Deryalar mürekkep, ormanlar kalem olsa, bu ırzı kırığın vasfına yetmez.Hangi birini anlatsak ki..
Son derece ahlaksız , şerefsiz , haysiyetsiz ve kalleş biriydi.
Sen bu teşrifatsızlığı baban olacak katmerli gavattan mı tahsil eyledin?
Aziz Nesin / Zübük
Mahkeme salonlarında da söyledim bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Topyekün halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki; o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz! İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar. Biz bu oyunu bozarız!
Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum.
Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür! Tüm partililerimizi, ve yüreği bu ülke için çarpan her bir yurttaşımızı, saat 14.00’te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezimize, yani Baba Ocağımıza çağırıyorum.
Biz biriz ve birlikteyiz.
Hatay’da Gezdirilen Dron Neyi Gösteriyor?
Anlatılanlardan, okuduklarımdan, izlediklerimden anladığım; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, Hatay’ın “küllerinden doğduğunu” müjdeleyen bir kısa video paylaşmış. “Yeniden Doğuş” temalı video, bir kentin küllerinden yükselişini simgelemek istiyor. Atatürk Caddesi’nin ışıkları, yenilenen binalar, pırıl pırıl kaldırımlar… Görüntü ilk bakışta umut verici.
Fakat bu parlak sahnenin ardında, hâlâ bitmeyen bir yaşam mücadelesinin sessiz çığlığı duyuluyor.
Hataylılar, videoda gösterilen caddenin ötesinde başka bir hayat yaşıyor. Tozun, gürültünün, eksik altyapının içinde… Hâlâ konteynerlerde yaşamını sürdüren binlerce aile, çocuklar şantiyelerin arasından geçerek okula gidiyor. Hava kirli, yollar dar, trafik sıkışık. TOKİ inşaatları yıllardır “tamamlanmak üzere” ama hâlâ birçoğu teslim edilmedi. Hatay’da hayat, süslenmiş bir sahne değil; hâlâ tam ortasında durulan bir enkazdan ibaret.
Hani “2025’te herkes evinde olacaktı”? Hani IBAN’larla toplanan yardımlar? Hani “yaralar sarılacaktı”? Hatay’ın sokakları karanlıkta, ama yalnızca drone’un gösterdiği sokak projektörlerin altında parlıyor.
Sayın Bakan’ın paylaştığı video, bir başarı hikâyesi olarak sunuluyor. Oysa başarı, bir kentin bir caddesini değil, tüm insanlarını ayağa kaldırabilmektir. Hatay’ın yeniden doğuşu; ışıklarla değil, sözlerin tutulmasıyla, projelerin tamamlanmasıyla, insanların güvenli evlerine dönebilmesiyle mümkün olur. Makyajlı görüntülerle değil.
Hataylılar, parıltılı görüntülere değil, yaşanabilir bir Hatay’a inanmak istiyor. Gerçekleri göstermekten korkmadan, tüm şeffaflığıyla yürütülen bir yeniden inşa süreci, bu kente verilebilecek en büyük değerdir.
Önerim, drone’u biraz daha yükseğe kaldırın. O zaman “parıltılı” süslenmiş bir sokağı değil, Hatay’ın unutulmuş arka sokaklarını da görürüz. Hatay’ın yeniden doğuşu, ancak gerçeği tüm çıplaklığıyla görmekten geçer.
Hatay, bir sokaklık sahneye sığmaz!
Ş. Can Atalay
Seçilmiş Hatay Milletvekili
Marmara (Silivri) Cezaevi, 9-A47
Güne troller gibi hakaret edenleri dava ederek başlasaydım son gönderilerdeki kuduzlardan zengin olmuştum. Dava edip para kazan diyenler var. Sayfalarındaki yalama paylaşımlarından ne kadar fakir ve de cahil olduklarını anlıyor insan. Şehrimdeki sorunlardan bahsederken bile taraf tutacak kadar ılık g**lüler. Ve burda bile değil çoğunluğu. Bıraktım başkalarının uçaklarını alkışlasınlar.
Hatay için ‘kent ayağa kalktı,deprem öncesine döndü’ yalanlarını savuranlara değil, Hatay’da susuz-elektriksiz-çamur ve toz bulutları içinde sağlıksız-eğitimsiz-gıdasız yaşamak zorunda bırakılan
evlerine, topraklarına rezevr alanı gaspıyla el konulan halkı dinleyin.
Hatay 6 Şubat depreminin dinmeyen gözyaşlarıdır!
Antakya'nın gerçek yüzünü ısrarla görmek istemeyenlere göstermek istedik. Tek görselle her şey düzelmiş gibi gösterenler bir sokak ötesini görmeyi tercih etmiyorlar fakat gerçeklerin ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır. Bir de gerçekleri söylemekten hiç vazgeçmeyenler.
Baştan sona çürümüşlük... kızcağız kapı kapı kardeşini ararken sığınabileceği yerin polis karakolu olduğunu düşünüyor ama polisler bizi boşuna uğraştırdın, duygu sömürüsü yapıyorsun diyor? Bununla da kalmayıp verdiği ifadeyi eski çalışma arkadaşları yani KATİL Cemal Koç'a +
Kırmızı etin sebebi olduğu düşünüldüğü için “zengin hastalığı” olarak bilinen
GUT hastalığının
kırmızı et ile hiçbir ilgisinin olmadığını biliyor musunuz ?
ŞAŞIRDIK MI ?!
12 Temmuz 2025
Bence tarihi bir konuşmaydı.
Stratejik sonuç: Türk, Kürt, Arap.
-Anayasa madde 42, 66.
Resmi dil Türkçe'nin, vatandaşlık tanımının değiştirilmesi ve diğer önemli düzenlemeler.
-AK Parti-MHP-DEM ittifakı.
Ve TBMM'de 400 milletvekili ile Anayasa değişikliği.
405 bulunur.
-Ulus devlet yapısı ve Cumhuriyet öncesine, Osmanlı'daki millet yani ümmet yapısına dönüş.