta tarafınıza kesilen bir fatura için eylül ayında nasıl tehdit edilmiş olabilirsiniz” diye sordu.
Saraç, Sertkaya’nın “Lütfen konuşma içeriğini bize anlatır mısınız” sorusunaysa, “Hatırladığım kadarıyla tekrar yüzeysel olarak geçiyorum” diye yanıt verdi.
Avukat Sertkaya ile Saraç arasında geçenler şöyle:
Rahşan Sertkaya: İfadeniz sırasında Eylül 2024'te arandığınızı söylediniz, değil mi?
Mert Saraç: Evet.
Rahşan Sertkaya: Peki bir şey sorabilir miyim? BYZAG şirketi size 31 Ağustos 2024'te kesmiş faturayı. Acaba 31 Ağustos'ta tarafınıza kesilen bir fatura için eylül ayında nasıl tehdit edilmiş olabilirsiniz?
Mert Saraç: Şunu söylüyorum; faturanın tarihi 30 Ağustos, ikinci ödeme tarihiyle alakalı söylüyorum ben bu aramayı.
Rahşan Sertkaya: Mert Bey, açıkça Emrah Bağdatlı aracılığıyla olduğu söylenen lütfen kayıtlara geçsin, bir kişinin sizi Eylül 2024'te aradığını söylediniz, bunun ilk konuşmanız olduğunu söylediniz. Ancak fatura tarihi öyle dediniz ifadenizde. Bunları zaten biz kayıtlardan çıkaracağız, boşuna şimdi söyleseniz de bir şey değişmeyecek. Şimdi ikinci soruma geçiyorum: Sizi cepten mi aradı, yoksa ofis telefonundan mı?
Mert Saraç: Cep telefonumdan arandım.
Rahşan Sertkaya: Cep telefonunuzdan.
Mert Saraç: Bir ilk konunuzla alakalı cevap vermek istiyorum. Ben iki telefon dedim. Arandığımda da "Bu ilk telefondur." diye bir ibare geçirmedim. Fatura tarihlerinde...
Rahşan Sertkaya: İfade kayıtlarınız şu anda burada.
Mert Saraç: "Eylülde arandım" dedim.
Rahşan Sertkaya: Evet, ses kaydı zaten. Peki, cep telefonunuzdan arandınız. Sizi arayan kadın mıydı, erkek miydi?
Mert Saraç: Erkekti.
Rahşan Sertkaya: Peki nereden aradığını söyledi size? Yani bana bir konuşmanın içeriğini bir anlatır mısınız? Biri sizi aradı...
Rahşan Sertkaya: Evet, yani pardon çok özür diliyorum hani açmak istiyorum olayın sıhhatli bir şekilde anlaşılabilmesi için. Biliyorsunuz siz de savcılık dolandırıcılığı var, savcılarımızın da kamuda aleni bir şekilde internet sitelerinde dolaşıyor. E bu şirketlerin yetkililerinin de adları, soyadları, unvanları işte girsem ben Kültür AŞ'nin genel müdürüyüm, kim görürüm yani sonuçta değil mi? Hani arayıp birisi size adını söylediği bir şirketin, yetkilisinin adını söyledi diye nasıl bir tehdit algıladınız veya bir isim söylendi diye nasıl bir güven duydunuz? Bana bir konunun içeriğini; birisi aradı sizi "Merhaba", evet "Ben kim..." dedi de ne dedi sonra size?
Mert Saraç: Hatırladığım kadarıyla tekrar yüzeysel olarak geçiyorum.
Rahşan Sertkaya: Yüzeysel geçmeyin.
Mert Saraç: Şimdi çok pardon, çok özür diliyorum. Ben bu faturayla alakalı aranıyorum. Bu fatura kesiliyor ve bana yönlendiriliyor ilgili şahsın sahipliğindeki firmadan ve karşılığında ben mal, beyan almamışken, bir teslim tutanağı yokken...
Rahşan Sertkaya: Şimdi aynı şeyleri lütfen tekrar etmeyin, benim sorum bu değil.
Mert Saraç: Siz farazi konuşuyorsunuz. Bu telefon hayali bir telefon muydu o zaman?
Rahşan Sertkaya: İşte soruyorum size, hayali miydi?
Mert Saraç: Değildi. Ben bunun varlığından bahsediyorum ve buna istinaden de faturalar kesildi.
Rahşan Sertkaya: Bakın Mert Bey, tanıklar yalan söyler ama kanıtlar asla! Biraz evvel söyledim. Siz bir el öte Eylül 2024 dediniz, fatura ağustos. Bakın kanıtlar asla yalan söylemez!
Mert Saraç: Hâlâ söylüyorum; eylülde arandım.
Rahşan Sertkaya: Şimdi tekrarlıyorum; lütfen konuşma içeriğini bize anlatır mısınız?
Mert Saraç: Konuşma içeriği: Emrah Bağdatlı vasıtasıyla olduğunu söyleyen bir kişi aradı. Benim Spor AŞ'deki alacak miktarıma, alacak departmanındaki kişilere kadar ismini söyledi. "Bu paraları da alamazsın, mevcut yapacak olduğun işleri de yapamazsın." şeklinde tehditte bulununca ben de bu ödemeyi zoraki olarak yapmak durumunda kaldım. Tümüyle bundan ibaret.
Rahşan Sertkaya: Peki, burada tehdit algıladığınıza göre, sizin alacak departmanınızdaki kişilerin de adını söylediğine göre, söyler misiniz kimmiş sizin alacak departmanınızdaki kişilerin adı?
Mert Saraç: Spor AŞ tarafından söylenen mi? İsimlerini şu anda hatırlamıyorum ama o dönem...
Rahşan Sertkaya: Evet. O kadar büyük bir tehdit algıladınız ama isimleri de hatırlamıyorsunuz.
Mert Saraç: Bu hayati bir tehdit değildi, ticari bir riskle alakalıydı. İki yıl geçti üzerinden. Ben de gerekli araştırmaları yaptıktan sonra mevcut paramın yani o kadar büyük bir meblağdı ki o rakamlar o gün küçük geldiği için...
Rahşan Sertkaya: Ne kadarlık bir meblağdı?
Mert Saraç: Benim Spor İstanbul'dan o gün itibarıyla 10 milyon TL alacağım vardı.
Rahşan Sertkaya: Ne kadar ödeme yaptınız peki?
Mert Saraç: Toplamda 80 bin TL bir fatura, 56 bin TL bir fatura. Yani bu tutarlar için çok büyük meblağların gitmesini göze alamadım bu tehdit ve baskı karşısında.
Rahşan Sertkaya: 80 bin lira 10 milyonun kaçta kaçı, biliyor musunuz siz? Yani size mantıklı geliyor mu hani biri tarafından aranıyorsunuz, kim olduğunu bilmiyorsunuz. Kim için, yani o büyük alacak departmanındaki kişinin adını söylüyor, onu hatırlayamıyorsunuz; 10 milyon alacağınız için sizden hepi topu 80 bin lira istiyor ama siz bu ismi bile hatırlamıyorsunuz. Sizce gerçekten bir tehdit söz konusu olsa 10 milyon bir alacak için 80'er bin TL mi istenir? Makul mü sizce bu?
Mert Saraç: Şimdi bu süreçler yaşandıktan sonra ben de iddianameyi okudum. Benim gibi mağduriyet yaşayan başka insanlar da var. Burada tutar...
Rahşan Sertkaya: Ben sizin için sordum.
Mert Saraç: Tamam, benim için soruyorsunuz da ben...
Rahşan Sertkaya: Siz kendi için cevap verin, sizi soruyoruz.
Mert Saraç: E tabii ki. Ben de şu cevabı veriyorum: 10 milyon için o gün itibarıyla 136 bin TL'yi ödemek, başımdaki riski kaldıracaksa bana makul geldi. Ve görüyoruz ki benim gibi insanlardan para toplanarak tutar çok daha yüksek rakamlara ulaşmış gözüküyor. Ters sağlamasını siz de böyle yapabilirsiniz.
Rahşan Sertkaya: Evet, 10 milyondan altı şirketi çarparsa 60 milyon, alınan para 600 bin lira. Peki efendim, hangi GSM hattınızdan arandığınızı söyler misiniz? GSM hattınızın numarasını söyler misiniz?
Mert Saraç: Buraya, buraya beyan ettiğim hatla aynı.
Rahşan Sertkaya: Efendim, ben Mert Saraç'ın GSM kayıtlarının celbini talep ediyorum. Eylül ayında kendisini arayan numaraların celbini talep ediyorum ve Mert Saraç'tan bu numaraların hangisi tarafından arandığının tekrar mahkeme huzuruna getirilerek sorulmasını talep ediyorum efendim.
Dün maç sonrası Diyarbakır'da Beşiktaş taraftarına yapılanların küçük bir bölümü!
Bursa şehrini hedef alan ortak küfürlü slogan da kurtaramamış demek ki!
İfade özgürlüğünde bugün:
16 Eylül günü X'te yaptığım şu paylaşıma İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği erişimi engelleme karar vermiş.
X platformu henüz bu kararı uygulamadı.
Soruyorum; kriminal bir soruşturma var mı? Var. Bunu söylemenin ve Devlet Denetleme Kurulu'nın bu fon skandalını soruştursun talebinin nesi sakıncalı olmuş?
Fonlarda manipülasyonu yapanlar bile bu engelleme kararı alınması hızında derdest edilmediler...
Mesala daha maç devam ederken altaki açıklamaları yapan beinsports muhabiri ile Okan Buruk soyunma odasından beraber çıkıyorlar. O zaman burdan şu çıkmaz mı; bu açıklamalar o muhabirle Okan Buruk arasında kurgulanıp planlanmıştır. Yani bu şekilde bir görüntü skandaldır. Beinsports ya gerekeni yapıp sorumluların işine son verecek yada ismin GSTV diye değiştirecek.
Kamuoyuna Duyuru
Beşiktaş Kulübü olarak sporda adaletin, şeffaflığın ve eşitliğin sağlanması yolunda her zaman lafla değil, somut ve kararlı adımlarla hareket ettik.
Dün oynanan müsabakada, kırmızı kart görerek oyundan ihraç edilmiş bir teknik direktörün açıklamalarının maç devam ederken canlı yayında adeta savunulurcasına aktarılması, yayıncı kuruluşun (beIN Sports) tarafsızlık ilkesini nasıl ayaklar altına aldığını bir kez daha açıkça göstermiştir. Yayıncılık ilkelerini ve sportif rekabetin dürüstlüğünü zedeleyen bu tutuma; pozisyonların ekrana ve VAR odasına yansıtılmasında sergilenen seçici ve manipülatif yaklaşımlara karşı duruşumuz sadece sosyal medya mesajlarından ibaret değildir.
Nitekim Kulübümüz, yayıncı kuruluş hakkında geçen hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na resmî suç duyurusunda bulunarak Türk sporu adına tarihi ve somut bir hukuki süreç başlatmıştır.
Son günlerde yaşanan gelişmeler ve diğer kulüplerin de benzer şikayetleri dile getirmeye başlaması, attığımız bu hukuki adımın ne kadar haklı ve zamanında olduğunu bir kez daha net bir şekilde gözler önüne sermiştir.
Sporda adalet ve tarafsız yayıncılık talebinde samimi olan tüm Türk spor kamuoyunu ve kulüpleri, temennilerle yetinmek yerine başlatmış olduğumuz bu somut hukuki mücadelenin arkasında durmaya ve takipçisi olmaya davet ediyoruz.
Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunarız.
Beşiktaş JK
Öncelikle ortada TBMM'den onay almış bir anlaşma yok. Metnini bilmiyoruz.
DB Fidan'ın açıklamasından Suudi Arabistan'a yönelik Yemen (Ensarullah) saldırılarının bu anlaşmanın içeriğiyle uyumlu olduğunu yani Türkiye olarak bizim Suudi Arabistan'ın yardımına gitmemiz gerektiğini anlıyoruz.
Ortada yürürlüğe girmiş bir anlaşma olmadığına göre neden yükümlülük altındayız ve bu anlaşmanın metni ne zaman Dışişleri Bakanlığı resmi tercümesiyle kamuoyuna açıklanacak?
Öte yandan Suudi Arabistan'ın Yemen ile bu sorunlarının yıllardır devam ettiğini biliyoruz. Suudiler geçtiğimiz yıllarda BAE ile birlikte Yemen'e karşı adeta soykırımsal bombalamalar yaptılar.
Yakın zamanlarda Yemen'e yönelik her saldırılarına Ensarullah güçleri misliyle ve hatta daha fazlasıyla cevap verdi. Kısacası böyle bir çatışma potansiyeli olan bir ülkeyle 'birimize yapılacak saldırı hepimize yapılmış sayılır' şeklinde ittifak antlaşması imzalanır mı? Üstelik bu ittifak imzalandığı günlerde hükümete yakın medya tarafından İsrail'in saldırganlığını dizginleyecek bir anlaşma diye takdim edilmemiş miydi?
Ayrıca son çatışmalar Ensarullah tarafının saldırıları ile başlamadı. Hamaney'in cenaze törenine giden Yemen heyetinin Sanaa havaalanını kullanmak istemesi üzerine Suudi Arabistan'ın söz konusu havaalanını bombalamasıyla başladı.
Bu tür anlaşmalar 'saldırı olursa' diye yapılır, saldıran taraf ittifak üyelerinden birisi olursa yardıma gitme yükümlülüğü otomatikman ortadan kalkar. Neden böyle ele almıyoruz.
Kaldı ki, baştan söylediğimiz gibi ortada Ankara açısından yürürlükte olan bir anlaşma yok. NOKTA
DB Fidan'ın bu açıklamaları 28 şubatta başlayan İran savaşının ilk günlerinde Tahran yönetiminin ve İran'ın çöktüğünü zannederek yaptığı 'talihsiz' açıklamalara benziyor ve bu defaki sonuçları itibariyle çok tehlikeli.
Milyonlarca futbolseverin adalet beklediği bir düzende, yayıncı kuruluşun canlı yayında tarafsızlık ilkesini açıkça çiğneyerek adeta bir "aklama mekanizması" gibi hareket etmesi, Türk futbol tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.
Saha içindeki disiplin kararlarını nesnel bir dille aktarmak yerine, skora ve tepkilere göre yayın politikasını eğip büken bu anlayış, sporda dürüstlük ilkesiyle tamamen ters düşmektedir. Yıllardır ekranlara yansıtılan eksik görüntüler, açısı değiştirilen özetler ve sansürlenen pozisyon detayları, bu kurumsal taraflılığın tesadüf olmadığının en net kanıtıdır. Unutulmamalıdır ki, sporun gerçek sahibi ne yayın haklarını elinde bulunduran şirketler ne de kişisel çıkarlarını korumaya çalışan odaklardır; sporun asıl sahibi taraftarlardır.
Yayıncı kuruluşu, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını hatırlayarak manipülatif yayıncılığa derhal son vermeye ve futbolun tüm paydaşlarına eşit mesafede durmaya çağırıyoruz. Ekran başında adalet bekleyen milyonların hakkını gasp etmenize sessiz kalmayacağız!
İBB Gn Sekterer Yrd Mahir Polat'ı birine 50 lira yardım etmiş diye ölümcül hastalıklarla boğuşurken hapse atanlar Bloomberg haberine göre 20 milyar dolarlık Fonlardaki vurgunu sadece izlemekle yetinmişler.
Bir zamanlar büyük bir ormanda, kendisini bütün hayvanların en güçlüsü sanan bir aslan yaşarmış. Katıldığı her yarıştan galip çıkar, ardından da mağrurca:
“Ben yenilmezim! Bu ormanda benim karşıma çıkabilecek kimse yok!” diye kükremiş.
Fakat kimsenin yüksek sesle söylemeye cesaret edemediği bir gerçek varmış: Yarışları yöneten çakallar daima aslanı korurmuş. Rakipleri ona yaklaşınca düdük çalar, aslan tökezleyince yolu yeniden başlatır, kaybetmek üzereyken de bitiş çizgisini onun önüne taşırlarmış.
Aslan, kendisine sunulan bu yardımları zamanla unutmuş. Kazandığı her yarışı yalnızca gücüne, yeteneğine ve büyüklüğüne bağlamaya başlamış. Çakalların gölgesinde büyüyen şöhretini gerçek kudret sanmış.
Günlerden bir gün yarışın başına adaletiyle tanınan bir baykuş getirilmiş. Baykuş ne aslanın kükremesinden korkmuş ne de çakalların baskısına boyun eğmiş. Terazisini ortaya koymuş ve şöyle demiş:
“Bugün düdük yalnızca haklı olana çalacak. Bitiş çizgisi de hiç kimse için yerinden oynamayacak.”
Yarış başlamış. Bu kez aslan düşünce kimse onu kaldırmamış, rakipleri öne geçtiğinde yolları kesilmemiş, yaptığı hatalar görmezden gelinmemiş.
Yıllardır yenilmez olduğunu söyleyen aslan, yarışı büyük bir farkla kaybetmiş.
Ormandaki hayvanlar o gün gerçeği anlamış: Aslan hiçbir zaman anlatıldığı kadar güçlü değilmiş; yalnızca kendisi için eğilen bir terazinin üzerinde yüksek görünüyormuş.
Baykuş sessizce terazisini toplamış ve giderken şöyle demiş:
“Birinin gerçek boyunu görmek istiyorsanız, önce altındaki kürsüyü çekin.”
O gün takkesi düşen aslanın keli de bütün ormana görünmüş.
Kıssadan hisse: Adalet herkese eşit uygulandığında, sahte büyüklük dağılır; geriye yalnızca gerçek güç kalır. Sparta Prag’dan 1️⃣2️⃣, Fenerbahçe’den 6️⃣, Beşiktaş’tan 5️⃣, Trabzonspor’dan 4️⃣ yersin.
Beşiktaş’ın genç yıldızı İlhan Fakılı, Golden Boy Top 100 listesinde.
Şimdi sıra taraftarda. Golden Boy Web oylamasında oylarımız İlhan’a.
Oy vermek için: https://t.co/n5ocz103kF
İlhan Fakılı'nın da bulunduğu Golden Boy ödülü için halk oylaması açıldı!
1- %30.2 Charalampos Kostoulas - Brighton
2- %25.5 Fİnn Jeltshc - Stuttgart
3- %25.3 Pau Cubarsi - Barcelona
4- %8.6 İlhan Fakılı - Beşiktaş
5- %3.1 Noahkai Banks - Augsburg
Oy vermek için 👉: https://t.co/i1Lh84HYB4
@cumhuriyetgzt1 Demokratik, hukuk devleti! Bağımsız yargı , bağımsız hukuk varmış ülkemde! Artık gizlemeye de gerek duyulmuyor, her şey açıktan yapılıyor! Sayın bakan @abakingurlek hiç kimse aday olarak çıkamasın, çıkarsa da Ekrem İmamoğlu muamelesi yapın, yapılan da adil bir seçim olsun!
¿Y quien dice que sólo los niños sueñan con salir a la cancha con sus ídolos?
El Betis saltó hoy al terreno de juego con los 11 socios más antiguos. Los tipazos no paran de hablar y de sonreír.
El sueño del abuelo🫶