30 yıllık bir kurum olan Bilgi Üniversitesi’nin Cumhurbaşkanı kararıyla bir gecede kapatılması hukuki olmadığı gibi vicdan ve adaletten de tamamen uzak bir karardır.
Bir üniversite; öğrencilerin, mezunların, akademisyenlerin ve emekçilerin yıllar içerisinde kurduğu ilişkiler, ürettiği bilgi, oluşturduğu hafıza ve ortak yaşam sayesinde var olur. İnsanların bir sabah uyandıklarında, parçası oldukları kurumun kendi iradeleri dışında tasfiye edildiğini öğrenmeleri, yıllar boyunca harcanan emeğin, hakkın ve kurulan bağların tek taraflı bir kararla hükümsüz ilan edilmesidir. Üniversite öğrencilerinin başka bir garantör üniversiteye yönlendirilmesi planı söz konusu olsa da, bu planın ayrıntıları kaygı içindeki öğrencilere şimdiye kadar aktarılmamış, böyle bir “aktarma” sürecinin öğrenci ve mezunlar için yaratacağı sorunların nasıl çözülebileceğine dair hiçbir kurumdan net açıklama yapılmamıştır.
Bilgi Üniversitesi’nde yaşananlar, yalnızca bir yükseköğretim kurumuna dönük münferit bir müdahale olarak değerlendirilemez. Bu ülkenin esas üreticisi olan emekçi halk, nasıl ki her sabah tepeden alınan kararlarla biraz daha tanımakta zorlandığı, yabancılaştığı bir ülkede yaşamaya zorlanıyorsa; Bilgi Üniversitesi bileşenleri de bugün kendi içerisindeki yaşamı ürettikleri kampüslerinden bir gecede açıklanan kararla kopartılmak istenmektedir. Yaşadığımız şey, aynı baskıcı mantığın bütüncül ve ülkeyi tanınamaz hale getiren kuşatmasının bir başka veçhesidir.
Bizler; kampüslerine, emeklerine, üniversitelerine ve birlikte ürettikleri yaşama kararlılıkla sahip çıkan Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin, akademisyenlerinin ve tüm idari çalışanlarının sonuna kadar yanındayız. Üniversitelerin geleceği, onları yaşayan ve üreten insanların iradesinden, tepeden inme fermanlarla bağımsız biçimde belirlenemez. Üniversitelerin öğrencilerin, akademisyenlerin ve emekçilerin söz sahibi olduğu özgür alanlar olarak savunulması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
TİP Bilim Kurulu
Bilgi Üniversitesi bir gece Erdoğan’ın bir imzası ile kapatıldı. Elbette öncesinde adli makamlar ve YÖK ile bazı değerlendirmeler yapılmıştır. Ancak 20 bin öğrenci bir anda üniversitesiz kaldı.
Özel üniversitelerin kuruluşlarında bir devlet üniversitedi vasi üniversite oluyor. Mimar Sinan Üniversitesi Bilgi Üniversitesinin vasi üniversitesi. Bu durumda Bilgi Üniversitesi öğrencileri diplomalarını Mimar Sinan Üniversitesinden alacaklar.
Ancak bu öyle söylendiği gibi kolay bir şey değil. Öncelikle Bilgi Üniversitesi’nde olan bazı bölümler Mimar Sinan Üniversitesi’nde yokmuş.
Muhtemelen bu bölümlerdeki öğrenciler başka devlet üniversitelerine aktaracaklar. Ama sorun bununla bitmiyor.
Mimar Sinan Üniversitesi’nin öğrenci kapasitesi ve öğretim üyesi sayısı belli. Şimdi bu sayının üzerine binlerce yeni öğrenci geliyor. Muhtemelen farklı müfredat ve ders kitapları da bir farklı hocalar.
Bilgi üniversitesi kapatılmadan devlet bilgi Üniversitesi’ne el koyarak onu devlet Üniversitesi’ne çeviremez miydi?
Özetle Bilgi Üniversitesi öğrencileri çok ciddi bir sıkıntıyla karşılaşıyorlar ve üniversiteye girerken hiç ummadıkları, beklemedikleri bir sınavdan geçiyorlar. Bu Bilgi Üniversitesi öğrencilerine yapılmış bir haksızlık
Bilgi Üniversitesi’ni son ziyaretimde gençlerle çok keyifli bir sohbet gerçekleştirmiştik. .@zaferpartisi@Bilgi_Univ
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri:
• Üniversitemizin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar, gündemdeki yoğun siyasi gelişmeler arasında ne yazık ki yeterince görünür olamadı ve sesimizi duyurmakta ciddi şekilde zorlanıyoruz.
• Okulun yeniden açılabilmesi ancak yeni bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla mümkün. Alınan karara karşı hukuki süreç ise oldukça uzun sürecek. Sesimizin daha fazla kişiye ulaşabilmesi adına desteğiniz bizim için çok kıymetli olurdu.
• Mümkünse konuyu paylaşarak kamuoyunda görünür olmasına yardımcı olabilir misiniz?"